# Sosyal güvenlik kurumu kanunu tasarısı ve sağlık, aile, çalışma ve sosyal işler hk. (s.s.1102)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Erkan Mumcu (Isparta)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim
- **Tarih:** 13 Nisan 2006
- **Gündem:** SOSYAL GÜVENLİK KURUMU KANUNU TASARISI VE SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER HK. (S.S.1102)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/erkan-mumcu-22-2006-04-13-sosyal-guvenlik-kurumu-kanunu-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sos-2

> Erkan Mumcu, 13 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL GÜVENLİK KURUMU KANUNU TASARISI VE SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER HK. (S.S.1102)); konuşma 357 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ERKAN MUMCU (Isparta) - Sayın Başkan, ben de sataşma niteliğinde olduğunu söylemeyeceğim; ama, bana atfettiği düşünceler benim ifade ettiğim düşüncelerden farklı olduğu için, sadece bir tavzihte bulunmak maksadıyla, yerimden ya da kürsüden söz talep ediyorum.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Mumcu; yerinizden…

ERKAN MUMCU (Isparta) - Değerli arkadaşlarım, Sevgili Özcan; konu birbirinden ayrı değil. Konu, sistemin aktüerya dengesini tutturabilecek yeni üyelerin sisteme katılması meselesi, sizin de ifade ettiğiniz gibi.

Peki, nasıl katacağız? Katmanın bir teşvik mekanizmasını bulmamız gerekiyor. Reel sektör açısından, istihdamı daha mümkün, rekabeti daha mümkün, kayıtdışı rekabeti engellemiş bir sistem kurmamız gerekiyor. Üstelik, fon yönetiminin -bunun kurumsal yapıyla da ilgisi var- nasıl yapılacağı meselesi, bizim sosyal güvenlik sistemimizin geçmişten bu yana en ciddî, en vahim problemi olageldi, bundan sonra da en vahim problemi olmaya devam edecek gibi gözüküyor; çünkü, kurumsal özerklik sağlanmadan ve bunların, aslında fon yöneten kurumlar olarak yapılanmaları sağlanmadan bu sonuca varmak mümkün değil.

Burada "kovanın dibi delik" diyorsunuz. Delik; ben de bunu söylüyorum zaten. Yani, her yıl, açık finansmanı biçiminde sürekli ödediğiniz parayı, sisteme yeni katılmasını teşvik ettiğiniz insanlara teşvik olarak yine sisteme katarken, sisteme yeni katılan insanların yıldan yıla artan oranlarda katkılarıyla, bir taraftan, sistemin açık gereksinimini daraltan, diğer taraftan, aktüerya dengesini sıhhatli hale getiren bir model öneriyoruz. Yani, bu, bu kadar açık, sade ve net bir şey. Bunu burada konuşmayacaksak, bu mesele bununla ilgili değilse neyle ilgili?! Yani, Türkiye'de işgücü ne kadar; Türkiye'de işgücü 25 000 000; böyle mi kalacak?! Kaldı ki, işgücüne katılma oranının bu kadar düşük olmasının arkasında yatan neden, nitelikli, güçlü bir istihdam piyasasının yaratılmamış olması. Eğer, biz bu tedbiri ortaya koyarsak, özellikle bu uygulamayı, sektörel ve bölgesel farklılıklar; yani, farklı endeksler getirerek bir teşvik ve vergi politikasıyla ilişkilendirilmiş olarak getirirsek, Türkiye için bir çıkış yolu bulmuş oluruz. Ben, bu çıkış yolunu göstermeye çalışıyorum.

Sonuç itibariyle, burada, birbirimize, karşılıklı, "sen öyle dedin, ben böyle dedim" münazarası yapmak yerine, bunu, gelin, böyle bir müzakerenin konusu edelim komisyonda. Bu, bize bir gün kaybettirir, iki gün kaybettirir.

Biz, burada, iktidarı ya da bir başka unsuru yermek için bulunmuyoruz veya yapılan işin tamamını yermek gibi bir niyetimiz de yok; ama, ortada, bütüncül bakıldığında, çok büyük bir fırsat var, bu fırsatı kaçırmayalım diyoruz.

---

**Kaynak gösterme:** Erkan Mumcu (Isparta). “Sosyal güvenlik kurumu kanunu tasarısı ve sağlık, aile, çalışma ve sosyal işler hk. (s.s.1102)”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 13 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-mumcu-22-2006-04-13-sosyal-guvenlik-kurumu-kanunu-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sos-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
