# 24.6.2004 tarihli ve 5197 sayılı il özel idaresi kanunu ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maıddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu rap.( ss. 791 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim
- **Tarih:** 17 Şubat 2005
- **Gündem:** 24.6.2004 TARİHLİ VE 5197 SAYILI İL ÖZEL İDARESİ KANUNU VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MAIDDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAP.( SS. 791 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-22-2005-02-17-24-6-2004-tarihli-ve-5197-sayili-il-ozel-idaresi-kanunu-ve-anayasanin-3

> Enis Tütüncü (CHP), 17 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 24.6.2004 TARİHLİ VE 5197 SAYILI İL ÖZEL İDARESİ KANUNU VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MAIDDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAP.( SS. 791 )); konuşma 1.033 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, görüşülmekte olan yasa tasarısının 45 inci maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum; hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

45 inci madde, bütçenin hazırlanması ve kabulünü düzenliyor. Bu yasa tasarısının bütçenin hazırlanma süreciyle ilgili hükümleri incelendiğinde, daha önceki yasada merkezî yönetime verilen bütçenin onaylanması biçimindeki idarî vesayet yetkisinin, bu tasarıyla kaldırıldığı görülmektedir. Önceki yasada bütçenin merkezî yönetim tarafından nasıl onaylanacağı ayrıntılı bir biçimde düzenlenmişti ve bu düzenlemeye göre, merkezî yönetim, bütçe sürecinde il özel idaresi üzerindeki vesayet yetkisini şöyle kullanmaktaydı: İl genel meclisince görüşülüp kabul edilen bütçe, o yıla ait program da eklenerek vali tarafından İçişleri Bakanlığına gönderiliyordu. Bütçe, İçişleri Bakanlığınca, otuz gün içinde onaylanıyordu. İçişleri Bakanlığına verilen vesayet yetkisi, bütçedeki mevzuata aykırı madde ve deyimleri düzeltmek, il özel idaresinin, tahsile yetkili olduğu halde, bütçeye konmamış gelirlerini koymak ve noksan konulanları kanunî hadde çıkarmak, kanunî yetki ve tarife üstündeki gelir tahminlerini kanunî hadde indirmek, yapılması il özel idaresi görevlerinden olmayan hizmetler için konulmuş olan ödenekleri bütçeden çıkarmak, kesinleşmiş ilam, istikraz, tahvil, kredi, anlaşma ve sözleşme hükümlerine göre anapara ve faiz ödemelerini karşılamaya yetecek kadar ödenek koymaktan ibaretti. İçişleri Bakanlığının, bu sebepler dışında bütçede değişiklik yapma yetkisi de yoktu.

Şimdi görüşmekte olduğumuz yeni tasarıda ise İçişleri Bakanlığının bütçeyi onaylama biçiminde bir vesayet yetkisini kullanması ortadan kaldırılmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasamızın 127 nci maddesinde düzenlenen, yerel yerinden yönetim kuruluşları, merkezî idarenin dışında yer alan kamu tüzelkişileridir. Bu kuruluşlar kamu tüzelkişileri olduklarından, kendilerine ait iradeye sahiptirler, devletten ayrı mal varlıkları ve bütçeleri mevcuttur ve merkezî idare karşısında özerkliğe sahiptirler.

Yine, Anayasanın 127 nci maddesine göre, merkezî idare, mahallî idareler üzerinde idarî vesayet yetkisine sahiptir. Anayasa Mahkemesi, esas 1990/38 sayılı kararında, idarî vesayeti öngören Anayasanın 127 nci maddesini şöyle yorumlamıştır: "Anayasa koyucu, yerel yönetimlere özerklik tanırken, merkezî yönetime de onlar üzerinde bir denetim yetkisi vermiştir." Anayasa Mahkemesinin yorumu şöyle devam ediyor: "Anayasa uyarınca, merkezî yönetim ile yerel yönetimler arasında bir denetim ilişkisi kurulacaksa, bunun ancak idarî vesayet yetkisinin kullanılması biçiminde olacağı söylenebilir." Bu yorumu, Anayasa Mahkemesi yapıyor.

Değerli milletvekilleri, idarî vesayet, merkezî yönetimin yerel yönetimlerin icraî kararlarını onama, geri çevirme ve kimi ayrık durumlarda da değiştirerek onama yetkisidir. Bu yetki, yerel yönetimlerin yetkisini ortadan kaldıracak veya etkisiz kılacak biçimde kullanılamaz. Anayasa, idarî vesayetin hangi amaçlarla kullanılacağını kurala bağlamakla yetinmemiş, ilke ve yöntemlerinin de yasayla belli edilmesi koşulunu aramıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dikkatinizi çekmek istiyorum, Anayasa Mahkemesinin yorumuna göre, Anayasa, merkezî yönetimin idarî vesayet yetkisini zorunlu görmektedir ve bu yetkinin yerel yönetimlerde özerkliği zedelemeden kullanılmasını istemektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; eski yasada merkezî yönetime bütçeyle ilgili olarak verilen idarî vesayet yetkisinin, il özel idarelerinin özerkliğini zedelemeyen, onların bütçeyle ilgili bağımsız karar alabilmelerine engel olmayan bir düzenleme olduğu söylenebilir. Eğer bu yetkiler içinde il özel idarelerinin özerkliğine zarar getiren düzenlemeler varsa, bunlar yeniden düzenlenebilirdi.

Anayasa Mahkemesinin yorumları böylesine net, böylesine açıkken, bu yasa tasarısı, bütçe süreci içinde, merkezî yönetime hiçbir idarî vesayet yetkisini vermiyor. Peki, size sormak istiyorum Sayın Başkan, değerli milletvekilleri: Anayasanın öngördüğü yönetim biçimine uygun olmayan bir düzenlemede neden bu kadar ısrar ediyorsunuz?

