# Tarım v köyişleri bakanlığının, tabi işletmeler dışında kalan taşra kuruluşlarına döner sermaya verilmesi hakkında kanunun adı ve bazı maddelerin değiştirilmesi (s.s.1053)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Erdoğan Özegen (AK Parti, Niğde)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim
- **Tarih:** 28 Aralık 2005
- **Gündem:** TARIM V KÖYİŞLERİ BAKANLIĞININ, TABİ İŞLETMELER DIŞINDA KALAN TAŞRA KURULUŞLARINA DÖNER SERMAYA VERİLMESİ HAKKINDA KANUNUN ADI VE BAZI MADDELERİN DEĞİŞTİRİLMESİ (S.S.1053)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/erdogan-ozegen-22-2005-12-28-tarim-v-koyisleri-bakanliginin-tabi-isletmeler-disinda-kalan-tasra-ku

> Erdoğan Özegen (AK Parti), 28 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM V KÖYİŞLERİ BAKANLIĞININ, TABİ İŞLETMELER DIŞINDA KALAN TAŞRA KURULUŞLARINA DÖNER SERMAYA VERİLMESİ HAKKINDA KANUNUN ADI VE BAZI MADDELERİN DEĞİŞTİRİLMESİ (S.S.1053)); konuşma 1.342 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA ERDOĞAN ÖZEGEN (Niğde) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tarım ve Köyişleri Bakanlığının, 867 ve 170 Sayılı Kanunlara Tabi İşletmeler Dışında Kalan Taşra Kuruluşlarına Dönersermaye Verilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına, Ziraat Vekâletine Merbut Bazı Mektep ve Müesseselerin Sureti İdaresi Hakkında Kanunun yürürlükten kaldırılmasına Dair Kanun Teklifimiz üzerinde AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; son yıllarda, ülkemizin tarım ve hayvancılık sektörünün mevcut durumunun iyileştirilmesi için, yasal düzenlemeler dahil, Dünya Ticaret Örgütü kararlarına ve özellikle Avrupa Birliğiyle uyumu sağlayacak, tarımın yapısal sorunlarına çözüm getirebilecek etkin alternatif politikalar ve bu politikalara destek olabilecek hukuksal altyapının oluşturulması amacıyla çeşitli çalışmalar sürdürülmektedir. Bu doğrultuda, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının yeniden yapılandırılması ve yürütülmekte olan malî politikalara uygunluk sağlaması amacıyla, Bakanlık bünyesinde dönersermaye işletmelerinin, kamu kaynaklarının daha etkin ve verimli şekilde kullanılmasını sağlamak amacıyla yeniden yapılandırılması gereği ortaya çıkmıştır.

Teklifimiz, gerekçesinde de görüleceği üzere, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bünyesinde faaliyet göstermekle birlikte, farklı mevzuata tabi dönersermaye işletmelerinin aynı mevzuata tabi kılınması ve böylece, 867 sayılı Kanuna bağlı dönersermaye işletmelerinin 969 sayılı Kanuna tabi kılınması amaçlanmaktadır

