# Milli eğitim bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanuna geçici madde eklenmesi (s.s.428)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ergün Aydoğan (CHP, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim
- **Tarih:** 24 Kasım 2009
- **Gündem:** MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNA GEÇİCİ MADDE EKLENMESİ (S.S.428)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ergun-aydogan-23-2009-11-24-milli-egitim-bakanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanuna-gecici

> Ergün Aydoğan (CHP), 24 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNA GEÇİCİ MADDE EKLENMESİ (S.S.428)); konuşma 486 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ERGÜN AYDOĞAN (Balıkesir) – Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, yüce Meclisin değerli üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum ve çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği öğretmenlerin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü de kutluyorum öğretmenlerimizin umut içerisinde geleceğe bakmasını diliyorum.

Vermiş olduğumuz kanun teklifi zeytin ve zeytinyağıyla ilgili. Zeytin ve zeytinyağı konusunda geçmiş dönemlerde, her dönemde Meclis araştırma komisyonları kuruldu ama sorunlar devam ediyor. Biraz önce konuşmacının ifade ettiği gibi, ben de kısaca bu sorun ve çözüm önerilerine değinmek istiyorum.

Ülkemizin zeytin üretiminde dünya 2’ncisi, zeytinyağı üretiminde dünya 5’incisi olduğunu hepimiz biliyoruz ama tabii bununla birlikte sorunlarımız da devam ediyor. Bu sorunlardan, ulusal bir zeytincilik politikamızın olmayışı, zeytincilik sektörünün ulusal bir plan dâhilinde desteklenmesi ve teşvik edilmesi sektör açısından hayati öneme sahiptir. Zeytin ve zeytinyağının kalitesinin artırılması için tarımsal araştırma ve ıslah çalışmalarına hız verilmelidir. Tabii bu arada, son zamanlarda konuşulan GDO örneğinde olduğu gibi, fidan konusunda da ciddi çalışmalar yapılmalıdır.

Yine zeytin üreticimizin önemli sorunlarından birisi sulamayla ilgilidir. Bununla ilgili de modern, teknik ürünlerle birlikte desteklenmesi gerekmektedir. Tarımın genel sorunlarıyla birlikte zeytinde de mazot, gübre, ilaç destekleri gerekmektedir.

Yine, mahsulün toplandığı, mahsulün bol olduğu, bugünlerde fiyatların istenilen düzeyde olmasına rağmen asıl sorun maliyetlerin yüksekliğidir. Bu maliyetlerin yüksekliğinde teknolojik imkânların kullanılmaması ve arazilerin bölünmüş olması da çok önemli bir etkendir.

Yine bir başka sorun da depoculuk sorunudur. Burada da zeytin üreticisinin desteklenmesi gerekmektedir. Sofralık zeytinde de ciddi sorunlar devam etmektedir.

Elbette, bu sorunların giderilmesi, düşük faizli kredilerin verilmesi ve üreticilerin desteklenmesidir. Tabii, zeytin ve zeytinyağının en önemli sorunlarından birisi de, üretim aşamasında kara su sorunudur. Bu kara suyun giderilmesiyle ilgili her işletmeye havuzların yapılması konusunda bir yönetmeliğin olduğu ve atık su havuzlarının da ekim sonuna kadar yapılması gerektiğini, bu yasal sürenin de bittiğini hepimiz biliyoruz. Burada en önemlisi: Her fabrikaya dinlenme havuzu yerine tek merkezde tek havuz yeterli olacağı üreticiler tarafından ifade edilmektedir.

Zeytinyağı söz konusu olduğunda, elbette depolama da çok önemlidir. Bu anlamda da, yine, eğer mümkünse azot gazı altında depolanması gerekmektedir. Zeytin üretiminde, zeytinyağı üretiminde toprak, iklim özellikleri zeytinin ve zeytinyağının kalitesinde son derece etkilidir.

Zeytinyağı sektöründe kuşkusuz en büyük sorunlardan birisi tağşiş ve taklit olarak ifade edilen zeytinyağının içine başka maddeler, yağlar karıştırma sorunudur. Zeytinyağının taklit sorunu da bu konu kapsamında değerlendirilmelidir. Bu durum, düpedüz sahtekârlık, dolandırıcılık, düzenbazlık ve halk sağlığını hiçe saymaktır; resmen hırsızlıktır. Sızma niteliğinde olmayan yağların ısıl işlemle görüntüde sızma hâline getirilmesi yoluyla haksız rekabet yaratılmaktadır. Gerçek sızma zeytinyağının asitlik değerinin ötesinde yüksek asitli yağların ısıl sistemiyle asidi düşürülerek normalde 3 bin lira olan yağ 5 bin lira diye sızma zeytinyağı olarak satılmaktadır. Burada esas dikkat çekici, dehşet verici nokta tüketicinin “kolon sızması” olarak adlandırılan bu işlemi anlaması mümkün değildir.

Düşününüz, siz markete gittiğinizde zeytinyağı aldığınızı düşünüyorsunuz ama aldığımız zeytinyağının içerisinde zeytinyağı süsü verilmiş, ne idüğü belli olmayan bir sıvıyı sağlıklı bir besin kaynağı olarak eşimize, çocuklarımıza yedirmek durumunda kalıyoruz.

Konuyla ilgili hazırlanmış ve altında bizim de imzamız bulunan kanun teklifinin amacı da bu haksızlığı, haksız rekabeti ve hırsızlığı ortadan kaldırmaya yöneliktir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ergün Aydoğan (CHP, Balıkesir). “Milli eğitim bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanuna geçici madde eklenmesi (s.s.428)”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 24 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ergun-aydogan-23-2009-11-24-milli-egitim-bakanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanuna-gecici (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
