# Bazı yatırım ve hizmetlerin yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yaptırılması hakkında kanun ile devlet su işleri umum müdürlüğü teşkilat ve vazifeleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s: s.:94)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Erkan Akçay (MHP, Manisa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim
- **Tarih:** 9 Mayıs 2008
- **Gündem:** BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN İLE DEVLET SU İŞLERİ UMUM MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE VAZİFELERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S: S.:94)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/erkan-akcay-23-2008-05-09-bazi-yatirim-ve-hizmetlerin-yap-islet-devret-modeli-cercevesinde-yapti

> Erkan Akçay (MHP), 9 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN İLE DEVLET SU İŞLERİ UMUM MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE VAZİFELERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S: S.:94)); konuşma 1.036 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA ERKAN AKÇAY (Manisa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 94 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 7’nci maddesi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Partim ve şahsım adına muhterem heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bu tasarı, 3996 sayılı Yasa ile 6200 sayılı Yasa’da değişiklik yaparak “yap-işlet-devret modeli” adı altında, kamu kaynaklarının kullanımını, değerlendirilmesini ve işletilmesini düzenlemektedir. Kullanılan kaynak kamu kaynağıdır ve verilecek hizmetler de kamu hizmetidir.

Tasarıda “trafiği yoğun kara yolu”, “gar kompleksi”, “spor kompleksi”, “liman kompleksleri” gibi muğlak ifadeler yer almaktadır ve bu muğlak ifadelerin muhtemel sakıncaları tasarıda düşünülmemiştir.

Tasarı, 3996 sayılı Kanun’la istisna olarak öngörülen bir modelin, mahiyeti değiştirilerek, temel kamu alt yapı yatırımlarının tamamını kapsayacak şekilde genişletilmesi bütçe disiplinini bozacak mahiyettedir. Devletin yapmak zorunda olduğu alt yapı yatırımlarının özel sektöre yaptırılması, bedelinin, ilgili yılı bütçesine konulan ödeneklerle taksitler hâlinde ödenmesi aynı zamanda bir çeşit borçlanma yöntemidir. Kamu gelirlerinin azaldığı bir ortamda yap-işlet-devret uygulamalarının katkı payıyla genişletilmesi, mali yapımızı ve saydamlığı bozacak niteliktedir. Faydası bölünemeyen ve fiyatlandırılamayan kamu hizmet üretimleri de tasarıya dâhil edilmektedir. Katkı payı uygulamasında riskin kamu ve özel sektör arasında paylaşılabileceği öngörülmüşse de buna yönelik bir düzenleme tasarıda mevcut değildir. Özel sektörün bir riski yoktur ancak kamunun riski vardır.

Tasarıyla, istisnai bir durum olan yap-işlet-devret modeli âdeta genel bir kural hâline getirilmektedir. Bu durum, muhtemel suistimallere de kapı aralamaktadır. Yap-işlet-devret modeliyle yapılması gerekmeyen, mutat usulle ihale edilmesi gereken işler de bu kapsamda yapılabilecektir.

Ayrıca 2’nci maddeye “katkı payı” ifadesi eklenmiştir. Katkı payından ne anlaşıldığı da açık değildir. Hangi yatırımlarda ne kadar katkı payı ödeneceği neredeyse takdire bırakılarak istismar ve keyfîliğe de yol açılmaktadır.

Bu tasarı, yeni bir borçlanma yöntemi olarak ortaya çıkmakta, baştan bütçeye ödenek koymak yerine taksitle iş yaptırmak ve taksitler hâlinde bütçeye ödenek koyma usulüyle uygulama yapılacağı anlaşılmaktadır. Ayrıca, devletin gecikme faizi ödemesi de söz konusudur. Bu durum ise gizli borçlanmanın en açık delilidir.

