# Balıkesir ilinin sorunları hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Engin Altay (CHP, Sinop)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim
- **Tarih:** 14 Ekim 2010
- **Gündem:** BALIKESİR İLİNİN SORUNLARI HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/engin-altay-23-2010-10-14-balikesir-ilinin-sorunlari-hk

> Engin Altay (CHP), 14 Ekim 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BALIKESİR İLİNİN SORUNLARI HK.); konuşma 1.002 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ENGİN ALTAY (Sinop) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın milletvekilleri, ben bu Parlamentoda sekiz yıldır müteaddit defalar konuştum. Bugün yaptığım konuşma insani ve vicdani açıdan beni en çok inciten, rahatsız eden bir konuyla ilgili. Bunu peşinen belirtmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, otuz altı yıllık itibarı geçtiğimiz aylarda sıfırladık. Yani 1974’te ÜSYM, 1981’de de ÖSYM olarak Yükseköğretim Kuruluna bağlı olarak çalışan ve bir yılda yaklaşık kırk civarında sınav yapan, ALES gibi, TUS gibi, ÜDS gibi, hâkimlik, kaymakamlık, mali müşavirlik sınavları gibi, YGS, LYS gibi, her yıl 7,5 milyon insanın kaderini belirleyen bir kurum maalesef kirlenmiştir. Bundan büyük bir üzüntü duyuyorum.

Bütün sınavların olmazsa olmazı, sayın milletvekilleri, geçerlilik ve güvenirliktir fakat artık ÖSYM’yle ilgili yapılan iş ve işlemlerde ne geçerliliğinden ne güvenilirliğinden bahsetmek mümkün değildir.

Şimdi, sayın milletvekilleri, bu işin bir sorumlusu olması gerekmiyor mu? Oradaki bir memurun istifasıyla bu sorun sümen altı mı edilecek? Kuruluş kanunu olmayan fonksiyonel bir kurum. ÖSYM kimin uhdesinde? Yükseköğretim Kurulunun uhdesinde. ÖSYM başkanının görev, yetki ve sorumluluk içinde çalışması lazım. Görevse görevi var, sorumluluksa sorumluluğu var ama kanuna dayalı bir yetkisi yok. Böyle bir şey olabilir mi? Baştan beri büyük bir yanlıştır bu.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; vicdanlarınıza sesleniyorum. Biz bu olayı geçiştiremeyiz. Bu olay sadece 280 bin öğretmen adayının umutlarıyla ve geleceğiyle oynamanın -kaldı ki bu bile çok büyük bir ayıp- ötesinde, sizin devleti bütün kurum ve kurallarıyla kendi ideolojik kalıbınıza dönüştürme eylemidir diye düşünüyorum. Böyle olmadığını bugün alacağınız kararla zaten ya tasdik edeceksiniz ya böyle olmadığını yüce Türk milletine ispat edeceksiniz.

Sayın milletvekilleri, haddim olmayabilir ama ben size Anayasa’mızın 81’inci maddesindeki yemin metnini tekrar hatırlatmak istiyorum, hepimizin yaptığı şeref andını size tekrar hatırlatıyorum. Bugün itibarıyla bana göre, burada alacağımız kararla bu andı ya çiğnemiş olacağı ya çiğnememiş olacağız. Yüce Meclis bu durumu bugün sağduyunuzla alınacak bir kararla ya kurtaracak ya da bu olay parlamenter sistemimizde kara bir leke olarak tarihteki yerini alacaktır. Döneminizde Futbol Federasyonundan Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliğine, sanayi ticaret odalarından yüksek yargıya kadar bütün kurumları belli bir ideolojik kalıba sokmak derdinizin önünde KPSS’yi bir engel olarak görüyor idiyseniz onu bilemem.

Sayın milletvekilleri, 1999’da DMS, 3 Mayıs 2002’de de Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) sistemimize yerleşmiş ve çok doğru da yapılmıştır. Bu vesileyle merhum Bülent Ecevit’i rahmetle anmayı da bir görev sayıyorum. Sayın milletvekilleri, böylece Anayasa’nın 70’inci maddesi uzun zamandan sonra ilk defa geçerlilik kazanmıştır.

Bakın, 70’inci maddeyi hatırlatmak isterim: “Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir.

Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.” Madde 70. Siz ÖSYM’nin kirlenmesine seyirci kalarak tekrar bu maddeyi delip kamu alımlarında başka düşünceleri, başka ideolojik gerekçeleri ortaya koyacak, ona göre iş tutacaksanız onu bilemem ama KPSS, Türkiye’de kısmen de olsa partizanlığa, siyasi nüfuza, torpile, eş dost, yandaş kayırmacılığına son verilmesini amaçlamıştır ve 2009’a kadar da bu kısmen yürümüştür ancak, ta ki 2009’daki Polis Meslek Yüksekokulu sınavlarına kadar.

