# Serbest muhasebecilik, serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:216)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Erkan Akçay (MHP, Manisa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim
- **Tarih:** 30 Nisan 2008
- **Gündem:** SERBEST MUHASEBECİLİK, SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:216)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/erkan-akcay-23-2008-04-30-serbest-muhasebecilik-serbest-muhasebeci-mali-musavirlik-ve-yeminli-m

> Erkan Akçay (MHP), 30 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SERBEST MUHASEBECİLİK, SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:216)); konuşma 1.872 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA ERKAN AKÇAY (Manisa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 216 sıra sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Muhterem heyetinizi partim ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Meclisin çalışma temposunu partizanca mülahazalarla bozan AKP’nin, dünkü grup önerisi haklı ve doğru bir gerekçeye dayanmamaktadır. AKP’de artık kötü bir alışkanlığa dönüşen bu tutum Türkiye Büyük Millet Meclisine, demokrasiye ve hukuka nasıl bakıldığını açıkça ortaya koymaktadır. AKP’nin bu tutumu “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” ilkesinin “Tahakküm kayıtsız şartsız AKP’nindir.” anlayışına dönüştüğünü göstermektedir. Bu kanunu pazar günü başlayacak TÜRMOB seçimlerine yetiştirmenin amaçlandığı anlaşılmaktadır. “Bu tasarının Meclisten çıkar çıkmaz onaylanacağına dair, Cumhurbaşkanının hemen onaylayacağına dair bir söz mü aldınız? Yoksa, ısrar ve dayatmayı Cumhurbaşkanlığı makamına da mı uygulamaya başladınız?” diye sormadan geçemiyoruz.

Tasarının bugünlerde hazırlanması ve bu hâliyle yasalaşmasının, pazar günü yapılacak oda genel kurulları ve bu genel kurullarda belirlenecek Birlik genel kurulları üzerinden 2008 Eylül ayında yapılacak TÜRMOB Genel Kurulu ile ilgili olduğu anlaşılmaktadır. AKP beş yılı aşkın iktidarı süresince meslek odalarına, sendikalara, devlet kurumlarına tahakküm etme anlayışı içinde çalışmaktadır. AKP’nin bu tutumu devletin yönetiminde siyasi bir kaosa yol açmaktadır. Bu anlayışı ve tutumu tasvip etmiyoruz. “Hükûmet TESK, TOBB, Mimar Mühendis Odaları Birliği, Türk-İş ve Futbol Federasyonu gibi kuruluşlarda denediği arka bahçe yapma manevralarını TÜRMOB ve mali müşavir odalarında da mı yapmak istiyor?” diye soruyoruz.

Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışmasını, ülkenin temel ve acil sorunlarına çözüm getirecek çalışmalar içinde bulunmasını istiyoruz. Milliyetçi Hareket Partisinin önceliği vatandaşın acil sorunlarıdır. Grup önerileriyle alelacele ve telaşla çıkarmaya çalıştığınız tasarılar hangi ihtiyaçların önceliğidir. Getirdiğiniz bu tasarıların hiçbiri aciliyet arz etmemektedir. Hiçbirisi halkın ekonomik ve sosyal sorununu çözmüyor, ancak ele geçirme ve tahakküm anlayışına hizmet edecek düzenlemeler hemen getiriliyor.

Değerli milletvekilleri, muhasebe ve denetim uygulamaları, işletme, vergi, finansman, ticaret hukuku gibi ilgili konularda çok sağlam, kurumsal ve kuramsal bir altyapı gerektirmektedir. 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu 1989 yılından bu yana uygulanmaktadır.

TÜRMOB’un kayıtlarına göre şu anda 30 bin serbest muhasebeci ve 40.700 serbest muhasebeci mali müşavir bulunmaktadır. Bu Kanun, üç farklı unvanı, bir mesleki disipline ve bir meslek odasına kavuşturmuştur. Aradan geçen zaman içinde sayısı 70 bini aşan meslek mensubu ile bu meslek, çeşitli aşamalardan geçerek önemli gelişmeler göstermiştir.

Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Yasası’nın amacı, işletmelerde faaliyetlerin ve işlemlerin sağlıklı ve güvenilir bir şekilde işleyişini sağlamak, faaliyet sonuçlarını ilgili mevzuat çerçevesinde denetlemeye, değerlendirmeye tabi tutarak gerçek durumu ilgililerin ve resmî mercilerin istifadesine tarafsız bir şekilde sunmak ve yüksek mesleki standartları gerçekleştirmektir.

Mesleğin konusunu iki ana başlık altında değerlendirmek mümkündür. Muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleği, gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince defterlerini tutmak; bilanço, kâr-zarar tablosu ve beyannameleriyle diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işleri yapmak; muhasebe sistemlerini kurmak, geliştirmek; işletmecilik, muhasebe, finans, mali mevzuat ve bunların uygulamalarıyla ilgili işlerini düzenlemek ve bu konularda müşavirlik yapmak ve ayrıca bu belirttiğimiz konularda belgelerine dayanılarak inceleme, tahlil, denetim yapmak; mali tablo ve beyannamelerle ilgili konularda yazılı görüş vermek, rapor ve benzerlerini düzenlemek; tahkim, bilirkişilik ve benzeri işleri yapmak, yasal düzenleme gereği olarak bu işleri bir işyerine bağlı olmaksızın yapanlara serbest muhasebeci denilmektedir.

Yeminli mali müşavirlik ise, yukarıda belirtilen işleri yapmak yanında, çıkartılacak yönetmelikler çerçevesinde tasdik işlerini yapmaktadırlar. Ancak yine yasal düzenleme gereği, yeminli mali müşavirler, muhasebeyle ilgili defter tutamazlar ve muhasebe bürosu açamazlar ve muhasebe bürolarına da ortak olamazlar.

Birlik ve odalar, kuruluşlarından bu yana büyük atılımlar yapmış olup, günümüzde büyük bir güven kaynağı hâline gelmiş bulunmaktadırlar. TÜRMOB çatısı altında kurumsal yapısı ve kapasitesi güçlenen üçlü mesleki yapı, her geçen gün etkinliğini ve kalitesini artırarak faaliyetlerini yürütmektedir. Öyle ki meslek odası TÜRMOB, Dünya Muhasebeciler Federasyonunun bir üyesidir ve çağdaş dünya standartları yolunda önemli mesafeler almıştır. Bunun en son örneği 2006 yılı Kasım ayında İstanbul’da TÜRMOB tarafından organize edilen Dünya Muhasebeciler Kongresidir. Bu kongreye 112 ülkeden 5.300’ü aşkın katılımcı iştirak etmiştir. TÜRMOB ve mensupları, hem mali idarenin hem de ülke ekonomisinin aktörleri olan vergi mükelleflerinin olduğu gibi, devlet ile vatandaşın tam ortasındaki duruşuyla bir köprü görevi görmektedirler. Bu durum, devlet-vatandaş münasebetlerinin düzenli ve uyumlu olması bakımından muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleğinin önemini artırmaktadır.

Meslek mensupları, görevlerini yerine getirirken ciddi sıkıntılarla karşılaşmaktadırlar. Haksız rekabet, unvanlar, mesleğe dışarıdan girişler, yetki karmaşası, tahsilat gibi öncelikli sorunların ortadan kaldırılması, mesleğin, dolayısıyla ekonominin sağlıklı işleyişi için bir zorunluluk göstermektedir.

Tasarı, mükellef ile Gelir İdaresi arasında köprü işlevi gören meslek mensuplarının beklentilerini karşılamaktan maalesef uzaktır.

Tasarıda mesleğe dışarıdan girişlerin engellenmesi, yetki karmaşası, unvanlarla ilgili karmaşa, haksız rekabet, tahsilat, hızlı karar alma, sorumluluk ve verimli çalışma açısından çağın ve günümüzün gerekleri dikkate alınmamıştır.

