# Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Engin Altay (CHP, Sinop)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim
- **Tarih:** 2 Aralık 2010
- **Gündem:** SAYIŞTAY KANUNU TEKLİFİ (S.S.510)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/engin-altay-23-2010-12-02-sayistay-kanunu-teklifi-s-s-510

> Engin Altay (CHP), 2 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAYIŞTAY KANUNU TEKLİFİ (S.S.510)); konuşma 550 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ENGİN ALTAY (Sinop) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Sayıştay Kanunu’nu görüşüyoruz. Türkiye’de denetimle ilgili o kadar çok kurum var ki aslında Sayıştay var, Devlet Denetleme Kurulu var, Yüksek Denetleme Kurulu var, teftiş kurulları var, iç denetim birimleri var, dış denetim birimleri var ama bu kadar denetim kurumuna, organizasyonuna rağmen temiz toplum klasmanında Türkiye hâlâ üçüncü ligde. Bunu anlamak mümkün değil. Bu denetim kurumları ne işe yarar, ne iş yapar, bunu bir türlü öğrenemedik ama bir tane mesela somut bir manzara var. Şimdi, çok büyük bütçeler yöneten, yürüten, büyük işler de yapan ama hakkında yaptığı işler kadar da şaibe olan bir TOKİ’miz var elimizde. TOKİ Başbakanlığa bağlı ve TOKİ’yi denetleme yetkisi de Yüksek Denetleme Kurulunda. Yüksek Denetleme Kurulu da Başbakanlığa bağlı. Kim kimi denetleyecek? Kendin çal kendin oyna! Bu mantık böyle sürdüğü müddetçe Türkiye’de yolsuzlukların önü alınmaz. Sayıştayı ne hâle getirirseniz getirin Türkiye’de yolsuzlukları önlemenin birinci koşulu, sayın milletvekilleri, üzerinizdeki, üzerimizdeki zırhı yani dokunulmazlık zırhını kaldırmaktır. Yani siyasetçi, bürokrat, tüccardan oluşan şeytan üçgenini kırmadan Sayıştayla ilgili burada ne söylerseniz söyleyin, Türkiye temiz toplum klasmanında üçüncü ligden ikinci lige bile çıkamayacaktır. Bu, Türkiye için üzüntü vericidir.

Sayın milletvekilleri, bugünlerde tabii bu wiki’yle başlayan her konu can sıkıcı oluyor, Türkiye’yi geriyor. Daha önce Anayasa’yı görüşürken Wikipedia’dan, WikiLeaks’tan demiyorum, Wikipedia’nın yaptığı bir sıralamaya göre ben demiştim ki: “Sayın Başbakan dünyanın en zengin 10 başbakanından biri.” O listede 28’inci sırada olan Başbakanı listedeki Arap şeyhlerini, kralları, kraliçeleri çıkardığım zaman “Başbakan olarak dünyanın en zengin 10 başbakanından biri.” demiştim. Burası karışmıştı. Başbakan beni dava etti, hâkim bu davayı reddetti, güzel. Yani neticede benim… Başbakan “Ben dünyanın en zengin 10 başbakanından biri değilim.” dedi, ben öyle dedim, mahkeme de Başbakanın iddiasını çürüttü. Bu, Wikipedia üzerinden burayı ve Türkiye’yi işgal etti.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Wikipedia değil.

ENGİN ALTAY (Devamla) – Wikipedia’da…

Şimdi WikiLeaks çıktı, WikiLeaks’te belgeler yayınlandı. Ross Wilson, Eric Edelman, James Jeffrey, Amerikan büyükelçileri 8 bin civarında kripto çekmişler. Bunların içinde dedikodu var, sokakta konuşulan, partilerde, kokteyllerde, resepsiyonlarda konuşulanlar da var. Ama AKP’nin bu kadar geniş bir dinleme ağı varsa -ki var, herkesi her yerde dinleyebiliyorlar- Amerika’nın, sizin bu dinleme ağınızın çok daha büyüğüne sahip olduğu da muhakkak.

Ortada, bir vatandaş olarak beni de üzen çok çirkin iddialar var. İddialar… Ama Türkiye’de bir söz vardır: “Şüyuu vukuundan da beter.” denir. Şimdi Başbakan diyor ki: “Benim İsviçre bankasında param yok, Allah’ın kuruşu yok.” diyor. Yani onu ben bilmem. Çıkıp çok net bir basın toplantısı yapmalı, bir.

İkincisi, Engin Altay hakkında tazminat davası açıyorsun, koskoca Amerika’ya da AİHM’e gitmek yakışır. Amerikan yetkilileri, Cumhurbaşkanlığına güven mektubu sunan Amerikan büyükelçileri senin hakkında bu kadar laf ediyorsa… Sadece Başbakan hakkında etse iyi, bu belgelerde Bakanlar Kurulunun neredeyse yarısının yolsuzluğa bulaştığı iddia ediliyor. Bu sizi incitmiyor mu? İncitir, beni de incitiyor canım, bu hoş bir şey değil. Bir Başbakan Yardımcısı -burada söylemek istemiyorum- bir hayvana benzetiliyor. Bu sizi incitmiyor mu? Bunun hesabını sormayacak mısınız? Bunu da geçiyorum. Şimdi bu konuda Başbakan AİHM’e gitmediği, Ross Wilson, Eric Edelman ve James Jeffrey için AİHM’e gitmediği sürece ben Başbakana şüpheyle bakacağım.

Bir şey daha söyleyeyim: Amerika’nın iddialarını kabul etmiyorsunuz. Ana Muhalefet Lideri dedi ki: “Bu ülkede camilerin onarımında hırsızlık yapılıyor.” Cami onarımında hırsızlık yapılıyor. Kim yapıyor? Nasıl yapılır? Bu işin içinde arsız tüccar, terbiyesiz bürokrat, dokunulmazlık zırhına bürünmüş siyasetçi olmasa camilerde yolsuzluk yapılır mı sayın milletvekilleri?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Engin Altay (CHP, Sinop). “Sayıştay kanunu teklifi (s.s.510)”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 2 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/engin-altay-23-2010-12-02-sayistay-kanunu-teklifi-s-s-510 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
