# Kültür ve turizm bakanlıklarının birleştirilmesine ilişkin kanun ( s. sayısı : 112 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Erkan Mumcu (Isparta)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim
- **Tarih:** 16 Nisan 2003
- **Gündem:** KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIKLARININ BİRLEŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN KANUN ( S. SAYISI : 112 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/erkan-mumcu-22-2003-04-16-kultur-ve-turizm-bakanliklarinin-birlestirilmesine-iliskin-kanun-s-2

> Erkan Mumcu, 16 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIKLARININ BİRLEŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN KANUN ( S. SAYISI : 112 )); konuşma 1.126 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KÜLTÜR BAKANI ERKAN MUMCU (Isparta) - Çok çok teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın Kumkumoğlu iyi ki de bu fıkrayı anlattı; yoksa, bu fıkrayı anlatmasaydı, gerçekten, durumu izah edecek bir emsal bulmakta ben zorluk çekebilirdim. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Sayın Kumkumoğlu, benim konuşmalarımdan cümleler aktardınız burada. Doğrudur, o cümleler benim konuşmalarımdan alınmıştır. Siz, not tuttuğunuzu söylediniz, zahmet ettiniz; ama, zahmet etmeseydiniz de olurdu; çünkü, Plan ve Bütçe Komisyonunun bütün müzakereleri zaten tutanaktadır. Dolayısıyla, ben diyorum ki, siz, benim konuşmalarımdan aralardaki pasajları çıkarıp kendi kurgunuzu geldiniz burada okudunuz, ondan sonra da oradan çıkan yeni anlamı benim sözlerim gibi takdim ettiniz. Eğer benim bu sözlerimde bir yanlış varsa benim sözlerim Plan ve Bütçe Komisyonu tutanaklarında kayıtlıdır. Dolayısıyla, kimin Yüce Meclisi yanıltan bir ifade içinde bulunduğunu tetkik etmek kabildir. (AK Parti sıralarından alkışlar)

HASAN AYDIN (İstanbul) - Sayın Kumkumoğlu'na danışın, ihtiyacınız var.

KÜLTÜR BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla) - Şimdi, ben size sormak istiyorum. Söylediğiniz şey doğru; il müdür yardımcıları da dahil, iki bakanlığı birleştiriyorsunuz, taşra teşkilatlarını da birleştiriyorsunuz; her iki bakanlıkta 2 tane il müdürü ve birleşen il müdür yardımcılığı kadroları ne olacak, ne yapacaksınız?

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (İstanbul) - Ölçü var mı Sayın Bakan, nasıl bir ölçü koydunuz?

KÜLTÜR BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla) - Siz, bana, hukukun gösterdiği başka bir çözüm gösterin ya da cumhuriyet tarihimiz içinde -tekrar tekrar bu atıfta bulunma ihtiyacını duyuyorum mecburen- başka türlü bir uygulama örneği gösterin.

OĞUZ OYAN (İzmir) - Çözüm, bizim önerimizde.

KÜLTÜR BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla) - Gelin burada deyin ki, hukuken şöyle bir yol vardı, onu uygulayabilirdiniz ya da geçmişte, bu kadar -59 uncu hükümet işbaşında- gelen geçen hükümetler bu işleri şöyle yaptılar deyin, biz de ona uyalım; ama, söyleyemeyeceksiniz; bu kürsü açık.

Onun dışında, 65 yaşından örnek veriyorsunuz, benzerlik kuruyorsunuz. Şimdi, 65 yaşla ilgili kanun Yüce Meclis tarafından kabul edildi; 65 yaşını 61'e indiren kanun. Şimdi, biz bir liste mi yayımladık yani; yoksa, insanların 61 yaşına gelmelerini düzenleyen bizim bir özel düzeneğimiz mi var!.. Yani, kimileri, 59'da dururlar, 60'da dururlar, asla 61 olmazlar; ama, sözgelimi, Cumhuriyet Halk Partisine sempatisi olan ya da Cumhuriyet Halk Partisinin kendisine sempati duyduğu milletvekilleri 61'e, 62'ye doğru ilerler diye bir düzenek mi var?!

