# Arsa üretimi ve değerlendirilmesi hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile manisa milletvekili recai berber ve 5 milletvekilinin; 2985 sayılı toplu konut kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi (s.s.: 455)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Erkan Akçay (MHP, Manisa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim
- **Tarih:** 18 Şubat 2010
- **Gündem:** ARSA ÜRETİMİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI İLE MANİSA MİLLETVEKİLİ RECAİ BERBER VE 5 MİLLETVEKİLİNİN; 2985 SAYILI TOPLU KONUT KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S.S.: 455)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/erkan-akcay-23-2010-02-18-arsa-uretimi-ve-degerlendirilmesi-hakkinda-kanun-ile-bazi-kanunlarda-d

> Erkan Akçay (MHP), 18 Şubat 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ARSA ÜRETİMİ VE DEĞERLENDİRİLMESİ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI İLE MANİSA MİLLETVEKİLİ RECAİ BERBER VE 5 MİLLETVEKİLİNİN; 2985 SAYILI TOPLU KONUT KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S.S.: 455)); konuşma 945 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA ERKAN AKÇAY (Manisa) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 455 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 1’inci maddesi üzerine söz almış bulunuyorum. Muhterem heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) 1984 yılında ihtiyaç sahibi dar gelirli vatandaşları kira öder gibi uzun vadeli taksitlerle ev sahibi yapmak için kurulmuş bir kamu kuruluşudur fakat AKP döneminde TOKİ işlevini büyük ölçüde değiştirmiştir. Kamu arazilerine sosyal konutlar yapmak yerine, kâr getirecek alanlara lüks konutlar, alışveriş merkezleri, tarihî eser restorasyonu ve kamu hizmet binaları yapmaya başlamıştır. Bugün, TOKİ, özel bir ticari şirket gibi işletilerek hedef kitlesini değiştirmiş, kamu arazileri üzerinden rant aktaran taşeron bir kuruluş hâline gelmiştir. Çeşitli yasalar çıkarılarak geniş imar yetkileriyle, TOKİ imtiyazlarla donatılmıştır.

TOKİ, artık günümüzde kalitesiz konutun markası hâline gelmiştir. Gerek konutların yapılacağı bölgelerin fizibilite çalışmalarının yetersiz olması gerekse inşaat aşamasında yeterli kontrolün olmayışı nedeniyle, evler teslim edildikten sonra birçok sorun yaşanmaktadır. TOKİ’nin her konut inşasından sonra, Sayın Başbakan tarafından yapılan gösterişli törenlerin ardından bazı hüsranlar da yaşanmaktadır. Şatafatlı anahtar teslim törenleriyle bir kısım vatandaşlarımıza evleri verilirken büyük bir kısmı ise hayal kırıklığı yaşamaktadır. Teslim edilen bazı konutların damlarının aktığı, yer döşemelerinin çöktüğü, kapı ve pencerelerinin kırık olarak takıldığı, sularının aktığı, dairelerin iç boyalarının kötü yapıldığı ve döküldüğü, müteahhidin borcundan dolayı elektrik bağlanamadığı, altyapı ve çevre düzenlemesinin bitmediği yönünde çok çeşitli şikâyetler vardır.

Vatandaş, evini TOKİ’ye sipariş ediyor, parasını TOKİ’ye yatırıyor ama teslim alacağı zaman karşısına müteahhit firma çıkıyor. TOKİ, paralarını aldığı bu insanların sorunlarıyla ilgilenmeyip müteahhitlerin insafına terk etmektedir. Vatandaş, derdini anlatacak, sorununu çözecek bir merci bulamamaktadır. 2009 yılında TOKİ tarafından satışı yapılan 44 bin konutun 8 bini iade edilmiştir. Bu iadelerin en önemli gerekçesi konutların kalitesiz oluşudur. TOKİ ihalelerini alan bazı art niyetli müteahhitler, servetlerine servet katabilmek için Anadolu’daki esnafı ve işçiyi dolandırmakta ve bunu TOKİ idaresinin yarattığı boşluktan yararlanarak yapmaktadır. Bunun bir örneği de Manisa Akhisar’da yaşanmıştır. Manisa Akhisar örneğini özellikle anlatıyorum. Aslında buna “TOKİ modeli” de demek mümkündür değerli milletvekilleri çünkü TOKİ’de bu bir model hâline gelmiştir.

Şöyle ki: Manisa’nın Akhisar ilçesindeki TOKİ inşaatını yüklenen A firması yüklendiği işi taşeron B firmasına devretmiştir. A firması alımlarının tamamına yakınını taşeron B firması üzerinden yapmıştır ancak taşeron B firması malzeme ve bir kısım işçilik bedellerini ödememiştir. Taşeron B firması, alacaklı firmaların alacaklarını hukuki yollardan tahsil etmesini engellemek için de hisse değişikliği yapmıştır. Daha sonra, alacaklı firmaların haciz koymasını engellemek için A firması B firmasıyla arasındaki sözleşmeyi iptal ederek, B firmasının yakınlarına C adlı bir şirket kurdurularak işe devam ettirilmiştir. Böylece çok sayıda alacaklı kişi ve firma, taşeron firmanın TOKİ’ye kaydı yapılmadığı için -oysa taşeron firmaların da TOKİ’ye kaydının yapılması gerekmektedir- B firmasının içi boşaltılıp hisse devri de yapıldığından, A firmasından hukuk yoluyla alacaklarını tahsil imkânı yok edilmiştir. Ancak bütün bu olan bitenlere rağmen, vatandaşlara borçlarını ödemeyen bu şirketler ve kişiler aynı işlerine hâlen devam etmektedirler ve TOKİ’den de hak edişlerini tıkır tıkır almaktadırlar. TOKİ’nin emeği ve alın teriyle geçinen esnafın ve işçinin dolandırılmasına müsaade etmemesi ve dolandırıcılık faaliyetlerine müdahale etmesi gerekirken, maalesef, bu olaylar karşısında TOKİ idaresi sessiz ve kayıtsız kalmaktadır.

