# Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kan. tas. (s. sayısı :386 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Erkan Mumcu (Isparta)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim
- **Tarih:** 3 Mart 2004
- **Gündem:** ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KAN. TAS. (S. SAYISI :386 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/erkan-mumcu-22-2004-03-03-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kan-tas-s-sayisi

> Erkan Mumcu, 3 Mart 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KAN. TAS. (S. SAYISI :386 )); konuşma 652 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERKAN MUMCU (Isparta) - Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Fikrî mülkiyet hukuku alanını düzenleyen çeşitli yasaları birlikte ele aldığımız ve yeniden düzenlediğimiz bu tasarımıza destek veren bütün milletvekillerine içtenlikle teşekkür ediyorum; burada, Genel Kurulda bulunan bütün arkadaşlarıma içtenlikle teşekkür ediyorum. Parti gruplarına, Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna ve Adalet ve Kalkınma Partisi Grubuna özellikle ve içtenlikle çok teşekkür ediyorum. Komisyonumuza, komisyonumuzun tüm üyelerine, çalışanlarına çok çok teşekkür ediyorum. Bu yasanın hazırlanması sürecine katkı veren bütün meslek birliklerine -isimlerini sayamayacağım; çünkü, bir ikisini unutursam, bir sorun olmasından endişe ediyorum; insan, kürsüden konuşurken de bazen unutabiliyor- o meslek birliklerinin yöneticilerine ve çalışmalarımıza katılan arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum.

Burada, kürsüden değerli milletvekili arkadaşlarımız ifade ettiler. Gerçekten, örnek değeri taşıyan bir yasa yapma süreci yaşadık. İçerisinde çok tarafın temsil edildiği, kullanıcıların, meslek birliklerinin, birbirleriyle yarışan ve birbirleriyle çatışan pek çok menfaat grubunun temsil edildiği bir hukuk evrenini tasarlamak kolay bir iş değil ve biz, geçtiğimiz haziran ayında arama konferansları zincirine başlarken, doğrusu, manzara hiç umutlu gözükmüyordu; ama, diyaloğun, konuşmanın ve yöntemin, özellikle diyaloğa dayalı, empatik iletişime, kendisini muhatabının yerine koyma anlayışına dayalı yaklaşımın, gerçekten, sonuç verdiğine çok iyi bir örnektir.

Böyle bir yasa, belki de, dünyanın hiçbir yerinde, ilgili tüm tarafların mutabakatıyla kabul edilmemiştir. İlk kez, ilgili tüm tarafların, hem kullanıcılar hem eser sahipleri hem birbirleriyle yarışan ve rekabet içinde olan meslek birlikleri hem iktidar hem muhalefet hem yayın kuruluşları, kim varsa; ama, kim varsa, herkesin desteğiyle çıkmış bir yasa. Bu, gerçekten övünç verici, kıvanç verici bir şey; ama, dediğim gibi, bunu sağlayan şey, zannediyorum ki, en temelde, yönteme inanmak, diyalog yöntemine inanmak ve diyaloğa önyargısız başlamak, diyaloğa belli bir özgüven içinde başlamak, akılcı, sağduyulu ve bilimsel çözümden yana bir tutumla başlamak; yani, çözüm odaklı olarak başlamak, sorun odaklı olarak değil. Eğer, çözüm odaklısıysanız, ifade ettiğiniz ya da şikâyet ettiğiniz sorunları çözme konusunda bir performans ortaya koyma, bir katkı ortaya koyma sorumluluğunu da mecburen hissediyorsunuz. İşte orada diyalog başlıyor, orada, kendisini muhatabının yerine koyan iletişim başlıyor ve orada, gerçekten, aklın bereketi başlıyor. İnşallah, sonuçları da, bu mutabakat ortamının yarattığı kadar bereketli olur.

Bundan sonra, tabiî ki, devletimize, devletin birimlerine çok ciddî görevler düşüyor. Özellikle İçişleri Bakanlığı teşkilatına ve belediyelerimize çok önemli görevler düşüyor.

Burada yapmak istediğimiz şey, Türkiye'yi, esas itibariyle bir ayıptan kurtarmaktır ve ayıbın özü şudur: İnsanlar, eşya mülkiyetinde, zihinlerinde oluşturdukları mülkiyet kavramına benzer ve bir hak olarak zihinlerinde çok özel bir yere oturttukları bir fikrî mülkiyet kavramına sahip değiller Türkiye'de. Genel olarak, genel ortalamadan söz ediyorum. Yani, herhangi bir kişiye ait bir nesnenin izinsiz alınması, kullanılması ve tüketilmesi bir hırsızlık olarak telakki edilirken, bir başka insana ait fikrî mülkiyetin izinsiz kullanılması ve tüketilmesi genel algılamada hırsızlık olarak nitelendirilmiyor. Oysa, en büyük hırsızlık bu; çünkü, herhangi bir eşya, yeryüzünün herhangi bir materyalinin emekle dönüştürülmesinden çok fazla bir şey değil. Oysa, bir fikrî mülkiyet konusu üretim, ancak onun üstüne bir ömür adamakla gerçekleşebilir bir şey. Yani, hiç kimse, ömrünü, hayatını, ruhunu bir bilim eserine, bir kültürel esere, bir sanat eserine adamadan onu ortaya çıkaramaz. Yani, fikrî mülkiyet konusu ürünlerin arkasında ona adanmış bir hayat, çileli bir hayat ve hayatlar vardır. Bunun bir hak alanı olduğunu görmek ve anlamak durumundayız.

Uzun müzakereler sonucunda önemli bir noktaya geldiğimizi düşünüyorum ve müsaade ederseniz, son kez, ama, tutanaklara geçmesi bakımından, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden, doğrusu, milletim adına, ülkem adına, ülkemin aydın insanları adına gururla, onur duyarak söylüyorum; belki de ilk defa önümüzdeki yıllarda Avrupa Birliğinin Türk mevzuatına uyumundan söz edeceğiz. (AK Parti sıralarından alkışlar) "Belki de" diyorum ama "belki de" kelimesiyle ifade etmek istediğimden daha fazlasını aslında söylemeye çalışıyorum. Kesinlikle, bu yasa, uygulamasıyla da, Avrupa için de, bizim ileri dünya dediğimiz özellikle Batı ülkeleri için de örnek değeri taşıyacak, örnek alınacak ve Batı'nın kendisini bize uyduracağı, adapte edeceği, uyumlaştıracağı bir süreci açacak. En azından, fikrî mülkiyet alanında biz bunu başardık ve bu başarıyı ortaya koymamıza katkıda bulunan herkese ve tabiî, en başta Türkiye Büyük Millet Meclisinin değerli milletvekillerine içtenlikle teşekkür ediyorum.

Hepinize saygılar, sevgiler sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Erkan Mumcu (Isparta). “Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kan. tas. (s. sayısı :386 )”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 3 Mart 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-mumcu-22-2004-03-03-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kan-tas-s-sayisi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
