# Yüksek öğretim kurumları teşkilatı kanunu ile 78 ve 190 sayılı khk lerde değ.yap.hk.kan.tas.(ss. 1039) 15 ilde üniversite kurulması hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim
- **Tarih:** 29 Aralık 2005
- **Gündem:** YÜKSEK ÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNU İLE 78 VE 190 SAYILI KHK LERDE DEĞ.YAP.HK.KAN.TAS.(SS. 1039) 15 İLDE ÜNİVERSİTE KURULMASI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-22-2005-12-29-yuksek-ogretim-kurumlari-teskilati-kanunu-ile-78-ve-190-sayili-khk-ler

> Enis Tütüncü (CHP), 29 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEK ÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNU İLE 78 VE 190 SAYILI KHK LERDE DEĞ.YAP.HK.KAN.TAS.(SS. 1039) 15 İLDE ÜNİVERSİTE KURULMASI HAKKINDA); konuşma 810 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz kanun tasarısının ek 62 nci maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Gruba adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Tekirdağ'da üniversite kurulması çabaları oldukça eski yıllara dayanmaktadır. Bunun gerçekleştirilmesi, bu döneme, bu Parlamento dönemine kısmet oldu. Bu nedenle, Sayın Bakan, size ve şahsınızda hükümetinize teşekkür ediyoruz.

Aslında, Tekirdağ'da üniversite kurulması isteği ve çabaları, özellikle 1980'li yıllarda hız kazanmaya başlamıştır. Bu nedenle, üniversite kuruluşunda, geçmiş dönemdeki bütün siyasî partilerin, bunların gelmiş geçmiş bütün yönetici ve milletvekillerinin, Tekirdağ'da görev yapan bütün merkezî ve mahallî yöneticilerin, ayrıca, bu iddiayı sürdüren, isimli isimsiz, çok sayıda Tekirdağlı hemşerimizin katkısı vardır. Bu nedenle, buradan hepsine teşekkürlerimizi ve şükranlarımızı sunuyoruz. Biliyorum ki, onların katkıları, en az bizim buradaki katkımız kadar önemlidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tekirdağımızın tarihi, Milattan Önce 4 000'li yıllara kadar uzanmaktadır. İlimizin kapladığı topraklar, 1362 yılından itibaren Osmanlı Sultanı I. Murad'la birlikte Türk Milletinin yurdu haline gelmeye başlamıştır. Bu noktada, güzel Tekirdağımızın unutamadığı ve Tekirdağlılara onur kazandıran olaylardan dördünü size anımsatmak istiyorum.

1840 yılında, vatan ve özgürlük şairi Namık Kemal ilimizde doğmuştur.

Mustafa Kemal, Çanakkale'de destan yaratan meşhur 19 uncu Tümeni Tekirdağ'da savaşa hazırlamıştır. 19 uncu Tümene, Tekirdağ merkez ve ilçelerinden çok sayıda evladı fatihan katılmış ve bunların tümüne yakını Çanakkale'de şehit düşmüştür. Onları, daima rahmetle, şükranla ve saygıyla anıyoruz.

Kurtuluş Savaşında Yunan işgali yaşayan Tekirdağlılar, çeteli direniş güçleriyle işgal ordusunun bir güçlü tümenini Tekirdağ'da, Trakya'da tutmayı başarmışlardır. Yunan Genelkurmayına göre, o tümen eğer zamanında Anadolu'ya kaydırılmış olsaydı, Kurtuluş Savaşının kaderi değişebilirdi.

Nihayet, Atatürk, harf devrimi uygulamasında, 1928'te Tekirdağ'a gelmiş ve Başöğretmen olarak ilk dersi burada vermiştir.

Bilindiği gibi, Namık Kemal, ünlü şiirinde insanlığa ve dünyaya şöyle haykırmıştır:

"Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini,

Yoğimiş kurtaracak bahtı kara maderini."

Ve yıllar sonra, Gazi Mustafa Kemal, Anadolu'dan, bu çığlığa, bu haykırışa şöyle yanıt vermiştir:

"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,

Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini." (AK Parti sıralarından "AK Parti" sesleri)

Yani, arkadaşlarımız "AK Parti" diyorlar. Yani, bu kadar partizanlığa pes doğrusu! Yani, burada, çok ciddî bir anıyı sizlerle paylaşmak istiyorum. Tabiî ki, bu durumu, bu arkadaşlarımızın, AK Partinin, bahtı kara maderini Türkiye'nin, kurtaracağı sözlerini, yüce milletimizin takdirlerine sunuyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tekirdağ, il dışından en fazla göç alan illerimizden biridir. Türkiye'nin özellikle gerice yörelerinden, ekmek parası uğruna kopup gelen yoksul Anadolu insanını, Tekirdağlılar, yıllardır bağırlarına basmaktadırlar. Özellikle Erzincan, Tunceli, Sivas, Tokat, Trabzon, Sinop, Gümüşhane gibi illerden göç eden yurttaşlarımız…

MEHMET YILDIRIM (Kastamonu) - Kastamonu…

ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla) - Evet, Kastamonu da var.

