# Ulaştırma bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında (ss1135)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Erdal Karademir (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim
- **Tarih:** 27 Nisan 2006
- **Gündem:** ULAŞTIRMA BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA (SS1135)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/erdal-karademir-22-2006-04-27-ulastirma-bakanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-ss1135

> Erdal Karademir (CHP), 27 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ULAŞTIRMA BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA (SS1135)); konuşma 1.529 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ERDAL KARADEMİR (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 1135 sıra sayılı Ulaştırma Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin tümü üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz aldım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, 3348 sayılı Ulaştırma Bakanlığının Teşkilat ve Görevlerine İlişkin Yasada Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, öncelikle, Ulaştırma Bakanlığının görevlerine yeni ve önemli bir görevi daha yüklemektedir. Ulaştırma Bakanlığına verilen bu yeni görev, Bakanlığın şimdiye kadar Teşkilat ve Görevleri Yasasında yer almayan bir konu. Bu yeni görev, başka bir bakanlığın görevleri arasında yer alıyor. Bu yasa teklifiyle, Ulaştırma Bakanlığı, bir başka bakanlığa ait görev ve yetkileri üstlenmek istemektedir. Zira, Ulaştırma Bakanlığına bu teklifle verilmesi istenilen görev ve yetkiler, bugüne kadar yaptığı çalışmalarla yüzakımız olan Bayındırlık Bakanlığı ve ona bağlı Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve sorumluluk alanına girmektedir.

Değerli arkadaşlarım, bu yasa teklifiyle, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri gasbedilmektedir. Bu yasa teklifinin getirilme nedenlerinin arkasında, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğünün görevlerini yeteri kadar yapmadığı gibi bir gerekçe var mıdır, bu düzenlemeye onun için mi ihtiyaç duyulmuştur; bu, hepimiz tarafından bilinmelidir ve bu gerekçeler varsa da, Parlamentoda açıklanmalıdır.

Değerli arkadaşlarım, bu teklifin gerekçesinde yazıldığı gibi, "ileri teknoloji ve yüksek maddî kaynak ihtiyacı duyulan bu tür projelerdeki yeterlilik", "projelerde tecrübe kazanılması" gibi ifadelerle ne söylenmek istenmektedir? Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğünün böylesi bir projeyi veya projeleri yürütecek donanım ve tecrübeye sahip olmadığı mı anlatılmak istenmektedir? Eğer, böylesi bir tespit söz konusu ise, bu tespit açık, net ve dürüstçe ifade edilmelidir.

Sayın milletvekilleri, Ulaştırma Bakanlığının bir başka kurumun görev ve yetkilerini üstlenmesinde bir yetki gasbı yok mudur? Bu görevlere talip olunurken Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ile Karayolları Genel Müdürlüğünün görüşleri alınmış mıdır? Alınmış ise, bu görüşler nelerdir? Bu görüşlerin bu kürsüden açıklanması gerekmiyor mu?! Kamuoyunun ve bizlerin bilgilendirilmesi gerekmiyor mu?!

Ulaştırma Bakanlığı, gerçekten, böylesi yetki ve görevi teşkilat yasası görevleri içerisine almayı gerekli gördüyse, öncelikle bu teklif, kendi teşkilatı ile Bayındırlık ve İskân Bakanlığıyla görüşülerek bir hükümet tasarısı olarak niçin getirilmemiştir?! Hükümet tasarısı olarak getirilmesi daha doğru bir yaklaşım değil midir?!

Eğer, Ulaştırma Bakanlığı görevlerini, bütün ulaşım sorunlarını kendi bünyesinde toplamak istiyorsa, bu, anlaşılabilir durumdur. Eğer, denizde, havada, demiryollarında ve karayollarındaki tüm yetkiler Ulaştırma Bakanlığında toplanmak isteniyorsa, tek elden yürütülmek isteniyorsa, bu doğru olabilir; ama, bunu bir hükümet tasarısı olarak getirmek de doğru bir yaklaşım olmalıdır diye düşünüyoruz.

