# Görüşmeler sırasında Maliye Bakanı ile aralarında geçen diyaloğu tasvip etmenin mümkün olmadığına ilişkin açıklaması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 26. Dönem)
- **Konuşmacı:** Engin Altay (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim
- **Tarih:** 10 Kasım 2016
- **Gündem:** Görüşmeler sırasında Maliye Bakanı ile aralarında geçen diyaloğu tasvip etmenin mümkün olmadığına ilişkin açıklaması
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=53341
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/engin-altay-26-2016-11-10-gorusmeler-sirasinda-maliye-bakani-ile-aralarinda-gecen-diyalogu-tasvi

> Engin Altay (CHP), 10 Kasım 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Görüşmeler sırasında Maliye Bakanı ile aralarında geçen diyaloğu tasvip etmenin mümkün olmadığına ilişkin açıklaması); konuşma 589 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ENGİN ALTAY (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Tekrar Genel Kurulda olmaması gereken bu olayların yaşanmasından duyduğumuz üzüntüyü ifade etmek isterim ancak bu olayların yaşanmasına sebep olan konu da esasen kimi kamu görevlilerinin muhalefet partilerine yönelik hoşgörüsüz tutumlarıdır. Yani, onların şöyle zannetmemesi lazım: İşte bunlar muhalefet, bunlar iktidar. Devletin polisi devletin polisidir. Elbette, bugün söylediği gibi, o millettir, biz vekiliz; asıl olan odur ama orada bir görev ifa etmektedir ve o görevi yaparken siyasilerin rozetlerine göre değil, görevin gereğine göre hareket etmek zorundadır, aksi bir durum Türkiye’de daha tatsız gelişmelerin yaşanmasına yol açar.

Sayın milletvekilleri, bugün yaşanan olay Sayın Cumhurbaşkanına yönelik yüksek güvenlik önlemlerinden kaynaklı, biz bunu biliyoruz ama burada biz bile potansiyel olarak bir suçlu gibi, bir tehdit gibi görülüyorsak, devlet bu hâle geldiyse yanlış burada. O polisler ya benim biraz önce söylediğim gibi, iktidarın ordusu olmaya soyunmuş insanlar ya da FETÖ’cüler, bu tür provokasyonlar da mümkün. Ne malum bunların bir gerginlik yaratmak amacıyla Emniyete sızmış FETÖ’cü olmadığı. Var mı bu konuda bir deliliniz? Bir sürü adam alıyorsunuz, bunları bir sorgulayın bakayım. Eminim, yarısı FETÖ’cüdür, yarısı FETÖ’cüdür. İktidar olarak -sayın milletvekillerini tenzih ediyorum- bu tür tavırlara sizin prim vermemeniz lazım, bu tür iş ve işlemleri yapan bürokratlara sizin haddini bildirmeniz lazım. Aksi takdirde, bugün bana, yarın başkasına.

Herkesin bir şey bilmesini isterim. Sayın Cumhurbaşkanını gerekirse bu millet, herkes korur, ben de korurum. Benim bulunduğum yerde böyle bir şeyi ben tespit etsem, onun polisinden önce ben buna müdahale ederim, o eli ben kırarım, silah çeken eli. Herkes haddini bilsin. Kimse kraldan çok kralcı olmasın. Yani doğal olarak bugün, bana, şahsımda partimize ve milletvekillerimize yapılan iş ayıp bir iştir, Hükûmetin partimizden özür dilemesi lazım. Sayın Bakan Maliye Bakanı, kendisini de çok severim, ayrı, bir şey demiyorum. (CHP sıralarından gülüşmeler) Gülmeyin, seviyorum, evet, bu ayrı bir şey. Ama, İçişleri Bakanının bu olaydan haberi yok mu? Meclis Başkanı nerede? Nerede Meclis Başkanı? Bugün benim Anıtkabir’e sokulmayan arabam “TBMM 30” plakalı. Ben sonra bizim milletvekillerimizin geldiği otobüse binerek Anıtkabir’e girdim. Adama diyorum ki: “Kardeşim plaka bu. Al bak kimliğimi de göstereyim.” O Dışişlerinde basılan giriş kartı bu milletvekili kimliğinden daha mı kıymetli? Bu ne kepazelik! Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Efendim bir de bağırıyor oradan: “Çekin, çekin.” Alıştılar ya bunlar, dava açacaklar. Bildiğin yere kadar git. Gidebildiğin yere kadar git. Sen önce devletin polisi olmasını öğren. (CHP sıralarından alkışlar) Bunlar olur mu? Terbiyesiz dedim adamlara. “Terbiyesiz” iyi eğitim almamış, gerekli eğitimle donanmamış demektir. Tekrar bu konuyu kapatmak istiyorum.

Konuya da şuradan girdik: Derik Kaymakamımıza yapılan saldırıdaki güvenlik zafiyetinden girdik. O kaymakamı biraz koruyabilseydi ya bu devlet, beni engelleyeceğine. Bir diğer siyasi partinin grup başkan vekiline de benzer muamele yapılmış. Ayıptır bunlar. Size de geliyorlar “Öyleydi, böyleydi.”, tabii, işgüzar bunlar yani bürokratları söylüyorum. Emniyet Genel Müdürlüğü mensuplarının büyük çoğunluğunu da tenzih ediyorum. Polis arkadaşlarımız bu konuyu üstüne almasın. Ama, bir realite var, Türkiye’de bu koruma işinin tadı kaçtı. Başbakanlık korumaları, Cumhurbaşkanlık korumaları, Türkiye garip, anormal bir hâl aldı. Devletin her vesileyle “Millet, millet… Milletin bağrından çıktık…” İyi, güzel, çıktın. Ne korkuyorsun o milletten? Korkma, bu millet sana bir şey yapmaz. Bu millet vakti zamanı geldi mi seni sandıkla oradan indirmesi icap ediyorsa indirir. (CHP sıralarından alkışlar) Bu, Başbakan için de geçerli, sayın bakanlar için de geçerli, benim için de geçerli. Milletten korkarak siyaset yapılır mı? Tehdit var, biliyorum, yok demiyorum. Elbet belli tedbirlere ihtiyaç var ama işin tadını kaçırmaya gerek yok. Bu konuda umarım, dilerim Emniyetten bir yetkili de beni dinliyordur.

HALİL ELDEMİR (Bilecek) – Niye bağırarak konuşuyorsun?

ENGİN ALTAY (Devamla) – Ses az çıkıyor diye bağırıyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Engin Altay (CHP, İstanbul). “Görüşmeler sırasında Maliye Bakanı ile aralarında geçen diyaloğu tasvip etmenin mümkün olmadığına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim tutanağı, 10 Kasım 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/engin-altay-26-2016-11-10-gorusmeler-sirasinda-maliye-bakani-ile-aralarinda-gecen-diyalogu-tasvi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=53341

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
