# 2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Erkan Akçay (MHP, Manisa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim
- **Tarih:** 26 Aralık 2008
- **Gündem:** 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/erkan-akcay-23-2008-12-26-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim-2

> Erkan Akçay (MHP), 26 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)); konuşma 853 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA ERKAN AKÇAY (Manisa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bütçe kanunu tasarısının 28’inci maddesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Muhterem heyetinize saygılarımı sunarım.

Değerli milletvekilleri, bütçe kanunu tasarısının 28’inci maddesi tedavi hizmetleri için katılım payına ilişkin hükümleri düzenlemektedir. Sağlık hizmeti bir kamu hizmetidir. Bir hizmetin kamu hizmeti olmasının en önemli ölçütü ücretsiz, ulaşılabilir ve nitelikli olmasıdır. Sağlık hizmeti almak tüm vatandaşlarımızın en temel hak ve ihtiyaçlarından birisidir. Nitekim, Anayasa’mızın 56’ncı maddesine göre devlet, herkesin hayatını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak, insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak iş birliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenlemekle görevlidir.

Sosyal devlet anlayışı kapsamında her bireyin kaliteli bir sağlık hizmeti almasını ve sağlık hizmetlerine kolay bir şekilde ulaşmasını sağlamak devletin görevidir. Bugün adım adım uygulanan sağlıkta dönüşüm programı, sağlık hizmetlerinin gittikçe kamusal hizmetin dışına çıkarılarak piyasa koşullarına ve insafına bırakılmasını hedefleyen bir program olarak karşımıza çıkmaktadır.

AKP Hükûmeti tarafından uygulanmakta olan sağlıkta dönüşüm programı Türkiye’de sağlık sisteminde yaşanan sorunlara çözüm getirmediği gibi vatandaşların sağlık hakkına ulaşmasını güçleştirmektedir.

Sağlıkta dönüşüm programı çerçevesinde sağlık harcamalarındaki artışın önüne geçmek amacıyla muayene katılım payı uygulamasına geçildiği anlaşılmaktadır. Bu amaç doğrultusunda Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından çıkarılan Sağlık Uyguluma Tebliği’yle 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren Sosyal Güvenlik Kurumuna tabi sigortalılardan muayene katılım payı alınması uygulamasına başlanmıştır. Bu uygulamaya göre, ikinci basamak resmî sağlık kurumlarında 3 YTL, eğitim ve araştırma hastanelerinde 4 YTL, üniversite hastanelerinde 6 YTL ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarında 10 YTL muayene katılım payı alınmaktadır.

Hastalardan 1 Ekimden itibaren alınmaya başlanan ve muayene oldukları sağlık kuruluşuna göre 3 ila 10 YTL arasında değişen muayene katılım payı vatandaşların aklını ziyadesiyle karıştırmaktadır. Muayene olan vatandaşlarımız reçetelerine yazılan ilaçlarını almaya gittiklerinde hasta ve eczacılar arasında büyük sıkıntılar yaşanmakta, bu parayı tahsille görevlendirilen eczacılar ise haklı olarak “Muayene ücretini tahsil etmek bizim işimiz değil.” diyerek uygulamaya itiraz etmektedirler.

Değerli milletvekilleri, altı yıllık AKP İktidarının sağlık reformu adı altında yaptığı düzenlemeler ile genel sağlık sigortası sisteminin 1 Ekim 2008 tarihinde değişmesiyle birlikte hastane-hasta, eczane-hasta münasebetleri sorunlu hâle gelmiş ve özünde devlet-vatandaş ilişkileri zedelenmeye başlamıştır.

AKP İktidarının neden olduğu uygulamalar neticesinde eczacılar büyük sorunlar yaşamaktadır. Eczaneler dertlere derman alınan yerler olmaktan çıkmış, bizatihi eczanelerin kendisi dert yumağına dönüşmüştür. Muayene ücretlerinin eczanelerce tahsil edilmesi uygulaması, eczaneleri ve hastayı zor durumda bırakmış ve karşı karşıya getirmiştir.

Değerli milletvekilleri, eczaneler tahsil dairesi veya mutemetlik değildir. Bu uygulamaya derhâl son verilmelidir. Vatandaşlar sözde sağlık reformuyla artık istediği hastane veya doktora gidememektedir. Türkiye’de bir sağlık devrimi yaptığınızdan bahsederken, sosyal devlet anlayışının gereklerini yerine getirdiğinizi ifade ederken tedavi hizmetlerinde katılım payı alınmasını izah edemezsiniz.

