# Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma

- **Tür:** Komisyon konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ersan Aksu (AK Parti, Samsun)
- **Yer:** TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu
- **Tarih:** 27 Ekim 2026
- **Gündem:** Tutanak Metni
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90864
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ersan-aksu-2026-10-27-tutanak-metni

> Ersan Aksu (AK Parti), 27 Ekim 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 1.105 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ERSAN AKSU (Samsun) - Sayın Başkanım,

Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız, Komisyonumuzun değerli üyeleri, kıymetli bürokratlar, basınımızın güzide temsilcileri; sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, AK PARTİ hükûmetlerinin hazırladığı 25'inci bütçeyi görüşüyoruz. Çeyrek asırdır aralıksız olarak bütçe yapma onurunu bizlere veren, bizlerden desteğini ve duasını esirgemeyen aziz milletimize şükranlarımı arz ediyorum. Bu kesintisiz devamlılık ülkemizde tesis ettiğimiz siyasi istikrarın, güven ikliminin ve milletimizle aramızda sarsılmaz bağın en güçlü göstergesidir. Türkiye Yüzyılı vizyonuyla hazırlanan 2027 yılı bütçesi, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın sunuşlarında ifade ettiği gibi, dayanıklılık, refah ve dönüşüm bütçesidir.

Değerli milletvekilleri, bütçeyi ve ekonomiyi değerlendirirken dünyanın ve bölgemizin içinden geçtiği ve geçmekte olduğu küresel fırtınaları ve jeopolitik depremleri görmezden elbette gelemeyiz. Dünya ekonomisi çatışmaların derinleştiği, ticaret savaşlarının alevlendiği, yeni nesil korumacılık eğilimlerinin gümrük duvarlarıyla arttığı zorlu bir süreçten geçmekte. Özellikle hemen yanı başımızda süregelen Rusya-Ukrayna savaşının etkileri, ABD-İsrail ve İran ekseninde patlak veren ve yayılan Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasına varan gerilimler küresel ekonominin ne kadar kırılgan bir zeminde olduğunu tüm açıklığıyla ortaya koymaktadır. Küresel lojistiğin aksaması enerji ve emtia fiyatları üzerindeki baskıyı artırmış, küresel tedarik zincirleri ağır darbeler almış, enerji ve gıda fiyatlarındaki artış tüm dünyada enflasyonist baskıları alevlendirmiştir. Böylesine ağır bir küresel gerilimin ve ateş çemberinin ortasında 2025 yılında yüzde 3,5 büyüyen dünya ekonomisinin 2026 yılında 3,1 oranında büyüyeceği tahmin edilmekte. Avro bölgesinin ise 2026 yılında ancak yüzde 1,1 büyümesi beklenmekte. Türkiye ekonomisi makroekonomik istikrarı önceleyen politikalarıyla büyüme ivmesini tam yirmi dört çeyrektir kesintisiz sürdürerek dünyadan ve Avrupa'dan bariz bir şekilde pozitif yönde ayrışmaktadır. 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi birikimli olarak yüzde 19,3 büyürken Türkiye ekonomisi aynı dönemde birikimli olarak tam yüzde 35,3 oranında bir büyüme kaydetmiştir. Küresel büyüme ortalaması bu süreçte yıllık yüzde 3 bandında kalırken Türkiye ekonomisi yüzde 5,2'yle dünya ortalamasının neredeyse 2 katına yakın bir büyüme performansı sergilemiştir. Bu başarı tesadüfen rüzgârın yelkenlerimizi doldurmasıyla elbette olmamıştır. Bu başarı Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayetli liderliğinin, üretimi, istihdamı, ihracatı merkeze alan ekonomi politikalarımızın bir sonucudur. Cumhuriyetimizin 100'üncü yılında ilk kez 1 trilyon dolar sınırını aşan ekonomik büyüklüğümüz 2025 yılı itibarıyla 1,6 trilyon dolar seviyesine ulaşmıştır.

