# Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile afganistan islam cumhuriyeti hükümeti arasında tarım alanında teknik, bilimsel ve ekonomik işbirliği protokolünün onaylanması hakkında (s.s.7)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim
- **Tarih:** 9 Ekim 2007
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE AFGANİSTAN İSLAM CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA TARIM ALANINDA TEKNİK, BİLİMSEL VE EKONOMİK İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜNÜN ONAYLANMASI HAKKINDA (S.S.7)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c002/b005/tbmm230020050381.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-23-2007-10-09-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-afganistan-islam-cumhuriyeti-hukumeti

> Enis Tütüncü (CHP), 9 Ekim 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE AFGANİSTAN İSLAM CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA TARIM ALANINDA TEKNİK, BİLİMSEL VE EKONOMİK İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜNÜN ONAYLANMASI HAKKINDA (S.S.7)); konuşma 735 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ) - Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Hazreti Mevlana ve Anadolu felsefesi konusunda gündem dışı söz almış bulunuyorum. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce Hazreti Mevlana'nın 800'üncü yıl dönümünü kutladığımız Orta Çağ karanlığını bir güneş gibi aydınlatan Anadolu felsefesini yeşerttiğimiz bu topraklarda, terörün böylesine tırmandırılmasını şiddetle kınıyorum ve lanetliyorum. Gabar Dağı'nda, Lice ve Şırnak'ta şehit edilen 15 askerimize Tann'dan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum.

PKK ile aralarına mesafe koyamayan, hatta onları sahiplenmekten çekinmeyen çevrelere buradan bir defa daha sesleniyorum. Artık gözlerinizi açınız. Oynanan oyun emperyalizmin uluslararası yeni sömürü düzeninin bir parçasıdır. Emperyalizm kabuk değiştirerek büyüyor, güçleniyor. Bu süreçte, ırk, dil, din, mezhep, kültürel farklılıklar, alt kimlikler, toplumsal, hatta kişisel kırgınlıklar, küskünlükler, ne varsa her şeyi, hepsini kullanıyor. Öyle sanıyorum ki, ulusal Kurtuluş Savaşı mü- cadelesindeki azim ve kararlılıkla bu millet de, bu topraklarda yaşayan herkes terörle mücadelede üzerine düşeni yapacaklardır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; insan kimdir, nereden gelmektedir, nereye gitmektedir gibi sorular insanın ilk düşünmeye başladığı tarih öncesi çağlardan itibaren insan iç dünyasının ana sorununu oluşturmuş. Anadolu düşünürleri bu soruna, 13 üncü yüzyılda, insanın yüceliği, sevginin güzelliği ve aklın üstünlüğü bağlamında yaklaşmışlar. Bu bağlamda, bilginin önemi, kadının saygınlığı, barışın, paylaşımın, dayanışmanın, kardeşliğin ve özgürlüğün değeri gibi konularda öylesine ileri düşünceleri savunmuşlardır ki yapılan bu düşünsel açılımlarla Avrupa insanının kilise ve engizisyon baskısı altında inlediği orta çağ karanlığını bir güneş gibi aydınlatmışlardır. Bu düşünsel açılımları orta çağın erken Rönesansı olarak kabul etmek gerekir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu çerçevede Anadolu felsefesi, belli bir zaman kesitinde değişik tasavvuf ve düşünce akımlarının Anadolu'ya nüfuz ederek, orada, Anadolu'da kendine özgü inanç ve kültür sistemleriyle kaynaşması sonucu oluşmuştur.

Söz konusu akımlar Anadolu'ya başlıca üç koldan gelmiştir: Birincisi, Orta Asya, Horasan, Ma- veraünnehir, Azerbaycan'dan gelen akımlar, özellikle Yesevilik ve onun en güçlü kolu olan Hayda- rilikle birlikte İslam sufıliğinin Melameti Kalenderi ekolüne mensup olarak gelmişler.

İkinci akım: Kuzey Afrika'dan eski Sümer, Mezopotamya, Suriye ve Mısır kültürlerinin mirasını taşıyarak gelen akımlar. Bunlardan da öncelikle Rufailik ve Sühreverdilik ön plana çıkıyor. Dede Kargın ve Ahi Evran bu çerçevede öncüleri olarak sayılabilir. Üçüncü akım: Mağrip'ten, yani, Kuzey Afrika ve Endülüs'ten gelmiş, yeni Eflatunculuk temeli üzerinde yükselen İbni Arabi'nin ünlü vahdeti vücut mektebi ve tasavvuf akımı.

