# Türkiye cumhuriyeti hükûmeti ile fas krallığı hükûmeti arasında sağlık alanında işbirliğine dair anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunduğu hakkında kanun (s.s.:11)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim
- **Tarih:** 24 Ekim 2007
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÛMETİ İLE FAS KRALLIĞI HÜKÛMETİ ARASINDA SAĞLIK ALANINDA İŞBİRLİĞİNE DAİR ANLAŞMANIN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞU HAKKINDA KANUN (S.S.:11)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c003/b011/tbmm230030110184.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-23-2007-10-24-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-fas-kralligi-hukumeti-arasinda-saglik

> Enis Tütüncü (CHP), 24 Ekim 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÛMETİ İLE FAS KRALLIĞI HÜKÛMETİ ARASINDA SAĞLIK ALANINDA İŞBİRLİĞİNE DAİR ANLAŞMANIN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞU HAKKINDA KANUN (S.S.:11)); konuşma 1.548 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, öncelikle, size başarılar diliyorum. Kadınların, hem Parlamentoda hem tüm toplum kulvarlarında olabildiğince daha fazla katılmaları, çağdaş Türkiye açısından yaşamsal önemdedir. Öyle sanıyorum, Türk kadınına yaraşır bir şekilde onurlu ve başarılı bir performans göstereceksiniz.

Ve yine, sözlerime başlarken, terörün her türlüsünü tekrar şiddetle lanetliyorum, kınıyorum ve şehitlerimize yüce Tanrı'dan rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum. Kayıp evlatlarımızı da bir an önce kucaklamak düşüncelerimizi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Evet, Türkiye Cumhuriyet Hükümeti ile Fas Krallığı Hükümeti Arasında Sağlık Alanında İşbirliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz aldım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının amacı sağlık alanında Fas Krallığı'yla iş birliği. Peki, ne öngörülüyor? Nasıl bir iş birliği öngörülüyor? İnceleyebildiğimiz kadarıyla, bu kanun tasarısı iki yönde, iki alanda bir düzenleme öngörüyor iş birliği açısından. Birinci kulvar, sağlık ve tıp bilimleri alanında -ki, iki alanda düzenleme var- bilgi alışverişinde bulunmak ve sağlık ve tıp bilimleri alanında heyet ve sağlık personeli değişimi yapmak ve ikinci kulvar ise, sağlık ve tıp bilimleri ala- TBMM B:ll 24 .10 . 2007 O: 2 nında ortak çalışma komiteleri oluşturmak. Daha önceki dönemdeki bir anlaşmanın şimdi yasalaştırılma sürecini noktalamak üzereyiz.

Bu iş birliğine ışık tutması açısından ve Türkiye'nin bu iş birliğine en fazla, en sağlıklı biçimde katkı yapması açısından, izin verirseniz, Fas'ın sağlık sorunlarıyla ilgili ve Türkiye'nin sağlık sorunlarıyla ilgili karşılaştırmalı bir analizi dikkatlerinize sunmak istiyorum ve bu analiz sonucunda kendiliğinden ortaya çıkacaktır ki, Türkiye Fas Krallığı'na sağlık açısından, özelleştirme projesindeki deneyimleriyle çok ciddi katkıda bulunabilir.

Bakınız, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Fas sağlık sisteminde en önemli sorun, vatandaşlarının büyük bölümünün sağlık hizmetlerine yeterince erişememesidir. Türkiye'de de benzer bir sorun var. 2005 yılı sonuçlarına göre, 30 milyon 500 bin nüfusa sahip Fas insanının önemli bölümü yeterli bir şekilde sağlık hizmetine ulaşamıyor. Ayrıca, sağlık hizmetlerine az sayıda ulaşanların da eşit ve kaliteli sağlık hizmeti almaları konusunda çok ciddi darboğazlar yaşanıyor Fas'ta.

Anne ve çocuk ölüm oranları oldukça yüksek seyretmekte Fas'ta. Salgın hastalıklar söz konusu, yılda otuz bin tüberküloz vakası görülüyor hâlâ şu anda Fas'ta. Anne ve çocuk sağlığı problemleri özellikle kırsal kesimde ve geri kalmış yörelerde önemini sürdürüyor.

