# 2003 mali yılı bütçesi 10 uncu tur görüşmeleri

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim
- **Tarih:** 27 Mart 2003
- **Gündem:** 2003 MALİ YILI BÜTÇESİ 10 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-22-2003-03-27-2003-mali-yili-butcesi-10-uncu-tur-gorusmeleri-3

> Enis Tütüncü (CHP), 27 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇESİ 10 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİ); konuşma 783 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; madde, kamu iktisadî teşebbüslerinin kârları hakkında. Maddeyle ilgili görüşlerime geçmeden önce, izin verirseniz, bundan önceki 13 üncü maddede konuştuktan sonra yerime geçerken değerli bir milletvekili arkadaşımın kendi açısından çok haklı bir serzenişiyle karşılaştım. Sayın Mehmet Dülger Antalya Milletvekilimiz, Planlamadan benim oda arkadaşlarımdan biri; kendi perspektifinden çok haklı bir şekilde “peki, parayı nereden bulacaksınız” diye sızlandılar. Ben, yatırımların neden düşük olduğunu, Türkiye’nin geleceğinin nasıl bir yatırım programlamasına, nasıl bir planlama anlayışına bağlı olduğunu anlatmaya çalışıyordum, çok haklı olarak sordular.

3 üncü madde üzerinde konuşurken süre yetersizliği nedeniyle bir noktayı kaçırmıştım, onu, izin verirseniz, hemen tekrar dile getiriyorum. Vurgulamak istediğim olay, doğru yönetim, etkin yönetim, planlı yönetim, programlı yönetim anlayışıdır.

Bakınız, 2003 yılında, ilk üç ayda, 23 katrilyon lira yeni borç alma durumunda kaldı Hazine. Bu 23 katrilyon lira borcun faiz yükü 10 katrilyon liradır. Eğer, ocak, şubat, mart aylarında hükümetin tereddütlü tavır ve davranışları sonucunda piyasada bir panik olmamış olsaydı, faizler, eğer yüzde 10 dolayında fırlamamış olsaydı, Hazinenin borçlanma maliyetinin faizi 10 katrilyon Türk Lirası yerine 8,4 katrilyon lira olacaktı, 1,6 katrilyon lira daha fazla faiz ödendi. Neden; hükümetin, bir ileri, iki geri, iki ileri, iki geri kararsız tavır ve davranışlarından. İşte, 1 milyar dolar. Tabiî, bununla iş bitse; kolay. Bu, bir örnektir. Bu nedenle Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım, hükümetin, böyle “Acil Eylem Planı” gibi birtakım konuları, altını çizerek söylüyorum terk etmesi lazım. Yeni bir planlama anlayışıyla, yeni bir strateji planlama anlayışıyla, üç yıllık bir programla, yeni bir perspektifle hemen yola koyulsun; yineliyorum, bu yıl geçiş yılı olsun.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; şimdi, aslında, özelleştirme kârları konusunda konuşurken, bir anımı sizinle paylaşmak istiyorum; ancak, çok önemli. 1995 yıllında, biz, Cumhuriyet Halk Partisini yeni açmıştık; o zaman, özelleştirme politikalarını oluşturuyorduk, kamu girişimciliği politikaları, acaba, nasıl değişikliğe uğraması lazım diye çalışıyorduk. Bu arada, Almanya Saarland Eyaletinin Ekonomi Bakanını davet ettik. Hiç unutmam, Hilton’da bir brifing verdi bize, bir konferans verdi. O zaman, Almanya, Batı Almanya, öyle diyeyim, Doğu Alman ekonomisini özelleştiriyor ve o yıla kadar dünyada yapılmış olan özelleştirmelerin yüzde 70’i Almanya’da yapılmış. Koskoca bir Doğu Alman ekonomisini özelleştiriyor; fakat, Sayın Ekonomi Bakanı “stratejik sektörleri özelleştirmekten çekiniyoruz, sakınıyoruz” dedi. Sorduk Sayın Bakana “nedir stratejik sektör” dedik. “Kömür” dedi. “Bizim eyaletimizde kömür çok zengindir, küçük bir eyalettir. Biz, kömür madenlerini stratejik bir maden olduğu için, madde olduğu için özelleştirmiyoruz.” “Peki, maliyet fiyatınız ne, dünya fiyatlarına göre kaça mal ediyorsunuz” dedik. Sayın Bakanın yanıtı “dünya fiyatlarının 3 kat üstünde üretim maliyetimiz var, ama, kamunun elinde tutmak istiyoruz. Stratejk bir maddedir, yarın dünyanın hali ne olur bilmem, bilemeyiz; biz, böyle düşünüyoruz.” Bu, o yıl için söylüyorum, dünyadaki özelleştirme olayının yüzde 70’ini gerçekleştiren bir ülkenin bir eyaletinin Ekonomi Bakanının görüşü. Şimdi, hâlâ o durumda mı bilemiyorum; çünkü, alternatif enerji kaynakları geldi. Şimdi, bor bileşikleri, hidrojen bileşikleri, petrole, kömüre alternatif olarak düşünülüyor. Ancak, burada vurgulamak istediğim konu, stratejik sektörlerin varlığıdır, stratejik ekonomilerin varlığıdır Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım.

