# İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Enver Yılmaz (AK Parti, Ordu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 133. Birleşim
- **Tarih:** 13 Temmuz 2010
- **Gündem:** İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/enver-yilmaz-23-2010-07-13-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda

> Enver Yılmaz (AK Parti), 13 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 133. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA); konuşma 998 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ENVER YILMAZ (Ordu) – Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Milliyetçi Hareket Partisinin fındıkla ilgili grup önerisi aleyhine şahsım adına söz almış bulunuyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Önergeyi yakından inceledim, okudum; kürsüden konuşan arkadaşımızı da dinledim. 2001 yılında biz Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti ve Milliyetçi Hareket Partisinden seçimle iktidarı devraldığımızda o dönemin hükûmeti ve Milliyetçi Hareket Partisinin Sanayi ve Ticaret Bakanlığından sorumlu olduğu o dönemin hükûmeti, fındığa Fiskobirlik vasıtasıyla 1,5 milyon lira o dönemin parasıyla fiyat vermişti. 2002 yılında seçim oldu. Seçimle birlikte 1 milyon 615 bin lira fındığa fiyat verildi. Sayın Genel Başkanımız, Ordu ve Giresun’a geldiğinde iktidara gelirsek fındığa 2 milyon liraya tamamlanacak ek fiyat vereceği açıklamasında bulundu. Biz, 3 Kasım 2002 tarihinde iktidara geldik, ilave destekleri verdik ve 2002 yılından bu yana fındık 2 milyon lira üzerinden işleme başlamış oldu.

O tarih itibarıyla değerli arkadaşlar, 1 milyon 615 bin lirayı esas kabul ettiğimizde, dolar 1 milyon 680 bin lira, 1 kilogram fındığın dolar karşılığı 95 sent yani 1 kilogram fındık 1 dolar dahi etmiyor o dönemde. Biraz önce iktidarda hangi siyasi partilerin olduğunu söyledim.

Bugün itibarıyla böyle bir önerge olduğunu grubumuz bize bildirdiğinde hem TMO’yu hem de serbest piyasayı araştırdım. Bugün itibarıyla Toprak Mahsulleri Ofisi 5 milyon 200 bin liradan piyasaya fındık satıyor, serbest piyasada da fındık 4 milyon 700 bin lira. Dolar bazında hesap ettiğimizde de serbest piyasa ve TMO’nun fiyatını ortak olarak değerlendirdiğimizde, bugün itibarıyla fındık dolar karşılığı olarak 3.350 dolar. Yani biz, 95 sentten fındığı almışız, bugün itibarıyla 3.350 dolara kadar çıkartmışız. Bu süre içinde de Tarım Bakanlığımızın İnternet sitesine ilgili arkadaşlar girdiğimizde şöyle bir araştırmayı görebilirler: Türkiye’de tarım ürünleri içinde ilk yirmi ürüne baktığımızda, 2002-2010 yılları arasında fiyatı yüzde 100 artmış hiçbir tarım ürünü yok, sadece fındık var. Fındık 2002 yılından 2010 yılına kadar, değerli arkadaşlar -Hükûmetimizin son dönemde yapmış olduğu destekleme hariç söylüyorum- yüzde 300 artmıştır. Dekar başına 150 lira desteği de bu yüzde 300 artışa ilave ettiğimizde 2002-2010 yılları arasında fındığın reel artışı yüzde 340’tır.

Dolayısıyla, Hükûmetimize 95 sentlerden fındığı bırakan iradenin, o dönem hükûmetinin, hükûmetlerinin bugün fındık karşısında, özellikle haziran ve temmuz ayları yaklaştığında ve ağustos ayı, yirmi-yirmi beş gün sonra fındık mahsulünün toplanmaya başlanacağı süre dikkate alındığında bu kürsülerden her yıl biz aynı konuşmaları dinlemekteyiz. Özellikle konuşan arkadaşlarımızın “Karadeniz Bölgesi milletvekilleri olaya sahip çıkmıyor, kimisi telefonla konuşuyor, kimisi şunu yapıyor, bunu yapıyor.” diyen arkadaşlarımızın önergesinin altındaki fındık üreten il milletvekillerine baktığımızda da, önergeyi veren siyasi partinin il milletvekillerine baktığımızda da, maalesef, 1 milletvekilinin imzasının olduğunu gördük.

Dolayısıyla, biz, siyasi irade olarak, Hükûmet olarak, 2002 yılından itibaren çok istikrarlı bir şekilde, fındık ürünümüzü, Karadeniz Bölgesi’ni, illerimizi mağdur etmeyecek uygulamaları, organizasyonları sonuna kadar yaptık. 2003, 2004 ve 2005 yıllarında değerli arkadaşlar, o dönemin FİSKOBİRLİK yönetimine ki, bugünkü fındığın ana sorununu teşkil eden aşırı fiyat artışının, rekolte düşüklüğü dikkate alındığında ortaya çıkan aşırı fiyat artışının müsebbibi olan FİSKOBİRLİK yöneticilerine geçen dönem milletvekilli arkadaşlarımızla beraber gittik, konuştuk. “Dünyanın hiçbir yerinde, bir ürün aniden 1 liradan 3 liraya, 3 liradan 5 liraya, 5 liradan 7 liraya çıkmaz. Bunun serbest piyasa koşulları dikkate alındığında daha rantabl bir şekilde değerlendirilmesi gerekir. Bu yıl FİSKOBİRLİK olarak siz fındığa 7 milyon fiyat verdiğinizde önümüzdeki süreci de dikkate almanız gerekiyor.” diye defalarca uyardık.