Nüfusun yüzde 30'u, Fas'ta, herhangi bir sağlık merkezine 10 kilometre uzakta ikamet etmek durumunda. Yani, sağlık altyapısı hem yetersiz hem de yurt düzeyinde dağılımı son derece dengesiz. Tabii ki, bu arada, biraz sonra sağlık göstergeleriyle ilgili ifadelerimde de görüleceği gibi, sağlık insan gücü potansiyeli son derece yetersiz ve ekipmanlarda da ciddi eksiklikler var.

Sağlık sisteminin finansmanı için Fas'ta bütçeden ayrılan pay yüzde 5. Aslında, gayrisafı millî hasılaya oranı itibarıyla da sağlık sistemine baktığımızda, yüzde 5 civarında bir payın ayrıldığı gözüküyor. Bu, ilk anda küçümsenmeyecek bir oran, ancak son derece yetersiz kalıyor. Sağlık alanında nüfusun sadece yüzde 15'i sağlık sigortası kapsamında bulunuyor, yani sağlık sigortasına girmiş. Zorunlu sağlık sigortası kanunu yeni kabul edilmiş ve bu kanun da çok büyük finansman darboğazıyla karşı karşıya. Bu kanunla, kamu ve özel sektördeki bütün çalışanlar sağlık sigortasının, zorunlu sağlık sigortasının kapsamına alınmış.

Şimdi, bu çerçevede Türkiye'deki sorunlara, sağlık sisteminin sorunlarına kısaca göz atalım ki, bu sağlık konusundaki iş birliği hangi alanlarda kesişecek ve hangi alanlarda iki ülke birbirine yardımda bulunacak, kendiliğinden çıkacak.

Son zamanlarda sağlık alanında iddialı bazı çabalarda bulunulmasına rağmen, henüz fiziki altyapı, sağlık fiziki altyapısı ve sağlık personelinde önemli yetersizliklerle karşı karşıyayız Türkiye olarak. Daha da ötede, hem sağlık altyapısı hem de sağlık personeli, hekim ve yardımcı sağlık personeli itibarıyla Türkiye'deki bölgeler, il ve ilçeler arasında büyük dengesizlikler içinde olduğunu sanıyorum hepimiz biliyoruz.

Bu arada, üçüncü olarak, ne yazık ki, Türkiye'de 1963 yılından bu yana çok ciddi bir şekilde yürütülmeye çalıştırılan sosyalizasyon projesine rağmen, hâlâ koruyucu sağlık hizmetlerinin yeteri düzeye ulaşmamış olduğunu üzülerek tespit ediyoruz.

Bu çerçevede, bir başka sorun alanı, tüm çabalara karşın, sağlıktaki dönüşüm projesinin bütün iddialarına karşın Türkiye'deki sağlık sisteminde etkili bir sevk zinciri hâlâ oluşturulamamıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sağlık personeli sayılarında iyileşme olmakla birlikte... Katılıyorum Sayın Sağlık Bakanına, keşke burada olmuş olsaydı, Sayın Sağlık Bakanının gerçekten, bu Anlaşma'da burada olmasını istiyordum. Öyle sanıyorum ki, bundan sonra, böylesine önemli konularda Sayın Bakanımız yerinde, koltuğunda bulunacaktır. Çünkü belirli ölçüde bazı iddiaları da ben burada seslendiriyorum. Bu çerçevede, Hükümetin bizim iddialarımıza doyurucu yanıtları vermesinin de yaşamsal önemde olduğunu takdirlerinize sunuyorum. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; temel sağlık göstergelerine baktığımızda, örneğin bebek ölüm hızının 2006 yılında yaklaşık binde 23 olacağı tahmin edildi, bebek ölüm hızı eskiye oranla düşürüldü. Biraz sonra Fas'la karşılaştıracağım ve Avrupa Birliğiyle karşılaştıracağım. Bebek ölüm hızında bölgeler arasında farklılıklar var. Aynı zamanda kent ve kır kesimleri arasında büyük farklılıklar var. Örneğin, bebek ölüm hızı kırsal alanda binde 39 -çok yüksek- kentsel alanda 23. Bu, 2004 yılı rakamıdır. Ama, toplamı, az önce ifade ettiğim gibi, yaklaşık 23 olarak tahmin ediliyor.

