# Yatırımların ve istihdamın teşviki ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.880)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim
- **Tarih:** 12 Mayıs 2005
- **Gündem:** YATIRIMLARIN VE İSTİHDAMIN TEŞVİKİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.880)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-22-2005-05-12-yatirimlarin-ve-istihdamin-tesviki-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapi-3

> Enis Tütüncü (CHP), 12 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YATIRIMLARIN VE İSTİHDAMIN TEŞVİKİ İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.880)); konuşma 1.180 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ)- Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerinde söz almış bulunuyorum; sözlerime başlarken hepinizi en iyi dileklerimle, sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle belirtmeliyim ki, özellikle istihdamın artırılması ve işsizlikle mücadele açısından eksik ve fakat, iyi niyetli çabaların yoğunlaştığı bir yasa tasarısını görüşüyoruz. Bu yasa tasarısının hangi konularda eksikleri ve hangi konularda yanlışları olduğuna ve bazı illere nasıl haksızlıklar yapıldığına benden önceki milletvekili arkadaşlarım gereğince, yeterince değindiler. Ben konuşmamda sadece üç konuya dikkatlerinizi çekmek istiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu tasarı, istihdam yaratması açısından, mevcut yasaya göre; yani, 5084 sayılı Yasaya göre dumura uğratılmış bir tasarıdır. Daha onbeş ay önce çıkarılan 5084 sayılı Yasada, 1 kişilik istihdam yaratsa dahi yatırımın teşvikten yararlanma olanağı vardı. Şimdi, teşviklerden yararlanmak için en az 30 kişiye istihdam yaratılması gerekecek. Özellikle, Doğu ve Güneydoğu Anadoludaki illerimizden kaç işadamı 30 veya daha fazla işçi çalışan yatırım yapabilecek; bunu takdirlerinize sunuyorum.

Teşvik Yasasına karşı IMF'nin tepkisini biliyoruz. IMF, Teşvik Yasasının, Stand-by Anlaşmasında öngörülen bazı koşullara aykırı geleceği düşüncesiyle buna belirli bir müddet muhalefet etti; bunu biliyoruz. AKP olarak birçok konuda IMF'nin dayatmalarına teslim olduğunuzu biliyoruz. İstihdam açısından mutlaka bir sınır getirilmesi zorunlu ise, en az 30 kişi çalışma şartını 10 kişiye indirebilirdik. Bunu gerçekleştirme fırsatı hâlâ önümüzde, hâlâ elimizde ve bunda mutlak bir gereklilik vardır. Neden gereklilik vardır Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bakınız, Türkiye'nin bir numaralı risk alanı, işsizlik, açlık ve yoksulluktur. İşsizlik, açlık ve yoksulluk, Türkiye'de, toplumsal barışı, huzuru ve istikrarı tehdit edici bir noktaya gelmektedir. Devlet İstatistik Enstitüsünün verileri Türkiye'deki işsizlik sorununun gerçek ve fakat korkunç boyutunu ne yazık ki gösteremiyor. Şunu kesinlikle iddia ediyoruz: Gerçek işsizlik sayısı 10 000 000'a yaklaşıyor Türkiye'de. Bugün işsizlik sorunuyla tanışmamış ailelerin sayısı parmakla gösterilecek kadar azdır. Bu nedenle ailede gelir getiren kişi başına ekonomik açıdan bağımlı olanların sayısı giderek artıyor; bu durum, ailede kişi başına düşen somun miktarının, ekmek miktarının daha da küçülmesine yol açıyor; böylece, açlık tehlikesi yaygınlaşıyor, ülkemizde yoksulluk giderek derinlik kazanıyor.

Bugün açlık sınırı Türk-İşe göre 528 Yeni Türk Lirası, Kamu-Sene göre ise 668 Yeni Türk Lirası, asgarî ücret ise net 350 Yeni Türk Lirasıdır. Buna göre, asgarî ücretle çalışan ne kadar yurttaşımız varsa tümü açlık sınırının altında yaşıyor demektir. Öte yandan, aylık geliri asgarî ücretin, yani 350 Yeni Türk Lirasının üstünde; ancak, 528 Yeni Türk Lirasının altında olan çiftçi, işçi, memur, küçük esnaf ve sanatkâr, milyonlarca çalışan yurttaşımızın tümü açlık sınırı altına düşmüş oluyorlar.

