# 2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim
- **Tarih:** 22 Aralık 2010
- **Gündem:** 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-23-2010-12-22-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi-2

> Enis Tütüncü (CHP), 22 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA); konuşma 822 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

6’ncı madde üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Aslında yapmayı düşündüğüm konuşmanın dışında bir konuya değinme zorunluluğunda kaldım. Neden kaldık? Bir önceki maddede konuşan AKP’nin Sayın Sözcüsü hiç gerek yokken, bilmediği bir konuda, anlamadığı bir konuda burada öylesine bir konuşma yaptı ki bunu kabul etmek kesinlikle mümkün değil.

Konu şu: Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun kalkınması için devletin, yeni bir kamu girişimciliği politikasıyla, yeni bir kamu girişimciliği anlayışıyla oralarda mutlaka fabrikalar kurmasını, istihdam olanakları yaratmasını kaçınılmaz görüyoruz ve bunu da yeni programımızda yazdık ve Cumhuriyet Halk Partisi sözcüleri her platformda dile getiriyorlar. Şimdi, AKP’nin Sayın Sözcüsü, bizim bu zorunluluktan kaynaklanan görüşümüz karşısında aynen şöyle konuştu: “Bu kafa 30’lu yılların kafasıdır. Devletin işi fabrika yapmak değildir, altyapı yapmaktır.” Ne demek “bu kafa”? Yani, bu kürsüde bu şekilde hitap etmek bir iktidar partisi milletvekiline yakışıyor mu? Bu bir. İki: Bir kere bu arkadaşımız, 30’lu yıllar devletçiliğini anlamamış. Yine bu arkadaşımız Cumhuriyet Halk Partisinin şimdiki kamu girişimciliği modelini hiç ama hiç anlamamış.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; en ayıp şey bilmeden konuşmaktır, en ayıp şey anlamadan konuşmaktır. Hele bu ayıp, milletin kürsüsünden yapılıyor ise ayıbın çok ötesinde, bu, millete saygısızlıktır. 30’lu yıllar devletçiliğini anlamak için cumhuriyeti kuranların, 30’lu yıllar devletçiliğine geçmeden önce Türkiye’de hangi modeli uyguladıklarına bakmak lazım, bunu bilmek lazım. Cumhuriyeti kuranlar, 30’lu yıllar devletçiliğine geçmeden önce liberal anlayışın kalkınma modelini seçmişlerdi ama başarısız olundu. Neden başarısız olundu? Sermaye yok, girişimci yok, tarımsal altyapı çok geri, sosyal ve fiziksel altyapı çok geri, okuma yazma oranının yüzde 6-7’ler düzeyinde olduğu bir zaman kesiti ve okuma yazma bilenlerin, o yüzde 6-7 oranının da çoğunluğu gayrimüslimler. Baktılar ki model yürümüyor ve derken aynı dönemde, 1929 yılı dünya ekonomik büyük buhranı yaşandı ve durum çerçevesinde, cumhuriyeti kuranlar, ülkenin kalkınması için, daha önceki modelin başarısızlığının nedenlerini de görerek, kapitalist dünyanın liberal anlayışının da 1929 büyük dünya buhranında çöktüğünü görerek, zorunlu olarak 30’lu yıllar devletçiliğine girdiler. İyi ki girdiler, iyi ki girdiler ama bu devletçilik modelinde Atatürk aynen şunu söylemiştir: “Aslolan, bireyin, kişinin girişimidir, özgür girişimcilik ruhudur. Ancak özel girişimcinin gidemediği noktalarda devlet mutlaka ve mutlaka sorumluluk üstlenmelidir sosyal ve ekonomik kalkınma açısından.” Yani 30’lu yıllar devletçiliği böyle bir zorunluluktan doğdu yani pragmatik bir anlayıştı, İngiliz pragmatizminin bir yansımasıydı, iyi ki yapıldı.

