# Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kan.tas.(ss.646)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ensar Öğüt (CHP, Ardahan)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim
- **Tarih:** 10 Mayıs 2005
- **Gündem:** YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KAN.TAS.(SS.646)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ensar-ogut-22-2005-05-10-yenilenebilir-enerji-kaynaklarinin-elektrik-enerjisi-uretimi-amacli-ku

> Ensar Öğüt (CHP), 10 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KAN.TAS.(SS.646)); konuşma 833 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ENSAR ÖĞÜT (Ardahan) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; görüşülmekte olan 646 sıra sayılı yenilenebilir enerji kaynakları üretimiyle ilgili kanun tasarısının geçici 2 nci maddesi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, ülkemizin büyüklüğüne göre barajlarımız maalesef yeterli değil. İstatistiklere göre, Türkiye'ye her yıl bir Atatürk Barajı gerekiyor; yani, Türkiye'nin her yıl yüzde 8 açığı var. Buna rağmen, akarsularımız boşuna akıyor ve yine, buna rağmen, değerli arkadaşlar, Türkiye, Avrupa'nın rüzgâr enerjisinde potansiyeli olan ikinci ülkesi. Danimarka, enerjisinin yüzde 20'sini rüzgârdan elde ederken, Türkiye daha rüzgâr enerjisinin doğru dürüst yasalarını bile çıkarmamış. O bakımdan, bu yasayı çok önemli buluyorum; ancak, geçmiş hükümetler öyle bir şey yapmışlar ki -değerli arkadaşlar, lütfen bunu dinleyin- yap-işlet-devret modeli getirmişler, 1987 ile 2000 yılı arasında 23 tane yap-işlet-devret modeli yaptırmışlar.

Bunlardan -bakın okuyorum- Sütçüler-Isparta Hidroelektrik Santralını yirmi yıllığına 3,770 sente vermişler. Gönen-Balıkesir Hidroelektrik Santralı 2,56 sente verilmiş, Birecik-Şanlıurfa Hidroelektrik Santralı 5,35 sente, Çeşme-Alaçatı-İzmir rüzgârlısı 9 sente verilmiş; yani, burada, şunu söyleyeyim: Uluslararası elektrik enerji piyasası 3,5-4 sent ücreti; ama, Türkiye'de, maalesef, 9 sente, 9,74 sente, 5 sente, 7 sente dengesiz bir şekilde dağıtım yapılmış. Bu da nasıl oluyor; kimin dayısı varsa, o, yap-işlet-devret modeliyle enerji santralı, baraj yapıyor ve Türkiye'yi soymuş. İşte, burada belgesi.

Şimdi, burada, Türkiye için hayatî önemi olan elektrik ve enerji politikası; ancak, Türkiye'nin stratejik anlamda önem taşıyan sınır illerinde güçlü bir şekilde akan akarsularının, nehirlerinin üzerine, sahibi olmadığı için, barajlar yapılmamış, elektrik, yap-işlet-devret modeliyle devleti hortumlayanlara verilmiş, onlar hortumlamışlar, devlet batmış, bugün de millet bu durama düşmüş.

Şimdi, Ardahan'da Kura Nehri var. Kura Nehri Ardahan'dan geçip Gürcistan'dan Hazar Denizine dökülüyor. Burada yaklaşık yirmibeş yıldır, Sevimli Barajı, diğer adıyla Köroğlu Barajı var; 2000 yılından bu yana da projeleri yapılmasına rağmen, daha yapılmadı; yani, Doğu Anadoluyu, Ardahan'ı, Kars'ı, bir yandan Ermenistan kendi sınırları içerisinde gösterip kendi toprakları sayıyor, bizim devlet yetkilileri de, ne hikmetse, Ardahan'daki barajı değil, köylerdeki insanlara içecek su vermiyorlar. Ermenistan Anayasasında göstermiş, benim eyaletim diyor Ardahan, Kars. Bu bölgede göçü durdurmak için yatırım yapması lazım devletin. Devlet adamı değil, yani, bunu sokaktaki adam düşünüyor; ama, devletin adamı bunu düşünmüyor, şu ana kadar düşünmemiş.

