# Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ensar Öğüt (CHP, Ardahan)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim
- **Tarih:** 9 Haziran 2005
- **Gündem:** TARIM SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.879)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ensar-ogut-22-2005-06-09-tarim-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-879

> Ensar Öğüt (CHP), 9 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.879)); konuşma 1.320 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ENSAR ÖĞÜT (Ardahan) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Tarım Sigortaları Kanunu Tasarısının 11 inci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi adına ve şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, öncelikle şunu söyleyelim: Cumhuriyet Halk Partisi olarak, çiftçinin lehinde olan her şeyi destekliyoruz, köylünün lehinde olan her şeyi destekliyoruz; tabiî ki, emeklisi, işçisi, memuru, esnafı, sanayicisi de var. Ancak, Sayın Bakana da buradan hayırlı uğurlu olsun diyorum, tebrik ediyorum, başarılar diliyorum. İnşallah, Diyarbakır'dan çıkan Bakanımız, kaçak giren hayvanları öncelikle önler, hayvancılığımızı da geliştirir, tarımı da geliştirmiş olur.

Biz, tarım sigortasını destekliyoruz; ama, birincisi, devletin belli bir süre kesinlikle tarım sigorta primini desteklemesi lazım, çiftçinin alışması için.

İkincisi; çiftçilerin tarım sigortasına ne kadar yardım edecek; yani, bugün, Amerika'daki çiftçiler Türkiye'deki çiftçilerden çok önde; ama, Amerika, çiftçisine yüzde 60 sigorta prim desteği veriyor. Türkiye ne kadar verecek? Bu yasada, çiftçilere ne kadar sigorta primi desteği verileceği belli değil. Şimdi, ben buradan söylüyorum: Cumhuriyet Halk Partisi olarak diyoruz ki -önergemiz de var- çiftçilere Amerika yüzde 60, İspanya yüzde 50 sigorta primi desteği verirken, Türkiye ne kadar verecekse bu kanuna koysun. Kanuna koysun ki, belli olsun. Eğer kanuna koymuyorsa, o zaman bu iş muallakta oluyor değerli arkadaşlar. Bu açıdan, mutlak surette, kesinlikle bu kanun tasarısına, devlet, hükümet, çiftçiye ne kadar prim desteği verecekse bunu koyması lazım.

Üçüncüsü; 2090 sayılı bir kanun var. Biliyorsunuz, bu kanunda, çiftçinin tüm mal varlığının yüzde 40'ı hasar görürse yardım ediyor. Bu, yanlıştır. Bunun da düzelmesi lazım. Çiftçinin hangi malı -bire bir, tarlasının yüzde 40'ı veya çayırının yüzde 40'ı veya hayvanlarının yüzde 40'ı- telef olmuşsa onun zararını vermesi lazım. Aksi takdirde, sadece "tümünün" dediğiniz zaman -yani, o zaman adamın evi yıkılacak, hayvanları telef olacak, tarlası gidecek, çayırı gidecek- zaten adama bir şey kalmıyor; siz yüzde 40 verseniz ne olur, vermeseniz ne olur. Onun için bunun da düzelmesi lazım.

Dördüncüsü; arkadaşlar, en önemlisi, bir kere, bölgeler arasında büyük fark var, iklim şartları… Doğu ve güneydoğu çiftçisi, yılda bir defa mahsul ya alabiliyor ya alamıyor; ancak, batıdaki çiftçilerimiz yılda üç defa mahsul alıyor. Bu açıdan, sigorta priminin doğu ve güneydoğudaki, yani, kalkınmada öncelikli illerden, yani, iklim şartları da gözönünde tutularak, mutlak surette sigorta primi alınmaması lazım.

MEHMET EMİN TUTAN (Bursa) - Özellikle Ardahan'dan alınmaması lazım!..

ENSAR ÖĞÜT (Devamla) - Evet, Ardahan'dan ve o bölgeden alınmaması lazım. Niye; bakın, arkadaşlar, şu anda Ardahan'da soba yanıyor. Dağlarda kar var. Ben, geçen hafta Ardahan'daydım; yani, o kadar zor şartlarda… Van'da da aynıdır, Erzurum'da da aynıdır, Kars'ta da aynıdır. Kars çiftçisi de perişan, Artvin çiftçisi de perişan, Erzurum… Türkiye geneli, Edirne'den Ardahan'a kadar; ama, şunu söyleyeyim: Ben, buradan, şu resmi Sayın Bakana göstereceğim.

