# Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ergün Aydoğan (CHP, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim
- **Tarih:** 16 Nisan 2008
- **Gündem:** SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ergun-aydogan-23-2008-04-16-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k

> Ergün Aydoğan (CHP), 16 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 479 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ERGÜN AYDOĞAN (Balıkesir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 119 sıra sayılı sosyal güvenlik yasasının 89’uncu maddesinin 2’nci fıkrasına göre söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bu yasa sosyal devleti tasfiye etmektedir. Bu yasa, bizim, Sosyal Güvenlik Kurumundaki sorunları çözmeye yönelik bir yasa değildir. Üç haftadır bu yasayı görüşüyoruz. Bu yasa Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda düzeltme yasası değildir. Bu yasa Hükûmetin 5510 sayılı Yasa’yı çıkartırken yaptığı hataların düzeltilmesidir. Bu düzeltmeler de sosyal güvenlik sistemini çalışır hâle getiremeyecektir, yeni sorunları da beraberinde getirecektir. Emeklilik prim gün sayısının yedi bin iki yüz güne çıkarılması ve emeklilik yaşının altmış beş olarak belirtilmesi Türkiye gerçekleriyle örtüşmemektedir. Sağlık hizmetlerinin parası olana verilmesi yani özelleştirilmesi ne yazık ki kabul edilemez. Sağlık hizmeti doğuştan kazanılmış en temel bir insan hakkıdır. Bu hakkı piyasalaştırmaktasınız. Bir taraftan fakir fukara, garip gureba edebiyatı yapanların, diğer taraftan en temel hakkı elinden alınması trajikomiktir.

Türkiye İstatistik Kurumu rakamlarına göre 12 milyon 930 bin yurttaşımız yoksulluk sınırı altında yaşamaktadır. 2007 yılı içinde yeşil kart alan yurttaşlarımızın sayısı 16 milyon 400 bin. TÜİK rakamlarına göre açıklanan 533 YTL’nin altında 12 milyon 930 bin yurttaşımız vardır. Bu, bir çelişkidir. Yeşil kart alabilmek için mevcut uygulamada aylık gelirin ya da aile içindeki gelir payının net asgari ücretin üçte 1’inden az olması gerekmektedir. Yeşil kart alma koşulları zorlaştırılıyor ve değiştiriliyor. Taslak, yeşil kartın tamamını değiştirmiş, artık kişinin geliri yanında taşınır ve taşınmaz malları ve bunlardan doğan hakları dikkate alınmaktadır. Geliri olmayan ama tek göz bir gecekondusu olan veya üç beş dönüm arazisi olan yurttaşlarımız da ne yazık ki yeşil karttan mahrum bırakılmaktadır. Bunun anlamı seçim dönemlerinde yeşil kartlı sayısı artacak, seçim sonrasında hızla azalacaktır.

Yine katılım payı ödemelerinde yurttaşlarımızın sıkıntı yaşayacağı açıktır. Bu sistem içinde katılım payını dahi ödemekte zorluk çekilecektir. Hâl böyleyken, Başbakan bütün yurttaşlarımızın özel hastanelere gidebileceğini söylüyorken, şimdi (A) grubu, (B) grubu hastalar yaratılmaktadır.

Döneminizde yoksulluğun arttığı gibi, kaymakamlıklarda yoksulluğun derecelendirildiği, yardımların yoksulluk derecesine göre yapıldığı ne yazık ki bir gerçektir. Öyle bir ekonomik model uygulanmaktadır ki, bir taraftan yoksulluk artarken diğer taraftan dolar milyarder sayısı artmaktadır.

Emekli ve çalışanların ücretlerinin yüksek olduğunu söyleyen Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, IMF’le gözden geçirmeyi başarıyla tamamlayıp yaklaşık 3,7 milyar dolar tutarındaki kredi diliminin serbest bırakılmasının hedeflendiğini ve sosyal güvenlik reformu görüşmelerinin devam ettiğini söylemektedir. Sosyal güvenlik yasasıyla birçok hak kaybının yaşanacağı, ücretlerin daha da düşeceği, çalışanların ciddi sıkıntılar yaşayacak olmasına rağmen bu düzenlemeler IMF isteği ve dayatması ve kredi karşılığında yapılmaktadır.

Yine, bu sendikal hakların kullanılması nedeniyle iş kaybı yaşayan çalışanların bu koşullarda nasıl iş bulup, nasıl emekli olacağı, iş bulmanın imkânsız olduğu bu koşullarda emekli olmanın mümkün olmadığı, normal yaşlarda iş bulamazken yaşamının herhangi bir döneminde işsiz kalan yaşı ilerlemiş yurttaşların iş bulmasının mümkün olmadığı… Yapılan bu düzenlemede önerimiz, aile yardımı sigortasıdır. Eğer böyle bir kolaylık sağlanmaz ise, AB uyum çerçevesinde sosyal patlamalara neden olacaktır.

Değerli milletvekilleri, bu uygulanan ekonomik politikalar sonrasında ülkenin zavallı, fakir, kent…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ergün Aydoğan (CHP, Balıkesir). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 16 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ergun-aydogan-23-2008-04-16-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