Bir diğer sıkıntımız, ülkemizde anne ölüm oranları yüksek, hâlâ yüksek. 100 bin canlı doğumda yaklaşık 30 anne doğumda vefat ediyor. Bu oran kent merkezlerinde yaklaşık 21 iken, kırsal alanda 40'ın üzerinde. Bölgeler arasında da belirgin farklılıklar var anne ölümleri açısından. En düşük oran Batı Anadolu'da -ki, yine, Avrupa Birliği ülkelerinin 1 katı neredeyse- 7. Ama Doğu Karadeniz ve Kuzeydoğu Anadolu'da yürekler acısı bir manzarayla karşılaşıyoruz, 68; yani, doğum yapan 100 bin anneden 68'i o yörelerimizde doğumda vefat ediyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu genel karşılaştırmadan ya da analizden sonra, izin verirseniz, burada, temel sağlık göstergelerindeki bazı gelişmeleri Fas Krallığı ve Türkiye Cumhuriyeti devleti açısından yapalım. 2005 yılı rakamlarını aldık. Bizde 2006 da var, ama Fas Krallığı'nda ancak 2005 rakamlarını bulabildiğimiz için karşılaştırıyoruz.

Hekim başına düşen nüfus: Türkiye'de 1 hekime 715 nüfus düşüyor, Fas Krallığı'nda 1.907. Bu hekim sayısına diş hekimlerini de katarsak hekim başına 1.580 nüfus düşüyor. Yani, Türkiye'den çok daha düşük düzeyde bir hekim potansiyeline sahip olduğu ortaya çıkıyor. Bizde hekim başına düşen nüfus 715, ama Avrupa Birliğinde 315. 715-315, demek ki 1 kat daha iyi durumda Avrupa Birliği ortalaması bize göre.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine 2005 yılı itibarıyla hemşire başına düşen nüfusa baktığımızda bizde hemşire başına 850 kişi düşüyor, Fas'ta 1.253 kişi düşüyor, Avrupa Birliğinde 143 kişi. Yani, buradan şu acı gerçek ortaya çıkıyor: Bizde hemşire başta olmak üzere yardımcı sağlık personelinde hekimlere göre çok daha fazla bir açık var, çok daha fazla eksik var. Türkiye'nin bir an önce yardımcı sağlık hizmetlerine bir seferberlikle yatırım yapması gerekiyor.

Bebek ölüm hızlarına gelince: Az önce bizimkini söyledim -2005'i alıyorum- binde 24, binde 23 küsur. 2005'te Fas'ta 36, ama Avrupa Birliğinde 5. Yani, bizde 24, Avrupa Birliğinde 5. 4 kat, 5 kat daha kötü bir durumdayız Avrupa Birliğine göre bebek ölüm oranlarında. Fas daha kötü.

Diğer göstergelere değinmeyeyim izin verirseniz. Bu çerçevede ne yapılması gerekiyor? Ne yapılması gerekiyor? Yani, Dışişleri Bakanlığı yetkilerinin hazırladığı bu İşbirliği Anlaşması'nın yaşama hangi konularda sağlıklı bir şekilde geçirilebileceği düşüncelerini burada Hükümetten duymak isterdik. Duyamadığımız için böyle bir konuşmayı yapma gereğini hissediyoruz. (AK Parti sıralarından "Yeter... Yeter..." sesleri)

Arkadaşlar kusura bakmasınlar, "Yeter... Yeter..." diyorlar, ama bu yüce kürsüden, bu iş birliğinin Türkiye açısından avantajını da -izin verirseniz- mademki Hükümet ortaya koymadı, biz ortaya koyalım. Bu çerçevede lütfen sabırlı olunuz.

