# 2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(gençlik ve spor genel müd., vakıflar genel müd., devlet personel bşk., başkanlık yüksek denetleme kurulu, danıştay başkanlığı ıv tur)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Erol Tınastepe (CHP, Erzincan)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim
- **Tarih:** 16 Aralık 2005
- **Gündem:** 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS.(GENÇLİK VE SPOR GENEL MÜD., VAKIFLAR GENEL MÜD., DEVLET PERSONEL BŞK., BAŞKANLIK YÜKSEK DENETLEME KURULU, DANIŞTAY BAŞKANLIĞI IV TUR)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/erol-tinastepe-22-2005-12-16-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-genclik-ve-spor-genel-mud-vakifl

> Erol Tınastepe (CHP), 16 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS.(GENÇLİK VE SPOR GENEL MÜD., VAKIFLAR GENEL MÜD., DEVLET PERSONEL BŞK., BAŞKANLIK YÜKSEK DENETLEME KURULU, DANIŞTAY BAŞKANLIĞI IV TUR)); konuşma 872 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA EROL TINASTEPE (Erzincan) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2006 Yılı Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının Başbakanlık Yüksek Denetleme Kuruluyla ilgili bölümü hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; sözlerime başlamadan evvel, Yüce Heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; içinde bulunduğumuz şartlar, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun bütçesi ve buna ilişkin rakamlardan ziyade, elden çıkarılan KİT'lerle birlikte, ekonomide devletin ve denetimde de bu kurumunun zayıflayan etkinliğiyle kaybolmaya yüz tutan bir iktisadî misyonu konuşmayı gerektirmektedir.

Geçtiğimiz yılın rakamlarını referans vererek "ihracatta rekorlar kırıyoruz" diyen AK Parti anlayışı, asıl rekorun ithalatta kırıldığını aynı cesaretle telaffuz edememektedir; çünkü, KİT'lerin gözden çıkarılması, ülkemizin ithalatının bileşiminde yaşandığı bir süreç başlatmıştır. Yapılan ithalatın tamamına yakın kısmı, hammadde ve ara mallardan oluşmaktadır; buna, son yıllarda, tüketim malları ithalatındaki artış da eklenmiştir. Bunun anlamı şudur: Zengin yeraltı ve yerüstü kaynakları, doğal zenginlikleriyle tanınan Türkiye, iktisadî altyapısı kurutulmuş, çölleştirilmiş, tipik bir Ortadoğu ülkesine dönüştürülmüştür.

Değerli arkadaşlarım, biz, bir petrol denizinin üzerinde oturmuyoruz; yaptığımız ithalatın finansman kaynağı petrol değildir. İhracat yaptığımız ölçüde ithalat yapabiliyoruz; ikisi arasında oluşan açığı da dışkaynakla telafi edip kapatıyoruz; yani, borçlanıyoruz. Bu ilişki, sadece döviz gelirleri bakımından geçerli değildir. Aynı nedenden kaynaklanan bir başka yapısal sorunumuz da, ithal girdilere mahkûm edilen ekonomimizin mevcut eğilimlere göre ithalatı artırmadan üretim hacmimizi artıramayacak durumda olmamızdır. Bugünlerde çok konuşulan cari açık sorunu ve ardından gelecek olan döviz kuru krizinin nedeni de budur. Yine, bu yapısal sorunlar nedeniyledir ki, ortalama 5 ilâ 7 yılda bir finansal krizler yaşıyoruz. Sonuçta, kur değişiklikleri aracılığıyla da pahalı alıp, ucuz satıyoruz; yani, aslında küçülüyoruz; işin gerçeği de budur.

2001 yılında gerçekleşen sadece bir ekonomik kriz değildir, taşıma suyla döndürülen değirmenin suyunun kesilmesidir; yani, sıcakparayla çekilip çevrilen ekonominin, sıcakparanın ülkeyi terk etmesi sonucunda, kendi dinamikleriyle baş başa kalmasıdır. 2001 yılı sonrasında gördüğümüz tablo, Türkiye ekonomisinin reel çapını ortaya koyan, gerçek bir resimdir; dolayısıyla, bu iktisadî şartlar, ülkemiz gerçeğiyle denk düşen olağan şartlardır.

Değerli arkadaşlarım, siz, istediğiniz kadar, kendi döneminizde ekonominin makro göstergelerindeki olumlu gidişi öne çıkarın, istediğiniz kadar, döneminizdeki ihracat artışıyla övünün; önemli olan, bütün bunların hangi maliyetlerle yapıldığı ve iyileştirdiğinizi söylediğiniz göstergelerin sizi memnun eden yerde kalıcı olup olmadığıdır. Kendimizi kandırmayalım.

Son iki yıldaki büyümenin gerçek sebebi iç tüketimdir. 2001 yılı ve sonrasında alım gücü önemli ölçüde düşen halkın bastırılmış ve ertelenmiş talebinin kredi ve borçlanmalar yoluyla efektif hale gelmesine bağlı olarak gerçekleşen harcama artışlarının itici etkisiyle oluşan bir büyümedir. Ekonomik canlanma olarak sunulan ve halka yansımayan temel göstergelerdeki iyileşmeler de, sıcakpara girişiyle ilgilidir. "Ekonomide iyileşme" dediğiniz şeyin, halkın refah seviyesine somut bir katkısının olmaması, üretim ve istihdam artışına neden olan reel bir büyümeye tekabül etmesidir; ki, bu kendinden menkul iyileşmeyi, sadece makro göstergeler ile malzemesi bundan ibaret birkaç malum iktisatçı bilmekte ve yine, sadece AK Partili politikacı arkadaşlarımız bilmektedir.

