# İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Enver Öktem (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim
- **Tarih:** 13 Mart 2003
- **Gündem:** İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/enver-oktem-22-2003-03-13-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73-2

> Enver Öktem (CHP), 13 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 543 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ENVER ÖKTEM (İzmir) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan tasarının 2 nci maddesiyle ilgili kişisel görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum. Yine, bu sözde de, gerçekten işçi dostu olan milletvekillerimizi saygıyla selamlıyorum.

Konuşmama başlamadan önce bir konuya açıklık getirmek istiyorum.

AHMET YENİ (Samsun) - İşveren dostu olmadan...

ENVER ÖKTEM (Devamla) - Bir dinlemesi öğrenir misin sevgili kardeşim.

SÜLEYMAN GÜNDÜZ (Sakarya) - İşverenle birlikte olan sendikacıları da biliyoruz!

ENVER ÖKTEM (Devamla) - Bu konuşmama başlamadan önce bir konuya açıklık getirmek istiyorum.

Bu kürsüye daha önce çıkan arkadaşlarımız, sendikaların taraflarla yaptığı bir protokolden bahsettiler "bu protokol sonucunda bir mutabakat vardır, size ne oluyor" demek istediler. Aslında, kendileri burada olmamakla beraber, onların gıyabında kendilerine de haksızlık etmemek gerekiyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde bu konuyla ilgili çalışmalar uzun süre devam etmiştir Bu görüşmeler esnasında birçok yazışmalar yapılmıştır. Burada, bu yazışmaların bir bölümünü açıklar, bir bölümünü açıklamazsanız haksızlık yapmış olursunuz. Öreğin, bu protokolün yapıldığı dönemde ve tarihte, dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Yaşar Okuyan'a, DİSK'in bilfiil verdiği bir yazı söz konusudur. O yazının içeriğinde, 2821, 2822 sayılı Yasalar, ancak 1475 sayılı Yasayla birlikte değerlendirildiği zaman DİSK tarafından kabul edileceği kendilerine tebliğ edilmiştir. Şimdi, burada bunu açıklamaz da, bir başka protokolü açıklamak durumunda olursanız, onlara da haksızlık yapmış olursunuz. Dolayısıyla, milletvekillerimize doğruyu anlatmanızda fayda vardır.

Değerli arkadaşlarım, 2 nci maddenin içeriğini dikkatle incelediğiniz zaman göreceksiniz ki, yasa mantığı içerisinde işyerinden bahsedilmektedir, işverenden bahsedilmektedir; ancak, emeğini satarak, orada emek harcayarak çalışmasını sürdüren işçinin ücretinden bahsedilmemektedir. Bu yasa tekniği içerisinde diyebilirsiniz ki, diğer maddelerde bundan bahsedilmektedir; ama, bu tanımlar maddesinde, ücretle işçiyi birbirinden koparmaya çalışıyorsunuz. Halbuki, emek veren bir işçinin ücretle çalışacağı, gayet doğal bir olaydır; bunu da inkâr eder bir hale gelmiş durumdasınız.

Değerli arkadaşlarım, tabiî birçoğunuz sendikal hareketin içinden gelmediğiniz için bilemeyebilirsiniz; size bir açıklık getirmek istiyorum. Ayrıca, işyerlerinde toplusözleşme yapabilmek için, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından yetki almak durumundasınız; işyerlerinde yetki almak durumundasınız, işletmelerde yetki almak durumundasınız. Şimdi, bugün getirilen tasarıda, bir işverene bağlı o ilde ya da bir başka ilde başka işyerleri de varsa, o işyerinin eklentisi ve devamı olarak görülmektedir. Bilesiniz ki, bu madde geçtiği takdirde, hiçbir sendika, bu işletmelerin hiçbirinde toplusözleşme yapma yetkisine kavuşamaz. Dolayısıyla, bu maddeyi getirmekle, siz, aslında, sendikaların işletme içerisinde toplusözleşme yapmalarını da engellemiş olacaksınız.

Değerli arkadaşlarım, öte yandan, yine bu tasarı içerisinde "alt işveren" ve "üst işveren" tanımlamasıyla, özünde, taşeronlaştırmayı getirmeye çalışıyorsunuz. Taşeronlaşma sonucunda bugüne kadar, Türkiye'de, binlerce insan sendikasızlaştırılmıştır. Bu uygulamayla, buna tam anlamıyla bir yasallık kazandırmaya çalışıyorsunuz; dolayısıyla, bir anlamda da, yine sendikal hareketi bitirme noktasına geliyorsunuz.

Değerli arkadaşlarım, siz, 3 Kasım seçimlerinde oy isterken "benim işçim, benim memurum, benim köylüm, benim çiftçim" diye oy istediniz...

MEHMET EMİN TUTAN (Bursa) - Biz demedik, Demirel söyledi; karıştırıyorsun.

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) - Onu biz söylemedik.

ENVER ÖKTEM (Devamla) - Aslında, belki, bunu siz söylemediyseniz de, sizin ekolünüz olarak, ekolünden geldiğini sandığınız kişilerin söylediği bu düşünceyi hep paylaşır hale geldiniz. (AK Parti sıralarından "yalan söylüyorsunuz" sesleri, gürültüler)

Şimdi, size öğüdümüz odur ki, gelin "benim işçim, benim memurum, benim köylüm, benim çiftçim" diyen bu anlayış, bu tasarıyı düzenlerken de bu anlayışı hayata geçirsin; ama, siz, öyle bir noktaya geldiniz ki, bunun yerine "benim işverenim, benim işverenim, benim işverenim" noktasına geldiniz; dolayısıyla, 3 Kasım seçimlerinde verdiğiniz sözlere de, bir anlamda, ihanet eder noktaya geldiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Enver Öktem (CHP, İzmir). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 13 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enver-oktem-22-2003-03-13-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