Sayın Bakanım, yeni bir olay. Sayın Bakanım, şuna bakabilir misiniz, Mehdi Bey… Şu "şap hastalığı başladı…" Bunu, bugün, gazeteci Fakir Yılmaz bana gönderdi. Şap hastalığı Ardahan'da başladı ve bu da resmidir; hayvanın ayağını gösteriyor. Lütfen, sizden istirham ediyorum, şap hastalığıyla ilgili gerekli talimatları verin, tedbirleri alın; bu çok önemli.

Beşincisi, Ardahan'ın şu anda hasar gören köyleri var; Tepesu Köyü, Kocaköyü, Yaylacık Köyü, Küçüksütlüce, Büyüksütlüce, Alagöz Köyleri… Onun dışında, Gölgeli, Taşlıdere, Samanbeyli Köyü, Ölçek Köyü, Hoçuvan, Hasköy, Tunçoluk, Otbiçen, Lehimli, Binbaşar, Bayramoğlu, Yaylakarakolu, Hacıali, Beşiktaş, Dağcı Köyü, Çalabaş, Çobanlı Köylerinde her evden 10'ar, 15'er tane hayvan telef olmuştur, tarlaları, çayırları zarar görmüştür. Bunların da -lütfen not alın- araştırılması yapılarak, bu vatandaşlarımıza yardım edin. En önemlisi, Hoçuvan, Samanbeyli Köyü, maalesef ve maalesef, işte, burada "Züğürt Ağa filmi gerçek oldu…" Bakın, bunu arkadaşlar size gösteriyorum, Sayın Bakanım siz de bakın. "Züğürt Ağa filmi gerçek oldu…" Adamlar köyünü satıyorlar. Evet, satılık köy. Ardahan merkeze bağlı Samanbeyli Köyü çiftçileri, borçlarını ödeyemedikleri için, yolları olmadığı için, suları olmadığı için, okulları olmadığı için köyünü satıyorlar.

CAVİT TORUN (Diyarbakır) - Ne kadar fiyat, ne kadar?

ENSAR ÖĞÜT (Devamla) - Ne kadar verirsen o kadar, sana vereceğim; yemin ediyorum.

İşte, burada. Ben geçen hafta oradaydım. İnanın çok üzüldüm. O insanlar perişan. Çocuğunun ayakkabısını alamıyor arkadaşlar; yani, çocuğunu okutamayan, ayakkabı alamayan, hayvanı para etmeyen bir köylü, artık, yani, köyünü sattıktan sonra herhalde sıra kendisine gelecek, organlarını satacak bu defa da. Türkiye'nin gerçeği bu, değerli arkadaşlar. İşte, bu, basından...

Değerli arkadaşlar, burada, şunu söyleyeyim: Çok fazla da uzatmak istemiyorum; ama, bir kere en üzücü konu, Türkiye'de ilk defa, otuz yıldan sonra, cumhuriyet tarihinde ilk defa buğdaya kota kondu. 30 tondan fazla buğday alınmıyor. Ofisler 30 tondan fazla almıyor. Bu ne demek; çiftçinin…

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye) - Size yanlış bilgi verilmiş.

ENSAR ÖĞÜT (Devamla) - Hayır efendim, bendeki bilgiler bu, aynen.

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye) - Emanete koyabiliyor.

ENSAR ÖĞÜT (Devamla) - Emanete ne olacak?! Bakın, Ramazan Bey gülüyor. Yapmayın arkadaşlar.

Bakın, yani, ofise, adam 30 tondan fazla veremiyor. Bu, çok acı bir gerçek değerli arkadaşlar. Ne demek yani; adam üretiyor, buğday var, zaten binbir zorlukla üretiyor; onu da, "30 tondan fazla veremeyeceksin kardeşim, 30 ton alırım, gerisini ne yaparsan yap…"

Değerli arkadaşlar, bakın, nüfusumuzun yüzde 40'ını oluşturan çiftçi, köylü alınteriyle geçiniyor; onlar üretiyor, biz yiyoruz, halk yiyor; yani, yüzde 40'ını oluşturan bir nüfusa, bir topluma, yani, çiftçiye, mutlak surette prim desteği vermemiz lazım; yani, kota konulmaması lazım.

