# Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s. sayısı: 64)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ergün Aydoğan (CHP, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim
- **Tarih:** 28 Kasım 2007
- **Gündem:** TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S. SAYISI: 64)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ergun-aydogan-23-2007-11-28-turkiye-futbol-federasyonu-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-kanunda-degis-2

> Ergün Aydoğan (CHP), 28 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S. SAYISI: 64)); konuşma 781 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ERGÜN AYDOĞAN (Balıkesir) – Sayın Başkan, yüce Meclisin değerli üyeleri; görüşmekte olduğumuz 64 sıra sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 6’ncı maddesinde, grubum adına görüşlerimi bildirmek üzere söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, üzerinde görüşmekte olduğumuz Futbol Federasyonu Kuruluş Yasası -tabii, o kadar önemli olduğu görülüyor ki- üzerinde çok çalışılmadan, hızla Meclisimize gelmiş bulunmakta.

Tabii, Türkiye’de, futbol dediğimizde hepimiz ve Türkiye’deki bütün yurttaşlarımız spora olabildiğince, özellikle futbola son derece ilgili. O nedenledir ki, konuşmaya başlamadan önce bu akşam Şampiyonlar Ligi’nde Beşiktaşın almış olduğu galibiyeti bir kez daha kutluyorum.

Değerli arkadaşlar, spor uluslararası ilişkileri geliştirerek dünya barışına katkıda bulunan evrensel bir dildir. Sporun dini, dili, rengi, ırkı, siyaseti olmaz. Büyük kitleleri arkasından sürükleyen büyük bir olgudur.

Türkiye’de de spor denilince önce futbol gelmektedir. O nedenle, belli alanlardaki eksikliklerimizin, ekonomideki başarısızlıklarımızın tek savunucusu, zaman zaman Avrupa’da ve millî başarılarımızda futbolun arkasına sığınarak kutladığımız, zaman zaman da ölçüsünü kaçırdığımız bir kurtuluş, bir sevinç vesilesi olarak görüyoruz. O nedenle, biraz önce de Sayın Bakana ifade ettiğimiz gibi bu sevincimizin dozunu ayarlamakta zorlanıyoruz.

Tabii, Bakanımızın da ifade ettiği gibi statlardaki seyirci sayımızın yetersizliği söz konusu. Ama, buradaki bu yetersizliğin temelinde, spor ve özelinde futbol dediğimizde, statlarda yaşanan kötü tezahürat ve şiddet… Bu kötü tezahürat ve şiddet sonrasındadır ki, futbolu ve sporu çok sevmiş olmamıza rağmen, aileler çocuklarını maçlara göndermekten imtina etmektedir. Çünkü, orada önüne geçilemeyen sorunları yaşamak istememektedirler. Oysa, futbolun ve sporun Türkiye’de ve dünyada bu kadar ilgi gördüğü bir spor dalında, aileler de çocuklarıyla beraber bu güzellikleri paylaşmayı elbette isterler.

Tabii, bizde spor denildiğinde, tabii ki öncelik futbolda. Okullarımızda ve eğitim kurumlarımızda da bu konuda çalışmaların yaygınlaştırılması ve spora olabildiğince destek verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de futbol en çok sevilen ve seyircisi olan spor dallarındandır.

Futbol, büyük bir sanayi kolunu beraberinde getirdiği gibi ekonomiye de katkısı oldukça yüksektir. Bunun bir sonucu olarak da hemen her seviyede kişisel ve toplumsal etkinliklerde başı çekmektedir.

Bugün dünyada milyarlarca kişi futbol ile âdeta yatıp kalkmaktadır. Aynı zamanda, futbolcu değişimleri, uluslararası turnuvalar, müsabakalar büyük kitleleri bir yerden bir yere taşımaktadır. O nedenledir ki, kısa bir süre önce millî takımımızın da Avrupa Futbol Şampiyonasına katılmış olmasını bütün ulus olarak sevinçle karşıladık ve bu mutluluğu beraber paylaşıyoruz. Tabii, ülkelerin dünyada ve Avrupa’da tanınmasının vesilesi de spor ve özellikle futboldur. O nedenle, Avrupa şampiyonluğunda da ülkemiz millî takımına başarılar diliyor ve Avrupa’da başarılı olmasını yürekten destekliyoruz.