Belirttiğimiz bu açıklamalar ışığında değerlendirdiğimizde, mesleğin altyapısını oluşturan 3568 sayılı Yasa’nın günümüz şartlarına uymadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Ancak meslek camiasında bu tasarı bir ilgi, heyecan ve beklenti uyandırmıştır.

Bu kanun tasarısı, oda ve Birlik organlarının seçim esaslarını ve Birlik Genel Kurulu temsilcilerinin sayısını yeniden düzenlemekte, 70 binden fazla meslek mensubunun sorunlarına ve çözüm yollarına hiç değinmemektedir. Buradan da anlaşılıyor ki, bu tasarının amacı sadece TÜRMOB’un Genel Kurulunun oluşmasıyla ilgili olmaktadır.

3568 sayılı Yasa’da bazı değişiklikler öngören bu tasarı, yetmiş sekiz oda ve üst örgütleri olan TÜRMOB’un, ilgili kamuoyunu teşkil eden vergi mükelleflerinin ve ekonomi aktörlerinin görüşü ve katkısı alınmadan hazırlanmıştır. Demokratik katılım ve yönetim açısından, demokrasinin temel unsurlarından olan meslek kuruluşlarının, seçimlerde demokratik açılıma katkı sağlayacak düzenlemelerin daha da geliştirilmesi gerekmektedir.

TÜRMOB çağdaş bir vergi sisteminin oluşturulmasında, kayıt dışı ekonominin azaltılmasında önemli görevler üstlenmektedir ve bu görevlerini daha da artırabilecek kapasiteye sahiptir. Bu köprünün zayıflatılması kayıt dışına güç verirken, vergi gelirlerine de darbe vurmaktadır.

Meslek mensuplarının kayıt dışıyla mücadelede önemli bir altyapı sağlanabilecek durumda olan mesleki ve kurumsal kapasiteler de mutlaka dikkate alınmalıdır. Çalışma hayatımızı, ülkemizin ekonomisini ve çalışanları ilgilendiren bu konuya ilişkin uzun bir çalışma ve tam bir mutabakat çerçevesinde yeni bir yasa tasarısı hazırlanmalıdır.

Getirilen bu tasarıyla, serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli mali müşavir olmak için bazı meslek gruplarına daha önce getirilmiş olan sınav muafiyeti kaldırılarak bu unvanların sınavla kazanılması esası getirilmektedir. Kanun tasarısıyla “serbest muhasebeci” unvanı kaldırılmakta, mevcut olanlara ise sınavla bir üst unvana geçme hakkı tanınmaktadır.

Oda ve Birlik yönetimlerinde üst üste iki dönem yönetim kurulu başkanlığı yapmış olanlar, aradan iki seçim dönemi geçmedikçe aynı göreve yeniden seçilemeyecektir. Bu kanunla TÜRMOB’un yönetim kurulu başkanları, Birlik ve odaların yönetim, disiplin ve denetleme kurulları üyeleri ve Genel Kurulu oluşturan delegelerin sayısı sınırlandırılmaktadır.

Bu tasarı, demokratik katılım ve yönetim açısından özerkliği tartışılmaz olan meslek kuruluşlarına siyasi otoritenin müdahalesini de kolaylaştırmaktadır. Özerk meslek kuruluşları demokrasinin temel taşıdır. Seçimlerde demokratik açılıma katkı sağlayacak düzenlemelere ihtiyaç vardır. Tasarının bu anlamıyla demokratik katılım ve demokratik işleyişi gözettiğini söylemekte zorlanıyoruz.

