# Vergi usul kanunu gelir vergisi kanunu ve kurumlar vergisi kanununda değişiklik (s.s.306)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim
- **Tarih:** 17 Aralık 2003
- **Gündem:** VERGİ USUL KANUNU GELİR VERGİSİ KANUNU VE KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK (S.S.306)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-22-2003-12-17-vergi-usul-kanunu-gelir-vergisi-kanunu-ve-kurumlar-vergisi-kanununda-d

> Enis Tütüncü (CHP), 17 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VERGİ USUL KANUNU GELİR VERGİSİ KANUNU VE KURUMLAR VERGİSİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK (S.S.306)); konuşma 1.162 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, Vergi Usul Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının 1 inci maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; sözlerime başlarken, hepinizi, en iyi dileklerimle, sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Ülkemizde uzun yıllardır süren yüksek oranlı enflasyon, hepimizin bildiği gibi, ekonomik ve toplumsal yaşantımızın tüm alanlarını etkiledi; özellikle de etik ve kültürel değer yargılarımızda onarılması güç yaralar meydana getirdi. Önümüzdeki yasa tasarısıyla, şimdi, biz, enflasyonun işletmelerin malî tablolarında yarattığı tahribatı gidereceğiz. Nasıl gidereceğiz; bilançoları enflasyondan arındırarak ve vergilemenin enflasyon etkisinden kurtarılarak yapılmasını sağlayacağız ve böylece, enflasyonun bilançolar üzerindeki uzun yıllardan bu yana süregelen olumsuz etkisini, tahribatını ortadan kaldıracağız.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; tasarı hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına konuşan Sayın Mustafa Özyürek görüşlerini ve önerilerini dile getirdiler; hem de son derece güzel ve ayrıntılı bir şekilde dile getirdiler. Ben, burada, konunun bu çerçevede bir ayrıntısına girmek istemiyorum; 1 inci maddenin amacına kısaca dikkatinizi çektikten sonra, bu maddeden yararlanarak, hükümetin enflasyonla ilgili konumuna ve uygulanmakta olan ekonomik istikrar tedbirlerinin bazı noktalarına dikkatlerinizi çekmek istiyorum:

Görüşmekte olduğumuz madde, Vergi Usul Kanununun 274 üncü maddesini değiştiriyor. Yapılan düzenlemeyle, maddenin eski şeklinde yer alan ve enflasyonun etkilerini önleyebilmek açısından getirilmiş olan stok değerlemesindeki "son giren ilk çıkar" yöntemi, enflasyon düzeltmesiyle ilgili hükümlerin yürürlüğe girmesiyle birlikte işlevini kaybediyor. 1 inci maddenin amacı kısaca bu ve kanımızca da, gerçekten, enflasyon düzeltmesi konusunda öncelikle düşünülmesi, yapılması gereken bir değişikliktir.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; ben, bu maddeden yararlanarak, az önce de dediğim gibi, hükümetin dikkatini, enflasyonla ilgili gelinen noktaya ve ekonomik istikrar paketinin bazı noktalarına çekmek istiyorum. Evet, enflasyon düşüyor. Doğal olarak, enflasyondaki bu düşüş sürecinin başarısıyla AKP iktidarı övünüyor. AKP İktidarı tabiî ki övünüyor; övünüyor ama, enflasyonun düşüşü, henüz, bütçelere yansımadı, çarşıya pazara yansımadı, evde kaynayan tencereye yansımadı. Çiftçinin kullandığı gübrenin fiyatı hızla artıyor, tarımsal ilaçların fiyatları hızla artıyor; çiftçinin kullandığı makine, ekipman ve yedek parça fiyatlarına, yine zam üstüne zam yapılarak satılıyor; yurttaşlarımız "enflasyonun düşmesinden ne zaman yarar göreceğiz" diye birbirlerine soruyor. AKP, yurttaşlarımızın beklentilerini karşıladığı ölçüde, enflasyonun düşürülmesindeki başarısıyla övünebilir. Yani, şunu söylemek istiyorum: Enflasyon düşürülüyor, enflasyon düşürülüyor, enflasyon düşürülüyor... Bununla övünüyorsunuz; ancak, bununla övünebilmek için, bu enflasyon düşüşünün halkın yaşamına olumlu yansımalarının olması gerekiyor. Bu konuya dikkatinizi çekmek istiyorum.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; aslında, bu konuya neden değindim: 2003 yılında enflasyon yüzde 20 dolayına çekiliyor; son hesaplamalara göre, yüzde 20'nin de altına, yüzde 19 dolayına çekilecek. Bilinmelidir ki, bu başarı, yalnızca, AKP İktidarının bir yıldaki başarılarına dayandırılamaz. Eğer, kendimizi böyle bir sarhoşluğa kaptırırsak, önümüzdeki dönemde, enflasyonla mücadelede bazı sıkıntılarla karşılaşmak durumunda kalabiliriz; çünkü, AKP, enflasyonla mücadelede, belli ölçüde düzeltilmiş bir ekonomik altyapıyı, yani, dengeleri belli ölçüde yeniden oluşturulmuş bir makroekonomik faktörler manzumesini elinin altında buldu. Öyle değil mi? Evet; çünkü, yirmibeş yıldan bu yana, ülkede, yüksek oranlı kronik bir enflasyon yaşanıyor. Dünyanın hiçbir ülkesi, böyle, yirmibeş yıl, yüksek oranlı kronik bir enflasyonu yaşamadı. Böylesine yüksek oranlı kronik bir enflasyon, konuşmamın başında da ifade ettiğim gibi, ülkedeki tüm ekonomik ve toplumsal dengeleri kökünden sarsar, etik değerlerimizi ve toplumsal değerlerimizi kökünden sarsar; böylesine bir yangın sürecinde, bir yıllık bir dönemde, bir düzelmenin beklenmesi düşünülemez; bu nedenle, dikkatlerinizi çekmek istiyorum.