Düşünebiliyor musunuz Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biz eskiden işi gücü olmayanları yoksul sayıyorduk, şimdi, çalışanların, yani işi gücü olanların yoksulluğundan hatta açlığından söz eder duruma düştük. Ayrıca, Sosyal Sigortalar Kurumu, Emekli Sandığı ve Bağ-Kurdan emekli, dul ve yetim maaşı alan yurttaşlarımızın gelirlerine bakıyoruz, bunların da ezici çoğunluğunun açlık sınırı altına düşmüş olduğunu üzülerek tespit ediyoruz. Yineliyorum, Türkiye'nin bir numaralı risk alanı, işsizlik, açlık ve yoksulluk sorunudur. Bu sorunla karşı karşıya olan yurttaşlarımızın sayısı, bugün 24 000 000 kişiye yaklaşmaktadır. Bu risk alanındaki kritik noktanın nerede olduğunun doğru bir şekilde tahmin edilmesi, Türkiye'nin geleceği açısından yaşamsal önemde görülmelidir. Bu kritik nokta, söz konusu yurttaşlarımızdan, yani, sayıları 24 000 000'a yaklaşan yurttaşlarımızdan ne kadarının daha ne kadar süre açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşamaya tahammül göstereceği noktasıdır. Bu kritik noktanın hükümet tarafından doğru bir şekilde tahmin edilmesinin önemine dikkatinizi çekmek istiyorum. Eğer, bu kritik nokta yakalanamazsa ve gereği yapılamazsa, Türkiye'de olası bir toplumsal patlama tehlikesi giderek artacaktır Sayın Başkan, değerli milletvekilleri. İşte bu nedenle, görüştüğümüz tasarıyla getirilen en az 30 işçi çalıştırma şartının kaldırılması veya -önerge verdi Cumhuriyet Halk Partisi; önerge verdik; 10 kişiye indirilmesi konusunda önerge verdik- 10 kişiye indirilmesi, gerçekten, az önce söylediğim işsizlik, açlık ve yoksullukla mücadele açısından kaçınılmaz görünüyor. Eğer bu yapılmazsa -hâlâ fırsat var, şans var- eğer, bu düşünülmezse, yapılmazsa, bu yasanın ismi -kusura bakmayın- "seçmene selam, IMF'ye devam yasası" olacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; işaret etmek istediğim ikinci eksiklik, organize sanayi bölgelerinin teşvik açısından es geçiliyor olmasıdır. Organize sanayi bölgelerinde altyapı, yol, su, elektrik, arıtma, telefon gibi temel altyapılara yıllardır çok büyük kaynaklar yatırılmıştır ve bu yoksul halkın, yıllardır, dişinden tırnağından, eğitiminden sağlığından kesilen kaynaklarla organize sanayi bölgeleri kurulmuş. Şu anda organize sanayi bölgelerinin Türkiye'de ortalama doluluk oranı yüzde 45'ler civarında. Bazı organize sanayi bölgeleri ise bomboş, 1 kuruşluk yatırım dahi henüz o organize sanayi bölgelerine getirilmemiş durumda.

Örneğin, Tekirdağ'ın Hayrabolu İlçesinde organize sanayi bölgesi geçen yıl tamamlandı, yine, Tekirdağ'ın bir diğer ilçesi olan Malkara'nın organize sanayi bölgesi ise bu yıl tamamlanıyor. Her ikisine de, henüz, tek bir yatırımcı dahi gelmiş değil.

Şimdi, bunları atıl halde tutacağız; yani, yıllardan bu yana organize sanayi bölgelerine yapılan yatırımları atıl halde tutacağız, teşvik kapsamında olan illerde ise bedelsiz arsa tahsisi yapacağız. İşadamlarından da buralara yol, elektrik, su, telefon gibi altyapı yatırımlarını yapmalarını bekleyeceğiz. Yapabilecek gücü olanlar varsa tabiî ki yapsınlar; ama, işletme sermayesine, üretim ve verimlilik artışı için harcanması gereken kıt kaynaklarımız tekrar toprağa, tekrar altyapıya gömülecek. Bu tercih, yatırımların hem topluma hem de müteşebbise olan maliyetinin yükseltilmesi anlamına gelmektedir.