Bu tasarı, devletin temel fonksiyonu olan altyapı yatırımlarını gerçekleştirme konusunda devleti atalete sürükleyecek bir karakter taşımaktadır. Bütçenin neredeyse dörtte 1’ine yakın kısmının faiz ödemelerine ayrıldığı bir durumda, devleti zorunlu altyapı yatırımlarını dahi yapamaz hâle getirmiştir.

Kamu tarafından sunulması gereken kamu hizmeti yatırımlarının yabancı şirketlere de yap-işlet-devret modeliyle devredilerek 3996 sayılı Kanun’un kapsamı namütenahi geniş tutulmuştur. Sınır kapılarındaki gümrük hizmetlerinin dahi yabancı şirketlerce yerine getirilebileceğini nasıl düşünebiliyorsunuz? Muhtemel sakıncaları hiç mi düşünmediniz? Bu yabancı şirketler sınır kapılarında yabancı personel görevlendirirse bu konuda ne düşünürsünüz? 3996 sayılı Kanun’un 1’inci maddesinde yer alan “ileri teknoloji ve yüksek maddi kaynak gerektiren” ibaresi “ileri teknoloji veya yüksek maddi kaynak gerektiren” şeklinde değiştirilmiş ve “ve” kelimesini “veya” şeklinde değiştirmek, istisnai bir uygulama olan bu yatırım modelini sınırsız, her yatırıma uygulanabilecek bir modele dönüştürmüştür.

1994 yılından bu yana yürürlükte bulunan kamu kaynaklarının kullanımını, değerlendirilmesini ve işletilmesini düzenleyen 3996 sayılı Yasa’da geniş yeni düzenlemeler getirilen bu tasarının 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi Kanunu’nun 5’inci maddesinde öngörülen kamu maliyesinin temel ilkelerine ve yine aynı Kanun’un kamu kaynağının kullanılmasının genel esaslarını düzenleyen üçüncü bölümdeki mali saydamlık, hesap verme sorumluluğu ile stratejik planlama ve performans esaslı bütçeleme hükümlerine uygun olmadığını düşünüyoruz. Ayrıca, on dört yıldır yürürlükte bulunan bu Yasa’nın bugüne kadarki uygulama sonuçları hakkında yüce Meclisin ve kamuoyunun da yeterince bilgilendirilmesi gerekmektedir.

Yine, 5018 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesinde, gelir ve giderleri etkileyecek ve kamu idarelerini yükümlülük altına sokacak kanun tasarılarının getireceği mali yükün orta vadeli program ve mali plan çerçevesinde en az üç yıllık dönem için hesaplanacağı ve tasarılara ekleneceği öngörülmektedir, ancak bu hesaplamalar yapılmamıştır.

Yasanın zayıf yönlerinden birisi de denetimidir. Bu kadar kapsamlı kamu kaynaklarının emanet edildiği düzenlemelerin denetiminin de açık bir şekilde düzenlenmesi gerekirdi.

Değerli milletvekilleri, tasarının 7’nci maddesinde belirtilen sulama tesislerinin yapımı için ödenen katkı paylarının tahsiline ilişkin hükümlerde açıklık bulunmadığı gibi, görevli şirket ile sulamadan istifade eden çiftçiler arasında sözleşme imzalanmaması hâlinde, sulama birliklerinin olmadığı yerlerde muhtarlıklarda ödeme miktarı ve zamanı belirtilerek, sulama ücretlerinin genel hükümlere göre tahsil edileceği ifade edilmektedir. Yani sulama ücretini ödeyemeyen çiftçilerden derhâl icra yoluyla zorla tahsilinin sağlanacağı açıkça ifade edilmektedir.

Değerli milletvekilleri, kamusal bir değer olması gereken su ne yazık ki özelleştirme kıskacı altındadır. Uluslararası sermaye grupları suyu tahakkümleri altına almak istemektedirler. AKP Hükûmeti, millî tüm varlıklarımızı haraç mezat sattıktan sonra şimdi de sularımızı özelleştirme programı içine almıştır.