Değerli arkadaşlarım, bakınız, Fas Krallığı, özellikle, 1978 yılında Alma-Ata Deklarasyonu'yla birlikte koruyucu sağlık hizmetlerine yöneldi -1978 yılından sonra- ve temel sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine, sağlıkla ilgili sorunların çözülmesine kaydırdı. Bu sebeple, koruyucu sağlık hizmetleri kamusal öncelik hâline geldi, tedavi edici hizmetler, hastaneler ikinci planda kaldı. Az önce de sağlık göstergeleriyle ilgili konuşurken, zorunlu olarak böyle bir ihtiyacın ortada olduğu da anlaşılmaktadır, ama şöyle bir sıkıntıyla karşılaşılıyor: Hastaneler ikinci planda kaldığı ve sağlık hizmetlerine erişim yetersiz olduğu için, kamu sağlık personeli ve sağlığın sosyal ve fiziksel altyapısı yetersiz olduğu için, TBMM B.ll 24 .10 . 2007 O: 2 Fas'ta özel sağlık hizmetlerine bir talep meydana geldi. Biz geçmiş dönemde bu filmi bizim ülkemizde gördük: Özel sağlık yatırımları arttı ve özel sağlık hizmetlerinde bir artış hızla ortaya çıkıyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bakınız, Dünya Sağlık Örgütünün 1978 yılındaki Alma- Ata Deklarasyonu'ndan sonra, Fas Krallığı'nın uyguladığı model, bizim 1963 yılında uyguladığımız sosyalleştirme modelinin gerisinde bir modeldir. Yani, Türkiye, 1963 yılında ulusal sağlık sistemi modeli olarak sosyalizasyon projesini, sosyalleştirme projesini kabul etmiştir. Fas'ta şu anda uygulanmaya çalışılan modelden çok daha ileri bir modeldir Türkiye'de 1963'te uygulamaya sokulan bu sosyalleştirme modeli. Ama, ne yazık ki, başlangıçtaki bir iki yıl dışında gelmiş geçmiş bütün cumhuriyet hükümetleri bu sosyalleştirme modelinin uygulanmaması için büyük çaba içinde olmuşlardır ve Türkiye yıllardan bu yana sağlığa ayırdığı büyük kaynaklara rağmen, hâlâ az önce söylediğim sağlıkla ilgili sorunlarla karşı karşıya bulunuyor ise, bu sıkıntılar, bu sosyalleştirme projesinin Türkiye'de engellenmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Yazık olmuştur. Şimdi, yok efendim, sağlıkta, işte, dönüşüm projesi, yok aile hekimliği, sağlık ocaklarını ortadan kaldır, birtakım arayışlar... Ne olacağı belli değil. Göreceğiz, alternatif maliyeti çok ağır bir modeli uyguluyoruz sağlıkta.

Buradan şuraya geliyorum. Toparlıyorum Sayın Başkan, değerli milletvekilleri: Biz, Türkiye olarak sosyalleştirmedeki deneyimlerimizi, birikimlerimizi ve koruyucu hizmetlerdeki birikimimizi, hünerimizi Fas'a aktarabiliriz, Fas'a bu çerçevede yardımda bulunabiliriz, bu çerçevede Fas'ın hekimlerini eğitebiliriz, bu çerçevede koruyucu hekimlik açısından, koruyucu sağlık hizmetleri açısından, altyapının iyileştirilmesi açısından Fas'a büyük ölçüde katkıda bulunabiliriz ve bu, bizim o dünyayla, Kuzey Afrika dünyasıyla da ekonomik, toplumsal ve siyasal...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Bir dakika ek süreniz var.

ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla) -.. .ilişkilerimizi de daha sonraki dönemde değil, hemen aynı dönemde çok ileri bir düzeye getirebilir diye düşünüyoruz.

Bu nedenle, bu yasa tasarısına Cumhuriyet Halk Partisinin görüşü olumludur. Hükümete, böyle bir tasarıyı getirmiş olduğu için teşekkür ediyorum. Bu yasa tasarısının her iki ülkeye hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.

Hepinizi tekrar sevgi ve saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ). “Türkiye cumhuriyeti hükûmeti ile fas krallığı hükûmeti arasında sağlık alanında işbirliğine dair anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunduğu hakkında kanun (s.s.:11)”. TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim tutanağı, 24 Ekim 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-23-2007-10-24-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-fas-kralligi-hukumeti-arasinda-saglik (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c003/b011/tbmm230030110184.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