Tasarıda seçme ve seçilme hakkı açısından da bir ayırımcılık söz konusudur. Mevcut Yasa’da sayıları 70 bini aşan camia içinde ancak 3 bin kişi olmalarına rağmen hiçbir meslek odası ve organizasyonunda olmayan, haksız ve adaletsiz bir şekilde 9 kişiden oluşan Birlik Yönetim Kurulunda 5 kişinin ve dolayısıyla genel başkanın yeminli mali müşavir olma zorunluluğu ve 5 kişiden oluşan Disiplin Kurulunda 3 kişinin ve dolayısıyla başkanın yeminli mali müşavir olma zorunluluğu gibi Anayasa’mızın eşitlik ilkesine, eşit oy ilkesine ve temsilde adalet ilkesine ve hukuka aykırı maddelerine hiç dokunulmamıştır. Mesleğin bağımsızlığı ve onuru demek olan vesayetin kaldırılıp aksine daha da özerkliğin pekiştirilmesi gerekmektedir.

Tüm bunlar orta yerde dururken, Hükûmetin bu konuda mesleğin temel sorunlarını çözmek yerine, alelacele, hem de mayıs başında yapılacak oda seçimlerine yetiştirme gayretiyle getirilen yasa tasarısını anlamak mümkün değildir. Bu tasarıda, biz asıl serbest muhasebecilerin, mali müşavir ve yeminli mali müşavirlerin sorunlarını ve çözüm yollarını konuşuyor olmalıydık.

Tasarıda “Mesleğin konusu” başlıklı 2’nci maddeye bağımsız dış denetim, iç denetim, değerleme ve derecelendirme kavramlarının da ilave edilmesinde fayda görüyoruz. Yürürlükteki yasada benzeri işler kapsamındaki görevlere tanım getirilerek, etkili ve verimli çalışmanın yolu açılmalıdır. Bunun sağlanmasıyla meslek mensupları Gelir İdaresi Başkanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu başta olmak üzere tüm resmî kurum ve kuruluşlar nezdinde daha verimli çalışabileceklerdir.

Mali müşavir, yeminli mali müşavir gibi unvanların haksız kullanılması durumunda odaların yanı sıra Birliğin de bu durumu cumhuriyet savcısına bildirmesi imkânı da tasarıya eklenmelidir. Açılacak davalarda odalar ve Birliğin müdahil olabilmesi sağlanmalıdır.

Yeminli mali müşavirlerin tasdikten doğan sorumlulukları ayrıca yeniden düzenlenmelidir.

Mali müşavirlerin bağımlı çalışmalarında geçen on yıllık süreden sonra yeminli mali müşavirlik mührü almalarında sıkıntı yaşanmaktadır. Tasarıyla “Vergi inceleme yetkisini almış ve mesleki yeterlilik sınavını vermiş olanlar için yeminli mali müşavirlik sınav şartı aranmaz.” ibaresi kaldırılmış, zorunlu bir sınav sürecini başarıyla geçerek devleti temsil etme görev ve yetkisi tanınan denetim elemanlarının görevleriyle ilgili tekrar sınava tabi tutulması öngörülmüştür. Tasarının yasalaştığı tarih itibarıyla bu sınav şartını geçenlere kazanılmış bir hak verilmemiş durumdadır. Bugün itibarıyla, vergi inceleme elamanlarından yeterlilik sınavını geçmiş olanlar, artık yeminli mali müşavirlik yeterlilik sınavını da geçmiş olma hakkını elde etmiş olacağı açıktır. Tasarıda bu kazanılmış hakkın korunmaması önemli bir husus olarak göze çarpmaktadır.

3568 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesi mesleki yeterlilik sınavını vermiş olanlar için yeminli mali müşavirlik sınavı şartı aramamaktadır. Buna göre, bugün itibarıyla yeterlilik sınavını vermiş olup on yılını tamamlamayı bekleyenlerin kazanılmış hakkı elinden alınmaktadır. Yardımcılık sınavını kazanarak ataması yapılan ve henüz sınavını vermemiş olanların bile bu görevleri tercih nedenleri dikkate alındığında hakların ihlalinin söz konusu olduğunu düşünüyoruz.