Bütçe bir araçtır, hem de idarede bütünlüğü ve kamu görevlerinde birliği sağlamanın, toplum yararının korunmasının ve mahallî ihtiyaçların gereği gibi karşılanmasının en önemli araçlarından biridir bütçe. Bu açıdan bakıldığında bütçe, aynı zamanda, Anayasanın zorunlu gördüğü idarî vesayet yetkisinin yerine getirilmesinin de en uygun araçlarından biridir. Nitekim bu anlayış, yerel yönetim reformu tasarılarından biri olarak sunulan ve AKP İktidarı tarafından yasalaştırılan 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununa da egemen olmuştur. Bu Yasanın 25 inci maddesinde, yönetimde bütünlük sağlamak amacıyla, büyükşehir belediyesine, ilçe ve ilk kademe belediyelerinin bütçeleri üzerinde vesayet denetimi yapma yetkisi verilmiştir. Büyükşehir belediyesinin ilçe ve ilk kademe belediyelerinin bütçelerini kabul ederken yapacağı vesayet denetimi, somut, sınırları belli, makul, haklı nedenlere dayandırılmıştır. 25 inci maddenin üçüncü fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde yer alan yetkiler, kesinleşmiş belediye borçları için bütçeye konulması gerekip de konulmamış ödeneği ekleme, belediyenin tahsile yetkili olmadığı gelirleri çıkarma, kanunî sınırlar üzerinde veya kanunî sınırların altında belirlenmiş olan vergi ve harçların oran ve miktarlarını kanunda öngörülen sınırlara çekme, bütçe metnindeki kanun, tüzük ve yönetmeliklere aykırı madde ve ibareleri çıkarma veya değiştirme gibi yetkilerdir. Büyükşehir Belediyesi Kanununun ilgili maddesinin fıkralarını size saydım. Adalet ve Kalkınma Partisi bu yasayı çıkardı.

Şimdi, burada bir acayiplik ortaya çıkmıyor mu, Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; AKP, Büyükşehir Belediyesi Kanununda, idarede bütünlüğü sağlamak amacıyla, büyükşehir belediyesine, ilçe ve ilk kademe belediyelerinin bütçeleri üzerinde vesayet denetimi yapma yetkisi veriyor; ancak, iktidar, idarede bütünlüğün sağlanması açısından zorunlu olan benzer yetkiyi, yani, il özel idarelerinin bütçeleri üzerinde vesayet denetim yetkisini merkezî yönetime vermiyor. Bunu anlamak ve kabul etmek mümkün değil; az önce söyledim, 1990 tarihindeki Anayasa Mahkemesinin yorumu ışığında, kabul etmek ve anlamak mümkün değil.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; mahallî müşterek ihtiyaç olarak nitelendirilerek, merkezî idareden alınıp il özel idarelerine verilen görev ve hizmetler, çok büyük bir olasılıkla, merkezî idarenin yerel yönetimlere transfer edeceği kaynaklarla, paralarla yerine getirilecektir, öyle değil mi. Gökten zembille inmeyecek bu paralar! Ama, merkezî idarenin, il özel idarelerinin bütçeleri üzerinde vesayet yetkisi olmayacaktır. Ayrıca, merkezî idarenin, il özel idarelerinin stratejik planları üzerinde de hiçbir idarî vesayet yetkisi bulunmayacaktır.

Söz konusu düzenlemeler, hükümetin, saydamlığı artırma ve hesap verme sorumluluğunu oluşturma iddialarının da havada kaldığını göstermektedir; çünkü, tasarı, kalkınma planları, yıllık programlar, orta vadeli harcama programları, stratejik planlar ve yıllık performans planları arasında bir uyum olması gerektiğini de görmezden gelmektedir, böylesine önemli bir gerçeği atlamaktadır.

Bütçe ve stratejik plan dokümanları, hesap verme sorumluluğu ve saydamlık kavramlarının yaşama geçirilmesi için gerekli olan en önemli belgelerdir. Merkezî yönetimin, bu süreçlerde, il özel idareleri üzerinde vesayet denetimi yetkisinin olmaması, il özel idarelerine transfer edilen fonların kullanılmasında, hesap verme sorumluluğunun gözetilmesinde ve saydamlığın sağlanmasında sorunlar yaratacaktır; dikkatlerinizi çekmek istiyorum.

Tasarıda, hesap verme-sorumluluk ilişkilerinin nasıl kurulacağına ve bu ilişkinin hangi temeller üzerinde geliştirileceğine ilişkin hiçbir düzenleme yoktur. Bu eksiklik, esasen, başlı başına bir sorun iken, bütçe ve stratejik planlar üzerinde merkezî yönetime hiçbir vesayet yetkisi de verilmemektedir. Söz konusu eksiklikler, hem Anayasanın öngördüğü yönetim biçimine uygun değildir hem de saydamlık ve hesap verme sorumluluğu kavramlarına tamamen ters düşmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasanın öngördüğü yönetim biçimine uygun düşmeyen, saydamlığa ve hesap verme sorumluluğuna gereken önemi vermeyen bu tasarının, Anayasa Mahkemesinden döneceğini şimdiden söylemek kehanet olmasa gerektir diye düşünüyorum; dikkatlerinizi çekiyorum.

Bu düşüncelerle, hepinize en iyi dileklerimi, sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ). “24.6.2004 tarihli ve 5197 sayılı il özel idaresi kanunu ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maıddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ile plan ve bütçe komisyonu rap.( ss. 791 )”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 17 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-22-2005-02-17-24-6-2004-tarihli-ve-5197-sayili-il-ozel-idaresi-kanunu-ve-anayasanin-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