Yine, bu işletmelerin dönersermaye miktarının artırılmasına ve dönersermaye işletmelerinde çalışan personele işletme kârlarından verilen teşvik priminin dağıtımında objektif kriterlerin getirilmesi öngörülmektedir. Buna bağlı olarak, 969 Sayılı Tarım ve Köyişleri Bakanlığının, 867 ve 170 Sayılı Kanunlara Tabi İşletmeler Dışında Kalan Taşra Kuruluşlarına Dönersermaye Verilmesi Hakkında Kanunda değişiklik yapılması amaçlanmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tarım ve Köyişleri Bakanlığımıza bağlı toplam 197 dönersermaye işletmesi bulunmaktadır. Bu işletmelerinin, 178 adedi 969 sayılı Kanuna, 19 adedi ise 867 sayılı Kanuna tabi olarak faaliyetlerini yürütmektedir. Bakanlık bünyesinde yürütülen yeniden yapılanma ve malî politikalara uygunluk sağlanması prensibiyle hareket edilirken, söz konusu kanunlara tabi dönersermaye işletmelerinin kapatılmasında, birleştirilmesinde veya bir işletmeden diğer işletmeye demirbaş devredilmesinde ciddî sıkıntılar yaşanmaktadır. 867 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılarak, Tarım ve Köyişleri Bakanlığımız bünyesindeki dönersermaye işletmelerinin 969 sayılı Kanuna tabi tutulmasının bu sıkıntıları ortadan kaldıracağını düşünmekteyim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine, yapacağımız bu yasal düzenlemeyle, Tarım Bakanlığımız bünyesindeki dönersermaye işletmelerinin tek kanun, daha sonra tek yönetmelik altında toplanmasının, özellikle kıt kaynakların etkin ve verimli kullanılmasına, yürütülen faaliyetlerin en iyi şekilde yerine getirilmesine ve işlemlerin hızlandırılmasına yardımcı olacağını düşünmekteyim.

Yine, teklifimizin kabulüyle, dönersermaye işletmelerinde çalışan, başta veteriner hekimlerimiz ve ziraat mühendislerimiz olmak üzere, bütün personelimiz için önemli bir motivasyon unsurunu devreye sokmuş olacağız. Bu düzenlemeyle, işletmelerde elde edilen kârın personele dağıtımında öncelikle emek kriteri dikkate alınacaktır. Üretimi teşvik primi dağıtımına, yönetmelikle belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde unvanlar arasındaki farklılıklar gözetilecek ve eşitlik, adalet ve hakkaniyet ilkelerine riayet temin edilecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dönersermaye işletmelerinde çalışan ve hafta sonu mesai saatleri dışında kontrol ve denetimler yapan personel için herhangi bir ücret ödenmemektedir. Bu uygulamanın, benzer görevi yapan diğer bazı kurum görevlileriyle kıyaslandığında hiç de adil bir uygulama olmadığı görülecektir.

Kanun teklifimizde getirdiğimiz düzenleme, hafta sonu ve mesai dışında kontrol ve denetim görevi yapan personelin bu mağduriyetini giderecek ve motivasyon bozukluğunu ortadan kaldıracaktır. Bu kanun teklifimizin, başta dönersermaye işletmelerinde çalışan ve bu düzenlemeyle mağduriyetleri giderilecek olan tüm tarım emekçilerine hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; özellikle tamamlamış olduğumuz bütçe görüşmelerinde de, burada görüşülen çeşitli kanunlarda da en çok gündeme gelen ve gerçekten de önemi hepimiz tarafından bilinen tarım ve hayvancılık sektörü hususunda, burada, sürekli olarak, konuşmacı arkadaşlarımızın bir çoğunca Hükümetimiz eleştirilmektedir. Burada hep bir mukayese yapılıyor. Özellikle bugün de dinlediğimiz konuşmacılarca tarımda en çok gündeme getirilen husus mazot ve gübredeki fiyat artışlarıdır. Gerçi, bunu, Plan ve Bütçe Komisyonundan, yine, Meclisteki bütçe görüşmelerine kadar birçok yerde konuşmacı arkadaşlarımız ifade ettiler; ancak, ben, burada, gerçekten öyle konular vardır ki, bunlar, günübirlik siyaset malzemesi yapılmamalı diye düşünüyorum. Bunlardan bir tanesinin de tarım ve hayvancılık sektörü olduğunu düşünüyorum; dolayısıyla, daha çok, önerilerin gündeme getirildiği, çözüm yollarının gösterildiği ve bu çözüme katkı sağlayacak adımların atıldığı konuşmaların yapılmasını bekleriz; ancak, yine, görüyoruz ki, burada, sürekli olarak mazot ve gübreden bahsedilerek, tarımın sorunlarının tamamı bu iki başlık altında özetlenmeye çalışılıyor.

