# Karşılıksız çek ve protestolu senetler ile kredi kartları borçlarına ilişkin (ss.317)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Erdoğan Özegen (AK Parti, Niğde)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim
- **Tarih:** 25 Aralık 2003
- **Gündem:** KARŞILIKSIZ ÇEK VE PROTESTOLU SENETLER İLE KREDİ KARTLARI BORÇLARINA İLİŞKİN (SS.317)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/erdogan-ozegen-22-2003-12-25-karsiliksiz-cek-ve-protestolu-senetler-ile-kredi-kartlari-borclarina-i

> Erdoğan Özegen (AK Parti), 25 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KARŞILIKSIZ ÇEK VE PROTESTOLU SENETLER İLE KREDİ KARTLARI BORÇLARINA İLİŞKİN (SS.317)); konuşma 961 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA ERDOĞAN ÖZEGEN (Niğde) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartları Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde, AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Görüşmekte olduğumuz tasarı, kamuoyunda, esnaf ve sanatkâra yönelik sicil affı olarak bilinmektedir. Aslında, af kelimesi, biraz önce konuşan muhalefet partisi sözcüsü arkadaşımızın da ifade ettiği gibi, adalet duygusunu, gerçekten, inciten bir kelimedir; ancak, bunu değerlendirirken, ülkemizin, son yıllarda, geçirdiği ekonomik sıkıntıları dikkate aldığımız zaman, bunun, af değil de, bir ekonomik yeniden yapılandırma çerçevesinde değerlendirilmesinin daha uygun olacağı kanaatindeyim.

Hükümetimiz işbaşına geldiği günden bugüne kadar, bu manada birçok düzenlemeye imza atmıştır. Özellikle 2000 ve 2001 yıllarında yaşanan krizler neticesinde toplumumuzun büyük bir kesimi sıkıntı içerisine düşmüştür; çiftçimiz, köylümüz, esnafımız, sanayicimiz, topyekûn millet olarak bu ekonomik krizden nasibimizi aldık. Öyle bir noktaya geldik ki, bu noktada, gerçekten, ekonomi âdeta kilitlenme noktasına geldi ve insanlar bu krizin etkisiyle varlıklarının, sermayelerinin büyük bir bölümünü kaybetti. Sonuç olarak, kendi taahhütlerini de yerine getiremeyecek duruma düştüler.

Diğer taraftan, özellikle küçük esnafımız, sanayicimiz, ülkemiz ekonomisinin -dünyada da bu böyledir- çok önemli bir unsurudur; katmadeğeri yaratan, sigorta primini veren, vergisini peşin ödeyen ve devletine karşı yükümlülüklerini fedakârane yerine getiren büyük bir kesimimizi ilgilendirmektedir. Gerçekten, Türkiye ekonomisinin anahtarı ve lokomotifi noktasını, bu kesim, küçük esnaf ve sanatkârımız oluşturmaktadır. İşte bu krizler neticesinde, gerçekten, gerek esnaf ve sanatkârımız, gerekse diğer sektörlerdeki çiftçilerimiz, köylülerimiz, aldıkları kredileri, uygulanan yüksek faizler neticesinde, yaşanan devalüasyon ve ekonomik krizler sebebiyle ödeyemeyecek duruma gelmişlerdir. Bundan dolayı, hükümet olarak işbaşına geldiğimiz günden itibaren, toplumun bütün kesimlerinin sıkıntılarını ortadan kaldırmak üzere Yüce Parlamentoya çok ciddî manada yasa teklifleri getirdik ve bu teklifleri de çıkardık. Bunları şöyle bir hatırlayacak olursak; işte, öncelikle, getirdiğimiz vergi barışı bunlardan biri; bir diğeri, SSK ve Bağ-Kur borçlarının yeniden yapılandırılmasıdır. Diğer taraftan, yine, yüksek faizler sebebiyle esnaf kefalet kooperatiflerimizin Halk Bankası marifetiyle kullandıkları kredilerde takip oranlarını yüzde 60'lardan yüzde 200'lere çıkararak, takip oranlarından, esnaf kefalet kooperatiflerimizi kurtardık. Bununla kalmadı, kullandırılan kredilerin faizlerini yüzde 30'lara kadar indirerek, Türkiye'de, gerçekten bir ilke imza attık; küçük esnafımıza, enflasyon rakamlarıyla eşit oranda faiz oranıyla kredi vermeye başladık.

Dün, bütçe konuşmasında Sayın Başbakanımız yeni bir müjdeyi verdi. O da, 2004 yılı içerisinde, gerek çiftçimizin gerekse küçük esnafımızın kullanacağı kredilerin faizlerinin yüzde 25'lere indirileceği müjdesiydi.

Gerçekten, uzun yıllardan sonra hasret kaldığımız bir tabloyla karşı karşıyayız. Enflasyon rakamlarıyla aynı oranda faizle kredi verilmesi, gerçekten, Türk Halkının özlemini çektiği bir konuydu. Ben, bu konuda hükümetimize, halkımız adına şükranlarımı sunuyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekillerimiz; bu noktaya nerden geldik; bu noktaya gelişimizi biraz önce ifade etmeye çalıştım; cumhuriyet tarihinde ilk kez, toplumun en mütedeyyin kesimi olan, devletine bağlılığıyla, bütün vecibelerini harfiyen, zamanında yerine getirmekle bilinen esnaf kesimimiz sokaklara dökülmüştür. Hatırlarsanız, esnafımız, Tandoğan Meydanında isyan etmiş ve geçinemeyen, evine ekmek götüremeyen küçük esnafımız, Başbakanlığın önünde, yazarkasasını, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının önüne fırlatmak durumunda kalmıştır.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Konuya gelsek...