Tasarının 7’nci maddesindeki sulama ücretlerinin tahsiline ilişkin hususlar aynen şu şekilde düzenlenmiştir: “3996 sayılı Kanun hükümlerine göre meydana getirilen tesislerde görevli şirket ile sulamadan istifade edenler arasında sözleşme imzalanmaması halinde; idare ile görevli şirket arasında belirlenen ve sulamadan istifade edenler tarafından ödenecek ücretin miktarı ve ödeme zamanı sulama birliğinin bulunmadığı yerlerde muhtarlıklarda ilan edilir. İlan edilen ücretin ödenmemesi halinde başka bir ihtara lüzum olmaksızın -yani çiftçimize köylümüze ihtar edilse, bir uyarı yapılsa; bu da mı çok görülüyor- ihtar görevli şirket tarafından sulamadan istifade edenlerden genel hükümlere göre tahsil edilir.”

Görüldüğü üzere, sulama ücretlerini ödeyemeyen çiftçilerden hiçbir ihtara lüzum olmaksızın icra yoluyla cebren tahsilata geçileceği tasarıda açıkça belirtilmektedir. Bu ifadeyi koymak çiftçimizi acaba biraz rencide etmiyor mu? Bir defa ihtar edilse kıyamet mi kopacak? Mahsul kaldırma zamanı, mahsulünü satma zamanı belli olmayan, eline ne zaman ne miktarda para geçeceği belli olmayan çiftçimizi sulama ücretlerinde özel firmaların insafına terk etmek doğru bir yöntem midir? Bu uygulama sulama ücretlerini artıracaktır. Zaten zor durumda olan çiftçimiz daha da mağdur duruma gidecektir. Sulama ücretini özel firmaların insafına bırakıp çiftçiyi ezdirmek ne derece doğrudur?

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın İnsani Gelişme Raporu’na göre suya erişim bir insan hakkıdır ve suyun, kamu yararı ilkesi doğrultusunda, kâr gözetilmeksizin ve olabildiğince ucuz kullanıma sunulması gerekmektedir.

Bu düzenleme, bize, Osmanlıdaki, vergiyi mültezimler eliyle toplayan iltizam usulünü çağrıştırmaktadır. Bu düzenlemelerden çiftçi zarar görecek ve mağdur olacaktır.

Devlet Su İşleri ve sulama birliklerinin sulama ücretlerinin tahsilatında karşılaştığı zorluklar dikkate alındığında, bu düzenleme devlet-vatandaş münasebetini zedeleyecek mahiyettedir. Bu hükümle çiftçi özel firmanın insafına terk edilmektedir. Oysa sulama ücretlerinin tahsili ile yapılacak sözleşmelerin usul ve esaslarının belirlenmesinde ilgili bakanlığın veyahut Bakanlar Kurulunun yetkilendirilmesinin daha uygun olacağını düşünüyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Akçay.

ERKAN AKÇAY (Devamla) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Bu vesileyle, bundan iki gün evvel, Sayın Bakan, bu yap-işlet-devret modelinin yüz-yüz elli yıldır dünyada uygulanan ve bu arada Osmanlıda da uygulanan bir yöntem olduğunu ifade ettiler.

Değerli arkadaşlar, bu, Osmanlı tarafından uygulanan model yap-işlet-devret modeli değil yap ve işlet modelidir ve maalesef Osmanlıyı iktisaden de çökerten, bütün iktisadi varlıklarını ecnebilerin eline veren bir yöntemdir.

Bu hususu da hatırlatarak muhterem heyetinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Erkan Akçay (MHP, Manisa). “Bazı yatırım ve hizmetlerin yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yaptırılması hakkında kanun ile devlet su işleri umum müdürlüğü teşkilat ve vazifeleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s: s.:94)”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 9 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-akcay-23-2008-05-09-bazi-yatirim-ve-hizmetlerin-yap-islet-devret-modeli-cercevesinde-yapti (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
