# Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Erol Katırcıoğlu (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim
- **Tarih:** 26 Aralık 2018
- **Gündem:** Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=75502
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/erol-katircioglu-27-2018-12-26-karayollari-trafik-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-d

> Erol Katırcıoğlu (Halkların Demokratik Partisi), 26 Aralık 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 971 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HDP GRUBU ADINA EROL KATIRCIOĞLU (İstanbul) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın üyeler, hepinize saygılarımı sunuyorum.

Ben de -ismini de okumakta zorlanıyorum- Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine grubum adına söz aldım. Bu konudaki görüşlerimizi sizlerle paylaşacağım.

Fakat arkadaşlar, ben, benden önceki hatibin de konuşma çizgisi üzerinden birkaç şey söylemek istiyorum. Çünkü bu torba yasa meselesi hakikaten bizi bıktırdı yani bu torba yasa meselesine eğer bir çözüm getiremezsek sanıyorum gerçekten de burada kanun yapma sürecini sağlıklı hâle getirmemiz mümkün değil.

Bakın, ben size bu son kanun teklifiyle ilgili olarak birkaç tane tarih söyleyeceğim. Şimdi, bu, bize cuma günü geldi, saat 20.30’du, dağıtım cuma günü oldu ve bizi 24 Aralık Pazartesi saat 15.00’te Komisyon toplantısına çağırdılar. Arkadaşlar, aşağı yukarı altmışaltı saatlik bir ara var burada ve bu altmışaltı saat içinde yemeden, içmeden, yatmadan, uyumadan bu yasa teklifini değerlendirmemiz bekleniyor bizden. Şaka gibi bir durum yani. Şimdi, diyebilirsiniz ki: “Ya, zaten İç Tüzük’e göre kırk sekiz saat geçmiş olması yeterli.” Fakat arkadaşlar, burada da bir garabet var. Bakın, İç Tüzük madde 26’yı okuyacağım size, diyor ki: “Zorunluluk olmadıkça komisyon toplantısı için çağrı, en az iki gün önceden yapılır.” “En az iki gün önceden.” Cumartesi, pazar olup olmadığını söylemiyor ama cumartesi, pazar -hepinizin de bildiğiniz gibi- milletvekillerinin çoğu kendi illerine gidiyor. Dolayısıyla da bu tüzük maddesinde bir problem olduğu çok açık. Kaldı ki iki gün bile bence böyle bir yasa teklifinin tartışılması için yeterli bir süre değildir arkadaşlar, elinizi vicdanınıza koyun.

Bakın, Boğaziçi imarla ilgili olarak söz konusu edilen bir maddesi dahi çok yakından takip etmeyi, değerlendirmeyi gerekli kılan bir madde çünkü inanılmaz bir rant yaratılacak orada, Boğaziçi sırtlarında ve bizden –söylediğim gibi- altmış altı buçuk saatlik bir sürede bunu değerlendirmemizi istediniz. Arkadaşlar, böyle bir şey olmaz. Allah aşkına elinizi vicdanınıza koyun ve bu sürecin, bu torba yasa yapma tekniğinin artık yeteri kadar kullanıldığını ve açıkça söyleyeyim, bazı kanun maddelerinin -hani tırnak içinde tabirimi caiz görün- çaktırmadan geçirmek gibi bir maksadı da taşıdığı kanaati bende hasıl olmakta her geçen gün.

Şimdi, arkadaşlar, hakikaten bu kanuna baktığımızda -gerçi arkadaşlarımız üzerinde konuşacaklar ayrıntısıyla ama- mesela “Kanun neden geldi?” diye baktığımda hani bu kadar acil… 71 maddelik yasa teklifi Komisyondan geçti, biz Genel Kurula gelecek diye bekliyorduk, birdenbire bu yasa teklifi devreye girdi -demin de söylediğim gibi- gecenin bir saatinde 20.30’da bürolarımıza, ofislerimize bırakılan belgeyle ya da neyse işte, kanunun örneğiyle biz bu konuyla karşılaşmış olduk. Şimdi, bakın, burada şöyle diyor: “Son dönemde vatandaşlarımızdan gelen talepler ve ortaya çıkan ihtiyaçlar çerçevesinde çeşitli konulara ilişkin düzenleme yapma ihtiyacı...” Şimdi, evet, böyle bir şey hakikaten olabilir. Mesela Trafik Kanunu’yla ilgili olarak böyle bir aciliyet söz konusu olabilir ama arkadaşlar, mesela YSK yöneticilerinin görev sürelerinin uzatılması hangi taleplerden kaynaklı, kimin talebiydi bu? Gerçekten vatandaşlarımızın talebi miydi? Böyle olmadığını herhâlde aklıselim söylüyor diye düşünüyorum.