Kıymetli milletvekilleri, enflasyonla mücadele, şüphesiz, kritik önceliklerimizden biridir ve bu konuda tavizsiz bir duruş sergilenmektedir. Bölgemizdeki savaşların, krizlerin yarattığı enerji ve emtia şoklarının enflasyonist baskılarına eşelmobil sistemi gibi vatandaşımızı koruyan güçlü kalkanlarla göğüs gerdik. 2026 yılı Mart ayından itibaren devreye alınan uygulamayla uluslararası petrol fiyatları ve döviz kurundan kaynaklanan akaryakıt maliyet artışlarının başlangıçta yüzde 75'ine kadar olan kısmını özel tüketim vergisinden karşılayarak bu yükün doğrudan tüketiciye, esnafa, çiftçiye yansımasını engelledik. Savaş kaynaklı bu küresel olumsuzluklarının enflasyonun üzerinde yaklaşık 7 puanlık yukarı yönlü etkisi hesaplanmasına rağmen rasyonel politikalar sayesinde Eylül 2026 itibarıyla yıllık tüketici enflasyonunu yüzde 29,7 seviyesine indirmeyi başardık. Hedefimiz son derece nettir, enflasyonu kalıcı olarak tek haneli seviyelere ulaştırarak fiyat istikrarını sağlamak.

Dış ticarete baktığımızda AK PARTİ iktidarlarının üretim ve ihracat odaklı stratejisinin sonuçlarını büyük bir memnuniyetle görüyoruz. Küresel ticaretteki tüm korumacı eğilimlere, yaptırımlara ve bölgemizdeki savaşların yarattığı lojistik darboğazlara rağmen ihracatımız 2025 yılında yüzde 4,4 artışla 273,2 milyar dolara ulaşmıştır. Bu güçlü ivmelenme 2026 yılında da devam etmiş, yıllıklandırılmış ihracatımız eylül ayı itibarıyla 283,7 milyar dolarla tüm zamanların zirvesine çıkmıştır. Üstelik bu, sadece niceliksel bir artış değildir, ihracatımızın kalitesi de sınıf atlamaktadır. İmalat sanayisi ihracatımız içinde yüksek ve orta yüksek teknolojili ürünlerin payı eylül ayı itibarıyla yüzde 44,7'ye yükselmiştir. 2027 yılı için belirlediğimiz 292 milyar dolarlık mal ihracat hedefine emin adımlarla yürümekteyiz. Özellikle belirtmek isterim ki hizmet ihracatımız da 2002'de 14 milyar dolar iken 2025'te 125 milyar dolar seviyesine çıkmıştır.

Değerli milletvekilleri, sürekli olarak "Bu bütçe faiz bütçesidir, rant bütçesidir." hezeyanları dile getiriliyor. Ben özellikle ifade etmek isterim ki 2002 yılında koalisyonların ülkeyi yönettiği, gecelik faizlerin binleri bulduğu o dönemde faiz giderlerinin bütçedeki payı yüzde 43,2 gibi korkunç bir seviyedeydi, biz bu oranı 2026 bütçesinde yüzde 14,4 seviyesine indirdik. 2002'de her 100 lira vergi gelirinin 85,7 TL'si faize gitmekteyken 2026 bütçesinde bu rakam 19,8 TL'ye düşmüştür. 2016, 2017'yle örnekleyen değerli arkadaşlarımız da oldu, tabii ki teşekkür ediyoruz, hakkı geç de olsa teslim etmek tabii ki kıymetlidir.

Değerli arkadaşlar, eğitim, AK PARTİ olarak 2002'den bu yana bütçelerimizi en fazla üzerine titrediğimiz, istisnasız en büyük payı ayırdığımız alandır. 2002 yılında bütçeden yüzde 9,4 pay alan eğitime bugün bütçemizin yüzde 13,7'sini ayırıyoruz. Sağlık alanında yazdığımız başarı hikâyesiyle tüm dünyanın gıptayla izlediği bir devrim gerçekleştirildi.

CAVİT ARI (Antalya) - Her gün yoğun bakımda yer arıyoruz, yetmedi, servislerde yer arıyoruz şimdi. Hastanelerde yer yok ya!

ERSAN AKSU (Samsun) - "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın." şiarıyla 2027 yılında bütçemizden sağlık hizmetleri için ayrılan kamu kaynağı Sosyal Güvenlik Kurumu harcamalarını da eklediğimizde 4 trilyon 532 milyar lirayı bulmaktadır.