Tabii, konuşan arkadaşlarımız, FİSKOBİRLİK’in siyasi bir iradenin ürünü olduğu noktasında biraz önce de vurgu yaptılar. O dönemin FİSKOBİRLİK yöneticileri, bakıldığında -isim vermek istemiyorum- 2 tanesi, farklı siyasi partilerin milletvekili listelerinden fındık üreticilerinin karşısına aday adayı olmak suretiyle çıktı fakat milletimiz kendilerine ve partilerine o dönem itibarıyla hiçbir teveccüh de göstermemiş oldular.

Biz geçtiğimiz yıl itibarıyla Hükûmet olarak fındıkta yeni bir strateji uyguladık. Bu stratejinin ana gövdesi değerli arkadaşlar, devlet desteğini devre dışında bırakmak idi. “Serbest piyasa koşulları doğrultusunda fındık kendi fiyatını kendisi belirlesin.” dedik. Geçtiğimiz yıl bu süreci başarıyla yürüttüğümüz düşüncesindeyim. Zira, geçen yıl fındığın fiyatı serbest piyasada 3 milyon liradan açıldı ama 4-4,5 milyon, bugün itibarıyla 4 milyon 700 bin lira gibi bir serbest piyasa fiyatıyla karşı karşıya. Bu dönemde uyguladığımız fındık stratejisi neticesinde, değerli arkadaşlar, Hükûmetimiz 2009, 2010 ve 2011 yıllarında fındık ürününü dekar başına 150 lira destek vermek suretiyle destekleme kararı aldı. Geçen yıl itibarıyla tüm fındık üreten illere toplam ödediğimiz para -eski para deyimiyle söylüyorum- 705 trilyon liradır. Kendi ilimle ilgili örnek vermek istiyorum: Ordu ilinde geçen yıl, değerli arkadaşlar, 400 trilyon liralık fındık ürünü olmuştur. Hükûmetimizin desteklemesiyle birlikte geçen yıl Hükûmetimiz Ordu ilindeki fındık üreticilerine 340 trilyon lira nakit desteği vermiştir. Hemşehrilerimizin yoğun teveccühü olmuştur, bankalarda kuyruklar oluşmuştur, nakit ödeme neticesinde de piyasada çok ciddi şekilde bir rahatlama oluşmuştur. Sadece doğrudan gelir desteğinin bitişiyle birlikte uyguladığımız bu fındık stratejisiyle fındık ürününe verdiğimiz destekle kalmadık, mazot desteği de verdik, alternatif ürün desteği veriyoruz, söküm desteği de veriyoruz.

Tabii, bu yıl için söylüyorum, değerli arkadaşlar, 2010 yılı için, yirmi-yirmi beş gün sonra piyasa açılacak. Bu fındık ürününün mahsulünün toplanmasıyla ilgili süreçte de elbette muhalefetin birtakım eleştirileri ve tepkileri olacaktır. Zira, biz fındıkla ilgili bu tepkileri her dönem aldık. Fakat bunun halkımız karşısında, milletimiz karşısında karşılığının ne kadar olduğuna bakmamız lazım. Zira, geçen yıl ve ondan önceki yıl uygulanan düzgün politikalar ve geçtiğimiz dönemde, iktidar dönemimizde uyguladığımız düzgün politikalar neticesinde AK PARTİ Hükûmetimiz Karadeniz Bölgesi’nde yüzde 47’lerin üzerinde bir oy almıştır.

AKİF AKKUŞ (Mersin) – Bir defa oldu işte.

ENVER YILMAZ (Devamla) – Benim ilim de Karadeniz Bölgesi’nin en fazla oy alınan ilidir parti olarak ve Türkiye’de fındık ürününün en fazla üretildiği ildir Ordu ili. Türkiye fındığının yüzde 40’ını Ordu ili üretmektedir.

Dolayısıyla fındık politikasındaki tutarlılığımız ortadadır. Elbette yeni uyguladığımız stratejinin birtakım eksiklikleri olabilir değerli arkadaşlar. Bu eksikliklerin tamamlanması adına TOBB’un Hükûmetimizle uyumlu bir şekilde yapacağı lisanslı depoculuk konusundaki çalışmaların bir an önce hızlandırılması lazım. Zira, bu yılki rekoltenin de 600 bin ton civarında olması bekleniyor. Zaten iç tüketimin 100 bin ton, ihracatın da 500 bin ton olduğu dikkate alındığında fındıkta Türkiye’deki arz-talep dengesi bu yıl itibarıyla fındık üreticilerine çok ciddi sıkıntı oluşturmayacaktır.

Hükûmetimiz fındık üreticilerinin her daim yanındadır, yanında olmuştur. Bu birliktelikle de zaten hemşerilerimizin fındık üreten illerdeki oy oranları da ortadadır. Bu çerçevede, Milliyetçi Hareket Partisinin vermiş olduğu önergenin aleyhinde oy kullanacağımı bildirir, Genel Kurulu saygıyla selamlarım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Enver Yılmaz (AK Parti, Ordu). “İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 133. Birleşim tutanağı, 13 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/enver-yilmaz-23-2010-07-13-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
