# 27 mayıs ihtilalinin yıl dönümü münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Erol Aslan Cebeci (AK Parti, Sakarya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim
- **Tarih:** 28 Mayıs 2008
- **Gündem:** 27 MAYIS İHTİLALİNİN YIL DÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/erol-aslan-cebeci-23-2008-05-28-27-mayis-ihtilalinin-yil-donumu-munasebetiyle

> Erol Aslan Cebeci (AK Parti), 28 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 27 MAYIS İHTİLALİNİN YIL DÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE); konuşma 549 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

EROL ASLAN CEBECİ (Sakarya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 27 Mayıs ihtilalinin 48’inci yıl dönümüyle ilgili gündem dışı söz aldım. Sözlerime başlamadan hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Gündem dışı konuşmalarda genellikle mutlu ve olumlu olayların yıl dönümlerini hatırlamak gelenek hâline gelmiştir. 27 Mayıs ihtilalini hem siyasi tarihimizde hem de ülke yönetimimizde mutlu veya olumlu katkı sağlamış bir olay olarak hatırlamak bence mümkün değil ancak bu yıl dönümünü fırsat olarak kullanıp demokrasi, millet egemenliği ve halk iradesinin ülke yönetimine yansıması ve bu kavramların önemini vurgulamak istedim. Amacım polemik yaratmak veya geçmişi yeniden değerlendirmek değil, aksine geçmişte yaşadıklarımızdan yola çıkarak geleceğimizi daha iyi yapabileceğimizi, daha güzele ulaşabileceğimizi bir kez daha hatırlatmak istedim.

Demokrasimizi ve ülkemizi, cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün belleklerimize yerleştirdiği ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine çıkarma amacı ve hedefi doğrultusunda, geçmişte yaşananlardan ders alarak emin adımlarla ilerlememiz gerekir diye düşünüyorum.

27 Mayıs 1960 tarihinde Silahlı Kuvvetlere mensup bir grup subayın gerçekleştirdiği darbe sadece halkın oylarıyla iktidara gelen meşru bir hükûmeti silah zoruyla indirerek iktidar değişikliğine yol açmakla kalmamış, etkileri her alanda devam eden yeni bir dönemi de başlatmıştır. Cumhuriyet döneminin ilk askerî darbesi olarak da kayıtlarımıza geçen ve daha sonrakilere de örneklik teşkil etmesi bakımından ayrı bir öneme sahiptir. Türkiye’de demokrasinin yerleşmesi ve kurumlaşması sürecini radikal bir biçimde kesintiye uğratan 27 Mayıs darbesi mevcut iktidar pratiğinin cereyan ettiği siyasi yapının temellerini kökünden değiştirerek her alanda yeni yapılanmalara gitmiştir.

27 Mayıs 1960 hiç şüphe yok ki Türkiye'nin siyasi gelişmesinde yeni bir dönemin başlangıcı olmuş, 14 Mayıs 1950’de genel seçimlerde ilk kez sandıkta alınan oyla barışçı biçimde iktidarı değiştirme başarısı göstermiş olan Türkiye, maalesef on yıl sonra, sandıktan çıkmış meşru bir iktidarın silah yoluyla indirilmesinin önüne geçememiştir. 27 Mayıs 1960’da demokrasimize vurulan darbenin siyasi hayatımızdaki olumsuz etkileri bitmiş midir diye düşündüğümde bu soruya maalesef gönül rahatlığıyla “Evet, bitmiştir.” diyemiyorum.

Türkiye, dünya ortalamasının üstünde bir ekonomik büyüme hızını ilk defa 1950-60 yılları arasında yakalamış. Acaba, 27 Mayıs darbesi olmasaydı, Türkiye 1980’lere gelindiğinde hâlâ Güney Kore’nin ekonomik olarak gerisinde mi kalırdı diye de sormaktan kendimi alıkoyamıyorum. Çünkü demokrasinin gelişmesi ve olgunluğuyla ekonomik büyüme ve milletin refahı arasında doğru orantılı, ciddi bir ilişki olduğuna inanıyorum.

Demokrasimiz kesintisiz olmalı diye düşünüyorum. Demokrasimizin veliye veya vasiye ihtiyacı olmamalı diye düşünüyorum. Demokrasimiz özgürlükçü olmalı diye düşünüyorum. Farklı düşüncelerin, farklı inançların, farklı yaşama biçimlerinin, farklı mezhep ve meşreplerin, farklı etnik geçmişlerden gelmiş insanların hiçbirinin kendisini tehdit ve baskı altında hissetmediği ve bu farklılıkların hiçbirinin ayırıcı değil, farklılaştırıcı değil tam aksine birleştirici ve zenginlik kaynağı olduğu bir demokrasinin ülkemiz için mümkün ve ulaşılabilir olduğunu düşünüyorum.

AK Partinin beş buçuk yıllık iktidarı boyunca dost düşman herkese ispatladığımız gibi, Türkiye’nin demokrasisi derinleştikçe ekonomik gücünün…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

CANAN ARITMAN (İzmir) – Yargıya yapılan baskıyı da anlat.

BAŞKAN – Buyurun Sayın Cebeci, konuşmanızı tamamlayınız.

EROL ASLAN CEBECİ (Devamla) – Türkiye’nin demokrasisi derinleştikçe ekonomik gücünün artacağına, milletimizin refah seviyesinin yükseleceğine ve sadece bölgesel bir güç değil, bütün dünya ülkeleri sıralamasında etkin ve saygın bir konuma geleceğimize inancım sonsuz. Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sıkça dile getirdiği, bu ülkenin ve milletin sevdalıları olarak bu yolda emin adımlarla ilerlemeye devam edeceğimizi bir kez daha tekrarlamak istiyorum.

Bu vesileyle 27 Mayıs darbesi sonrası büyük haksızlığa uğrayarak hayatlarını kaybeden ve tarihe demokrasi şehitlerimiz olarak geçen Sayın Adnan Menderes, Sayın Fatin Rüştü Zorlu ve Sayın Hasan Polatkan’ı saygı ve rahmetle anıyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Erol Aslan Cebeci (AK Parti, Sakarya). “27 mayıs ihtilalinin yıl dönümü münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim tutanağı, 28 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erol-aslan-cebeci-23-2008-05-28-27-mayis-ihtilalinin-yil-donumu-munasebetiyle (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