HASAN AYDIN (İstanbul) - Ne alakası var Sayın Bakan!..

KÜLTÜR BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla) - Bu, genel, objektif bir uygulama. Yani, burada nasıl bir seçim yapılabilir ki, bu bir kadrolaşma girişimi olsun!

HASAN AYDIN (İstanbul) - Hükümete yetki... 61 yaşındakileri görevde tutma yetkisi veriyorsunuz kendinize.

KÜLTÜR BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla) - Şimdi, bazı şeyleri... Ben, orada, ne söyledim.

HASAN AYDIN (İstanbul) - 61 yaşındakileri görevde tutma yetkisi veriyorsunuz; hükümete yetki veriyorsunuz!

KÜLTÜR BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla) - Şimdi, şu Plan ve Bütçe Komisyonundaki sözlerimi bir söyleyeyim. O cümleleri ben söyledim, o cümlelerle beraber de bir örnek verdim; verdiğim örnek de, Demre'deki Saint Nicolas Kilisesi. Bunlar uydurulmuş şeyler değil, bunlar devletin kayıtlarında var olan şeyler; bunlar, bugün, burada argüman olsun, burada, Cumhuriyet Halk Partili değerli milletvekillerini ikna edelim diye bugün icat ettiğimiz izahlar, hikâyeler değil; bunlar, devletin kayıtlarına girmiş vakalar. Bakın, vakayı orada da anlattım, burada da anlatayım; niye bu birleşmenin hayırlı olacağını anlamak böylece daha kolay olur.

Turizmciler bana geldiler -Turizm Bakanıyım- dediler ki: "Biz, çok büyük bir ıstırapla karşı karşıyayız." Nedir ıstırabınız; "Antalya'ya gelen turistlerin tamamı, kendileri -bizim de Noel Baba diye bildiğimiz- Aziz Nicolas, Saint Nicolas'ın yurdu olan Demre'yi ve onun kilisesini ziyaret etmek istiyorlar. Biz de onları otobüslerimize bindirip, belli bir ücret karşılığında oraya götürüyoruz; ama, oraya götürdüğümüzde, karşılaştıkları manzara onları çok üzüyor, bizi de çok üzüyor; oradaki manzara, gerçekten utanç verici bir manzara. Buranın süratle restore edilmesi lazım. Bu insanlık mirası eserin korunması ve Türklerin, Türk Milletinin, kendisine tarihin emanet ettiği bu eseri koruma duyarlılığının da onlara gösterilmesi lazım." Buna inandığım için, Turizm Bakanlığının son derece kıt kaynaklarından, o günün rakamlarıyla 50-55 milyar lira gibi bir rakamı derhal ve defaten İl Özel İdaresine gönderdim ve bu kaynağı restorasyonda kullanın, bu restorasyonu yapalım dedim Valiliğe. Antalya Valisinden cevap: "Efendim, yapılamıyor; çünkü, Kültür Bakanlığı bunun yetkisinin kendilerinde olduğunu, bu restorasyonun ancak kendileri tarafından yapılabileceğini söylüyorlar."

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Doğru.

KÜLTÜR BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla) - Doğru.

Dedik ki, peki, yapın; tamam, siz yapın; ama, bizi bu sorundan kurtarın. Dediler ki:"Biz yapamıyoruz, çünkü kaynağımız yok." Ne oldu kaynağınız dedik. Onlar da "kaynaklarımızın önemli bir kısmı DÖSİM'den geliyor; yani, buranın ören yerlerinden elde edilen gelirlerden geliyor; biz de bunları geçici istihdam ediyoruz, o geçici istihdam ettiklerimizle de Mersin'de, İzmir'de ve Bakanlık merkezinde çalışıyorlar" dediler.

Peki, öyle olmadı; siz projenizi verin, sizin projenizi aynen biz uygulayalım dedik; buna da "hayır" dediler. Peki, parasını biz verelim, siz kendi projenizi kendiniz uygulayın dedik, ona da "hayır; UNESCO'ya müracaat ettik, Dünya Bankasına müracaat ettik, buradan yirmi yıl içinde belli vadelerle gelecek krediler var, bu kredi dilimleri içinde bunu halledeceğiz" dediler.