Ben size başka bir şey söyleyeyim: 1950 yılında Demokrat Parti iktidara geldi büyük iddialarla, “Her mahallede bir milyoner yaratacağız.” iddiasıyla ve 30’lu yıllar devletçiliğini, ondan sonraki devletçiliği tamamen yererek, eleştirerek geldiler. “Yeter söz milletindir…” Dikkatinizi çekiyorum, 1950-60 yılları Türkiye'de kamu girişimciliğinin en yoğun olduğu, kamu yatırımlarının en fazla yapıldığı dönemdir; açın, bakın. Neden? Türkiye’nin ihtiyacı vardı da ondan. Yani burada boşa konuşmayalım lütfen, çok ayıp oluyor. Cumhuriyet Halk Partisinin -hele hele son programındaki- bu konudaki anlayışını bilmeden, burada, milletin gözünün içine baka baka, gerçekten şükranla yâd etmemiz gereken bir dönemi karalamanın da siyaseten ne kadar doğru olduğunu sizin takdirlerinize sunuyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; mademki konuşmamızın dışında bir konuşma yapma ihtiyacını hissetim burada, izin verirseniz, son olarak, Tekirdağ’mızın kamu kaynaklarından yararlanmada yıllardır uğradığı, uğratılmakta olduğu mağduriyete dikkatlerinizi çekmek istiyorum.

Bakınız, Tekirdağ, kişi başına ödenen vergide Türkiye’de ilk 3’e giriyor ancak İl Genel Meclisi bütçesine aktarılan paylarda sürekli son sıralarda yer alıyor. 2009 yılında 20 milyon Türk lirası verilmiş ancak bunun 5 milyonunu genel bütçe içinde yer alması gereken millî eğitim yatırımlarına aktarmak zorunda bırakılmışız, kalmış 15 milyon lira.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – 5’ini de bize gönder, bizim o kadar yok.

ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla) – Evet, yani son sıralarda, onu söylemek istiyorum. Tabii, Malatya’nın durumu Tekirdağ’dan kötüyse biz 5 milyonu da Malatya’ya yollarız, hiç merak etmeyin.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Helal! İşte senden bu beklenir.

ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla) – Ama değerli kardeşlerim, değerli milletvekilleri; bakınız, Tekirdağ, yıllardır bu mağduriyetin altında eziliyor ama şöyle bir sıkıntıyla karşı karşıyayız: Son yıllarda yaşanan ekonomik krizin de etkisiyle Türkiye coğrafyasında iş bulamayan, işini yitiren genç insanlar akın akın Tekirdağ’a gelmeye başladılar.

MEHMET ALTAN KARAPAŞAOĞLU (Bursa) – Demek ki iş var orada.

ENİS TÜTÜNCÜ (Devamla) – Şu anda Tekirdağ -son iki üç yıl için söylüyorum, TÜİK’in resmî rakamlarından söylüyorum- son yıllarda iç göç baskısıyla ve net nüfus artışı açısından Türkiye’de 2’nci sıraya gelmiştir, 1’inci Yalova.

Şimdi, buradan, Sayın Bakan sizin ve Hükûmet yetkililerinin dikkatinizi çekmek istiyorum. Yani Tekirdağ tabii ki Türkiye'nin dört bir yanında onuru için, alın teri için oraya göç eden insanlarımızı kucaklayacaktır, kucaklamaktan da mutluluk duyar, onur duyar ama Tekirdağ iline yükleneceği kadar bir yük verelim. Siz, Millî Eğitim yatırımları açısından, derslik açısından, sağlık göstergeleri açısından, sosyal ve fiziksel altyapı açısından Tekirdağ’ın ne kadar geri olduğunu biliyor musunuz? Lütfen… Bu konuları burada zabıtlara geçiriyorum ve Tekirdağ’ımıza yıllardır yapılan bu haksızlığın bir an önce giderilmesinin, özellikle son yıllarda nüfus artış hızı açısından Türkiye 2’nciliği konumuna gelmiş olan Tekirdağ’ın sorunlarının bir an önce çözülmesi için gereken bütçe payının verilmesinin kaçınılmaz olduğuna inanıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bütçenin bu maddesinin de hayırlı olmasını diliyorum, hepinizi tekrar sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Enis Tütüncü (CHP, Tekirdağ). “2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 22 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enis-tutuncu-23-2010-12-22-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