Ayrıca, AKP İktidara geldiğinde, enflasyonla mücadele isteği ve iradesi, beklentileri açısından da, Türkiye'de, son derece olumlu bir konjonktür, son derece olumlu bir iklim oluşmuştu. Kısaca, AKP, şanslı bir konjonktürde iktidara geldi. Hepimizin bildiği gibi, bu şanslı konjonktürün bedelini de 3 Kasım öncesindeki iktidar ödemişti.

Şunu iddia ediyoruz: Eğer, AKP, başlangıçta, yani, iktidara geldiği ilk beş ya da altı ay içerisinde, ekonomide güven bunalımına yol açan yanlışları yapmamış olsaydı, yani, iki ileri bir geri, iki ileri iki geri ya da iki ileri üç geri manevralar yapmamış olsaydı, 2003 yılı enflasyonu büyük bir olasılıkla yüzde 15'lere doğru çekilmiş olacaktı.

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli)- O kadar da değil yani...

ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla) - Sayın Başkan, şimdi, bu yasa tasarısı... Özellikle buraya dikkatinizi çekmek istiyorum; çünkü, rehavete kapılabilirsiniz. Biraz sonra geleceğim; malî disiplin, işin özü, esasıdır. Ben, sadece ve sadece, gerçekten, son aylarda ciddî bir malî disiplini tekrar götürmekte olduğunuzu ifade ediyorum; ancak, enflasyonun, böyle, bir yılda düşmeyeceğine, düşmesinin mümkün olmayacağına, bunun ötesinin olduğuna dikkatlerinizi çekmek istiyorum; bundan sonraki dönemde de çok daha zorluklarla Türkiye'nin karşı karşıya olduğu hususunu sizin yeniden önünüze koymak istiyorum.

AYHAN ZEYNEP TEKİN (Adana) - Hayırdır diyelim de, hayır olsun.

ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla) - Bu yasa tasarısı, bize göre, Türkiye'de hem tasarruf oranının artırılması hem de yatırımların hızlandırılması açısından önemli görülmelidir. Bu nedenle, Sayın Özyür'ün de ifade ettiği gibi, hükümetin bu yasa tasarısını buraya getirmesine teşekkür ediyoruz. Geç kalmış olmasına rağmen, gerçekten, getirilmiştir.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; şimdi, bilindiği gibi, Türkiye'yi bugünkü olumlu konjonktüre getiren ana faktör, sıkı maliye politikasıdır. Bu politika, ekonomik ve toplumsal yaşama -hepimizin bildiği gibi- faizdışı fazla hedefi şeklinde yansıyor. Bu politikaya titizlikle devam edilmelidir. Devam edilmelidir; çünkü, önümüzdeki yerel seçimlerin heyecanına kaptırarak malî disiplinden uzaklaşma eğilimine girmeyelim diye dikkatlerinizi çekmek istiyorum.

