# Bazı kanunlarda değişiklikyapılmasına dair önergesi

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Enver Öktem (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim
- **Tarih:** 27 Ocak 2004
- **Gündem:** BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİKYAPILMASINA DAİR ÖNERGESİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/enver-oktem-22-2004-01-27-bazi-kanunlarda-degisiklikyapilmasina-dair-onergesi

> Enver Öktem (CHP), 27 Ocak 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİKYAPILMASINA DAİR ÖNERGESİ); konuşma 600 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ENVER ÖKTEM (İzmir) - Evet Sayın Başkan.

BAŞKAN - Buyurun.

ENVER ÖKTEM (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geçtiğimiz yasama yılı içerisinde çalışmalarını tamamladığımız ve temmuz ayı içerisinde Başkanlığa sunduğumuz kanun teklifimizle ilgili şu ana kadar herhangi bir işlem yapılamadığı için, İçtüzüğümüzün 37 nci maddesi gereğince doğrudan görüşülmesi talebinde bulunduk ve bu nedenle huzurlarınıza gelmiş bulunuyorum.

Değerli arkadaşlarım, Türkiyemizin coğrafî konumu ve jeopolitik konumu gereği, gerçekten, son derece riskli bir coğrafyada yaşamaktayız. Bu coğrafyada, depremler, doğal afetler ve savaş hali, ülkemizin gündemini sürekli işgal etmektedir.

Değerli arkadaşlarım, takdir edersiniz ki, bu coğrafyada hepimiz yaşamak zorundayız; çünkü, bu coğrafya bizim aynı zamanda vatanımız. Bir başka coğrafyada, bir başka toprak parçasında yaşama şansımız da söz konusu değildir.

Depremler, doğal afetler ve savaş hali gibi durumlar gündemimizi sürekli işgal ettiğine göre, Türkiye'nin içinde bulunduğu bu koşulları gözönüne alarak sunduğumuz kanun teklifinin, olabildiğince, siyasî tartışmalardan uzak değerlendirilmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Gerçekten, bir ulusal çıkar doğrultusunda bu kanun teklifinin değerlendirilmesi, ülkemiz açısından da, insanlarımız açısından da önem arz etmektedir.

Değerli arkadaşlarım, sunduğumuz kanun teklifi, özellikle, deprem anında ve bu doğal afetler noktasında görev yapan arama ve kurtarma ekipleriyle ilgilidir. Bunların sayısı, Türkiye'de şu anda 1 057 civarındadır. Bunlara tahsis edilen kadro da 2 000 küsurdur. Bu arkadaşlarımızın yaptığı görev, gerçekten, çok insanî bir görevdir. Bu tür afetlerde yirmidört saat görev yapan, yirmidört saatlik süre içerisinde de teyakkuz içinde olan, anında görev yerine intikal eden ve intikal ettiklerinde ise sürekli oradaki biyolojik gazlarla mücadele eden bu insanlar, salgın hastalıklarla ve biyolojik silahlarla da mücadele etmek durumundadırlar.

Bu arkadaşlarımızın yaptığı görev, gerçekten çok insanî bir görevdir. Dolayısıyla, bunlarla ilgili bir değerlendirme yaparken de insanî boyuttan değerlendirilmesinin çok yararlı olacağını düşünüyorum.

Biliyorsunuz, 1999 yılında Türkiye, çok önemli bir Marmara depremi, Düzce depremi yaşadı, yakın bir geçmişte Bingöl'de böyle bir depremle karşı karşıya kaldık, yine yakın bir geçmişte İzmir'de, İzmir'in çeşitli ilçelerinde böyle bir depremle karşı karşıya kaldık. Dolayısıyla, her gün bu tür afetlerle karşı karşıya kalacağımız gerçeğinden de hareketle, bu insanlarımızın özlük haklarını yeniden düzenlemek gibi bir görevimiz olduğunu düşünmekteyim.

Değerli arkadaşlarım, ben, bu insanların çalıştıkları yer olan Ankara-İstanbul yolu üzerindeki Sivil Savunma Müdürlüğüne kadar gittim. Orada, böyle bir durumda yaptıkları görevle ilgili tatbikatları izledim ve bu insanlarla bire bir görüşmelerde bulundum. Gerçekten, bu arkadaşlarımızın şu anda aldıkları ücret 500 000 000 lira civarındadır; yani, insanın canını kurtaran, kendi canlarını bu anlamda tehlikeye atan bu insanlarımız, şu anda, açlık sınırındaki bir ücretle görev yapmaktadırlar. Takdir edersiniz ki, bu insanlar, yaptıkları görev icabı sürekli bir moral çöküntüsü içerisindedirler, depresyon içerisindedirler, sürekli cesetlerle, yaralılarla karşı karşıyadırlar ve onları kurtarmakla kendilerini görevli saymaktadırlar. Bu insanlarımızın hem yurt içinde hem de yurt dışında, gerçekten çok önemli başarılara da imza attıklarını hepimiz bilmekteyiz.

Değerli arkadaşlarım, bu kanun teklifimizi değerlendirirken sizden en büyük ricam, mümkün olabildiğince siyasî tartışmaların ötesinde olayı değerlendirmenizdir. Eğer, 1999 yılındaki depremleri hatırlayacak olursanız, Türkiye, ulusal bir politika belirleme noktasına gelmiş ve karşılaşabileceğimiz olası bu tür afetler noktasında araç gereç ve teçhizatlara yönelik yoğun bir çalışma içerisinde bulunmaktadır ve milyonlarca dolar tutarındaki paramızı buralara yatırmaktayız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Öktem; sözlerinizi tamamlar mısınız.

ENVER ÖKTEM (Devamla) - Bu yatırımlar, elbette ki gerekli yatırımlardır, Türkiye'nin buna ihtiyacı vardır, insanlarımızın buna ihtiyacı vardır. Bu kadar önemli yatırımların yapıldığı bir noktada, işin insan faktörünü de unutmamak gerektiğini düşünmekteyim; çünkü, nihayetinde, bu araç ve gereçleri bu insanlar kullanacaklardır. Can kurtaran bu insanların canını kurtarmanın ve onları insanca yaşayabilecekleri bir ücret seviyesine taşımanın da Türkiye Cumhuriyeti Parlamentosunun bir insanlık ödevi olduğunu düşünmekteyim.

Bu düşüncelerden hareketle, özellikle AKP Grubunu bu kanun teklifimizi desteklemeye davet ediyorum. Bunu bir insanlık ödevi olarak sayıyorum. Bu ödevi yerine getireceğinizden kuşku duymuyorum.

Hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Enver Öktem (CHP, İzmir). “Bazı kanunlarda değişiklikyapılmasına dair önergesi”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 27 Ocak 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enver-oktem-22-2004-01-27-bazi-kanunlarda-degisiklikyapilmasina-dair-onergesi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
