# 6/6,6/23,6/26,6/9 muharrem kılıçın soruları hk

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Erkan Mumcu (Isparta)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim
- **Tarih:** 25 Aralık 2002
- **Gündem:** 6/6,6/23,6/26,6/9 MUHARREM KILIÇIN SORULARI HK
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/erkan-mumcu-22-2002-12-25-6-6-6-23-6-26-6-9-muharrem-kilicin-sorulari-hk

> Erkan Mumcu, 25 Aralık 2002 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 6/6,6/23,6/26,6/9 MUHARREM KILIÇIN SORULARI HK); konuşma 605 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI ERKAN MUMCU (Isparta) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Kamuoyunda da zaman zaman eksik bilgilerle tartışılan bu konuyu aydınlatma fırsatı verdiği için soruyu yönelten Sayın Milletvekilimiz Gazalcı'ya huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum.

Birinci kısmını izah etme fırsatı bulduğum uygulamayı, hususu, ikinci kısmıyla arz etmek için huzurlarınızdayım; yeniden saygılarımı sunuyorum.

Okul müdürlerinden başlayalım. Okul müdürleriyle ilgili hiçbir tasarrufumuz yok, şu ana kadar yapılmış bir tasarrufumuz yok, görevde yükselme yönetmeliği, okul müdürlüklerine atamaya ilişkin yönetmelikler bu konuyu objektif kriterlere bağlamış, birtakım yeterlilik kriterlerine bağlamış, bir sınav sistemine bağlamış ve bu sınav sistemine tabi olup, atanma sırası gelen, atanmayı bekleyen yaklaşık 5 000 aday müdür var; ancak, atanma yeterliliği bulunan 5 000 aday müdür var olmasına rağmen, onların yerine vekâletle bakan bir başka 5 000 müdür var. Eğer, hukukun gereğini uygulayacaksak, yapmak zorunda olduğumuz şey, asaleten atanma yeterliliğine ilişkin atama, görevde yükselme, görev yeri değiştirme yönetmeliğinde düzenlenen ilkelere riayet edeceğiz; eğer riayet etmeyeceksek, biz bu mevzuatı niçin yapıyoruz?! Yasalara, doğru oldukları, her durumda haklı oldukları için uymayız; yasalara, önce, yasa oldukları için uyarız. Bu yönetmelik yapılmış, bu yönetmelikte eksik hususlar var mıdır; vardır. Bu eksik hususlar, gene, yasaların öngördüğü usullerde değiştirilir, değiştirildikten sonra gereği yapılır; ama, siz, bir yönetmelik yapacaksınız; yönetmelikte, kimlerin, hangi objektif koşullarda okul müdürü olabileceklerine ilişkin bir düzenleme yapacaksınız, belli kıdem ve sınav esasları koyacaksınız, kıdem esasını tamamlamış, arkasından da en yüksek yeterlilikle sınavı kazanmış insanlar aday memur olarak bekleyecekler, sistem oraya kadar gelecek, orada diyeceksiniz ki, pardon, ben yanlış yapmışım bu yönetmeliği yaparken; ben, seni değil, falancayı atamak istiyorum. Yok böyle bir şey. Böyle bir hukuk devleti olamaz, böyle bir uygulamaya da bir hukuk devleti uygulaması demek mümkün değil. (AK Parti sıralarından alkışlar) Bizim yapmak zorunda olduğumuz şey hukuku işletmek, hukukun gereklerine riayet etmek.

Biraz önceki soruya konu olan mesele de böyledir. Bu arkadaşlarımızı, asaleten görevlerine atayamam, istesem de atayamam; çünkü, atanmamış olmaları, zaten, asaleten atanma yeterlilikleri bulunmadığı içindir. Eğer ki, görevde yükselme yönetmeliğini değiştirir, bugüne kadar asaleten atanma yeterliliği bulunmadığı halde, vekâleten o görevde bulunan insanların vasıflarına uydurur, onlara göre bir hukuk yaparsak olur; ama, onlara göre değil de, objektif, herkese geçerli bir hukuk yapacaksak, herkes için eşit bir hukuk yapacaksak, yapılmışsa, onun gereklerini işletiriz.

Mamafih, özellikle küçük yerleşim bölgelerinde, yönetmeliğin gerektirdiği koşulları taşıyan memurun bulunmadığı örnekler vardır ve bunu, özellikle küçük yerleşim birimlerinin koşullarına uydurabilecek bir esnekliğe büründürmek gerekir. Bunu da, tabiî ki, tartışmalıyız, müzakere etmeliyiz, kamu yararını ve hizmet gereğini gözeten bir yaklaşım içinde olmalıyız; biz, bunu, hiç şüphesiz yapacağız; ama, cari mevzuat budur, cari mevzuatın gereği yerine getirilmiştir.

Demin tamamlayamadım... Siz, 500 kadar asıl memuru görev yerinden merkeze alıyorsunuz, üç yıl boyunca, bu insanları evlerinden, ailelerinden, işlerinden uzak tutuyorsunuz ve yasaya göre, geçici görevlendirme yaptığınız bu memurlara, yolluklar, harcırahlar, vesaire şeklinde ekstra ücretler ödemek zorundasınız. Sonra, onların yerine vekâleten atama yapıyorsunuz, bir de onlar için... Bunun bir maddî külfeti var ve bu yıllar sürüyor; hangi geçici görevlendirme yıllar sürebilir? Bunun bir mantığı olmak lazım. Bu yönetmeliği yaparken deseydiniz o zaman: Bakan istediğini atar... Nitekim, sorular arasında var, 76 ncı maddeyle ilgili bir soru sorulmuş. Bugüne kadar uygulanmayan -ki, yasanın verdiği yetki, uygulanmak icap eden durumda uygulanmak içindir; ama, bir suiistimalin kapısını aralamamak için, gereği durumunda açılan o kapıyı, gereği olmayan durumlardaki kaçaklar, kaçamaklar için de kullandırmamak için, benden önceki Bakan arkadaşlar bunu kullanmamışlar- 76 ncı maddeye ilişkin yetkimi ben de kullanmayı düşünmüyorum.

OSMAN KAPTAN (Antalya) - Gazetede "Katil başta gösterilmez, filmin sonunu bekleyin" diye yazıyor Sayın Bakan.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla) - Öyle mi diyor; gazete kültürünüz dolayısıyla sizi kutluyorum!.. (AK Parti sıralarından alkışlar) Yalnız, gazetelerde yazan her şeyi objektif veri kabul etmezseniz, zannediyorum, siyaseten, daha doğruları görmek, daha doğru kararlar vermek konusunda doğru bir çizgide olursunuz.

---

**Kaynak gösterme:** Erkan Mumcu (Isparta). “6/6,6/23,6/26,6/9 muharrem kılıçın soruları hk”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 25 Aralık 2002. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-mumcu-22-2002-12-25-6-6-6-23-6-26-6-9-muharrem-kilicin-sorulari-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
