# Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile fildişi sahili (kotdivuar) cumhuriyeti hükümeti arasında ekonomik ve teknik işbirliği anlaşması hk.(s.s.5)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim
- **Tarih:** 4 Ekim 2007
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE FİLDİŞİ SAHİLİ (KOTDİVUAR) CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA EKONOMİK VE TEKNİK İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI HK.(S.S.5)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-23-2007-10-04-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-fildisi-sahili-kotdivuar-cumhuriyet

> Enis Tütüncü (CHP), 4 Ekim 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE FİLDİŞİ SAHİLİ (KOTDİVUAR) CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA EKONOMİK VE TEKNİK İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASI HK.(S.S.5)); konuşma 866 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, görüşülmekte olan kanun tasarısının 1’inci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum, hepinizi en iyi dileklerimle, sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, bu, gerçekten, çok önemsiz ya da çok önemli olmayan, sıradan bir kanun gibi gözüküyor değerli arkadaşlarım. Ama, Türkiye’nin kalkınma stratejisinin ne olması gerektiği açısından, kanımca, stratejik önemde bir kanun tasarısıdır. Onun da ötesinde, biraz sonra bazı sorular soracağım ve Sayın Bakanın ve Hükûmetin burada yanıtlamasını rica edeceğim. Kalkınma stratejisiyle ilgili –çünkü, burada stratejiden söz ediliyor- Hükûmetin ne kadar gerçeklerden uzak olduğunu sorularla burada ispat etmeye çalışacağım. Çünkü, artık, bazı konularda Türkiye’nin geleceğe dönük, dünyadaki iddiasının ne olduğu konusunda Hükûmetin en azından böyle kanunlarda ciddi bir şekilde buraya çıkıp Hükûmet yetkililerinin ciddi bir şekilde konuşmasını talep ediyoruz. Beş yıldan bu yana bu konuda hiçbir şey gelmedi Hükûmetten.

Bakınız, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi, bu yasa ile ülkemizde rekabet düzeyi azalan sektörlerin Afrika kıtasına doğrudan yatırım olarak aktarılması düşünülüyor. Şimdi, hemen söyleyeyim, Afrika kıtası, potansiyeli itibarıyla Türkiye’nin kalkınması açısından, dış pazarlara yönelmesi açısından stratejik pazarlardan biridir ve bu arada, Fildişi Sahili’nin bu çerçevede seçilmiş olması da isabetli bir tercihtir. Neden? Çünkü, Batı Afrika Ekonomik ve Parasal Birliği ekonomisinin yüzde 40’ını teşkil ediyor ve yasa tasarısında 10 milyar dolarlık bir ticaret hacmine sahip olduğu söyleniyor, bugünkü rakamlara göre 15 milyar dolar, düzeltiyorum.

Şimdi, biz, bu pazara, Türkiye’de rekabet gücü düşmüş, yitirilmiş olan sektörlerimizi doğrudan yatırıma yönlendireceğiz. Şimdi, benden önce burada grup adına konuşan Milliyetçi Hareket Partisinden değerli milletvekili arkadaşımız, burada, konuya dış ticaret dengesi açısından yaklaştı ve Türkiye’nin Fildişi Sahili’ne bile dış ticaret açısından açık verdiğini de ifade etti ve Türkiye’de neden bazı sektörlerin rekabet gücünü yitirmiş olduklarını dile getirdi ve rekabet gücünü bazı sektörlerin yitirmiş olmasının nedenini de Sayın Milliyetçi Hareket Partisi Sözcüsü, uygulanan yanlış ekonomik politikalara bağladı; belirli ölçüde doğrudur.

Değerli arkadaşlarım, bu yaklaşımın ötesinde düşünmek mecburiyetindeyiz. Burada biz, dünya çapında, acaba önümüzdeki dönemde hangi mal ve hizmetlere dünya talebi yoğunlaşacaktır yani önümüzdeki dönemde Türkiye, hangi sektörlerde dünya çapında iddialı olabilecek yeni bir kalkınma stratejisini, sanayileşme stratejisini yürürlüğe koymalıdır?

Şimdi burada, izin verirseniz, ben konuya gerçek boyutuyla değinmek istiyorum. Dünyada yeni teknolojik devrim süreciyle başlayan globalleşme olgusunun en acımasız ve en karmaşık bir zaman kesitini yaşıyoruz. Dünyada bazı sanayilerin güneşi yükseliyor, bazı sanayilerin güneşi batıyor, bazı sanayiler de şu ya da bu şekilde varlığını uluslararası rekabet açısından, dünyada mal ve hizmet talebinin geleceği açısından sürdürmeye çalışıyor.