Bununla ilgili düşüncelerimizi müteaddit defalar bildirmekle beraber, özellikle, Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerin tarıma verdiği destek de sık sık burada gündeme getirilmekte. Tabiî, bir şeyi gündeme getirirken, işimize geldiği yerde Avrupa Birliği ülkelerini kriter olarak önümüze koyup, işimize gelmediği yerde ise, bu ülkelerin şartlarının kendine ait olduğunu, bizim ülkemizin kendi şartları içerisinde birtakım sorunları değerlendirmek gerektiğini, burada, çıkan sözcülerden dinlemekteyiz. Tabiî, bu, doğrusu, bir haksızlık diye düşünüyorum. Bizim mukayese edildiğimiz -tarımda ve diğer alanlarda- ülkeleri eğer bir mukayese edeceksek, bu ülkelerin gayri sâfi millî hâsılalarından tutun da tarımda geldikleri noktayı da göz önüne alarak, Türkiye'deki tarıma verilen desteği mukayese etmenin çok daha doğru olacağı kanaatindeyim. Yani, bugün, Yunanistan'da 16 000 dolarların üzerinde gayri sâfi millî hâsıla var ise, Yunanistan'ın tarıma verdiği destek ile 5 000 dolarlar seviyesindeki ülkemizin tarıma verdiği desteği burada mukayese etmenin ne denli objektif olacağını, ben milletimizin takdirlerine sunuyorum.

Özellikle hükümetimiz döneminde -ben, geçen bütçe konuşmasında da ifade ettim- bütün alanlarda olduğu gibi tarım sektöründe de çok önemli işler yapılmıştır. Öncelikle, tarım sektörünün yapısal sorunları uzun yıllardan sonra ilk kez hükümetimiz döneminde gündeme getirilerek, birçok yapısal soruna, önümüzdeki günlerde, tarım sektöründe, faydasını göreceğimiz kanunî düzenlemeler, yasalar Türkiye Büyük Millet Meclisimiz tarafından çıkarılmıştır.

Diğer taraftan, gerçekten, işbaşına geldiğimiz zaman, birçok sektörde olduğu gibi, tarım sektörümüzün içinde bulunduğu durumu tespit etmeden, çiftçilerimizin durumunu, o günkü şartlarını tespit etmeden, AK Parti iktidarlarının tarımda yaptıklarını anlamanın da mümkün olmayacağına inanıyorum.

Bununla şunu söylemek istemiyorum: Tarımda bugün çiftçilerimizin sorunları vardır. Elbette, Türkiye'de birçok alanda sorunlar vardır. Türkiye, gelişmesini tamamlamış, gayri sâfi millî hâsılası 20 000 dolarlara gelmiş, iç ve dışborcu olmayan bir ülke değildir. Bu gerçeği bilerek, eğer, burada konulara yaklaşırsak, zannediyorum, buradaki konuşmalarımız daha çok yapıcı ve sektörlerin sorunlarına çözüm getirici ve yol gösterici olur diye düşünüyorum.

İşte, tarımı ve hayvancılık sektörünü de değerlendirirken, hayvancılık sektörünün ve tarımın dününü, bugününü iyi değerlendirip, ülke koşullarıyla mukayese etmemiz lazım.

Bugün, tarım sektöründe, özellikle bazı ürünlerimizde sıkıntıların olduğunu bilmekteyiz. Örneğin, bazı ürünler, arz ve talep dengesine göre, dönem dönem, pazarlama sorunu ve fiyat sorunu yaşamaktadır. Bu, narenciye gibi, elma gibi, patates gibi, zaman zaman fındık gibi, çeltik gibi birçok üründe karşımıza çıkmaktadır. Bunun temelinde de, biraz önce söylediğim, özellikle, uzun yıllar tarımın yapısal sorunlarının çözülememiş olması, bu sektörlerde bugün bir planlamanın yapılamaması ve maalesef, bu ürünlerin, bir yıl para edip, bazen arz-talep dengesi kurulamadığı zaman, diğer yıl ise para etmemesi, çiftçilerimizi bir yıl vezir, beş yıl rezil etmektedir.

