# İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Enver Öktem (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim
- **Tarih:** 8 Mayıs 2003
- **Gündem:** İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/enver-oktem-22-2003-05-08-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73-3

> Enver Öktem (CHP), 8 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 499 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ENVER ÖKTEM (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinize saygılar sunarım.

Değerli arkadaşlar, iki gündür, toplumun büyük bir kesimini ilgilendiren ve çalışma hayatını yeni baştan düzenleyen bu yasa tasarısıyla ilgili bir tartışma yaşıyoruz. Gördüğüm manzara: Maalesef, bu tartışmalarımız bir sağırlar diyaloğu şeklinde geçiyor. Sanırım, öncelikle yapmamız gereken, birbirimizi anlamak, ne yapmak istediğimizi kavrayabilmek ve doğruya buradan ulaşabilmektir. Elbette ki, bu Parlamento halkın oyuyla seçilmiştir ve halkın temsilcileri konumundadır. Elbette ki, şu ana kadar yaptığımız konuşmalarda, haddini aşan, kastını aşan birtakım cümleler kurulmuş ise de, buradaki kasıt, Parlamento üyelerini herhangi bir şekilde halkın temsilcisi konumundan çıkarıp başka bir konuma taşımak niyeti taşımamaktadır. Amacımız, çok açık ve net bir şekilde ifade etmek istiyoruz ki, birbirimizi anlayarak doğruda buluşabilmektir. Dolayısıyla, bugüne kadar yaptığımız konuşmaları bu şekilde değerlendirmenizi özellikle rica ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu yasaya durup dururken karşı çıkmıyoruz. Çünkü, biz, bu yasanın pratik noktasında, içinde yetişerek geldik. Gerçekten, eğer sizler de pratiğinde olmuş olsaydınız, sanırım, bizim gibi, bu yasanın bazı önemli maddelerine karşı çıkardınız. Sayın Bakan izah ettiler, buradaki maddelerin önemli bir bölümünün 1475 sayılı Yasanın eski hükümleri olduğunu da ifade ettiler; ama, bilesiniz ki, bu yeni düzenlemede 120 maddenin yaklaşık 50 maddesi yeniden çalışma hayatına getirilmeye çalışılmaktadır ve bu maddeler, içerisinde, kiralık işçiden tutunuz da yarım ücrete kadar, 30 kişiye kadar iş kanunundan yararlanamaz maddesine kadar ve asgarî ücretin altında bir ücretle insanları çalıştırmaya kadar hükümler içermektedir. Dolayısıyla, bu yasayı, lütfen, tek tek, madde madde değerlendirmemiz gerekiyor. Eğer bunu beceremezsek, gerçekten, tasarı, yasalaştığı durumda, sizlerin de bizlerin de yapacağı çok fazla bir şey kalmayacaktır.

Değerli arkadaşlarım, gerçekten, demokrasi önemli bir kurumdur. Bu demokrasiyi yaşatabilmenin de temel ölçütü, toplumsal örgütleri, demokratik kitle örgütlerini ayakta tutabilir bir örgütlenme sistemine kavuşturabilmektir. Sayın Bakan izah ettiler, "eğer bu yasa çıkmaz ise sendikalaşmanın önündeki engelleri de kaldırmamış oluruz." Gerçek bu değildir değerli arkadaşlarım. Bundan önceki yasada örgütlenmeyle ilgili var olan sorunlar bu yeni yasayla daha da boyutlandırılmış olacaktır. Bilesiniz ki, bugün Türkiye'de yüzde 7'lerde, yüzde 5'lerde bir örgütlenme oranı söz konusudur. "Geçmişte sendikalar neden örgütlenemedi" diyor Sayın Bakan. Bunu çok açık bir şekilde ifade edelim: Geçmişte örgütlenemediğimizden değil, sendikalar birçok yerde örgütlendiler; ama, nerede örgütlendiysek, orada büyük kıyımlarla karşılaştık ve orada çalışan işçilerin tümünün iş akitleri feshedilir hale getirildi. Dolayısıyla, burada sendikaları suçlamaktan ziyade, sendikaların örgütlenmesinin önündeki engelleri neden kaldırmıyoruz sorusuna bir yanıt bulmak gerekiyor.

Değerli arkadaşlarım, bugün, medyasıyla, bütün iletişim araçlarıyla egemen güçler, yıllardır Türkiye'de bir şeyi işlemeye çalıştılar. Geçmişi hatırlayacak olursanız, grev hakkı işçilere verildiği zaman, yine işverenlerimizin önemli bir bölümü, bu grev hakkıyla birlikte Türkiye'de işyerlerinin kapanacağını ve sermayenin kaçacağını söylemişlerdi. Gerçekten pratik böyle mi oldu? Grev hakkı kazanıldıktan sonra acaba hangi işyerimiz battı; tam tersine uygulamalar, tam tersine gelişmelerle karşılaştık ve yine medya, bu son zamanlarda, İş Güvencesi Yasa Tasarısını güdük kılmak için elinden gelen her türlü propagandayı yaptı. Hepimiz hatırlıyoruz ki, bu propagandanın özünde, bu güvence yasası yürürlükte olduğu sürece ayakta hiçbir fabrikanın kalmayacağını söylemişlerdi. Halbuki, yasayı incelediğiniz zaman göreceksiniz ki, yasanın bütün hükümlerinde işverenlerin elinde işçi çıkarma hakkı vardır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Enver Öktem (CHP, İzmir). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 8 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enver-oktem-22-2003-05-08-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