Organize sanayi bölgelerinin teşvik kapsamına alınması, hem buralara yapılan altyapı yatırımlarını bir an önce üretime dönüştürecek hem de teşvik kapsamına giren yatırımların topluma olan, ekonomiye olan maliyetini daha da aşağılara çekecektir.

Sonuçta ne olacak; Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sonuçta Türkiye kazanacak, Türkiye kazançlı çıkacak. Bu nedenle, henüz vakit varken, henüz vakit erkenken, Adalet ve Kalkınma Partisinin saygıdeğer milletvekillerinden bu önerimizin yeniden değerlendirilmesini bilhassa rica ediyoruz.

Sayın Başkan, son olarak, bu Teşvik Yasasıyla Türkiye'nin cari işlemler açığı sorununun giderilmesi ve ekonomide rekabet gücünün artırılması açısından son derece ciddî bir fırsatın kaçırılmakta olduğunu dikkatlerinize sunmak istiyorum. Türkiye, ekonomik geleceğini dış pazarlarda aramak zorundadır. Bu nedenle, Türkiye, yatırımların teşvikinde iki konuyu mutlaka ve mutlaka dikkate almak zorundadır.

Birincisi: Şu anda, dış pazarlarda rekabet gücüne sahip ve ihracatta başarılı olan mevcut sektörler, seçici bir teşvik politikası kapsamına alınmalıdır; teşvik oranları, mevcut sektörler arasında seçilecek endüstri alanlarına göre mutlaka farklılaştırılarak uygulanmalıdır.

İkincisi: Türkiye, geleceğin dünyasında hangi mal ve hizmet alanlarında talep artışı olacağını şimdiden belirlemelidir; yani, Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Kalkınmış olan ülkeler ne yaptıysa biz de onu yapalım; Japonya nasıl yaptıysa, Güney Kore nasıl yaptıysa biz de onu yapalım, tarihte Almanya nasıl yaptıysa biz de onu yapalım. Bu söylediklerim, Amerika'nın yeniden keşfiyle kesinlikle ilgili değil. Türkiye, geleceğin dünyasında hangi mal ve hizmet alanlarında talep artışı olacağını şimdiden belirlemelidir. Söz konusu alanlar, ekonominin geleceğe dönük kilit endüstrileri olarak kabul edilmelidir ve buralarda, bu kilit endüstrilerde KOBİ'ler ekseninde bir yatırım seferberliğine girişilmelidir. Bu alanlardan, biyoteknoloji ve bunun, tarım ve hayvancılık başta olmak üzere, çok sayıda kullanım alanları, elektronik, elektrik, elektromekanik sanayileri, bilgisayar ve yazılım teknolojileri, nükleer fizik gibi ekonomik sektörler önplana çıkmaktadır. Bu sektörlerin, önümüzdeki yıllarda, güneşi yükselen, güneşi yükselecek, yıldızı parlayacak sektörler olacağı kuvvetle tahmin edilmektedir.

İşte, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye, teşvik politikasını, bu tasarıda olduğu gibi, gözü kapalı değil, rasgele değil -incitmek istemiyorum; ama, söyleyeceğim- bilinçsizce değil, teşvik edilecek sektörleri, halihazırdaki dış talep ve rekabet durumuna göre, sektörlerdeki rekabet durumuna göre, geleceğin dünyasındaki talep durumuna ve Türkiye'nin geleceğin dünyasındaki avantajlarına ve rekabet gücüne göre tespit etmelidir. Her sektörü ve her alanı teşvik etme yanlışına kesinlikle düşülmemelidir; çünkü, verilen her Türk Liralık teşvikin faturası...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ). “Yatırımların ve istihdamın teşviki ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.880)”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 12 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-22-2005-05-12-yatirimlarin-ve-istihdamin-tesviki-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapi-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