İşte, bu gerçekleri gören AK Parti İktidarı, bir taraftan, çiftçilerimizi, bugünün şartlarına uygun üretim yapabilmeleri için çeşitli argümanlarla verilen desteklerle desteklemekte, diğer taraftan ise, çiftçinin, tarımın yapısal sorunlarını ortadan kaldıracak önemli adımları atmaktadır. İşte, önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisinde çıkacak olan çerçeve tarım kanunu da bunlardan bir tanesidir.

Eğer, bu altyapıları gideremediğimiz zaman, mevziî olarak, bir yıl narenciyemiz para etmeyecektir, bir yıl elmamız para etmeyecektir, öbür yıl patatesimiz para etmeyecektir; ama, yıllarca, bu sorunları, bu kürsüden konuşmaya devam edeceğiz. Biz devam edeceğiz; ama "yükü çeken deve bozular" diye bir atasözü vardır. Esas olarak, çiftçilerimiz bu sıkıntıları çekmeye devam edeceklerdir.

Dolayısıyla, biz, elbette, arz-talep dengesi kurulamayan ürünlere ihracatının teşvik edilmesi için bazı primleri vererek, o fiyatlara ve pazarlama sorunlarına katkı sağlarken, esas olarak, tarımın yapısal sorunlarını çözmemiz gerektiğini, bir kere daha altını çizerek paylaşmak istiyorum.

Burada, konuşmacılarımız, sürekli olarak, gerçekten, bizim iktidarımızın çiftçiyi, tarımı perişan ettiğini söylemektedirler. Ben, bunun haklı bir serzeniş olduğunu düşünmüyorum. Ülkemizin imkânları ölçüsünde, iktidarımız, gerçekten, çiftçilerimize, yapabileceği ölçüde, özellikle prim ve teşvik konusunda imkânlarını seferber etmekte. Elbette, bunlar yeterli değildir; ama -biraz önce de söyledim- gerçekten, bu mukayeseler yapılırken, özellikle gelişmiş ülkelerle, onların yaptığı destekleri, biz, burada, kendi ülkemizle mukayese edersek, bunun hükümetimize haksızlık olacağını düşünüyorum.

Çiftçilerimiz şunun farkındadırlar: İktidara gelirken, biz, tabiî ki, gökteki yıldızları da çiftçilerimize vaat etmedik; ama, bizler, söz verdiğimiz şeylerin hepsini yerine getirmek için gece gündüz gayret ediyoruz ve bunların birçoğunu da yerine getirdik. Bu bakımdan, köylülerimiz, çiftçilerimiz, tarım emekçilerimiz ile aramızda ciddî bir güven bağı vardır. Çiftçimiz, köylümüz, tüm halkımız bize güvenmektedir, biz de, onların bu güvenine layık olabilmek için, geceleri gündüz yapıp çalışmak ve Allahım, bizi mahcup etme, başımızı öne eğdirme deyip, onlarla birlikte çalışmak, çalışmak durumundayız.

Ben, bu kanunun tüm tarım emekçilerine hayırlı olmasını temenni ederken, yaklaşmakta olan yeni yılınızı ve kurban bayramınızı tebrik ediyor, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Erdoğan Özegen (AK Parti, Niğde). “Tarım v köyişleri bakanlığının, tabi işletmeler dışında kalan taşra kuruluşlarına döner sermaya verilmesi hakkında kanunun adı ve bazı maddelerin değiştirilmesi (s.s.1053)”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 28 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erdogan-ozegen-22-2005-12-28-tarim-v-koyisleri-bakanliginin-tabi-isletmeler-disinda-kalan-tasra-ku (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
