# Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ergün Aydoğan (CHP, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim
- **Tarih:** 17 Ocak 2008
- **Gündem:** TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ergun-aydogan-23-2008-01-17-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap

> Ergün Aydoğan (CHP), 17 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)); konuşma 935 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ERGÜN AYDOĞAN (Balıkesir) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısı üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Kültür, tüketilerek biriktirilen tek olgudur. Kültürümüzün geliştirilerek sürdürülmesi, kültür ihraç eden bir ülke olmamız ile mümkündür. 5225 sayılı Kültür Yatırımları ve Girişimleri Teşvik Kanunu 22’nci Parlamento Döneminde uzlaşma ile çıkmış bir kanundur. Kültür yatırımlarının devlet tarafından teşvik edilmesi, ülkemizin kalkınmasına ve tanıtılmasına hizmet edecektir.

Amerika’yı ayakta tutan en önemli sektörlerden birisi sinema sektörüdür. Türkiye’nin de özellikle sinema sektörüne destek vermesi, Türkiye’nin sinema filmi ithal eden bir ülke konumundan çıkması, izleyici sayısının artırılması, Türkiye’nin tanıtımı açısından önümüzde duran hedeflerden birisi olmalıdır. Ancak, AKP döneminde bu yönde yasal düzenlemeler yapılmasına rağmen, Kültür Yatırımları ve Girişimleri Teşvik Kanunu, Sinema Filmlerinin Sınıflandırılması ve Desteklenmesi Hakkında Kanun, yine aynı şekilde 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun gibi birçok değişikliklere rağmen, uygulamada sorunlar yaşadığımız bir dönem olmuştur. Örneğin, özel tiyatrolara verilen devlet desteğinin bir dönem için kaldırılması gibi. Türkiye'nin tiyatro duayeni Yıldız Kenter, özel tiyatrolara verilen devlet desteğinin kaldırıldığı dönemde tek kelimeyle “Utanıyorum.” değerlendirmesi yapmıştır.

Kanun yapma tekniği açısından bir noktayı da vurgulamayı faydalı görüyorum. Özel tiyatrolara devlet desteği veren kanun, Seyahat Acentaları Birliği Kanun Tasarısı’nın içinde görüşülmüştür. Bu bile, sinemaya, tiyatroya verilen önemi göstermesi bakımından önemlidir.

Bir diğer nokta, Avrupa sinemasının yaşatılması için ortak yapımlara, dağıtıma ve sinema salonlarına destek sağlayan Euroimage’ın Türk filmlerine de desteğinin sağlanmasında başarılı çalışmalar yürütmüş olan bürokratın, AKP İktidarında görevinden alınması üzüntü vericidir. Bir milletvekili olarak merak ediyorum, başarılı çalışmalara imza atan bürokratın görevinden alınmasından sonra kaç Türk filmi Euroimage desteği alabilmiştir?

Bir taraftan Hükûmet Eylem Planı’nda özel sektörün kültürel ve sanatsal faaliyetlerinin artırılması için çalışmalar yapacağını vaat ederken, diğer tarafta dünya çapında ünlü sanatçılarımızın destek taleplerini reddetmiştir. Yine, aynı şekilde turizm gelirlerinin artırılması konusunda Sayın Bakan iyi niyetli çalışmaları yürütürken, Türkiye'nin tanıtımına hizmet edecek kültür yatırımları devlet desteğinden mahrum edilmektedir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; kültür, yaşam, ekonomi, demokrasi bir bütündür. Kültür varlıklarımız, tarihî ve doğal mirasımız aşındırılarak, yıpratılarak, yok edilerek ekonomik kalkınma sağlanamaz. Antalya-Belek’te golf alanları için 100 binden fazla ağacını kesen bir ülke doğal mirasına sahip çıkan bir ülke olamaz. Yine, aynı şekilde Sultan Ahmet’te inşa edilen bir otelin, tarihî dokuya zarar vermesi kabul edilemez.

AKP Hükûmeti, iktidara geldiği günden bugüne, yine yasa ve yönetmeliklerde yapılan değişikliklerde “madenciliğin önündeki engelleri kaldırma” ifadesiyle, tarihî ve kültürel mirası, ormanları, tarım alanlarını, kıyıları, sulak alanları, meraları yok etme yönünde önemli adımlar atmaktadır. Siyasi iktidarın bu yöndeki girişimlerinin sonucunda, doğal, tarihî ve kültürel varlıklar yok edilmektedir. Bunun görünen yüzü, şimdi de Balıkesir ve Çanakkale illerimiz içerisinde yer alan Biga Yarımadası ve özellikle de Kaz Dağları’dır. Başta Kaz Dağları olmak üzere, Türkiye’yi hafriyat alanına ve kimyasal çöplüğe dönüştürecek uygulamalardan vazgeçilmelidir. Doğal, tarihî ve kültürel varlıklarımız yok edilmemelidir.