Ben, inanıyorum, Sayın Bakanım çok iyi niyetli, bu konuda profesyoneldir, güveniyorum, bir de televizyon programımız olmuştu, hakikaten bilgili de; çiftçinin hak ettiği primi ve desteği verecektir, hayvancılığa hak ettiği primi, desteği vereceğine inanıyorum ve iyi niyetle buna inanıyorum; çünkü, başka yolumuz yok değerli arkadaşlar. Demokraside, halk bizi seçmiş, buraya göndermiş, çare bulacağız. Yani, biz muhalefetiz diye, ben muhalefetim çamur atayım şekli değil, yol gösterelim, birbirimize yardımcı olalım. Yani, siyaset yapıp kötülemenin dışında, çareyi bulmamız lazım, uzlaşmamız lazım. O uzlaşıyı da, Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapacağız değerli arkadaşlar. O bakımdan, ben, Sayın Bakanı destekliyorum; ancak, istirham ediyorum, hayvancılık bölgesi olan Kars, Ardahan, Erzurum, Ağrı İllerini, bu bölgeyi pilot bölge yaparak, damızlık hayvan yetiştirilmesiyle ve süt hayvanı yetiştirilmesiyle ilgili bir çalışma yaparsanız, o bölgedeki insanların yüzde 95'i hayvancılıkla geçiniyor Sayın Bakanım; çünkü, tarım yok değerli arkadaşlar. Ben, bir hafta önce geldim, şu anda, halen dağlarda kar var, sobalar yanıyor. İnanın, insanlar, orada, anadan doğma askerlik yapıyor. Aslında, devletin, oradaki insanlara para vermesi lazım. Yani, gidin görün, gelin benim misafirim olarak; yemin ediyorum, o insanların orada durması, bizim için büyük bir avantajdır, Türkiye Cumhuriyeti için büyük bir avantajdır. Yani, o bölge, kırküç yıl, 1878'den 1918'e, 1921'e kadar işgal altında kaldı; ama, toplum, benliğini kaybetmedi, kültürünü kaybetmedi, halen "vatanım, milletim" diyor ve cumhuriyet kurulduğundan beri… Ardahan'ın 237 köyü var; 237 köyünün yüzde 60'ında su yok arkadaşlar. İnanın, Hanak'ın Koyunpınar Köyü var; oradaki köylüler "dedelerimiz su içmeden öldü, biz de su içmeden öleceğiz; ama, hiç olmazsa, çocuklarımız su içmeden ölmesin, çocuklarımız su içsin" diyorlar.

Bir şey daha söyleyeyim değerli arkadaşlar. Şu anda, devlet, Doğu Anadoluda yıpranıyor, güneydoğuda korkunç yıpranıyor. Niye biliyor musunuz; Köy Hizmetleri, özel idarelere, valiliklere devredildi, Köy Hizmetlerinin, dozerine, kamyonuna mazot koyacak parası yok, mazot parası yok. Böyle bir devlet olabilir mi?! Arkadaşlar, devleti, biz, Büyük Millet Meclisi temsil ediyor, buna çare bulacağız. Sayın Bakanım, hakikaten çok önemli... Geçen gün üç köyün yolu açılacak, demişler ki: "Mazotu koyun, dozeri verelim." Kaç lira mazot; 10 milyar lira. 4 kilometrelik bir yolun açılmasına 10 milyar liralık mazot gidiyor; köylü nasıl versin. Bana telefon açtılar "siz gönderin veya başka bir yerden bulun" diyorlar.

Değerli arkadaşlar, devleti bu kadar acze düşürmenin bir anlamı yok, düşürmeyelim; istirham ediyorum… Tamam, Köy Hizmetlerinin devredilmesi bize göre yanlıştı; ama, devredildiyse, artık, özel idarelerdeki, valiliklerdeki genel sekreteri belirleyin; hatta, Köy Hizmetleri müdürlerini genel sekreter yapalım; o Köy Hizmetleri müdürleri, valiliklerle, özel idarelerle, alınan kararlara göre, köylere hizmet götürsünler. Tahmin ediyorum, Türkiye'nin başka bölgelerinde de vardır; çünkü, Yozgatlılar da aynı şeyi söyledi "bizde de aynı, mazot parasını verirsen yolunuzu açarız' diyorlar." Yahu, böyle bir devlet olabilir mi arkadaşlar?! Mazot parasını veremeyen Türkiye Cumhuriyeti Devleti olamaz.

Değerli arkadaşlar, fazla zamanınızı almak istemiyorum; ama, devlet bizim, vatan bizim, millet bizimdir. Bu Büyük Millet Meclisi de kolay kurulmamıştır. Burası da bizim olduğuna göre, uzlaşarak, hükümetin, bu yoksul insanlara, köylülere destek verip, çiftçilerimize, tarımla uğraşanlara, hayvancılıkla uğraşanlara destek vermesi lazım. Özellikle doğu ve güneydoğuyu pilot bölge yaparak, kalkınabilecek bir konuma getirmesi gerektiğine inanıyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ensar Öğüt (CHP, Ardahan). “Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)”. TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ensar-ogut-22-2005-06-09-tarim-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-879 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