Türkiye yirmi yıl bunu beklemeli mi?! Türkiye diyelim ki bekledi, bir nesil bunu bekleyerek hayatını geçirdi; bu eser bekleyecek mi ?!

TUNCAY ERCENK (Antalya) - Bunun için bakanlık mı kaldırılıyor?..

KÜLTÜR BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla) - Ha, bakanlık mı kaldırılıyor; şimdi gelelim ona.

HÜSEYİN GÜLER (Mersin)-Sayın Bakan, tek başınıza iktidarsınız. Koalisyonda olabilir bunlar.

KÜLTÜR BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla) - Değerli arkadaşlar, sürekli gazete haberlerine atıflarda bulunuyorsunuz, ama, önünüzde bir kanun tasarısı var. Yani, değerli milletvekillerinin gazete okumalarına elbette saygı duyuyorum, gazete tercihlerine de saygı duyuyorum; ama, bir kanun tasarısı Genel Kurulda görüşülürken, o kanun tasarısına da atıflarda bulunulmalı, doğrudan tasarı üzerinden de bir şeyler konuşulabilmeli. Bakın, önünüzdeki tasarıda, birleşen iki bakanlık, 7 genel müdürlük olarak birleşiyorlar. Bu 7 genel müdürlükten, sadece 2 tanesi Turizm Bakanlığından gelen yapıdır. Bunlardan bir tanesi Tanıtma Genel Müdürlüğüdür; ki, Kültür Bakanlığının şiddetle ihtiyacı olan bir yapıdır. En çok da Kültür Bakanlığına yarayacaktır, en çok da Türkiye'nin kültür varlıklarının tanıtılmasına ve özellikle de kültürel aktivitelerin zenginleştirilmesine yarayacaktır; çünkü, Türkiye'nin kaliteli bir turizm destinasyonu olarak imaj yükseltebilmesinin yolu, kültür varlıklarını özgün bir biçimde koruması ve özgün kültürel etkinlikler üretebilmesidir.

Dünyada, turizm geliri Türkiye'nin total gelirinin önünde olan bazı kentler var; Paris, Londra, Prag, Budapeşte, Roma, Venedik, bunların toplam gelirleri Türkiye'nin birkaç katı. Ne var burada; korunmuş özgün bir kültürel çevre, kültürel doku, mimarî doku, kent dokusu ve özgün bir kültürel etkinlik atmosferi. Kente gittiğiniz zaman, özgün bir kente, korunmuş bir çevreye gittiğinizi anlarsınız; gittiğiniz zaman, akşam, yüzlerce operanın, tiyatronun, konserin, müzikalin, etkinliğin, önünüze alternatif olarak sunulduğunu görürsünüz. Ancak temiz bir yatak ve sade bir kahvaltı, basit bir standartta aldığınız şeye de, Türkiye'deki beş yıldız standarda ödediğinizin 5 katını ödersiniz. Niçin; çünkü, turizm, bir kültürel etkinliktir. İnsanlar özgün çevreye gidiyorlar, insanlar iyi korunmuş doğaya, iyi korunmuş çevreye ve nitelikli kültür atmosferine gidiyorlar ve bunun bedelini ödüyorlar. Onun için, Türkiye'de, turizmin, artık, anlayış olarak up grade edilmesi gerekiyor, anlayış olarak yükseltilmesi, bir evrim yaşaması gerekiyor. Bunun için, bu iki bakanlık vizyonunun örtüşmesi gerekiyor; çünkü, Türkiye'nin tamamı kültür varlıkları coğrafyası; birincisi bu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KÜLTÜR BAKANI ERKAN MUMCU (Devamla) - Sayın Başkanım...

---

**Kaynak gösterme:** Erkan Mumcu (Isparta). “Kültür ve turizm bakanlıklarının birleştirilmesine ilişkin kanun ( s. sayısı : 112 )”. TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim tutanağı, 16 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-mumcu-22-2003-04-16-kultur-ve-turizm-bakanliklarinin-birlestirilmesine-iliskin-kanun-s-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