Sayın milletvekilleri, bu sınavlarda, ilk defa 2009’da Polis Meslek Yüksekokulu sınavlarındaki sorular malum bir cemaate yakınlığıyla bilinen bir dershanede öğrencilere -100 sorunun 85’i- deneme sınavı olarak uygulatılmış, tatbik edilmiş ve bu açığa çıktıktan sonra bildiğiniz sonuçlar yaşanmıştır ve şimdi 2010 KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı’nda kabul edilemeyecek, hiçbir şekilde göz yumulamayacak bir rezalet, bir trajedi yaşanmıştır. Şimdi, 350 kişinin tam puan aldığı ve bunların 20 tanesinin de ya evli ya kardeş olduğu ve 3.200 kişinin 100 ve üstünde puanlarla, bu Kamu Personeli Seçme Sınavı’nın eğitim bilimleri sorularının bir organizasyonla, 99’daki gibi ÖSS kitapçığının çalınması şeklinde değil, bilinçli bir organizasyonla, içeriden dışarıdan, Hükûmetten, oradan buradan bir organizasyonla ÖSYM’nin ve KPSS’nin kirlendiği apaçık ortadadır. Diyebilir ki burada arkadaşlar: “Efendim, 2 Mayıs 99’da da ÖSS kitapçığı çalınmıştı.” Doğrudur. O adi bir hırsızlık olayıdır, adli bir vakadır ama bu ideolojik bir vakadır; bunu söylüyorum. Nitekim 99’da ÖSS kitapçığı çalındığında, sınavlar biliyorsunuz bir ay ertelendi ve hak, hukuk, adalet ifa edildi. Şimdiki manzara bu değildir.

Normalde böyle bir olay Sayın Başbakanın ve Hükûmetin değerli üyelerinin -Hükûmet gene yok- her vesileyle söyledikleri, hamaset yaptıkları, bu “ileri demokrasi” dedikleri ülkelerde bırakın bakan götürmeyi, başbakan götürecek bir olaydır. Şimdi, bizde ilgili memurun -bana göre ÖSYM Başkanı ilgili memurdur- istifası sanki yeterli gibi görülüyor. Asıl sorumlu Yusuf Ziya Özcan da Ünal Yarımağan istifa etmeden bir gün önce, şimdi oraya atanan memurla çekip baş başa bir görüşme yapıyor. Bu nasıl rezalettir böyle? Adam daha istifa etmemiş, bir soruşturma tamamlanmamış. Böyle bir şey olabilir mi?

Bakın, buradan söylüyorum: Bu bir rezalettir, bu bir hukuk ayıbıdır, bu bir skandaldır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, skandalları seyretme yeri değildir. Bu işin, bu rezaletin, Yusuf Ziya Özcan yönetsel ve idari sorumlusudur. Hükûmet bu rezaletin siyasi sorumlusudur ve bu Parlamento bu işin anayasal teminatı ve sorumlusudur. Dünyanın hiçbir ülkesinde apaçık ortaya çıkmış bir rezaleti seyreden, bunu yok sayan, buna seyirci kalan bir parlamento ben görmedim. İnşallah, inanıyorum ki bugün değerli oylarınızla, basiretinizle, iradenizle bu Meclis araştırmasının açılması yönündeki eğiliminizle, Parlamento bu gibi pisliklere, çirkinliklere seyirci kalmadığını, kalmayacağını hem Türkiye kamuoyuna hem de dünya kamuoyuna gösterecektir.

Şimdi, sayın milletvekilleri, bu rezaletin mağduru sadece 280 bin atama bekleyen öğretmen değil, bundan sonra ÖSYM’de TUS, ALES, hâkim-savcılık, mali müşavirlik, yüksek öğretime giriş sınavına girecek yıl çarpı 7,5 milyon insan artık mağdurdur. Kim ÖSYM’ye güvenecek?

Bakın burada söylüyorum: Kişisel hiçbir husumetim yok, ama ehliyet, liyakat bakımından o makama yakıştıramıyorum. Yusuf Ziya Özcan orada oturduğu müddetçe ÖSYM’nin güvenilirliğinden, geçerliliğinden, hakkaniyetinden söz etmek imkânı Türkiye’de ve dünyada kalmamıştır. Şimdi çözüm, Hükûmetin, bir kere, burada olmayan, hoş orta yerde de olmayan Hükûmetin her sabah kalkınca namazdan sonra Anayasa’nın 70 ve 49’uncu maddelerini ve her akşam yatsıdan sonra Anayasa’nın 70’inci ve 49’uncu maddelerini mutlaka ikişer defa okumaları lazım.

MUHARREM İNCE (Yalova) – Suyunu içseler…

ENGİN ALTAY (Devamla) – Şimdi, bakın Türkiye üst kurul enflasyonu, cenneti yaşıyor. Yani her şeyin bir üst kurulu var ve müthiş bütçeleri var bunların. Tütün Alkol Piyasasını Düzenleme ve Denetleme Kurulundan Tuz Kuruluna kadar. Peki, şimdi böylesi, 7,5 milyon insanı, dolayısıyla Türkiye’yi geleceğe taşıyacak kamu yöneticilerini belirleyen bir sistemin, böyle YÖK’ün kenarına monte edilmiş bir sistemle bu işin yürütülebilmesi mümkün müdür? Yani bunun üst kurullar gibi, ÖSYM’nin tamamen yönetsel ve bütçesel olarak özerk bir kurul olması lazım. Siyasetin tasallutuna maruz kalmayacak bir kurul olması lazım sayın milletvekilleri…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Engin Altay (CHP, Sinop). “Balıkesir ilinin sorunları hk”. TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim tutanağı, 14 Ekim 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/engin-altay-23-2010-10-14-balikesir-ilinin-sorunlari-hk (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
