# Süt ve süt üreticilerinin sorunları hk

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim
- **Tarih:** 25 Mayıs 2005
- **Gündem:** SÜT VE SÜT ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI HK
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-22-2005-05-25-sut-ve-sut-ureticilerinin-sorunlari-hk

> Enis Tütüncü (CHP), 25 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SÜT VE SÜT ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI HK); konuşma 908 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, süt hayvancılığı ve çiğ süt üretiminin özellikle son bir birbuçuk ay içinde içine düşürüldüğü krizden söz etmek amacıyla, dikkatlerinizi çekmek amacıyla gündemdışı söz almış bulunuyorum; sözlerime başlarken, hepinizi en derin sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya) - Enis Bey, buradayım.

ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Bakanım.

Geldiğiniz için teşekkür ediyorum; çünkü, sizin iyi niyetli çabalarınızı dikkatle izliyorum. Sizin özellikle tarım ve hayvancılık konusunda elinizin kolunuzun nasıl bağlanmış olduğunu görüyorum, izliyorum, ortak aklı önplana çıkarmadaki çabalarınızı takdir ediyorum. Bu nedenle, sizin, bu konuşmamı dinlemek için gelmiş olmanızdan ve bu nedenle de yapacağınız açıklamalardan dolayı şimdiden memnuniyetimi ifade etmek istiyorum.

Süt hayvancılığı ve çiğ süt üretimi, süt fiyatlarındaki düşüş nedeniyle ciddî bir kriz içine sürüklenmektedir. Son bir birbuçuk ay içinde süt fiyatları, ülke düzeyinde belirli değişiklikler göstermekle birlikte ortalama 100 000 lira dolayında gerilemiştir. Şu anda 1 litre sütle, yarım litre pet şişe suyu dahi alınamıyor. Çiğ süt fiyatı ile sanayi sütü fiyatı arasında 3 kat, 3,5 kat, hatta 4 kat fark oluşmuştur; böyle bir çarpıklığı dünyanın hiçbir ülkesinde görmek mümkün değildir.

Sayın Bakanımız süt fiyatlarındaki düşüşü, hayvancılığın teşviki sonucu süt üretiminde meydana gelen son 500 tonluk artışa bağlamaktadır. Kanımca bu gerekçe, özrü kabahatinden büyük olan bir gerekçedir. Hayvancılığın teşvikindeki amaç nedir; üretimin artırılması ve böylece çiftçimizin gelir düzeyinin yükseltilmesi; öyle değil mi değerli milletvekilleri?!

AKP İktidarında sözümona süt üretimi artıyor; ama, bu arada süt fiyatları da düştüğü için, üreticinin önceki yıllarda edindiği hayvanların kazancı da geriliyor. Çiftçimiz Dimyat'a pirince gideceğim diye elindeki bulgurdan da, neredeyse, olur duruma düşmeye başlıyor. Neden böyle oluyor; kanımızca ana neden, SEK'in özelleştirilmesinden sonra çiğ süt piyasasının serbest piyasa koşullarının acımasızlığına terk edilmiş olmasıdır.

Bakınız, süt hayvancılığından ekmek yenilmesi için, 1 litre süt bedeliyle 2 kilogram yem alınması gerekmektedir. Örneğin, Avrupa Birliği ülkelerinde bu oranın korunması için özel bir itina gösterilmektedir; 1'e 2 oranı bozulduğunda, derhal kamu kaynakları harekete geçirilmekte, müdahale alımları başlatılmaktadır ve oran 1'e 2 paritesine ulaşıncaya kadar müdahale alımları sürdürülmektedir. Yani, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Avrupa Birliğinde sütçülük, acımasız, dengesiz piyasa koşullarına terk edilmiş değildir.

Adalet ve Kalkınma Partisi olarak ikibuçuk yıldır iktidardasınız. Kusura bakmayın; ama, bunu söylemek mecburiyetindeyim; mangalda kül bırakmayarak iktidara geldiniz, özellikle süt ve et fiyatlarındaki düzenleyici mekanizmaları neden hâlâ oluşturamadınız? Âlem gider Mersin'e, AKP İktidarı gider tersine!..

Peki, sütçülüğe prim desteği ne âlemde diye sorgu sual edersek, bunun da halk deyimiyle devede kulak kaldığını görüyoruz. Bilindiği gibi, 2005 yılı için normal üreticiye 30 000 lira, kooperatif üyesi olanlara 40 000 lira, damızlık sığır yetiştiricileri birliğine üye olanlara ise 60 000 lira destek öngörülmüştür. Bu destek son derece yetersiz kalmıştır. Bu desteğin ne kadar yetersiz düzeyde kaldığını, geçmiş yıllardan bir örnekle dikkatinize sunayım...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun efendim.

ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan; toparlayacağım.

Örneğin, 1995 yılı kasım ayında sütün litresi 10 500 lirayken, litre başına verilen destek 3 000 Türk Lirasıydı. Bu 3 000 Türk Lirası, 1995 yılının kasım ayındaki o süt fiyatının yüzde 35'ine denk geliyordu. 2005 yılı için kooperatif üyelerine öngörülen 40 000 liralık desteği esas alırsak ve de sütün bugün en yüksek fiyat olan 425 000 liradan satıldığını kabul edersek, genel destekleme oranının yüzde 9'a düştüğü ortaya çıkıyor. 1995'te destekleme oranı yüzde 35, AKP İktidarında destekleme oranı yüzde 9. Eh, ne diyelim, buna da şükür! Adalet ve Kalkınma Partisinin demek ki çiftçiye dönük adalet anlayışı böyleymiş!

Yalnız, buradan sizi uyarıyorum; yıllardır büyük fedakârlıklarla yetiştirilmiş iyi kaliteli süt hayvanları yakında kasapların eline düşebilir; hayvancılık, sütçülük, çok büyük bir darbe yiyebilir, çökebilir.

Sütçülükte durum böylesine yürekler acısı da, besicilikte daha mı iyi. İki sene önce etin karkas ağırlığı kilogramı 8-8,5 milyon Türk Lirası idi; şimdi, 7-7,5 milyon Türk Lirası. Yem fiyatları almış başını gidiyor; ilaç bedelleri yükselmiş; veteriner ücretleri artmış; etin fiyatları gerilemiş. Evet, besicilikte de çökme sinyalleri var. Ne yapmak lazım?.

Sayın Başkan, sözlerimi, izin verirseniz, "ne yapmak lazım gelir"e satır başlarıyla değinerek bağlamak istiyorum ve Sayın Bakanımızın, "ortak aklı önplana çıkaralım ve ortak akılla çözüm arayalım" düşüncesine belki bir katkıda bulunabilirim amacıyla, ne yapmak lazım konusunu satır başlarıyla sizlerle paylaşmak istiyorum.

Süt üreticilerine mağduriyetlerini giderecek ölçüde prim ödemelerini derhal devreye sokunuz. Bu konuda IMF engelini aşmayı mutlaka göze almalısınız. Bırakalım canım artık; yani, IMF'yle bu kadar içli dışlı olmanın anlamı yok. Türkiye, IMF'yle ilgili taahhütlerini yerine getiriyor; ama, özellikle tarım ve hayvancılık konusunda, IMF'yi bazı konularda ikna etmek mecburiyetindesiniz.

Ayrıca, belediyeler ve halk ekmek aracılığıyla halka ucuz süt satılmasını sağlayınız.

Okullarda süt içilmesi projesini tekrar ve daha kapsamlı olarak yeniden başlatınız.

Sütçülüğü ve besiciliği piyasanın olumsuz koşullarından korumak için, uzun dönemli üretim, tüketim ve pazarlama politikaları oluşturunuz. Sayın Bakanımızın bu konuda ciddî çabalar içinde olduğunu biliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, çiftçi, tarım ve hayvancılığın bir an önce ayağa kaldırılması açısından, bu konudaki bütün birikimimizi, Adalet ve Kalkınma Partisinin emrine tahsis ettiğimizi buradan ilan ediyorum.

Süt üretiminin fazla, talebin ise düşük olduğu dönemlerde yapılacak süt alımlarını süttozuna dönüştürecek yatırımları teşvik ediniz.

Süt/yem paritesini, yani, 1'e 2 oranını korumaya dönük destekleme ve denetleme mekanizmalarını bir an önce devreye sokunuz. Sözlerimi bağlarken, şöyle bir mesaj vermek istiyorum:

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bakınız, çiftçi kan ağlıyor. Çiftçiyi ağlatan iktidarların sonu daima hüsran olmuştur. Çiftçi, sizi defterden silmeye başladı. Henüz vakit erkenken, henüz vakit varken, ne kadar vakit kaldı, bilemiyorum; ama, henüz vakit varken, tarım ve hayvancılığa nefes aldıracak politikaları bir an önce uygulayınız. Ekonomik açıdan vurgun yemiş milyonlarca çiftçi adına, bunu sizden talep ediyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle, hepinizi en iyi dileklerimle, sevgilerle, saygılarla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ). “Süt ve süt üreticilerinin sorunları hk”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 25 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-22-2005-05-25-sut-ve-sut-ureticilerinin-sorunlari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