Değerli arkadaşlarım, bu yasa değişikliğinin bir milletvekili teklifi olarak getirilmesinin arkasında yatan gerçek nedir? Bu teklifi getiren Sayın Milletvekilinin mesleği, uzmanlık alanı ve geçmişte üstlenmiş olduğu görevler dikkate alındığında, niçin bu teklif, konunun uzmanı olmayan bir sayın milletvekiline verdirilmiştir? Bu soruyu sormamız gerekmiyor mu? Bu yasa teklifi, bir milletvekili teklifi olacaksa, AKP içinde bu konuda uzman bir başka milletvekili yok mudur? Diğer taraftan, bu yasa teklifinin bir milletvekili tarafından getirilmiş olmasının nedeni, Ulaştırma Bakanlığının kendisinin böylesi bir ihtiyacı hissetmemiş olması, bu Bakanlıkta görevli müsteşarından teknik elemanına kadar bir yetersizliğin göstergesi olabilir mi?

Değerli arkadaşlarım, yasa teklifini getiren Sayın Milletvekili, Hükümetten, ilgili bakanlıklardan, yerel yönetimlerden ve Devlet Planlama Teşkilatından önce bu ihtiyacı nasıl görebilmiştir, gerçekten merak ediyoruz.

Yine, bu teklifin bir milletvekili teklifi olarak getirilmesi, hemen komisyon gündemine alınması ve görüşülmesinin; diğer yandan, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündeminde en ön sıralarda yer almasının arkasındaki amaç ve niyet nedir? Bu soruları, bütün milletvekillerinin sorması ve düşünmesi gerekmektedir.

Değerli arkadaşlarım, karayolu ulaşım projesinin standartları ve bu konuda çalışan kişilerin uzmanlıkları ile demiryolu ulaşım standartları ve bu konuda çalışan uzmanlıklar arasında ciddî farklılıklar vardır. Ulaştırma Bakanlığının bünyesinde karayolları standardını bilen tecrübeli uzman personel yoktur; oysa, Karayollarımızda, karayolları standardını bilen, bu konuda deneyimli, otoyol projelerini yaşama geçirmiş, İstanbul Boğazında 2 boğaz köprüsünün yapım ve kontrolünde bulunmuş, birçok tünel inşaatının projesi ve yapımında bulunmuş uzman personelimiz mevcuttur. Dolayısıyla, öngörülen tüpgeçiş karayolu ulaşım projesi, Karayolları Genel Müdürlüğü bünyesi içerisinde pekala yapılabilirdi. Hükümet tarafından bunun böyle yapılabileceği bilinmekteydi. Yani, bu projenin, Karayollarımızca ve bu kurumun uzman personeliyle yaşama geçirilmesi mümkün ve daha gerçekçidir.

Değerli arkadaşlarım, AKP İktidarınca, niçin raylı tüpgeçiş ile karayolu tüpgeçişinin birlikte düşünülmediği ayrı bir soru işareti olarak da karşımızda durmaktadır. Özel işletme için fizibl ve kârlı olması muhtemel bir karayolu tüpgeçişi projesiyle, belki fizibl olmayan; ama, sosyal getirisi yüksek bir projeyi birlikte gerçekleştirmek, akılcı bir yol değil midir? Niçin bu çözüm yolu düşünülmemiş ve araştırılmamıştır? Yoksa, karayolları geçiş ihtiyacı yeni mi gündeme gelmiştir? Bu ihtiyaç dünden belli değil miydi?

Değerli arkadaşlarım, raylı tüpgeçişle ilgili, bilimsel çevrelerin deprem riski endişeleri vardır. Bunlar, raylı tüpgeçişte dikkate alınmamıştır. Öte yandan, deprem riski endişeleri, Ulaştırma Bakanlığı tarafından henüz bilimsel verilerle giderilememiştir. Daha büyük kesitli öngörülen, daha büyük kesitli bir tüpgeçit inşaatı ne derece doğrudur, doğru bir yaklaşımdır; bunu hep beraber düşünmemiz gerekiyor.

Yine, bu teklifin, Bayındırlık ve İskân Bakanlığının dışında bir başka kurumun da görev ve sorumluluk alanlarına girdiği ve gasbettiği de görülmektedir.