TOKİ Başkanı bu tasarının Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmeleri sırasında, 9 Aralık 2009 tarihinde yaptığı konuşmada, TOKİ ihaleleriyle ilgili olarak “Ben de tanıdıklarımı arıyorum. Doğrudur bu. 15 tane tanıdığım yüksek müteahhit varsa ‘Bu ihaleye gelin, biraz kıymetli arsadır, para kazanırsınız.’ diyorum. Maltepe Belediye Başkanına da dedim, hemşehrimizdir, ‘Yahu Başkan burası sana yakışır, burayı sen al.’ dedim.” diyor.

Tabii, TOKİ Başkanının tutanaklara giren bu ifadelerini hayretler içerisinde dinledik. Acaba bütün ihale usulleri böyle midir, yoksa TOKİ Başkanının yasalar üstünde bir konumu, verilmiş bir misyonu mu vardır?

“Tanıdıklarımızı arıyoruz.” diyor Başkan. Peki, tanımadıklarınızın hukuku ne olacak? İhale mevzuatında ilanların nasıl yapılacağı, ihaleye nasıl girileceği, satışın nasıl yapılacağı bellidir. Yani bir kurum başkanının telefona sarılıp dostlarını, hemşehrilerini arayıp onların yararını gözetmesi fevkalade yanlıştır. TOKİ ihale mevzuatında “eşit muamele ilkesi” diye bir ilke var. Eşit muamele bunun neresinde? TOKİ yöneticileri dostlarına telefon açıp ihaleye davet edeceklerine, hakkı, hukuku yenen TOKİ mağdurlarının hukukunu korusunlar.

Değerli milletvekilleri, AKP ile birlikte artık ülkemizde kötü bir anlayış yerleşmiştir. Ülkesini pazarlamakla sorumlu olduğunu söyleyerek nükleer santral işini ihalesiz, doğrudan yabancı bir ülkeye vermek için anlaşma yapan bir Başbakanın hazineye intikal eden bir Tekel sigara fabrikasını yandaş firmalara kiralamaya çalışan milletvekiline, işçi alımlarını teşkilatlarında talep formu doldurtarak organize eden AKP ilçe başkanlarına ve dostlarına ihale pazarlamakla görevli bir bürokratına şaşmamak gerekir. Bu manzara içinde bulunduğumuz hazin durumun bir fotoğrafıdır.

Değerli milletvekilleri, teslim tarihi yılan hikâyesine dönen Manisa TOKİ 3. Etap konutları hâlâ tamamlanamamıştır. 3. Etap konutlarının 2009 yılı Ağustos ayında teslim edileceği söylenirken, teslim tarihi önce Ekim 2009’a uzatılmış, daha sonra da 2009 yılı sonunda teslim edileceği söylenmiştir. 2010 yılının ikinci ayına girmiş olmamıza rağmen konutlar hâlâ teslim edilmemiştir.

Burada çalışan işçiler, 19 Ağustos 2009 ve 14 Aralık 2009 tarihlerinde, alacaklarını alamadıkları için iş bırakma eylemi yapmışlardır. 14 Aralık 2009’dan beri bu inşaatlara bir tek çivi bile çakılmamıştır.

Konutlar zamanında teslim edilemediği için hem kaldığı evin kirasını ödeyen hem de TOKİ aidatlarını ödemek zorunda kalan hak sahiplerinin mağduriyetleri katlanarak artmaktadır. Manisa TOKİ 3. Etaptan daire alan bazı vatandaşlarımız, bu nedenle dairelerini iade etmişlerdir. TOKİ tarafından dairele-rinin zamanında teslim edilmemesi nedeniyle birçok projede taksit ödemelerinin durdurulduğunu biliyoruz. Bu kapsamda Manisa 3. Etaptan konut alanların taksit ödemeleri teslim tarihine kadar dondurularak mağduriyetleri bir nebze olsun hafifletilmelidir. Ayrıca TOKİ 3. Etap konutlarının bir an önce bitirilmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir.

AKP Hükûmeti ne bulursa satıyor, kapatıyor, özelleştiriyor. Bu kadar özelleştirme tutkunu olan Sayın Başbakan ve Hükûmet inşaat sektörünü devletleştiriyor! “Devlet konut yapmaz.” diye Emlak Bankasını kapatan bir zihniyet, “Devlet üretmez.” diye Sümerbank’ı, Tekel’i kapatan, diğer kamu kurumlarını özelleştiren bir anlayış, neden sosyal konut dışında inşaatlar yapmaktadır? Üstelik de bunun en önemli kurumu olan TOKİ, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı-na bağlıyken neden Başbakanlığa bağlanmıştır? Sosyal konut politikası devletin politikası olmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Erkan Akçay (MHP, Manisa). “Arsa üretimi ve değerlendirilmesi hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile manisa milletvekili recai berber ve 5 milletvekilinin; 2985 sayılı toplu konut kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi (s.s.: 455)”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 18 Şubat 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-akcay-23-2010-02-18-arsa-uretimi-ve-degerlendirilmesi-hakkinda-kanun-ile-bazi-kanunlarda-d (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
