# 2006 merkezi bütçe kan.tas.(meb,yök,ösym,kredi ve yurtlar gen.müd.,üniversiteler)15 inci tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Engin Altay (CHP, Sinop)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim
- **Tarih:** 23 Aralık 2005
- **Gündem:** 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(MEB,YÖK,ÖSYM,KREDİ VE YURTLAR GEN.MÜD.,ÜNİVERSİTELER)15 İNCİ TUR
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/engin-altay-22-2005-12-23-2006-merkezi-butce-kan-tas-meb-yok-osym-kredi-ve-yurtlar-gen-mud-uni

> Engin Altay (CHP), 23 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(MEB,YÖK,ÖSYM,KREDİ VE YURTLAR GEN.MÜD.,ÜNİVERSİTELER)15 İNCİ TUR); konuşma 903 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ENGİN ALTAY (Sinop) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Millî Eğitim Bakanlığı bütçesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere huzurunuzdayım; Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Yetmişbeş yıl önce karşı devrimciler tarafından hunharca katledilen meslektaşım Yedeksubay Öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay'ın anısı önünde saygıyla eğiliyorum. Kubilayların yobazlığa karşı mücadelesinin, dünya var oldukça süreceğinin bilinmesini isterim. Bu vesileyle, gerek PKK terör örgütü tarafından gerekse Hizbullah terör örgütü tarafından katledilen onlarca şehit öğretmenimizin anısı önünde de saygıyla eğiliyorum, onları rahmet ve minnetle anıyorum.

Dost-düşman herkes bilmelidir ki, Türkiye Cumhuriyeti, ulusal sınırları içerisinde laik, çağdaş, demokratik niteliklerini koruyarak, ebediyete kadar var olacaktır.

Değerli arkadaşlar, hep söylüyoruz, bazı okulların Millî Eğitim Bakanlığına devriyle ilgili kanun görüşülürken söyledik. Biz söylüyoruz; ama, Bakanlık ısrarla aynı vurdumduymaz tavrını sürdürerek, Millî Eğitim Bakanlığını, adının önünde "Millî" olan Eğitim Bakanlığımızı, zaten, devraldığınızda da varolan sorunlar yumağını küçültmeye değil, büyütmeye devam ediyor.

Sayın Bakanın bu yaklaşımını, çok eskiden bir gazeteye verdiği, bir gazetede yazılan bir makalesini size sunmak istiyorum. Umuyorum ki, o günden bugüne Sayın Bakan, değişmiş olsun, değişmediyse durum vahimdir. Sayın Bakan diyor ki: "Devlet memurundan kolay kolay aydın olmaz. Başından beri bizim aydınlarımız, Batı'dakilerin aksine, devlet memurluğundan gelmedir. Bu durum, aslında toplumumuz için bir şanssızlıktır. Hele hele -altını çizerek söylüyorum- ideolojisi olan ve bu ideolojiyi sadece kamu görevlilerine, öğrencilere değil, bütün topluma dayatan bir devlette aydın olmanın zorluğu ortadadır."

Şimdi, nedir o ideoloji?.. Sayın Bakan, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ideolojisi benim bildiğim kadarıyla, Atatürkçülüktür. Benim bildiğim kadarıyla, çağdaşlaşmadır, modernleşme projesidir. O ideoloji, laik cumhuriyettir. Sayın Bakan, yıllar önce, birkaç yıl önce yazdığı bu makaledeki gibi düşünüyorsa, Sayın Bakan ile Başbakanlık Müsteşarı Sayın Ömer Çelik arasında. (CHP sıralarından "Ömer Dinçer" sesleri) Ömer Dinçer arasında hiçbir fark yoktur ve durum vahimdir. Ben inanıyorum ki, Sayın Bakan, Sayın Başbakan gibi "o gömleği çıkardım" diyecektir.

Millî Eğitim Bakanlığı, gerçekten, artık, sorunlar yumağının ötesinde, sorunlar dağına dönüşmüştür; kayıt parası, derslik, okullaşma, sözleşmeli öğretmenler, ortaöğretim yurtları, YİBO'lar, PİYO'lar, müfredat, dört yıllık liseler, İLKSAN belası -altını çizerek söylüyorum- İLKSAN belası, kariyer basamakları, öğretmen sorunları, sendikal haklar, ek ders, okulların -altını çizerek söylüyorum- hijyen sorunları… Dilim varmıyor, okullar, gerçekten, Türkiye'de bir büyük hijyen problemi yaşıyor. Bunları saymakla ve konuşmakla bitiremeyiz. Benden sonra söz alacak değerli arkadaşlarım, bunların bir kısmına değinecekler.

Sizin döneminizde öğretmenler millî eğitim camiasından kaçıyor. Rakam istiyorsunuz; 2002'de 9 000 öğretmen emekli olmuş, siz gelmişsiniz, 2003'te birdenbire 17 000'e, 2004'te 18 000'e, 2005 Ekim ayı itibariyle de 17 000'e çıkmış. Bundan önceki yıllarda bu rakam 9 000'lerde, 10 000'lerde seyrediyor. Şöyle öğretmen atadık, böyle öğretmen atadık diyorsunuz. Sizden önceki yıllarda, mesela 1996'da 49 000 öğretmen almış bu devlet, 2000'de 29 000 almış, 1998'de 41 000, 2001'de 33 000 almış, hatta, sizden bir yıl önce 41 000 öğretmen almış bu devlet, sizle birlikte atanan öğretmen sayısı da ciddî bir düşüşe geçmiş.