…Tekirdağ'da, kendi alt kimlikleriyle, kültürleriyle, göğüslerini gere gere özgürce yaşamaktadırlar. İnsanı en yüce değer gören Anadolu hümanizmasının, Balkanlardaki insan, sevgi ve dayanışma kültürü ışığında, bu toprağın insanı, kendi geleceğini kendi elleriyle oluşturma hakkını ve bunun haklı gururunu Tekirdağlılarla bir arada yaşamaktadır.

Tekirdağ nüfusunun, şu anda, yaklaşık yüzde 70'i şehirlerde yaşamaktadır. Çerkezköy, Çorlu ve Muratlı, sanayiin hızla geliştiği ilçeler olarak önplana çıkmaktadır. Malkara ve Hayrabolu organize sanayi bölgeleri bitirilmiş durumda, önemli yatırım potansiyelleriyle, ciddî ve yaratıcı işadamlarını beklemektedir.

Biz Tekirdağlılar, 21 inci Yüzyılda nasıl bir Tekirdağ istediğimiz üzerinde yıllardır tartıştık, tartışıyoruz; şöyle bir düşünce önplana çıkmaktadır: Tekirdağ, 21 inci Yüzyılda, güçlü bir tarım ve hayvancılık temelinde, ulaştırma alt sektörlerinin birleştiği bir üniversite, kültür ve turizm merkezi olmalıdır. Ulaştırma alt sektörleri açısından Tekirdağ, Avrupa'da, Kiev'e kadar uzanan bir coğrafyanın, yani Ukrayna, Romanya, Bulgaristan, Makedonya gibi ülkelerin, demiryolu, otoyolu, havayolu bağlantıları ile denizyoluna, yani, Tekirdağ Limanına bağlandığı, söz konusu ülkelerin Ege'ye, Akdeniz'e, oradan da Süveyş Kanalıyla okyanuslara açılan çıkış kapısı konumuna getirilmelidir. İstanbul limanının alternatifi olarak geliştirilmelidir. İşte, bu çıkış kapısı konumuyla güçlü bir tarım ve hayvancılık temelinde Tekirdağ, bir üniversite kültür ve turizm kenti olarak gelişmesini sürdürmelidir. Tekirdağ'da yaşayan insanların çoğu bunu istiyor. İnsanlarımız, çevreye, doğaya ve dolayısıyla insan yaşamına zarar veren kirli, ağır, dengesiz sanayileşmeyi, en azından, Tekirdağ merkezinde; Merkez İlçede istemiyor.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; işte, Tekirdağ'ın gelecekteki kentsel kimliğinin belirlenmesi açısından, bugün, burada, tarihî bir günü yaşıyoruz, kritik bir virajı alıyoruz. İlimizde, halihazırda, Tekirdağ Ziraat Fakültesi ve Çorlu Mühendislik Fakültesi ile merkez ilçe ve ilçelere dağılmış 10 yüksekokul olmak üzere, toplam 12 yükseköğrenim kuruluşu vardır. Buralarda 37'si profesör, çeşitli unvanlarda toplam 356 akademik personel görev yapmaktadır. 2004-2005 öğrenim yılında öğrenci sayısı olarak, yaklaşık 8 500 kişi Tekirdağ'da bulunmaktadır. Kredi ve Yurtlar Kurumuna ait yurt kapasitesi ise 3 100 dolayındadır.

Sayın Başkan, bu durumuyla Tekirdağ, üniversite kurulmasını, aslında, yıllar önce hak etmiş konumdadır. Nitekim, YÖK'ün derecelendirmesinde de Tekirdağ bu nedenle birinci sırada çıkmıştır.

Ek madde 62 ile Tekirdağ'da Namık Kemal Üniversitesi kuruluyor. Mevcut fakülte ve yüksekokul potansiyeline ek olarak bir tıp fakültesi ve bir de fen-edebiyat fakültesi ile üniversite üstü diploma mastır ve doktora derecelerini verecek 3 adet de enstitü kuruluyor; sosyal bilimleri enstitüsü, fen bilimleri enstitüsü ve sağlık bilimleri enstitüsü.

Sayın Başkan, Tekirdağ kamuoyunda üniversitenin ismi konusunda bir tartışma yaşanmaktadır. Kamuoyu şu anda ikiye ayrılmış durumdadır. Bir bölümü, üniversite isminin "Namık Kemal Üniversitesi" olmasını…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapandı)

ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkan.

---

**Kaynak gösterme:** Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ). “Yüksek öğretim kurumları teşkilatı kanunu ile 78 ve 190 sayılı khk lerde değ.yap.hk.kan.tas.(ss. 1039) 15 ilde üniversite kurulması hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 29 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-22-2005-12-29-yuksek-ogretim-kurumlari-teskilati-kanunu-ile-78-ve-190-sayili-khk-ler (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
