# Mustafa cumhur ersümer ile zeki çakan haklarında meclis soruşturması açılmasına ilişkin (9/4-7)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Erdoğan Özegen (AK Parti, Niğde)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim
- **Tarih:** 9 Aralık 2003
- **Gündem:** MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER İLE ZEKİ ÇAKAN HAKLARINDA MECLİS SORUŞTURMASI AÇILMASINA İLİŞKİN (9/4-7)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/erdogan-ozegen-22-2003-12-09-mustafa-cumhur-ersumer-ile-zeki-cakan-haklarinda-meclis-sorusturmasi-a

> Erdoğan Özegen (AK Parti), 9 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MUSTAFA CUMHUR ERSÜMER İLE ZEKİ ÇAKAN HAKLARINDA MECLİS SORUŞTURMASI AÇILMASINA İLİŞKİN (9/4-7)); konuşma 912 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ERDOĞAN ÖZEGEN (Niğde) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İstanbul Milletvekili Sayın Hüseyin Besli ve benim de içinde bulunduğum 63 milletvekilinin, Enerji ve Tabiî Kaynaklar eski Bakanları Mustafa Cumhur Ersümer ve Zeki Çakan haklarında Anayasanın 100 ve İçtüzüğün 107 nci maddeleri uyarınca bir Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergemiz üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yolsuzluk kelimesi, özellikle son yıllarda ülkemizde 7'den 70'e herkesin ifade ettiği gibi, ülkemizin geleceğini karartan, ülkemizi iktisaden çökerten, millet olarak geleceğimizi yok eden kâbusa dönüşmüştür. Geçtiğimiz yıllarda yolsuzluk iddiaları gündemden düşmemesine rağmen, vatandaşımızın beklediği somut sonuçlar alınamamıştır. Öyle bir süreç yaşadık ki, her gün yeni bir isimle yapılan operasyonlara -şahin, atmaca, kartal, beyaz enerji, bufalo- artık, konulacak yeni bir isim bile bulunamamasına rağmen, bütün bu yapılanlar kamu vicdanını rahatlatmaya yetmemiştir. Bundan dolayıdır ki, 3 Kasım seçimlerinde, vatandaşımız, sandığa giderken bizlerden beklediği, yapanın yaptığının yanına kâr kalmayacağı, şeffaf, haklarını daha iyi koruyan bir parlamento oluşumu için oy vermiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; konuyla ilgili, diğer konuşmacı arkadaşlarımız birçok noktaya temas ettiler; ancak, araştırma komisyonu raporunda yer alan bazı hususları sizlerle paylaşmak istiyorum.

Mavi Akım hattının ihalesiz olarak bir konsorsiyuma verilmesi sonucu, benzer işlere göre, yaklaşık 75 000 000 dolar daha pahalı yaptırılmasına sebebiyet verildiği vurgulanmaktadır.

Doğalgaz sözleşmelerinin uygulanmasında Rusya tarafının yükümlülüklerini yerine getirememesi sonucu doğan yaklaşık 14 000 000 dolar alacağımızdan vazgeçilerek, ülkemiz menfaatları korunamamıştır.

Yine, sözleşme gereği yapılan üçüncü fiyat düzenlemesi hakkı kullanılırken, fiyat indiriminin başvuru tarihinden itibaren başlatılması gözetilmeyerek, geriye dönük olarak, 166 000 000 doların ilgili şirketten tahsil edilemediği ifade edilmektedir.

Elektrik Enerjisi Fonundan, yap-işlet-devret santrallarına 126 000 000 dolar yedek yakıt telafi ödemesi yapılmıştır; ancak, bu ödeme için gerekli şartların oluşup oluşmadığının tespit edilmesi gerektiği ifade edilmektedir.

Çayırhan Termik Santralının -fiyatın belirlendiği enerji satış anlaşmasından sonra- devir işlemleri aşamasında, yaklaşık 63 000 000 dolar tutarındaki sarf malzemesinin bedelsiz olarak devredildiği ifade edilmektedir.

Aktaş Elektrik Şirketiyle, 1997 yılı sonunda yeniden imtiyaz sözleşmesi imzalanarak, daha önce zaten var olan kamu zararının, dava tarihi itibariyle ve faiziyle birlikte yaklaşık 1 milyar dolar gibi tahsili kuşkulu yüksek bir meblağa ulaşmasına seyirci kalındığı ifade edilmektedir.

Ilgın Termik Santralı ihalesinde, yapım sözleşmesinin sağlıklı belirlenememesinden dolayı doğan anlaşmazlığın çözümlenememesi nedeniyle sözleşmesi iptal edilen yapımcı şirketin, 300 000 000 dolar tazminat talebiyle, uluslararası tahkime başvurduğu vurgulanmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aynı dönemde Devlet Su İşlerinde yapılan uygulamalara göz atacak olursak, bazı baraj inşaatlarında yüzde 400-696'lara varan keşif artışları olduğu, istisnasız bütün işlerde yüksek oranlarda keşif artışı olduğu, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün açıklama notunda, bazı projelere, 2002 yılında keşfi dolmadan, ilave keşif artışı verilmesinin sebeplerinin politik olduğu düşünülmektedir.