ERDOĞAN ÖZEGEN (Devamla) - Sayın milletvekilim, tabiî, konu, nereye geldiğimiz açısından, bu tasarının niçin hazırlandığını izah etmemiz açısından son derece önemlidir.

Diğer taraftan, çiftçi borçlarımızın yapılandırılması, yine hükümetimizin çok önemli bir icraatı olarak ortaya çıkmaktadır.

Yine, daha önce kredi kartlarıyla ilgili yapılan düzenlemeler, Çek Yasasıyla ilgili yapılan düzenlemeler, KOSGEB'in yeniden düzenlemesiyle, küçük esnaf ve sanayiciye verdiği destekleri de sayabiliriz.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; tabiî, ekonomik hayatın durma noktasına gelmesiyle birlikte, işyerleri kapanmış olan, işsiz sayısı artmış olan, siyasî istikrarsızlığa bağlı bir seyir izleyen ekonomik istikrarsızlık, kişi ve kurumların taahhütlerini yerine getirememelerine neden olan bu krizler neticesinde, işte böyle bir yeniden yapılandırma -diyorum- gündeme gelmiştir.

Bu çerçevede, bugün burada çıkaracağımız yasayla, aslında iki şeyi yapmış oluyoruz. Bir taraftan, iyi niyetli, ancak borcunu ödeyemeyen esnafımızın, kredi kartı mağdurlarımızın, büyük bir kesimin borçlarını yeniden yapılandırmasına imkân tanıyoruz; işin bu yönü unutulmamalıdır. Diğer taraftan ise, onların ticarî hayatlarına, yeniden, rahat bir şekilde devam edebilmelerine imkân sağlamış oluyoruz. Yani, sicillerinin silinmesiyle, yine kredi alabilmelerine, çek karnesi kullanabilmelerine imkân tanıyoruz. Bu protestolardan dolayı sicilleri bozulan insanlarımızın, sicillerinin silinmesi hususunu -yine, değerli arkadaşımızın biraz önce ifade ettiği gibi, teknik bir konu- zannediyorum, hükümetimiz ve komisyonumuz dikkate alacaktır; bu konunun bir önergeyle düzeltilmesi mümkün olacaktır diye düşünüyorum. Bu, doğru bir tespittir; arkadaşımın o görüşüne de katılıyorum.

Dolayısıyla, bu uygulamalarla yapmak istediğimiz şey, yeniden, devlet ile milleti barıştırma projesi olarak adlandırılabilir. Esas olarak, bu yaptığımız işin sosyal boyutu da bu derece önemlidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; esnaf ve sanatkârlarımız, gerçekten, ülkemizde yaşanan bu krizden en çok nasibi alırken, yine, buna bağlı olarak, kredi kullanan, esnaf olmayan, ancak üretici olan büyük bir kesimimiz de, bu krizlerden nasibini almış, protestolu duruma düşmüş ve aynı şekilde, yeniden kredi kullanamayacak duruma gelmişler.

Diğer taraftan, aynı şekilde kredi kartı borçlarını ödeyemeyen insanlarımız da aynı çerçevede yeni kredi kartı imkânlarından istifade edemeyecek bir durumla karşı karşıya kalmışlardır.

Yaklaşık 4 000 000'u bulan, emeğini ve sermayesini ortaya koyan bu kesimimiz, bu yapılanmayla yeni bir soluk, yeni bir nefes alacaktır. Dolayısıyla, özellikle, bugün, burada, bu konu üzerinde, sizleri uzun uzun meşgul etmek istemiyorum. Konu, tüm kamuoyu tarafından sabırla beklenen, özlemle beklenen ve esnafımızın büyük bir bölümünün uzun süredir arzu ettiği, çıkmasını temenni ettiği; ancak, bugüne nasip olan bir konudur. Yüce Parlamentonun, bu konuda, bizlerle aynı düşünceyi paylaştığı kanaatini taşıyorum.

Yeni yıla giriyoruz, Parlamentomuz da yoğun bir çalışma dönemi geçirdi; burada, doğrusu, özellikle üzerinde mutabakat olan yasa tasarıları üzerinde uzun konuşma yapmanın arkadaşlarımızı sıkacağı kanaatini de taşıyarak, süremi tamamlamadan sözlerimi bitirmeyi de uygun görüyorum; çünkü, bu konuyu, gerek muhalefet partimiz gerek İktidar Partimiz gerekse tüm kamuoyunun desteklediğini biliyorum.

AK Parti Grubu olarak -bu konu, hükümet tasarısı olarak gelmiştir- bu tasarıya olumlu oy vereceğimizi söylüyorum. Tüm esnafımıza, tüm kredi kartı sahiplerine ve senedi protesto olmuş mükelleflerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. İnşallah, bu yasayla birlikte, yeniden yapılandırılmış olan borçlar da ödenmiş olur diye düşünüyorum. Hem alacaklılar hem de vereceklilerin memnun olacağı bir yasa olacağını düşünüyorum.

Bu duygularla, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Erdoğan Özegen (AK Parti, Niğde). “Karşılıksız çek ve protestolu senetler ile kredi kartları borçlarına ilişkin (ss.317)”. TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim tutanağı, 25 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erdogan-ozegen-22-2003-12-25-karsiliksiz-cek-ve-protestolu-senetler-ile-kredi-kartlari-borclarina-i (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