Şimdi, AK Parti Hükümetinden rica ediyorum, gelin, sizden rica ediyorum, stratejik anlamda güvenlik açısından önemli olan Ardahan'ın Köroğlu Barajını, diğer adıyla Sevimli Barajını derhal yapın Sayın Bakanım. Siz Ardahan'a geldiniz, Ardahan'ı gördünüz, baraja da gittiniz gördünüz Sayın Belediye Başkanımızla beraber. Şimdi sizden rica ediyorum, burada söz verin, şu barajı yapalım. Bakın, inanın, baraj yapıldığı zaman ne olacak; sadece elektrik üretimi olmuyor arkadaşlar. Baraj yapıldığı zaman, iklimi değişiyor Ardahan'ın, bitki örtüsü değişiyor, istihdam sağlanıyor ve oradaki insan diyor ki, devlet bana sahip çıktı; yani, düşünebiliyor musunuz arkadaşlar, kırküç yıl Rus işgali altında kalmış, teslim olmamış; vatanına, bayrağına, milletine bağlı bir toplum; bana hiç olmazsa bir şey yapın diyor. Hiçbir şey yapılmamış ve göç edilmiş, insanlar gelmiş bölge boşalmış.

Ben Sayın Bakanıma, bakın, güveniyorum, rica da ediyorum, istirham da ediyorum, bunu aciliyetten öne alın. Bakın, Ardahan Kura Nehri üzerinde 9 tane baraj var; ben 9 baraj istemiyorum; çünkü, onun 1,5 katrilyon maliyeti var; ama, Sevimli Barajını yaparsanız, onun fazla bir maliyeti yok.

ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR BAKANI MEHMET HİLMİ GÜLER (Ordu) - Hesap kitap meselesi; yaparız.

ENSAR ÖĞÜT (Devamla) - Hesap kitap meselesi... Bakın, şunu söyleyeyim, kahramanlıklar yaratmış, tabyalarında şehitler yatan, Türkiye'nin kalesi olan bir Ardahan'a hesap kitap meselesi azdır Sayın Bakanım. Hesap kitap meselesi buralarda uygulanamaz; yani, özür diliyorum, çok önemli, şimdi, Türkiye kaç tane uçak aldı hesap kitap yaptığınız zaman. Şahıslar, özel şahıslar uçaklar alıyor; bunlar hesap kitap yapıldığı zaman, bir Ardahan için, doğunun en ücra köşesinde, Ermenistan'ın kendi sınırları içerisinde gösterdiği Ardahan halkına bir baraj yapmak, o halka büyük bir şevk verecektir. Yoksa o insanların morali bozuluyor, artık onlar da diyor ki; kardeşim biz vatandaşsak, devlet bize sahip çıksın. Ben nasıl burada anadan doğma, kış demeden yaz demeden, devleti bekliyorsam sınırda, devlet de bana gelsin.

Yani, inanın, 237 köyümüz var, sular akıp gidiyor. Ardahan İli, 81 il içerisinde temiz su anlamında yeraltı kaynakları, en çok su olan il; 237 köyden 50 köyünde su var, gerisinde su yok arkadaşlar. Böyle bir zulüm olmaz, böyle bir devlet olmaz, böyle bir idare olmaz, böyle bir yönetim olmaz, böyle bir hükümet olmaz.

Şimdi, AK Partinin kabahati demiyorum. Ben AK Partiden rica ediyorum ve istirham ediyorum: Sayın Bakanım, acilen, hesap kitap yapmadan Ardahan'a barajı istiyorum. İstirham ediyorum; çünkü, artık Ardahan bitmiş. Sizler gittiniz, teşekkür ederim, Ardahan'a kadar geldiniz gördünüz. Gelin -yemin ediyorum- barajı yapın, 2 milletvekili var, 2 de sizin olsun, önemli değil; ama, barajı yapın. Sizden rica ediyorum.

Değerli arkadaşlar, çok fazla uzatmak istemiyorum. Devleti geçmişte soymuşlar. Sayın Kapusuz, 23 tane yap-işlet-devret modeliyle kendi adamlarına baraj yaptırmışlar, devlet soyulmuş. Normalde 3,5-4 sent olması gereken enerjiyi 9 sente, 10 sente alıyoruz arkadaşlar. Bakın aradaki farka; bu aradaki farktan dolayı devlet soyuluyor. Orada, sınırda nöbetçilik yapan, vatanı bekleyen insanlara çok değil.

Ben, Sayın Bakanımdan ve hükümetten rica ediyorum, Ardahan'ı gözden çıkarmayın. Ardahan'ı siz gözden çıkarırsanız, değil Ardahan, Türkiye sizi gözden çıkarır. Bunu iyi düşünün. Ben istirham ediyorum, fazla da uzatmak istemiyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

Teşekkür ederim. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ensar Öğüt (CHP, Ardahan). “Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kan.tas.(ss.646)”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 10 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ensar-ogut-22-2005-05-10-yenilenebilir-enerji-kaynaklarinin-elektrik-enerjisi-uretimi-amacli-ku (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
