# Tekirdağ'daki tarihi binaların korunmasına ilişkin (6/284-285-296)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Erkan Mumcu (Isparta)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim
- **Tarih:** 14 Ekim 2003
- **Gündem:** TEKİRDAĞ'DAKİ TARİHİ BİNALARIN KORUNMASINA İLİŞKİN (6/284-285-296)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/erkan-mumcu-22-2003-10-14-tekirdag-daki-tarihi-binalarin-korunmasina-iliskin-6-284-285-296

> Erkan Mumcu, 14 Ekim 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEKİRDAĞ'DAKİ TARİHİ BİNALARIN KORUNMASINA İLİŞKİN (6/284-285-296)); konuşma 873 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERKAN MUMCU (Isparta) - Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Sayın milletvekilleri, okunmuş olan soru önergelerini yanıtlamak üzere huzurlarınızda bulunuyorum; bu vesileyle, yeniden, Heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.

Tekirdağ Milletvekili Sayın Enis Tütüncü'nün Tekirdağ'a ilişkin sorusunun teknik olarak kısa yanıtı: Toplam 260 adet tescilli yapı tespit edilmiş, 1987 yılında yapılan bir genel araştırmayla, Tekirdağ Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararıyla. Bunlardan 60 tanesi daha çok doğal afetler, yangınlar ve bakımsızlık gibi nedenlerle tahrip olmuş, 200 tanesi sahiplerinin kullanımında daha çok konut olarak kullanılıyorlar. Bunlardan 30 tanesinin restorasyonu daha çok Bakanlığımızın imkânlarıyla sağlanabilmiş, geriye kalan 200 tanesiyle ilgili olarak da, tamamıyla ilgili olarak da restorasyon ve restitüsyon (restitution) projeleri yapılmış, kurul onayıyla ilgili bir bekleme süreci içinde.

Diğer taraftan, Tekirdağ Belediyesince yaptırılan koruma amaçlı bir imar planı revizyon konusu edilmiş; bu revizyon da, bakanlığımızın katkılarıyla sürdürülmüş. Bununla ilgili de, plan gereği, uygulamalar devam ettiriliyor.

Bütün bu sivil mimarî örneği eserlerin korunmasına dair Türkiye'de ciddî bir problem olduğu doğrudur; kökeninde de daha çok mülkiyet yapısının yarattığı problemler var; çünkü, bunlar, özel şahıslara ait mülkiyetler; büyük bir kısmı konut olarak kullanılıyor ve insanların çok pahalı restorasyonları yapabilme imkânları yok.

Şimdi, Bakanlığımız, genel olarak, Türkiye'deki kültür varlıklarının korunmasına ilişkin yeni bir strateji planı çalışması içinde, buna ilişkin birtakım tedbirler getiriyor. Getirmeyi düşündüğümüz tedbirlerden bir tanesi, her şeyden önce, röleve gerektirmeyen bakım ve onarımlar için sadece kurul müsaadesiyle -röleve istenmeksizin- bakım ve onarımların yapılması ve korunması konusunda mal sahiplerinin işlerini kolaylaştırmak. Diğeri, daha çok kültür ve turizm koruma ve geliştirme bölgesi kapsamına alınan alanlarda yeni fonksiyon tanımları yaparak kamu kaynaklarının -artık, özel mülkiyete konu eserler bile söz konusu olsa- bu alana sevk edilebilmesini sağlamak. Bir de, kültür varlıklarının korunmasına ilişkin sponsorluğu özendirecek birtakım tedbirler üzerinde çalışıyoruz.

Öyle umuyorum ki, kasım ayının sonları ya da aralık ayının ortaları itibariyle, kültür varlıklarının korunmasına ilişkin ilgi, bilgi, birikim sahibi olan tüm çevrelerle ve tabiî, bu arada, siyasî partilerle de kurduğumuz iletişim sonrasında ortaya çıkacak çözüm yaklaşımı, stratejik yaklaşım... Burada yapmaya çalıştığımız şey, kültür varlıklarının korunmasına dönük bir ulusal strateji üretmektir. Bu yaklaşımı, yasalaşmış olarak huzurlarınıza getireceğiz. Zannediyorum, buradan, önemli fırsatlar ve imkânlar yaratma imkânını bulacağız diye düşünüyorum.

Adana Milletvekilimiz Sayın Başoğlu'na, her şeyden önce, kültür ve sanat büyük ödülünün Bakanlığımızca, kültürümüze sayısız eserleriyle katkıda bulunmuş olan Prof. Dr. Halil İnalcık Beyefendiye verilmiş olmasının olumlu karşılanması yönündeki beyanları dolayısıyla teşekkür ediyorum; kendilerinin memnuniyeti bizi de memnun etmiştir. Türk müziğini dünyada tanıtmış değerli sanatçıların da bu ödüle layık görülmesi konusundaki tekliflerinin, değerlendirme kurulunun gündemine alınması için Bakanlık olarak gereğini yapıyoruz. Bildiğiniz gibi, her yıl sınırlı sayıda insan için bu ödül verilmekte. Adaylar, bir kurul tarafından değerlendirilmekte. Tabiî, burada, aday olan insanların, şahsiyetlerin her biri gerçekten, çok değerli katkılarda bulunmuş insanlar. Bunu olabildiğince; yani, bir yandan, birbiriyle tartma süreci olarak kamuoyuna yansıtmamak adına, diğer taraftan da, çok sayıda insana aynı yıl içinde ödül vererek ödülü değersizleştirmek gibi bir tuzağa da düşmeden, bu değerli kültür adamları, toplumun ve Bakanlığımızın şükran ve minnet duygularıyla anılmaktadır.