23.7.2004 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren AKP İktidarının büyük beklenti ve iddialarla yasallaştırdığı yerel yönetim yasalarından Büyükşehir Belediyesi Yasası henüz 2 yaşına dahi girmeden, Ulaştırma Bakanlığının müdahalesiyle karşı karşıya kalmıştır. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Yasasının görev ve sorumluluklarına ilişkin 7 nci maddesinin (f) fıkrası aynen şöyle ifade etmektedir: "Büyükşehir ulaşım ana planını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak, büyükşehir belediyelerinin görevleri arasında yer almaktadır." 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Yasası henüz iki yılını doldurmadan, görev ve yetkilerinin Ulaştırma Bakanlığına yönlendirilmesindeki niyet nedir? Yoksa, bu, AKP İktidarının yerel yönetim politikalarının iflas ettiğinin bir göstergesi midir?

Değerli arkadaşlarım, diğer en önemli konulardan biri de, aynı konuyu düzenleyen birden fazla kanunun ortaya çıkmasıdır; yani, bir konunun iki ayrı yasayla düzenlenmesi Anayasaya da uygun değildir.

Değerli arkadaşlarım, burada, teklifi yapan Sayın Milletvekilimize ve Sayın Ulaştırma Bakanına sormak istiyorum: Gerçi, Ulaştırma Bakanlığı, kendisiyle ilgili bir yasa görüşmesinde burada yok. Bu yasa teklifiyle, Ulaştırma Bakanlığının görevleri arasında sıkıştırılmaya çalışılan, her türlü ulaşıma ilişkin tüp ve tünel gibi ulaşım altyapı işleri, İstanbul ana ulaşım planında var mıdır? Yine, İstanbul ana ulaşım planında yer almayan bir konunun varmış gibi bir başka kuruma verilmesi doğru bir yöntem midir?

Bu yasa teklifi, Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda tartışılırken, Bakanlık Müsteşar Yardımcısı Sayın Soluk, yasa teklifiyle ilgili açıklama yaparken şu ifadeleri kullanmıştır: Teklifin kanunlaşmasıyla, devletin kasasından tek kuruş çıkmadan, Hazine garantisi verilmeden, bir projenin hayata geçirilmiş olacağı ifade edilmiştir.

Hiç kuşku yok ki -bu ifadelerden de anlaşılmaktadır- bu yasa teklifinin bir sipariş yasası olduğunu bize göstermektedir. Bu yasanın tek bir projeye yönelik hazırlandığı, ortada hazır bir projenin olduğu, bu projeyi yaşama geçirecek kişi ve tüzel yapının hazır olduğu; yani, yatırımcının, projeyi hazırlayarak Ulaştırma Bakanlığıyla görüştüğü ve Sayın Müsteşar Yardımcısının da söylediği koşulları önerdiği anlaşılmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, komisyon tutanaklarına yansıtıldığı şekilde, Bakanlık üst düzey yetkilisi tarafından da teyit edilen, devletin kasasından tek kuruş çıkmadan, Hazine garantisi verilmeden hayata geçirileceği kesinleşen bu proje, AKP İktidarını suçüstü yakalatmıştır.

Değerli arkadaşlarım, görülen o ki, İstanbul'un büyük projelerinin yangından mal kaçırırcasına yasal düzenlemelerle bir başka kuruma devredilme girişimleri, böylesi projelerle birilerine servis yapıldığını, âdeta peşkeş çekildiğini bizlere göstermektedir.

Değerli arkadaşlarım, AKP İktidarı ve Sayın Başbakan, tüpgeçiş projeleri konusunda görüşlerini açıklayan, deprem riski konularında endişelerini ifade eden bilim adamlarını ve üniversite çevrelerini cahillikle suçlamaktadır. Yani, Sayın Başbakan ve AKP İktidarı, raylı tüpgeçidin yerinin, tipinin yanlış olup olmadığı, deprem güvenliğinin yeterli olup olmadığının, projenin maliyetinin fahiş olup olmadığının, ulusal ekonomimize külfet getirip getirmediğinin, ülkeyi uluslararası sermayeye bağımlı kılıp kılmadığının sorgulanmasından son derece rahatsızlık duymaktadır.