Dikkat çeken bir başka hususun ise, yüzde 30 üzeri keşif artışlarının temel, tünel ve mücbir sebeplerle verilmesi gerekirken, Proje ve İnşaat Daire Başkanlığında 57 işte, İçmesuyu ve Kanalizasyon Daire Başkanlığında 20 işte, Barajlar ve HES Daire Başkanlığında 56 işte yüksek oranda keşif artışı olduğu; keşif artışlarının bu kadar yüksek çıkmasının tek açıklamasının, işlerin projelerinin sağlıksız olduğu ve keşif artışı uygulamasının suiistimaliyle açıklanabileceği, yapılan bu uygulamayla bazı müteahhit firmalara ihalesiz olarak yüksek miktarlarda ilave iş verilmiş olduğu, keşif artış taleplerinin teknik zorunluluklardan kaynaklanmadığının en büyük göstergesi yüzde 30 üstü keşif artışlarının, çoğu işte işe başlandıktan hemen sonra yapılmasıdır. Eğer, bu keşif artışları kapsamındaki işler ihaleli olarak yapılmış olsaydı, ihaleli işlerin indirim oranlarının yüzde 40-50 civarında olduğu gözönüne alındığında, devletin en az 2 milyar dolar kazancı olacağının tespiti yapılmaktadır.

2886 sayılı Kanunda yüzde 30'dan sonraki keşif artışlarına olur verilmesindeki ana gerekçenin, ülke ekonomisine katkı yapacak, acilen bitirilmesine ihtiyaç duyulan projelerin yeniden ihale edilmesindeki zaman kayıplarını önlemek olduğu halde, yirmiiki yıldır bitirilemeyen işler olduğu gözönüne alındığında, keşif artışlarının amacına uygun olmadığının açık olduğu, mevcut bütçe ödenekleriyle işlerin zamanında bitirilmesinin söz konusu olmadığı, işlerin acilen bitirilmesine yönelik gerekçelerin bulunmadığı vurgulanmaktadır.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü uygulamalarıyla ilgili olarak araştırma komisyonuna intikal eden bir diğer konu da, hükümetlerarası ikili işbirliği çerçevesinde kredili olarak yapımı ele alınan baraj ve HES projeleridir. Bu kapsamda, 29 adet baraj ve HES'in ihale yapılmaksızın firmalara verildiği, firmaların kendi buldukları yabancı ortak ve kredi kuruluşlarıyla baraj ve HES projelerinin yüklenicisi oldukları firmaların, önyeterliliğe benzer, iş deneyimi gibi hususlarda denetime tabi tutulmadığı, baraj deneyimi olmayan firmalara iş verildiği, işlerin Bakanlar Kurulu kararnamesine istinaden yapıldığı, kredilerin Hazine garantili olduğu, Hazine garantisi alındıktan sonra müteahhit firma ve ortaklarıyla pazarlık yapılarak birim fiyatların tespit edildiği, pazarlık usulüyle tespit edilen fiyatlarla mukayese edildiğinde Devlet Su İşlerinin fiyatlarının 2-3 katı olduğu görüldüğü, bazı işlere başlanıldığı, bazı işlere ise başlanılamadığı, ihale usulüyle yapılması halinde işlerin yarı fiyatına yapılabileceği, benzer uygulamanın sulama işlerinde de yapıldığı, Baziki ve Bozova sulamalarının bunlara örnek olduğu, sulama işlerindeki hektar maliyeti Devlet Su İşleri fiyatlarıyla 4 000 dolar iken bu işlerde 10 000 dolar olduğu, "ikili anlaşma" adı altında yapılan bu işlerin durdurulması ve iptal edilmesi gerektiği ifade edilmektedir.

Yine, ilgili komisyona intikal eden başka bir Devlet Su İşleri uygulaması da Aydın Çine Barajı inşaatıdır. İddialar arasında, işin ilk ihalesinin yüzde 51 tenzilatla bir inşaat firmasında kalmasına rağmen, ihalenin iptal edilerek, davet usulüyle yapılan ikinci ihalede işin çok düşük tenzilatlarla farklı bir firmaya verildiği; bu işte sözleşme ve şartnameye aykırı olarak yüksek keşif bedeli belirlendiği; mevcut devlet yolu değiştirilerek otoyol maliyetlerine yakın fiyatla yol yapım parası ödendiği; tünel inşaatında, önce tünel yapılacak yerin komple kazıldığı, tünel yapıldıktan sonra üzerinin tekrar doldurulduğu, bu suretle gereksiz keşif artışı ve fazla ödeme yapıldığı; kaya dolgunun beton dolguya dönüştürülerek, enjeksiyonla, yüksek bedel ödendiği vurgulanmaktadır. Özellikle, yap-işlet-devret modeliyle yapılan baraj sahalarındaki kamulaştırma işlemlerinde hak sahiplerinin mağdur edildiği, bu hususta Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce gerekli önlemlerin alınmadığı tespiti yapılmaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Erdoğan Özegen (AK Parti, Niğde). “Mustafa cumhur ersümer ile zeki çakan haklarında meclis soruşturması açılmasına ilişkin (9/4-7)”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 9 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erdogan-ozegen-22-2003-12-09-mustafa-cumhur-ersumer-ile-zeki-cakan-haklarinda-meclis-sorusturmasi-a (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
