# Bankacılık kanunda değişiklik yapılması hakkında (s.s. 1078)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim
- **Tarih:** 8 Mart 2006
- **Gündem:** BANKACILIK KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S. 1078)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-22-2006-03-08-bankacilik-kanunda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-1078-2

> Enis Tütüncü (CHP), 8 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BANKACILIK KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S. 1078)); konuşma 307 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ) - Teşekkür ederim Sayın Başkan. Benim, Sayın Bakana bir sorum olacak. Yalnız, izin verirseniz, Sayın Başkan, bu sorumdan önce, bundan önce sorduğum sorunun yanlış anlaşıldığını gördüm; bu soruya, kısa da olsa bir açıklama getirmek istiyorum.

Sayın Bakanımız, aslında, sorduğum iki sorunun birisine yanıt vermediler, yazılı verecekler; ama, aktif büyüklüklerle ilgili soruya gerçekten ayrıntılı yanıt verdiler, kendisine teşekkür ediyorum; ancak, bu yanıtın, benim sorumun yanlış anlaşıldığına dönük bir yanıt olduğunu kavramış bulunuyorum. Şöyle: Ben, aktif büyüklüklerle ilgili bir soru sormadım. Gerçekten, Türkiye'deki bankacılık sisteminin aktif büyüklüklerinin gayri safî millî hâsılaya oranı çok düşük, aktif toplamları çok düşük ve toplamda da çok düşük, yüzde 71. Oysa, Avrupa Birliği ülkelerinde ortalama yüzde 280. Burada çok ciddî bir yetersizlik var ve Sayın Bakan da, bu yetersizliği son derece güzel bir şekilde dile getirdiler.

Benim sormak istediğim konu, bu yetersiz aktif büyüklüğü içinde bir yoğunlaşma; 4 ya da 5 bankanın, aktif büyüklüğü içinde, bu düşük orandaki aktif büyüklüğü içinde yüzde 61 oranına çıkmış olması. Beş yıl önce yüzde 48'di. Geçmiş dönemlerde, bu sorun, daha doğrusu bu olay, yoğunlaşma olayı çok tartışıldı, olumsuz görüldü. Acaba, içinde bulunduğumuz koşullarda bu nasıl görülüyor? Eğer bu yetersiz aktif büyüklüğü oranında, durumunda diyelim, yoğunlaşma artarsa, yani, 4 ya da 5 bankanın, aktif toplamı içindeki oranı yüzde 61'den yüzde 71'e, yüzde 81'e çıkarsa ne olur ve bu durumda hükümetin politikası nedir, ülkenin geleceği açısından? Bu soruma açıklık getirme fırsatını verdiniz, teşekkür ederim.

Şimdi, sorumu soruyorum Sayın Başkanım: Türkiye'de kredilerin millî gelir içindeki payı yüzde 20. Oysa, Avrupa Birliği ülkelerinde yüzde 150; Japonya'da, Amerika'da daha fazla. Yani, bankacılık sektörü büyümeyi finanse edemiyor; edemiyor, ne oluyor; tarıma kredi verilemiyor, reel ekonomiye kredi verilemiyor, ihracatçıya verilemiyor, küçük esnaf, sanatkâra verilemiyor, verilemiyor, verilemiyor ve büyüme, reel ekonominin dışında, dışborçla finanse edilmeye çalışıyor. Şimdi, bankacılığın kredi hacminin artırılması yaşamsal önemde. Bunun için, hükümetin düşünebildiği yönlendirici politikaları nedir, özendirme politikaları nedir?

---

**Kaynak gösterme:** Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ). “Bankacılık kanunda değişiklik yapılması hakkında (s.s. 1078)”. TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim tutanağı, 8 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-22-2006-03-08-bankacilik-kanunda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-1078-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