Şimdi, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, dün Maliye Bakanlığına bağlandı; bunu doğru bulmuyoruz, yanlış. Maliye Bakanlığı, bu dönemde Özelleştirme İdaresine bağlı bütün KİT’lerin özelleştirilmesinden sorumlu olacak; yani, saydamlığa en fazla ihtiyaç duyulduğu, etkinliğe en fazla ihtiyaç duyulduğu bir zaman kesitinde, biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bunu doğru bulmuyoruz. Tüm KİT’ler, sermayedar olarak Hazineye bağlı olmalıdır zamanı geldiğinde.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; özelleştirmeye ideolojik açıdan bakılamaz. Bu çerçevede, özelleştirme bir amaç değildir, amaç olamaz. Özelleştirme, ekonomide bir yapısal değişikliğin gerçekleştirilmesi için, ekonomide verimliliğin, ekonomide kârlılığın, rasyonelliğin artırılması için, olsa olsa kullanılacak araçlardan biridir, bir amaç olamaz. (CHP sıralarından alkışlar)

Adalet ve Kalkınma Partisinin programına baktığımızda, burada, büyük bir farklılık görüyoruz, ideolojik yaklaştığınızı tespit ediyoruz. Özelleştirme konusuna ideolojik yaklaşmak son derece yanlıştır, pragmatik yaklaşmamız lazım, pragmatizm anlayışında olmamız lazım. Bakınız, Alman Bakanı nasıl pragmatik yaklaşıyor; ülkesinin çıkarına bakıyor, üç kat maliyeti içine sindiriyor.

Değerli arkadaşlarım, stratejik mal ve hizmet üreten KİT’ler hemen özerk hale getirilmelidir. Siyasetçi, elini eteğini çekmelidir KİT’lerden, öyle bir özerklik anlayışıyla götürülmelidir. Stratejik KİT’lerin yeniden yapılandırılarak, iç ve dış piyasalarda rekabet gücünü artırmaları amacıyla yabancı kuruluşlarla ortak olma, ortaklık kurma yolları aranmalıdır. Bu durumda, yönetim, hakimiyetinin kaybedilmemesine özen gösterilmelidir veya kamu yararının korunmasının güvencesi olan altın hissenin kamuda kalması sağlanmalıdır. Durumu halka arza uygun olan KİT’lerin öncelikle halka açılmaları sağlanmalıdır; durumları halka arz için uygun olmayan, malî yapıları zayıf olan KİT’ler, acilen, malî yapılarının iyileştirilmesi ve gelir artırıcı önlemlerle desteklenmesi amacıyla yeni bir program içine alınmalıdır. Bu çerçevede, işletmecilik giderlerinin azaltılmasında, mal ve hizmet üretiminde, doğru ve akılcı, yani KİT yararına kararların alınmasında hükümet KİT’lere karışmamalıdır, hatta yardımcı olmalıdır.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; özelleştirme uygulamalarında tekellerin yaratılmamasına, tüketicinin korunmasına, ulusal üretim kapasitesinin artırılmasına özen gösterilmelidir. Özelleştirme kılıfıyla yabancılaştırma kesinlikle yapılmamalıdır. Özellikle, Tekelin özelleştirilmesinde böyle bir tehlikenin mevcut olduğu sinyalleri gelmektedir. Burada, Cumhuriyet Halk Partisi adına...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ). “2003 mali yılı bütçesi 10 uncu tur görüşmeleri”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 27 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-22-2003-03-27-2003-mali-yili-butcesi-10-uncu-tur-gorusmeleri-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