3568 sayılı Yasa’da yer alan bazı kesimlere sınavsız ruhsat verilmesi, üniversite mezunu olamayanların mesleğe girmeye devam etmesi gibi hükümlerle, sınav komisyonlarının oluşumunda yönetmeliklerin ve meslek kararlarının yayınlanmasında idareye geniş vesayet tanınması gibi TÜRMOB’un yıllardır üzerinde durduğu sorunlarla ilgili olarak yasa teklifinde herhangi bir düzenleme öngörülmemiştir.

Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Yasası’nın amacı, işletmelerde faaliyetlerin ve işlemlerin sağlıklı ve güvenilir bir şekilde işleyişini sağlamak, faaliyet sonuçlarını ilgili mevzuat çerçevesinde denetlemeye ve değerlendirmeye tabi tutarak gerçek durumu ilgililerin ve resmî mercilerin istifadesine tarafsız bir şekilde sunmak ve yüksek mesleki standartları gerçekleştirmektir.

Günümüzde, tasarı, Birlik ve oda yöneticilerinin uluslararası toplantıya katılımı için Bakanlık izni öngörülmektedir. Bunun bir hak sınırlaması olduğunu düşünüyoruz. Bugüne kadar, ülkemizde olumlu ve verimli bir gelişme gösteren bu mesleki oluşumun zaman içerisinde karşılaştığı çalışma zorlukları ve riskleri dikkate alındığında mevcut tasarının yeniden gözden geçirilmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.

Mali Müşavirlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı, yürürlük maddesi hariç 18 madde ve 7 geçici maddeden oluşuyor ancak bunun 8 maddesi oda ve TÜRMOB seçimleriyle ilgilidir. Şu ana kadar hiçbir sıkıntı yaratmayan demokratik çoğunluk sistemi seçimlerde on dokuz yıldır başarıyla devam etmektedir.

Tüm bunlar orta yerde dururken Hükûmetin bu konuda mesleğin ve mali müşavirlerin temel sorunlarını çözmek yerine, alelacele hem de mayıs başında yapılacak oda seçimlerine yetiştirme gayreti yasa tasarısının karakterini vermektedir.

Tasarıda yapılan değişikliğe göre, Yönetim Kurulu üyeleri kayıtlı olduğu meslek odasında en az üç yıl kıdemli olup serbest veya bir iş yerine bağlı çalışanlar arasından seçilecek. Üye sayısı yüzden az olan odalarda üç yıllık süre şartı aranmayacak. Odalarda üst üste iki dönem yönetim kurulu başkanlığı yapmış olanlar aradan iki seçim dönemi geçmedikçe aynı göreve yeniden seçilemeyeceklerdir. Aynı hususlar Disiplin ve Denetleme Kurulu üyeleri için de geçerlidir.

Tasarıya göre, serbest muhasebecilik kaldırılmaktadır. Serbest muhasebeciliğin kaldırılmasına karşın hâlihazırda serbest muhasebeci olan fakat iki yıllık meslek yüksek okulu veya lise mezunu oldukları için mali müşavirlik hakkı bulunmayanlara sınavla serbest muhasebeci mali müşavir olma imkânı getirilmektedir.

Tasarıda oldukça önemli bir yenilik, kanunları uyarınca vergi inceleme yetkisi almış ve mesleki yeterlilik sınavını vermiş olanlar için sınavsız yeminli mali müşavir olma hakkının kaldırılmasıdır. Tasarıyla sınavların bir bölümü Maliye Bakanlığı gözetimine alınmış, mesleğe girecek serbest muhasebeci mali müşavirler ve yeminli mali müşavirlerin sınavı TÜRMOB tarafından…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Erkan Akçay (MHP, Manisa). “Serbest muhasebecilik, serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:216)”. TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim tutanağı, 30 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-akcay-23-2008-04-30-serbest-muhasebecilik-serbest-muhasebeci-mali-musavirlik-ve-yeminli-m (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