Tüm bu nedenlerle, Türkiye Futbol Federasyonu statüsünün FIFA statüsüyle uyumlu olmasını sağlamak, Türkiye’de futbola ilgiyi daha da artıracak, liglerin ve müsabakaların daha sorunsuz oynanmasını sağlayacaktır. 2004 tarihinde yürürlüğe giren ve pek çok yeni madde, kapsam ve ilke içeren yeni FIFA statüsü, FIFA üyelerinin de kendi statülerini FIFA statülerine uydurma mecburiyetini de beraberinde getirmiştir. Bu ihtiyaçtan doğan yeni bir Türkiye Futbol Federasyonu Yasası bugün önümüzdedir. Ama, her zaman olduğu gibi, biz futbolda da olayı abartıyoruz. Tüm dünyada spor evrensel olarak kabul edilip, dil, din, ırk, siyaset ayrımı yapılmazken, maalesef, spora siyaset karıştırıyoruz. Tüm dünyanın kabul ettiği oyun kurallarını kabul ederek, uluslararası müsabakalara katılmamız, bu müsabakalara hazırlanma konusunda sporcularımıza uygun zemini hazırlamamız gerekirken, maalesef biz, kişilerle uğraşıyoruz. Bugünkü Futbol Federasyonunun yönetimi ve Başkanını nasıl değiştiririz, onun hesabını yapıyoruz.

Tabii, burada amaç üzüm yemek mi, bağcı dövmek mi? Bunu da bir düşünmek gerekiyor. Bu kanun tasarısı hazırlanırken Futbol Federasyonunun görüşü alınmış mıdır? Onu da tabii bilmemiz gerekiyor.

Futbol müsabakalarında o kadar sorun yaşıyoruz ki, burada saymakla bitiremeyiz. Sabahlara kadar konuşsak, futbolun içinde yaşanan bu sorunları anlatmakta zorlanırız. Bu sorunlar ortadayken, bizim burada, futbolda özellikle, biraz önce de ifade ettiğim gibi, önceliğimiz, Meclisimizin de öncülüğünde, aileleri, gençleri spora katmak ve daha verimli hâle getirmek, ailelerin ve toplumun ilgisini spora çekebilmek için yine stadlardaki bu kötü oluşumu önlememiz gerekiyor. Tabii, bununla beraber “spor” dediğimizde elbette sadece futbolu anlamamamız gerektiğini ve “futbol” dediğimizde de sadece üç büyük kulübü anlamamamız gerektiğini bilmemiz gerekiyor.

Burada, bütün ülkemizde, özellikle İkinci, Üçüncü Lig ve amatör liglerde oynayan amatör sporcularımızı olabildiğince desteklememiz gerektiğini, kısacası sadece futbol olarak değil, spora genel bir destek vermemiz gerektiğini, okullarda sporu yaygınlaştırmamız gerektiğini, Yüce Atatürk’ün dediği gibi, sporcunun zeki, çevik, aynı zamanda da ahlaklısını yetiştirmemiz gerektiğini, Avrupa’da olduğu gibi küçük yaşlarda çocuklarımızın bir sporcu ruhuyla yetişebilmesi için okullarımızdan başlamamız gerektiğini düşünüyoruz.

Tabii, bütün bölgelerimizde, biraz önce arkadaşlarımızın da ifade ettiği gibi, belediyelerimizin ve yerel yönetimlerimizin de amatör kulüplerin ve amatör sporcuların desteklenmesi yönünde yerel yönetimlerin bu konuda Bakanlık tarafından desteklenmesi gerektiğini söylüyoruz.

Tabii, bugün burada futbolu konuşuyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Aydoğan, konuşmanızı tamamlayınız.

ERGÜN AYDOĞAN (Devamla) – Tamamlıyorum Sayın Başkanım.

Futbolun özerkliği nedeniyle dış müdahalelerden arındırılarak seçimlerine ve işlevine siyasetin karıştırılmaması gerektiğini, sporun sporcuya bırakılması gerektiğini düşünüyor, şahsım ve Cumhuriyet Halk Partisi adına hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ergün Aydoğan (CHP, Balıkesir). “Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s. sayısı: 64)”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 28 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ergun-aydogan-23-2007-11-28-turkiye-futbol-federasyonu-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-kanunda-degis-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