Sayın Bakanım, bu sizi bağlamaz; 2001-2002 öğretim yılı. Bu, iktidarınız döneminde; 2003 Ocak, 2004 Ocak, 2005 Ocak… İddia ve ısrarla söylüyorum İktidar Partisinin sayın milletvekilleri; Millî Eğitim Bakanlığı, sayısal verileri. Üçünün arasında da ciddî bir nüans yoktur, ciddî bir iyileşme yoktur. Burada ne varsa, burada da üç aşağı beş yukarı bu vardır. Arkadaşlarım değinecekler; burada derslik başına düşen öğrenci sayısı 37'dir, burada 38'dir, bu son yılda da 37'dir tekrar.

Sayın Bakan, daha önce, Resmî Gazetedeki bilgilerin yanlış olduğunu söyledi; sehven, kerhen, her neyse, yanlış yazıldığını söyledi; Resmî Gazete… Peki, bu, sizin Bakanlığınız döneminde Millî Eğitim Bakanlığında basılmış bilgiler, veriler. Bunlar da gösteriyor ki, millî eğitimde ciddî bir iyileşme yok.

Son günlerde ülke kamuoyunu fazlasıyla meşgul eden bir yönetmelik operasyonu yaptınız. Daha önce de bir yönerge değiştirmiştiniz: Kurumlar Arası Öğrenci Nakil, Yer Değiştirme Yönergesinde değişiklik yapmıştınız. Şimdi de, açık liselerin yönetmeliğini değiştirdiniz. İyi, güzel.

Sayın Milletvekilleri, ben, size, Sayın Bakanın yönetmeliği değiştirmeden önceki amacını okuyacağım; bir de şimdiki amacı okuyacağım ve vicdanlarınıza bırakacağım; sizin ve kamuoyunun vicdanlarına bırakacağım:

"Amaç: İlköğrenimini tamamlayan; ancak, öğretmen yetersizliği ve çeşitli imkânsızlıklar sebebiyle yetişme imkânı bulamayan, örgün ortaöğretim yaş sınırını aşan, erken yaşta iş hayatına atılan, hasta ve tutuklular ile özürlü öğrencilere, ortaöğrenimlerini tamamlama imkânı vermek, her yerde ve her durumda eğitim ve öğretim imkânı sağlamak, fırsat ve imkân eşitliğine zemin hazırlayarak, topulumun eğitim ve kültür düzeyini yükseltmektir. " Yetmiş milyonun altına imza atacağı bir amaç. Açık lise dediğin böyle olur; bunun için kurulur.

Yeni yönetmelik ve yeni amaç: "Amaç: Lisenin amacı, gelişmiş kitle iletişim araçları ve yeni teknolojileri kullanarak, ilköğrenimini tamamlayan; ancak, ortaöğretime devam etmeyenler ile ortaöğretimden ayrılan, mezun olan -bakın, mezun olmuş bir ortaöğretimden- ve yükseköğretimden ayrılan -haydaa; yükseköğretime girmiş, ayrılmış, ortaöğretim işini bitirmiş adam- veya -daha vahimi var- mezun olanlara -adam dört yıllık bir fakülteyi bitirmiş, tekrar liseye alıyor bunu- farklı alanlarda öğrenim görme fırsatı vererek eğitim-öğretim imkânı sağlamak."

Allahaşkına, şimdi, şu amacı, hangi eğitim bilimiyle, hangi anlayış ve yaklaşımla, kim, nasıl savunacak?! Yükseköğrenimi bitirecek, açık liseye kayıt yaptıracaksın, koftiden iki tane fark dersi verdireceksin, buyurun siyasala, buyurun tıbba, buyurun hukuka!.. Değerli arkadaşlar, zamanım bitiyor.

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye) - Ne mahzuru var yani?!..

ENGİN ALTAY (Devamla) - Şimdi, şunun mantığını bana izah edecek, bir tane, yeryüzünde yaşayan adam olamaz Sayın Vekil.

ZEYİD ASLAN (Tokat) - Yani, siyasala, hukuka kurayla mı giriyorlar?!

ENGİN ALTAY (Devamla) - Evet kardeşim, Türkiye'de, herkes, imam vali olmak zorunda değil!

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye) - Ne alakası var?!

ENGİN ALTAY (Devamla) - Türkiye'de herkes imam doktor olmak, imam mühendis olmak zorunda değil. Biz, bu amacınıza engel olacağız.

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye) - Ben imam-hatip mezunuyum…

ENGİN ALTAY (Devamla) - Olamazsın kardeşim!..

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye) - Burada milletvekiliyim; ne mahzuru var?!

ENGİN ALTAY (Devamla) - Meslek lisesinin kuruluş amacı bellidir.

---

**Kaynak gösterme:** Engin Altay (CHP, Sinop). “2006 merkezi bütçe kan.tas.(meb,yök,ösym,kredi ve yurtlar gen.müd.,üniversiteler)15 inci tur”. TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim tutanağı, 23 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/engin-altay-22-2005-12-23-2006-merkezi-butce-kan-tas-meb-yok-osym-kredi-ve-yurtlar-gen-mud-uni (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