Değerli milletvekilleri, kimsesizlerin kimsesi olmanın ne anlama geldiğini bu ülkeye ve dünyaya AK PARTİ iktidarları göstermiştir. 2027 yılında bütçemizden sosyal yardım ve destekler için tam 1 trilyon 341 milyar lira ayırıyoruz. 2002 yılında sosyal yardımların millî gelire oranı yüzde 0,4 iken bugün 3 katına çıkardık. Devletimizin şefkat elini ihtiyaç sahibi tüm vatandaşlarımıza uzatmaya devam ediyoruz.

Kıymetli milletvekilleri, tam bağımsızlık ancak enerjide ve savunmada bağımsızlıkla mümkündür, Türkiye Yüzyılı dışa bağımlılıktan kalıcı kurtuluşun yüzyılıdır. Türkiye yenilenebilir enerjide Avrupa 5'incisi ve dünya 11'incisidir, jeotermalde Avrupa'nın tartışmasız lideri durumundayız. Gabar önceliğinde günlük yurt içi petrol üretimimiz 139 bin varile ulaştı. Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu'yla 2027 yılında günlük doğal gaz üretimimizi 20 milyon metreküpe çıkararak 17 milyon hanenin gazını yerli kaynaklardan karşılamış olacağız.

Savunma sanayisinde elde ettiğimiz başarılar ise aziz milletimizin en büyük gurur kaynağı durumundadır. Yerlilik ve millîlik oranını yüzde 20'den yüzde 83'ler seviyesine çıkardık. Sektör cirosunu 1,1 milyar dolardan 25 milyar dolara yükselttik. Geçmişte tabanca, insansız hava aracı dahi alırken ambargolara, şantajlara maruz kalan bu ülke bugün 185'ten fazla ülkeye 10 milyar doları aşan savunma sanayisi ihracatıyla dünyaya nam salmaktadır. KAAN'ıyla, KIZILELMA'sıyla, İHA'ları, SİHA'larıyla, ALTAY tankı ve MİLGEM'leriyle Türkiye artık küresel pazarda kural koyan bir aktördür. "Terörsüz Türkiye" hedefiyle kaynaklarımızı topyekûn kalkınmaya ve üretime harcıyoruz.

Değerli milletvekilleri, elbette ki siyasi sorumluluğun hesabını yirmi beş yıldır demokratik yöntemlerle, seçimlerle milletimize veriyoruz, otuz yılda 18 seçim zaferiyle milletimiz de AK PARTİ hükûmetlerini ibra ediyor. Elbette ki muhalefetin bilgilendirilmesi siyasetten gereklidir ancak muhalefeti ikna etme gibi bir zorunluluğumuz bulunmamaktadır. Borcumuz aziz milletimizedir ve milletimizin desteğiyle yeni zaferlerle inşallah yolumuza devam edeceğiz.

CAVİT ARI (Antalya) - Son seçimleri kaybettiniz.

ERSAN AKSU (Samsun) - Değerli milletvekilleri, 2027 yılı bütçesi Türkiye'nin küresel krizlere, bölgesel savaşlara rağmen dimdik ayakta durduğunun, üretimin, istihdamın, ihracatın, sosyal devletin ve istikrarın bütçesidir; mali disiplinden taviz vermeden, ekonomik dayanıklılığımızı arttırarak teknolojik dönüşümü ve ülkenin bekasını her şeyin üstünde tutan, kaynaklarını millete aktaran bir icraat ve istikrar belgesidir.

Bütçenin hazırlanmasında liderliğiyle ve vizyonuyla bizlere ufuk çizen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz'a, Strateji ve Bütçe Başkanlığımıza ve emeği geçen tüm kurumlarımıza yürekten teşekkür ediyorum.

Bütçe kanun teklifinin milletimize ve devletimize hayırlı olmasını diliyor, aziz milletimizi ve hazirunu bir kez daha saygıyla selamlıyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Ersan Aksu (AK Parti, Samsun). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 27 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ersan-aksu-2026-10-27-tutanak-metni (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90864

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