Şimdi, ben, buradan Hükûmete seslenmek istiyorum. Son yapılan planda göremedik, Türkiye’miz, geleceğin dünyasında hangi alanlarda iddialı olacaktır? Yani, Türkiye, acaba… Burada, çıksın Sayın Bakan ve Hükûmet sözcüleri yanıt versin. Türkiye, önümüzdeki beş yıllık dönemde, yedi yıllık dönemde -hadi yedi yıllık plan yaptık- dünyada yükselen sanayilerde nasıl bir yatırım politikası, nasıl bir yatırım stratejisi götürmeli? Yok böyle bir şey.

Şimdi, zımnen, burada rekabet gücü yitirilmiş olan sektörleri dışarıya açacağız derken ve zımnen, güneşi batan sanayileri dışarıya açacağız, iddiası var burada. Peki, güneşi yükselen sanayilerde ne yapacaksınız? Hangi sanayileri seçtiniz? Güneşi yükselen sanayiler hangileridir? Bırakalım onu, beş yıldan bu yana iktidardasınız, sanayi envanteri var mı bu ülkenin? Sanayi envanterini ne zaman açıklayacaksınız? Ne zaman yapacaksınız? Sayın Bakan burada, kendisi zamanında söylemişti “Sanayi envanteri yok.” diye. Çıksın burada, Sayın Bakan söylesin “Sanayi envanteri var.” diye. Sanayi envanterini yapamadınız beş yıldan bu yana.

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) – Var, var; siz de biliyorsunuz, var.

ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla) - Yani, hangi sektörleri, ne kadar, hangi düzeyde, nasıl koruyacaksın? Avrupa Birliğine giriş süreci belli, Dünya Ticaret Örgütünün kuralları belli. Söyleyebilir misiniz, hangi yükselen sanayilerde, nasıl bir stratejiyle, Türkiye’nin, geleceğin dünyasında, dünya ekonomisinde “kazananlar” safında yer almasını sağlayacaksınız? Konu budur. AKP’nin var mı acaba dünyasında böyle konular? Sizin dünyanızda ne var, biliyor musunuz: Faiz, rant, paylaşım, sıcak para. Sanayileşme var mı, sanayileşme? Üretim var mı, üretim? (CHP sıralarından alkışlar) Yok, yok değerli arkadaşlarım.

Bakınız, konunun daha iyi anlaşılması için -evvelsi gün bir gündem dışı konuşma almıştım, yarım kaldı- size biraz bilgi vereyim de bilgilenin değerli milletvekilleri. Dünyada yükselen sanayiler altı dalga hâlinde geliyor, bakınız, altı dalga hâlinde geliyor.

İlk dalga nedir biliyor musunuz: Biyoteknolojiye dayalı tarımsal faaliyetler. Tarımsal faaliyetler biyoteknolojiye dayalı. Yükselen dalga, birinci dalga… Türkiye ne yapıyor bu konuda? Hangi iddiayı ortaya koyuyor? Yok. Balıkçılık hariç su ürünleri üretimi, “aquacultural” diyorlar buna. Var mı bu konuda Türkiye’nin dışarıya, bu yükselen, birinci dalgada yükselen bu sanayileşme sürecinde iddiası nedir? Çevrenin iyileştirilmesi; hidrolik, güneşe dayalı elektrik üretimi. Bakınız, birinci dalgada bunlar var.

İkinci dalgada, kişiye özgü modacılık, plastik, seramik, yeni malzemeler, hafif sanayiler, kitlesel, kentsel ulaşım, uçak üretimi, havaalanı yapımı, robot üretimi sanayileri yer alıyor. Evet, söyleyiniz bakalım, siz bu ikinci dalga sanayilerinde Türkiye’yi nasıl ileriye dönük bir açılımla hazırlıyorsunuz? Yok böyle bir şey, düşünmemişsiniz.

Bakınız, üçüncü dalga: İş hizmetleri, faks, muhasebe, denetleme, vergilendirme, telebilgisayar uygulamaları. Yine üçüncü dalgada, kişisel hizmetler yani finansal, tıbbi çocuk bakımı, yaşlı bakımı, sosyal hizmetler. Yine üçüncü dalgada kişisel perakendecilik ön plana çıkıyor.

Dördüncü dalgayı söyleyeyim: Elektronik kütüphanecilik, bireyselleştirilmiş öğrenim, elektronik veri bankaları, yüksek teknoloji hizmetleri, eğlence ve turizm. Burada, gerçekten, sizden önceki hükûmetlerden miras bir politikamız var.

Beşinci dalgada, yazılım, nanoteknoloji, genetik ve altıncı dalgada uzay teknolojileri.

Peki, söyler misiniz bana… Bakınız, elimde Türkiye’nin bu çerçevede acaba hangi alanlarda atak yapması, hangi alanlarda geleceğin dünyasında iddialı olabilecek bir üretim seferberliğine, hem de küçük ve orta ölçekli…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile fildişi sahili (kotdivuar) cumhuriyeti hükümeti arasında ekonomik ve teknik işbirliği anlaşması hk.(s.s.5)”. TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim tutanağı, 4 Ekim 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-23-2007-10-04-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-fildisi-sahili-kotdivuar-cumhuriyet (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