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli)- Aynen devam.

ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla)- Çünkü, geçmiş dönemlerde enflasyonla mücadelede iğnelerle kuyular kazdık, suyu bulduğumuzu ya da gördüğümüzü sandığımız anda faraşla kapattık. Bu çerçevede, ben, malî disipline, enflasyonla mücadele sürecinin son derece önemli ve kritik bir aşamasında tekrar dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Ne var ki, malî disipline uyma politikasının da bir başına yeterli olmadığının bilinmesi gerekiyor.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; şu andan itibaren Türkiye ekonomisinin en önde gelen sorunu, giderek küçülen tasarruf oranının ve yatırım oranlarındaki yetersizliklerin devam etmesidir; ekonomide etkinliğin, ekonomideki verimliliğin bir türlü yükseltilememekte oluşudur. Bakınız, 2003'te toplam yurtiçi tasarruflarının gayri safî millî hâsılaya oranı yüzde 18'lere kadar gerilemiş durumdadır. Tabiî ki, bu, bir yılda olmadı, dediğim gibi, yirmibeş yıllık olumsuz bir süreçte geldi. Enflasyonla ilgili olarak bir olumlu gelişme yakalandı; ancak, bu olumlu gelişmenin sürdürülmesi için, az önce dediğim gibi, malî disipline devam edeceğiz. Bu da yetmez; Türkiye'de toplam tasarruf hacmini nasıl artırabilirizi, yatırımları nasıl artırabilirizi önplana getireceğiz.

Bakınız, kamu yatırımlarının konsolide bütçe yatırımları içerisindeki, daha doğrusu, konsolide bütçe içerisindeki oranı yüzde 4,6'ya düşmüş durumdadır. Toplam sabit sermaye yatırımlarının -2003 yılı için söylüyorum- gayri safî millî hâsılaya oranı yüzde 17'lere düşmüştür. Yanımızdaki Yunanistan'ın, Avrupa Birliğindeki örneğin Portekiz'in ve İspanya'nın bu oranlarının yüzde 25'ler, yüzde 30'lar civarında olduğunu bilmeliyiz. Avrupa Birliğinin, bize göre sonra girmiş ve gelişme düzeyi ortalamanın altında olan az önce değindiğim ülkelerinde, eğer, toplam sabit sermaye yatırımlarının gayri safî millî hâsılaya oranları yüzde 25'ler, yüzde 30'lar civarında ise, bizim yüzde 17'ler civarındaki bir oranla hiçbir yere gidemeyeceğimizi bilmemiz gerekiyor.

İşte, bu yasa tasarısı, hem tasarrufların hem de yatırımların artırılması, yani, sermaye birikimi oranının yükseltilmesi açısından önemli görülmelidir. Dikkatinizi bu noktaya özellikle çekmek istiyorum.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; bu açıdan bakıldığında, Türkiye'de, tasarruf, yatırım, istihdam, büyüme ilişkisinin en kısa sürede sağlıklı bir şekilde oluşturulması zorunluluğu önplana çıkmaktadır. Bu zorunluluk, uzun vadeli düşünmeyi, uzun dönemli bir stratejik planlama anlayışının kabulünü gerekli kılmaktadır.

Şunu açıkça görmek mecburiyetindeyiz. Türkiye'de 1983 yılından bu yana ısrarla uygulanmakta olan sermaye birikimi modeli tıkanma noktasına gelmiştir. Az önce ifade ettiğim toplam sabit sermaye yatırımlarının, gayri safî millî hâsılaya oranının düşüklüğü ve tasarruf oranlarının düşüklüğü, Avrupa Birliği ülkelerinden bazılarıyla karşılaştırmalar, gerçekten...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ). “Vergi usul kanunu gelir vergisi kanunu ve kurumlar vergisi kanununda değişiklik (s.s.306)”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 17 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-22-2003-12-17-vergi-usul-kanunu-gelir-vergisi-kanunu-ve-kurumlar-vergisi-kanununda-d (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