Bu tespitleri yapmamızın nedeni, ara malı ve hammadde üreten KİT'lerimizin, bu iktisadî fonksiyonlarıyla birlikte, aynı zamanda, yarattıkları katmadeğer de yok edilmektedir. Bu ekonomik ve siyasî politikalar, kendi ülkemizde işsizlik, enerji fazlası gibi problemleri meydana getirirken, yabancı ülkelerde üretilmiş katmadeğerin karşılığı olarak döviz bazında ödemelerle o ülkelerin istihdam ve üretim artışına, enerji üretimine ve tüketimine katkı yapmakta olmanızdır. Zor kazandığınız dövizi kolay harcamakta ve heba etmektesiniz. Bu uyarıları yapmak, bizim temel görevimizdir.

Değerli arkadaşlarım, bu görüntü, üretici KİT'lerin bir kısmının tasfiyesi, kalanların da özel sektör eliyle işletilmek üzere özelleştirilerek ithal girdilere mahkûm edilmesinin doğal ve kaçınılmaz bir sonucudur.

Devleti doğrudan üretim ve işletme faaliyetlerinden çekeceğim diye, onun piyasayı ve kurallarını düzenleyici ve denetleyici fonksiyonunu ortadan kaldıramazsınız. Bir otoritenin boşalttığı yeri, bir başka otorite, doğrudan, bir biçimde doldurur. Bu temel prensibin serbest piyasa anlayışı içerisinde gerçekleşme şekli, sadece ekonomik kargaşa ve anarşi olacaktır.

Buradan Sayın Maliye Bakanına sormak istiyorum. Enerji ve ulaştırma sektöründeki özelleştirmelerde, satışa çıkardığı tesislerimize talip olan batılı yabancı firmaların mülkiyet şekilleri hiç ilgisini çekti mi? Merak edip sordu mu, bu firmaların kaçı kendi ülkelerinde kamu kuruluşudur diye? Sayın Bakanın aşina olduğu üslupla soralım yine: Elâlemin akıllısı siz misiniz; bizim kamu malı diye elden çıkardıklarımızı, batılının kamu girişimleri alıyor ya da almak istiyor!

Ekonomide devlete ait girişim bırakmıyorsunuz. Politik kaygılarla vergi almadığınız geniş bir iktisadî alanın yanı sıra, kayıtdışı ekonominin ulaştığı boyut, bizi dünyanın ilkleri arasına sokmuş. Kayıt altında olanlar mevcut vergi yükünü taşıyamıyor ve kayıtdışına kaçıyor. Enformal sektörler genişlemeye doymuyor ve biz 2006 yılı bütçesi üzerinde yaptığımız görüşmelerde, AK Partinin sözümona başarı öykülerini dinliyoruz.

Değerli arkadaşlarım, bu, aslında basit bir matematik hesaba dayanır. Dünyanın en ünlü iktisatçılarına, dünyanın en kusursuz malî ve iktisadî politikalarını da hazırlatsanız, sonuçta, etkinliğiniz, hâkimiyetiniz kadardır; yani, politikanız hükmü, ekonominin kayıt altındaki kısmında geçerlidir. Kayıtdışı ekonominin boyutu yüzde 50'lerde olduğuna göre, demek ki, başarı dereceniz de yüzde 50'lerdedir.

Bu nedenle, 1938 yılından beri bu nitelikteki üretime dayalı sistem içerisinde yaptığı verimlilik ve kârlılığın artırılması amaçlı iktisadî denetim anlayışıyla önemli tecrübe ve birikimler edinmiş bir cumhuriyet kurumu olan Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun bir yılını kurtaran birkaç bütçe rakamı yerine, tarihî geçmişiyle birlikte bugünü değerlendirme yolunu seçtim.

KİT'lerin tasfiye edildiği bu süreçte, onların denetimiyle görevli bir kuruluşun bu süreçte yara almaması eşyanın tabiatına aykırı bir durumdur. Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu da, bu gelişmelerden payını almış, bütçesi KİT kaynaklarından oluştuğu için, kurum malî bakımdan zayıflamıştır.

Ayrıca, ülke genelinde olduğu gibi, Yüksek Denetleme Kurulu da Başkanlığa vekâleten atama yoluyla yönetilmek suretiyle etkinlik zafiyeti yaratılmış, bununla da kalınmamış ve Sayıştayla birleşme, Türkiye Büyük Millet Meclisine bağlanma ve benzeri…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Erol Tınastepe (CHP, Erzincan). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(gençlik ve spor genel müd., vakıflar genel müd., devlet personel bşk., başkanlık yüksek denetleme kurulu, danıştay başkanlığı ıv tur)”. TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim tutanağı, 16 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erol-tinastepe-22-2005-12-16-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-genclik-ve-spor-genel-mud-vakifl (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
