# Trakya halkının sosyal ve ekonomik sorunları hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Erdoğan Kaplan (CHP, Tekirdağ)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim
- **Tarih:** 29 Haziran 2005
- **Gündem:** TRAKYA HALKININ SOSYAL VE EKONOMİK SORUNLARI HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/erdogan-kaplan-22-2005-06-29-trakya-halkinin-sosyal-ve-ekonomik-sorunlari-hk

> Erdoğan Kaplan (CHP), 29 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TRAKYA HALKININ SOSYAL VE EKONOMİK SORUNLARI HK.); konuşma 559 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ERDOĞAN KAPLAN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Trakya'nın sorunları hakkında gündemdışı söz almış bulunmaktayım; Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

Hükümetin göreve gelmesinin üzerinden otuz ayı aşkın bir süre geçti. Geriye doğru sayım başladı. Göreve geldiği günlerde acil eylem planları hazırlayan, geleceğe ilişkin pembe tablolar çizen, umut aşılayan hükümetin, geriye dönüp baktığımızda, Türkiye'nin sorunlarını çözmek yerine artırdığını görüyoruz.

Türkiye, ağırlaşan, kronikleşen sorunlarına bu dönemde de çözüm bulamamıştır. Borçları azaltacağız, istihdamı artıracağız diyenler, borçları artırdılar, istihdamı azalttılar. İşsizlik, yoksulluk, yolsuzluk bu dönemde de halkın çözülmesini beklediği önemli sorunlar olarak duruyor.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Türkiye'nin birçok yerinde olduğu gibi, Trakya bölgemizde bu sorunlar daha ağır bir şekilde hissedilmektedir. Bu hükümet döneminde, Trakyalı çiftçiler en zor günlerini yaşıyor. Tekirdağ ve Trakya bölgemiz verimli arazisiyle ülkemiz buğday üretiminin yüzde 20'sini, ayçiçeği üretiminin ise yüzde 75'ini sağlamaktadır.

Şu anda, Trakya bölgemizde hasat dönemi. Çiftçinin ürününü satıp yüzünün gülmesinin gerektiği günlerdir; ama, durum öyle değil. Bütün çiftçilerimiz şikâyetçi. Hiç kimsenin yüzü gülmüyor. Geçen yıl buğday fiyatı hasat başlangıcında 330 000 lira iken, şimdi 270-280 bin lira. Geçen yıl buğdayın ofis fiyatı 350 000 lira iken, bu yıl 330 000 liradır. Bu yıl buğday alımlarında kota uygulamasına başlanılmıştır. "Buğday üreticisine fazla üretme; almam" diyorsunuz. "Fazla ürettiğin buğdayı tüccara kaça satarsan sat" diyorsunuz. Sizin adalet ve kalkınma anlayışınız bu mu?! Trakya bölgemizde köylünün ayçakız adını verdiği ayçiçeği ve sarıkız adını verdiği kanola can çekişiyor; bu ürünlerin ekim alanları daralıyor. Trakya çiftçisinin prestij ürünü ayçiçeği üretimi 500 000 tonun altına düşmüştür. Yine, pancara uygulanan kota çiftçilerimizi zora sokmaktadır. Pancara kota uygulanırken, nişasta bazlı şeker üretimi yapan Cargill gibi bazı firmalar özendirilmektedir. Tüm Trakya'nın pancar kotası toplam 200 000 ton iken, sadece Adapazarı'nın pancar kotası 350 000 tondur. Trakya'ya yapılan bu haksızlık sona ermelidir.

Yani, çiftçimiz, ürettiğini ucuza satın almak isteyen tüccarın insafına terk edilmektedir. Çiftçinin ürün bedeli düşerken, maliyetler de gübrede yüzde 18, mazotta yüzde 32 artış yapmıştır. Çiftçinin ürün maliyeti artarken ürün bedelini düşüren tek iktidar olarak tarihe geçen bir hükümetle karşı karşıyayız.

Sayın Başbakan akaryakıt fiyatlarındaki artışa ilişkin yaptığı değerlendirmede "yirmi günde üç dört kez akaryakıta zam olmaz; bunu yeniden rayına oturtmak lazım" demiştir. Bu zamları kim yapıyor Sayın Başbakan?.. Zamları sizin hükümetiniz mi yapıyor, yoksa Trakyalılar mı yapıyor?.. Akaryakıt zamlarını kimin yaptığını Sayın Başbakan bilmiyor; ama, ben Trakya çiftçisinin o zamların altında ezildiğini çok iyi biliyorum. Neyi rayına oturtacaksınız; uyguladığınız ekonomi programı ve tarım politikasıyla çiftçiyi, üreticiyi, tarımı rayından çıkardınız.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; işsizlik bu dönemde, tüm Türkiye'de olduğu gibi, Trakya bölgesinde de gençlerimizi umutsuzluğa sürüklemektedir. Hayrabolu İlçemizden bir yurttaşımız, Hayrabolu Organize Sanayi Bölgesinin hükümetin teşvik politikasıyla yatırımcı çekemediğini, bu nedenle, işsizliğin bu ilçemizde yoğun bir şekilde yaşandığını belirtmektedir.

Eğitimli nüfusun işsizliği, bir ülkenin kendi çocuklarına, onları eğitirken yaptığı yatırımın heba olmasıdır. Bizim ülkemiz, maalesef, kendi yatırımını, kendi çocuklarına istihdam olanakları açamayarak, heba etmektedir.

Çevre sorunlarının çözümü için bir kanun tasarısı hazırlandı, komisyondan geçti, Genel Kurul gündeminde bekliyor; ama, Trakya'nın çevre sorunları devam ediyor. Ergene Nehri zehir saçıyor. Arıtma tesisi olmayan fabrikalar varlığına devam ediyor. Bu koşullar, işçimizi, emeklimizi, memurumuzu, çiftçimizi, üreticimizi memnun etmiyor, yüzünü güldürmüyor. Ekonominin büyüdüğü yönünde masallar anlatılıyor; ama, Trakya'da benim gördüğüm, sorunlar büyüyor, işsizlik artıyor, umutsuzluk ve mutsuzluk artıyor.

Değerli arkadaşlarım, pembe tablo çizmekle, vatandaşı aldatmakla işler olmuyor. İşte, güncel gazetelerimizden bir tanesinde "işte halkın sesi" deniliyor. "Ben tarım emeklisiyim, çoktan öldüm; ben Bağ-Kur emeklisiyim, öldüm, öldüm; ben işçi emeklisiyim, perişanım; ben memur emeklisiyim, sürünüyorum."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Erdoğan Kaplan (CHP, Tekirdağ). “Trakya halkının sosyal ve ekonomik sorunları hk”. TBMM Genel Kurulu, 121. Birleşim tutanağı, 29 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erdogan-kaplan-22-2005-06-29-trakya-halkinin-sosyal-ve-ekonomik-sorunlari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