Malatya Milletvekili Değerli Arkadaşımız Muharrem Kılıç'ın sorusuna verilebilecek en genel cevap; ne yazık ki, kültür merkezleri planlamasında bugüne kadar çok vahim yanlışların yapılagelmiş olmasıdır ve Bakanlığın bugüne kadar da bu işin içinden çıkacak bir çözümü bulamamış olmasıdır. Sadece tabloyu şöyle söyleyeyim: 1992 yılından itibaren planlanmış ve birçok ile, ilçeye, çok sayıda yere temeli atılmış kültür merkezlerinin, temellerinin atıldıkları yerin ihtiyaçlarına denk geldikleri çok kuşkuludur. Bunların ihtiyaçlarını gözeten bir planlama yaklaşımıyla, proje yaklaşımıyla çözümlenmiş oldukları son derece kuşkuludur. Daha çok, tek tip proje diyebileceğimiz sınırlı sayıda proje örneklerinin her yere uygulanması biçiminde geliştirilmiş projeler ve ne yazık ki, bugünkü hesaplamalarla, tamamlanabilmesi için 1,4 katrilyon lira yatırım ödeneğine ihtiyaç duyulan projelerdir. 1,4 katrilyon lira yatırım ödeneğini bugün koyamayacak durumda olduğumuzu, değerli milletvekillerimiz hiç şüphesiz takdir ederler; ama, burada da birtakım yaratıcı stratejilerle çözüm getirmeye çalışıyoruz. Nitekim, sorunuza konu olan Malatya'da bu çözümü bulduk. Malatya'da, Malatya Ticaret Borsasıyla vardığımız uzlaşma gereği, hem kültür merkezi olarak işlev görecek hem Malatya Ticaret Borsasının ihtiyaçlarına da cevap verecek bir biçimde proje revizyonuyla, biz, Malatya kültür merkezinin, Malatya Ticaret Borsasınca yapılmasını kararlaştırdık ve kendilerine devrettik. Böylece, ne zaman gerçekleşeceği çok kuşkulu olan yatırım ödeneklerini beklemek yerine, Malatya, kültür merkezini tamamlama sürecine girmiş oldu. Eskişehir ve benzeri illerde de bunu yapıyoruz.

Değerli milletvekili arkadaşlarımıza bunu da duyurmak istiyorum, bütün illerimiz açısından böyle bir yaklaşımımız var. İl özel idareleri, belediyeler ya da illerine göre, durumlarına göre özel teşebbüsten gelecek teklifleri değerlendirmeye açığız. Kültür merkezi olarak işlevlerini sürdürmek, Kültür Bakanlığının taleplerine açık olmak koşuluyla, bu yatırımları tamamlayacak, işletecek girişimleri değerlendiriyoruz. Gerçekten önemli mesafeler katedildiğini düşünüyorum.

Özet olarak şunu söylemek istiyorum ki, biz, bu 1,4 katrilyon, kamu bütçesinden ayrılacak yatırım ödeneğini de beklemeden, umuyorum ki, en geç üç yıllık zaman zarfı içinde, bugünkü projeksiyonla... Yatırım ödeneğimiz 17 trilyondur, yaklaşık 1 000 yılda tamamlanabilir durumdadır; yani, biz, bütçeden ayrılan ödeneklerin bu hızıyla bitirmeye niyetlenirsek, 1000 yıldan yaklaşık 20 yıl kadar daha az bir zamanda, 980 yıl içinde tamamlayabilme şansına sahibiz; ama, Yüce Meclisin huzurunda diyorum ki, bu projeksiyonla, bu yaklaşımla, kamu bütçesinden de çok fazla bir kaynak ayırmadan, biz, bu işi, üç yıl içerisinde tamamlamış, daha etkili, daha verimli, daha kullanışlı, topluma daha çok hizmet üreten bir formülü, bir çözümü de Türkiye'ye kazandırmış oluruz diye düşünüyorum.

Soru soran milletvekili arkadaşlarıma, bu konulara göstermiş oldukları duyarlılık dolayısıyla ve beni dinlemek lütfunda bulunan Heyetinize, ilgisi ve sabrı dolayısıyla şükranlarımı sunuyorum.

Saygılar efendim. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Erkan Mumcu (Isparta). “Tekirdağ'daki tarihi binaların korunmasına ilişkin (6/284-285-296)”. TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim tutanağı, 14 Ekim 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-mumcu-22-2003-10-14-tekirdag-daki-tarihi-binalarin-korunmasina-iliskin-6-284-285-296 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