Bu kanun tasarısıyla, Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu kapsamında destek alan işletmecilerin uymak zorunda olduğu düzenleyici işlemlere uymaması hâlinde uygulanacak yaptırımlar düzenlenmektedir. Burada dikkat çekici bir nokta, değerli arkadaşlar, idari para cezalarının 2 bin Türk lirası ve 3 bin Türk lirası olduğu ifade edilmektedir. Bizim şu anda kullanmakta olduğumuz para birimi yeni Türk lirasıdır. Cezanın, YTL olarak mı yoksa TL olarak mı ifade edilmesi gerekmektedir? Dünden beri, bazı arkadaşlarımız cezaların TL, bazı arkadaşlarımız YTL olduğunu söylemekte. Oysa, bugün üzerinde çalıştığımız kanun çıkmak üzere ve şu anda biz YTL kullanıyoruz. Burada da bir ayrıntıya ihtiyaç var diye düşünüyorum.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Sayın Başbakan İspanya’ya her ziyaretinde bir bomba patlatmaktadır. Bu seferki bomba, bir itiraf bombasıdır. Türbanın siyasal simge olarak kullanıldığını kabul etmiş bulunmaktadır. Hangi kültür yatırımını teşvik ederseniz edin, Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanının, özellikle yurt dışında yaptığı bu açıklamalar, Türkiye’nin kötü tanıtılmasıdır. Türkiye’yi iyi tanıtamadığınız ve iyi yönetemediğiniz sürece, Türkiye’deki turist sayısını ve turizm gelirlerini artırmanız mümkün değildir. Türkiye’yi kötü yönetiyorsunuz.

Bakın, size bir örnek daha: 5174 sayılı Kanun’un 81’inci maddesinin on üçüncü fıkrası şöyle der: “Oda, borsa ve Birlik organlarının seçimlerinde siyasi partiler, sendikalar ve sendika üst kuruluşları aday gösteremezler ve belirli adayların leh ve aleyhlerinde faaliyette bulunamazlar ve propaganda yapamazlar. Bu hükme aykırı davrananlar altı aya kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır.” Burada böyle bir hüküm varken, diğer taraftan özerk kurumları ele geçirme operasyonları yapıyorsunuz. TÜBİTAK ile başladınız, FİSKOBİRLİK ile devam ettiniz, TESK ile devam etmek istediniz. Türkiye Futbol Federasyonuna müdahale etmek istediniz. Meclis Genel Kurulunda, seçimin yapılıp yapılmayacağına ve seçimin hangi tarihte yapılacağına dair kanun çıkardınız. Mahkemeleri uğraştırdınız. Federasyonda yönetim kaosuna sebep oldunuz. Bugün, Türkiye Futbol Federasyonu Genel Kurulu yapılıyor. Şimdi, bütün bunlar getirmek istediğimiz düzenlemeler ile örtüşüyor mu?

Değerli arkadaşlar, bu, biraz önce de söylediğimiz gibi, bütün sendika, sivil toplum örgütü kuruluşlar üzerinde iktidarın ele geçirme, egemen olma anlayışını, ne yazık ki, görüyoruz. Demokrasi tek seslilik değildir.

Değerli arkadaşlarım, demokratik ülkelerde hiçbir hükûmet yönetimi kendisinde olmayan kurumları ele geçirmek için kanun çıkarmaz, operasyon yapmaz. Hukuki olarak bu yönde bir düzenleme yapıyoruz. Ama, Hükûmetin kurumları fethetme, ele geçirme mantığı nedeniyle fiilî olarak işletilmeyecek olan bir kanun olarak çıkarıyoruz.

Değerli arkadaşlarım, burada, çıkarmakta olduğumuz bu kanunlarla ilgili, iktidarın bütün kurum ve kuruluşları ele geçirmeye çalıştığını, kendi anlayışında yönlendirmeye çalıştığını görüyoruz. O nedenle, demokrasinin tek sesli de olmadığını, demokrasinin bir çoğunluk, çoğunluğa dayalı bir demokrasi olmadığını bilmemiz gerekiyor.

Yine, burada, biraz önce de ifade edildiği gibi, bizi de doğrudan ilgilendiren, Kaz Dağları’nı doğrudan ilgilendiren maden çalışmalarının gözden geçirilmesi gerektiği, özellikle tarihî, mitolojik değeri olan, termal turizmi olan, doğal kaynakları olan, denizi, yer altı sularıyla Kaz Dağları’nın, çıkarılacak madenlere feda edilmemesi gerektiğini; Kaz Dağları’nın yer üstü zenginliklerinin yer altı zenginliklerinden çok daha önemli olduğunu, madeni bir dönem alabileceğimizi, ama o doğal zenginlikleri tarih boyunca korumamız gerektiğini ve sahip çıkmamız gerektiğini sizlere ifade ediyor, bu konuda Meclisin ve sizlerin desteğini bekliyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ergün Aydoğan (CHP, Balıkesir). “Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)”. TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim tutanağı, 17 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ergun-aydogan-23-2008-01-17-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