Şimdi, dolasıyla, bu yasaya genel olarak baktığımızda açıkçası bu yasanın bir seçim yatırımı amacı taşıyan bir yasa olduğunu, biz en azından böyle bir nitelikte bir yasa teklifi olduğunu kabul ediyoruz. Çünkü baktığımızda bütün maddelere “Neden bu madde?” diye sorduğunuzda alacağınız cevaplar aşağı yukarı ya af niteliğinde kararlar içeriyor ya işte, ne bileyim, trafik cezalarının affı mesela veya köprü geçişlerindeki cezaların affı gibi veya tüzel kişiliği kaldırılan köylerde ödenmeyen emlak vergisi, belediyeye ödenmesi gereken vergi harçlarının 2022’ye kadar ertelenmesi vesaire gibi maddeler, vergi affı gibi maddeler var. Bütün bunlar, esasında, yerel seçimler öncesi toplumun bir kesimine... Hangi kesim olduğunu ve ne kadar genişlikte olduğunu da bilmiyoruz arkadaşlar. Mesela, trafik cezalarının kaldırılmasıyla ilgili olarak kaç kişi etkileniyor bundan? Bilmiyorum ama muhtemelen sizler de hesaplamışsınızdır veya Sayın Mehmet Muş hesaplamıştır, geniş bir kesimi etkilemiş olduğunu kabul edebiliriz. Dolayısıyla da bu türden bence bütçeyi de zorlayacak olan -“mali disiplin” diyor ya Sayın Berat Albayrak, hani nerede mali disiplin?- bütün bu maddeler, esas itibarıyla mali disipline aykırı maddeler diye ben şahsen düşünüyorum.

Şimdi, arkadaşlar, Adalet ve Kalkınma Partisinde özel olarak benim gördüğüm ve bu konuşmada da paylaşmak istediğim bazı ön yargılar var. Bunlardan bir tanesi şu, bunu çok sık söylüyorsunuz: 2002’den bu yana sanki ekonomide bir devrim yaratmış gibi konuşuyorsunuz. Arkadaşlar, yok böyle bir şey yani size öyle geliyor ama öyle değil. Bakın, ben size bir tablo söyleyeyim, geçen gün hesapladım: 2002’de Türkiye, kişi başına millî gelir sıralamasında 72’nci sıradaymış, 68’e çıkmış. Kaç adım atmış? 4 adım atmış, 4 basamak çıkmış. Ama arkadaşlar, Rusya 2002’de 81’deymiş, 65’e çıkmış yani 16 basamak çıkmış. Romanya -hani beğenmezsiniz ama- 2002’de 91’inci sıradaymış, 63’e çıkmış yani 28 basamak atlamış. Sırbistan -Yugoslavya’nın parçası- 2002’de 90’ıncı sıradaymış, 2018’de 86’ya çıkmış, 4 basamak, ancak bizim kadar olmuş. Fakat arkadaşlar, Kazakistan ve Türkmenistan. Kazakistan 2002’de 107’nci sıradaymış, 2018’de tam 27 basamak sıçrayarak 75’inci sıraya gelmiş. Türkmenistan ise 1999’dan 16 basamak atlamış, 83’üncü sıraya gelmiş.

Şimdi arkadaşlar, bu tablo şunu söylüyor: Öyle devrim falan yok arkadaşlar. Yani zaten dünya konjonktürü belli nitelikteki ekonomilere yol vermiş, bunu iyi kullananlar adımlar atmışlar. Ha, biz ne kadar adım atmışız? 4 adım atmışız. İnsaf edin, buna “devrim” dememizin bir sebebi var mı? Yani bu, bir algı operasyonu. Ekrem Çelebi’yi göremedim ama bana sürekli algı operasyonu yaptığımızı söylüyor. Hangi mekanizmayla algı operasyonu yaptığımızı da pek anlamıyorum ama. Arkadaşlar, bu, bence size yapılmış bir algı operasyonu. Gerçekten de Adalet ve Kalkınma Partisi 2002’de iktidara geldiğinden bu yana, Türkiye’yi ancak ve ancak dünyadaki millî gelir sıralamasında 4 basamak yukarı çıkarabilmiş.

YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) – 3 kat büyümüş hocam ya, 3 kat.

EROL KATIRCIOĞLU (Devamla) – Şimdi, öyle de bakabilirsiniz ama ben size şunu söyleyeyim: Tablolar çok açık yani hani çok inanmıyorsanız ben size kaynaklarını da vereyim, bakın. Dünya… Yani şunu söylüyor, siz yürümüşsünüz, Türkiye yürümüş ama Türkiye’den daha hızlı yürüyenler de olmuş arkadaşlar.

YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) – Olabilir.

EROL KATIRCIOĞLU (Devamla) – O zaman bizim yürüyüşümüzü “devrim yürüyüşü” diye saymanız anlamlı mı? Değil bence.

RECEP ÖZEL (Isparta) – Çok anlamlı.

EROL KATIRCIOĞLU (Devamla) – Hayır, hiç değil. Yani kendinizi kandırıyorsunuz, bizi de kandırmaya çalışıyorsunuz, öyle bir şey yok. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

---

**Kaynak gösterme:** Erol Katırcıoğlu (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erol-katircioglu-27-2018-12-26-karayollari-trafik-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-d (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=75502

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