Anadolu felsefesi ve hümanizması bu çerçevede iki temel taşı üzerinde yükselmiş: Hazreti Mev- lânâ ve Hacı Bektaş Veli. Başlangıçta Mevlevilik ve Alevilik Bektaşilik, Anadolu hümanizmasının tasavvuf ve felsefe mektepleri konumunda idi. Bunlara sonraları gizemcilik ve dinsel dogmatizm egemen olmuştur ne yazık ki.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla) - Ahi Evran, bu felsefenin sosyal ve ekonomik yaşama yönelik kurallarını yerleştirmeye çalışmıştır, Koca Yunus, şiirleriyle bu hümanizma anlayışını dillendirmiş ve insanımızın ruhuna işletmiştir, Nasreddin Hoca ise bu felsefeye mizahi bir boyut eklemiştir.

Bakınız, Mevlânâ insanın yüceliği konusunda ne demiş: "Ey Tanrı'yı arayan, aradığın sensin." Anadolu'nun bir diğer yöresinden Hacı Bektaş Veli ses vermiş, "Benim Kabe'm insandır."

Hiçbir milleti ve hiçbir insanı ayıplamayınız. Kadının saygınlığı açısından Hazreti Mevlânâ şöyle seslenmiş: "Kadın, Tanrı ışığıdır, sevgili değil; o sanki yaratıcıdır; yaratılmış değil."

Yine, bu mesaja Hacı Bektaş Veli şöyle cevap vermiş ya da eşlik etmiş: "Kadınlarınızı okutunuz. Kadınlarınızı okutunuz."

Bilgi ve aklın üstünlüğü konusunda Mevlânâ demiş ki: "Bilgiyle uyumak, bilgisiz ibadet etmekten hayırlıdır."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Tütüncü. Süreniz doldu. Bir dakika da uzattım aslında. Teşekkür ederim.

ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla) - O zaman, bir konuya, izin verirseniz Sayın Başkan... Bağlayayım. .. Bir konuya şey yapmak istiyorum.

BAŞKAN - Bir dakika daha size süre tanıyorum.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Kuralları bozmayın Sayın Başkan.

ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla) - Sayın Başkan, özür diliyorum, terörle ilgili olarak bir şeyler söylemek ihtiyacında olduğum için, konuşmamı ne yazık ki bitiremiyorum.

Son olarak izninizle şunu söylemek istiyorum: Bu düşünceler, daha sonra, Osmanlı coğrafyasının önemli bir bölümüne yayılmış, egemen olmuş ve Anadolu-Rumeli İslamiyet yorumunu oluşturmuştur. Bu yorum çok önemlidir. Şu anda, dünyada, şu ana kadar, İslam dininin yüzün üzerinde yorumu yapılmıştır. Bu yorumlardan bir tanesi ve bence en önemlisi Anadolu ve Rumeli İslamiyet yorumudur. Bu topraklarda Mustafa Kemal çıkmış ve ulusal Kurtuluş Savaşı mücadelesi yapılmış ise ve şu kutsal çatı altında bulunuyor isek, bunu Anadolu ve Rumeli İslamiyet yorumuna borçluyuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla) - Ve şu anda 1,5 milyar nüfuslu İslam âleminde İslam ile demokrasiyi en iyi bağdaştıran ülke konumunda Türkiye bulunuyorsa, bu Anadolu ve Rumeli İslamiyet anlayışının bir sonucudur.

BAŞKAN - Teşekkür ederim.

ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla) - Buna sahip çıkalım. Ilımlı İslam dini tartışmalarını bir tarafa bırakalım.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile afganistan islam cumhuriyeti hükümeti arasında tarım alanında teknik, bilimsel ve ekonomik işbirliği protokolünün onaylanması hakkında (s.s.7)”. TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim tutanağı, 9 Ekim 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-23-2007-10-09-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-afganistan-islam-cumhuriyeti-hukumeti (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c002/b005/tbmm230020050381.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