Ulaştırma Bakanlığının üst düzey yetkilisinin açıklamalarından da görülen o ki, küresel sermaye, kendisine uygun yöntemle işlere el koymuştur, şartlarını kendi belirlemektedir, kendi kredisini kendisi organize etmektedir. Dolayısıyla, güvenliğimiz, çevremiz ve geleceğimiz ulusötesi sermayenin insafına bırakılmıştır.

Değerli arkadaşlarım, anlaşılıyor ki, AKP İktidarı, Türkiye Büyük Millet Meclisine bu tür sipariş yasaları taşıyarak yasalaştırmaya devam etmek istemektedir. Bu tür yasa yapma anlayışı, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bağımsızlığına gölge düşürmekte ve bu çatı altında görev yapan biz milletvekillerinin onurunu da zedelemektedir.

SALİH KAPUSUZ (Ankara) - Yani, nasıl oluyor?! Yani, bir milletvekilinin..

ERDAL KARADEMİR (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, bu yasa teklifinin maddesinde bir değişiklik önergesi verdik. İnanıyorum ki, bu değişiklik önergemizi desteklersiniz, sizlerin katkısıyla değiştiririz ve bu yasa teklifi daha uyumlu hale, olumlu hale gelebilir.

Değişiklik teklifimizin nedenlerini de sizinle paylaşmak istiyorum. Bu değişiklik önerimizde, her türlü ulaşıma ilişkin, tüp ve tünel gibi ulaşım altyapı işlerinin, yap-işlet-devret modeli dahil olmak üzere planlanması ve yapılması, Bayındırlık ve İskân Bakanlığıyla koordineli çalışarak yapılması öngörülmüş. Dolayısıyla, bu proje ve planların, her iki bakanlığın deneyimleri ve tecrübeleri çerçevesinde değerlendirilmesi, sonuç olarak da, daha sağlıklı projelerin yaşama geçirilmesi hedeflenmiştir.

Yine bu değişiklik önergemizde getirdiğimiz "gerekli ihaleleri açmak" ifadesiyle de "teklifi yapmak ve yaptırmak" ifadesinin, bu işleri dilediği kişi ve kurumlara yaptırmak anlamına gelebileceğinden, Bakanlık, işleri kendi bünyesinde yaptırabileceği gibi, dışarıya da yaptırabilecektir. Şayet, işleri dışarıya yaptıracaksa, kamuoyunun şeffaflık beklentilerinin giderilmesi, yarışmaya katılacak firmaların rekabet edebilmesi ve hizmet kalitesinin yükseltilmesi amaçlanmıştır.

Yine bu değişiklik önergemizle "işletmek" ibaresi ilave edilerek, bu projelerin işletilmesi ihtiyacının çıkması halinde, yasal boşluğun da giderilmesi hedeflenmiştir. Yapımı tamamlanan bu tür projeleri, Bakanlığın, işletmek gibi görevi olmalıdır; aksi takdirde, yapılan bu tür işletmeleri devretme zorunluluğu ortaya çıkar.

Yine, fıkranın son cümlesine ilave ettiğimiz "alınan tedbirleri sürekli gözetmek" ibaresiyle, ilgili işletmelerin güvenliği, bakımı ve onarımı için sadece tedbir almak yeterli olmayacağından; aksine, alınan bu tedbirleri gözeterek, daha sağlıklı, uzun vadeli, ekonomik çalışmaları hedeflenmiştir.

Dolayısıyla, bu değişiklik önergemizi eğer desteklerseniz, bu yasa daha olumlu bir şekilde, toplum yararına daha yakışır bir şekilde çıkacaktır.

Bu duygularla hepinizi tekrar saygıyla selamlıyorum, teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Erdal Karademir (CHP, İzmir). “Ulaştırma bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında (ss1135)”. TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim tutanağı, 27 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erdal-karademir-22-2006-04-27-ulastirma-bakanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-ss1135 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