Devlet memurları ve yeşil kartlı hastalar için de katılım payı uygulaması 2009 bütçe kanunuyla getirilmektedir. Bütçe kanunundaki söz konusu düzenlemeye göre ayakta yapılan tedavilerde ve diş hekimi muayenelerinde 2 TL katılım payı alınacaktır. Ayrıca, katılım payı tutarını birinci basamak sağlık kuruluşlarında yapılan muayenelerde almamaya ya da daha düşük tutarlarda belirlemeye veya tekrar aynı tutarlara getirmeye ve bu konuda çeşitli düzenlemeler yapmaya Maliye Bakanlığı yetkili kılınmaktadır. Bu hüküm de şunu göstermektedir: 2 TL olarak belirlenen katılım payı tutarı, Sosyal Güvenlik Kurumu uygulamasına paralel olarak 3, 4, 6 ve 10 TL olarak uygulanacaktır.

Katılım payının tahsilatının da nasıl yapılacağı belli değildir. Katılım payı tahsilatı Sosyal Güvenlik Kurumundaki uygulamaya paralel olarak eczaneler vasıtasıyla mı yapılacaktır? Eğer hasta, hastanede muayene olduktan sonra eczaneye gitmezse bu kişiden katılım payı alınmayacak mıdır? Ya da kişi eczanede muayene için ödeyeceği katılım payı tutarı kadar parası yoksa yazılmış olan ilaçları alamayacak mıdır? Bu soruların cevapları boşlukta kalmaktadır.

SSK’nın serbest eczanelere açılmasıyla birlikte muayene ücretleri de eczaneler tarafından tahsil edilmektedir. Ancak genel sağlık sigortası sisteminin 1 Ekim 2008 tarihinde değişmesiyle birlikte muayene ücretleri kademeli olarak artmış ve muayene ücreti alınan kişilerin kapsamı genişletilmiştir. Tedavinin ücretsiz gibi görünmesini sağlamaya yönelik bu yanlış uygulama hasta ve eczacıyı karşı karşıya getirmektedir.

Aynı şekilde, Sağlıkta Dönüşüm Projesi kapsamında sosyal güvenlik kurumlarının tek çatı altında toplanmasıyla birlikte eczacıların üzerindeki ağır yük kaldırılmamış, aksine her geçen gün yeni yükler getirmiştir. Bunların başında düzgün çalışmayan provizyon sistemi gelmektedir. İlaç hizmeti verilirken hastanın hak sahibi olup olmadığı, ilacın kurum tarafından ödenebilir olup olmadığı, ilacın ne kadarının kurum tarafından, ne kadarının hasta tarafından ödeneceği gibi birçok bilgi devlet tarafından yaptırılmış bulunan ve kontrolü de hâlen devlet yetkilileri tarafından yapılan bir sistem olan provizyon sistemi tarafından sürdürülmektedir. Ancak provizyon sisteminin doğru ve verimli bir şekilde çalışmaması nedeniyle eczacılar ve hastalar büyük sıkıntı yaşamaktadırlar.

Provizyon sisteminin yeterli kapasitede çalışabilmesi, hasta ve eczacıların mağdur olmamaları için bir düzenleme yapılıp yapılmayacağı merak konusudur. Yeşil kart sahiplerinin ödemiş oldukları katılım paylarının, 2009 yılında talepleri hâlinde, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’nun hükümlerine göre kendilerine geri ödenebileceği belirtilmektedir. Bu amaçla Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Kurumunun 2009 yılı bütçesinde herhangi bir ödenek öngörülmüş müdür? Sosyal Güvenlik Kurumu sigortalıları, memur ve yeşil kartlılarda bu uygulama sonucu elde edilecek gelirin hem Sosyal Güvenlik Kurumu bütçesine hem de merkezî yönetim bütçesine toplam katkısı ne kadar öngörülmektedir? Aynı şekilde, vatandaşlar tarafından sağlık kurumlarının gereksiz kullanımının önlenmesi sonucunda bütçeye ne kadar katkı sağlanacaktır? Bu hususların hesaplamaları yapılmış mıdır? Bu sorduğumuz hususların Hükûmet yetkilileri tarafından açıklanması gerekmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime burada son veriyor, 2009 bütçesinin hayırlı olması dileğiyle hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Erkan Akçay (MHP, Manisa). “2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-akcay-23-2008-12-26-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
