# 2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (adalet bakanlığı, ceza ve infaz kurumları ile tutukevleri iş yurtları kurumu, türkiye adalet akademisi başkanlığı, yargıtay başkanlığı, bayındırlık ve iskan bakanlığı, karayolları genel müdürlüğü, tapu ve kadastro genel müdürlüğü) 13.tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ersin Arıoğlu (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim
- **Tarih:** 22 Aralık 2006
- **Gündem:** 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (ADALET BAKANLIĞI, CEZA VE İNFAZ KURUMLARI İLE TUTUKEVLERİ İŞ YURTLARI KURUMU, TÜRKİYE ADALET AKADEMİSİ BAŞKANLIĞI, YARGITAY BAŞKANLIĞI, BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI, KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ) 13.TUR
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b040/tbmm221420400031.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ersin-arioglu-22-2006-12-22-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-adalet-bakanligi-ce

> Ersin Arıoğlu (CHP), 22 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (ADALET BAKANLIĞI, CEZA VE İNFAZ KURUMLARI İLE TUTUKEVLERİ İŞ YURTLARI KURUMU, TÜRKİYE ADALET AKADEMİSİ BAŞKANLIĞI, YARGITAY BAŞKANLIĞI, BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI, KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ) 13.TUR); konuşma 1.305 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ERSİN ARIOĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Yüce Meclisi Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına saygıyla selamlarım.

Hükümet programı ve bütçeleri, ülkelerin geleceğini şekillendiren önemli siyasal belgelerdir. Çağdaş devletlerde hükümet program ve bütçeleri iki analiz eleğinden ve bir sentez potasından geçirilir. Birinci analiz, dünyadaki siyasal, sosyal, ekonomik, teknolojik ve bilimsel gelişmeleri; ikinci analiz, ülkelerin kaynak, talep, sorun ve önceliklerini değerlendirir. Sentez potasında ise, dünyadaki değişimler, ülkelerin talep, kaynak ve öncelikleriyle harmanlanarak stratejik hedeflere dönüştürülür. Hedefler net ve ölçülebilir olmalı, öncelikler ve gerçekleştirme süreleri birbirini besler şekilde düzenlenmelidir. Böyle hazırlanan siyasal belgeler ülkede hedef birliği sağlar, güvenli ve istikrarlı yapılar oluşturur; en önemlisi, toplumsal gelişmeyi yaratır.

Toplumsal gelişmenin siyasal literatürdeki adı kalkınma, sosyolojideki adı uygarlıktır. Uygarlık kentlerde doğar ve kentleri birbirine bağlayan yollar üzerinden yayılır. Çağdaş anlayışa göre, uygarlığın iki bileşeni vardır: Altyapı, yani, binalar, limanlar, kentler yollar; üstyapı, yani, bilim, sanat, hukuk ve erdemlerdir. Uygarlığın bu iki bileşeni iç içedir ve birbirini sürekli besleyerek yeniden doğurur. Çağımızda bayındırlık ve iskân bakanlıklarının görevleri, yerleşme, kentleşme, yapılaşma ve kentleri birbirine bağlamaktır kısaca, uygarlığın altyapısını oluşturmaktır. Ayrıca, Türkiye'de bu altyapıları afetlerden koruma görevi de Bakanlığımıza verilmiştir. Özetle, bugün 2007 yılında Türkiye'de uygarlığın gelişmesi ve mevcut uygarlık altyapılarının afetlerden korunması için öngörülmüş bir bütçeyi tartışıyoruz.

Bayındırlık ve İskân Bakanlığı bütçesini rakamsal genel değerlendirmeye tabi tutarsak, bütçe, genel bütçenin yüzde 2'sinden biraz fazladır. 2007 genel bütçesi 2006'ya göre yüzde 18 büyütülmüş olmasına rağmen, Bakanlık bütçesi ise yüzde 11 küçültülmüştür. Bakanlık bütçesinin sadece yüzde 46'sı yatırımlara ayrılmıştır. Sektördeki sivil toplum kuruluşları, bu bedelin 2006'da birikmiş müteahhit alacaklarını bile karşılayamayacağını ifade etmektedirler. Bu kısa tespitler bile bütçenin yetersizliğini, özellikle depreme karşı gerekli asgari çalışmaların bile yapılamayacağını göstermektedir.

Değerli arkadaşlar, bugün Sayın Bakan da aramızdayken, dünya çapında deprem uzmanı iki bilim adamımız Mete Sözen ve Polat Gürkan ile birlikte kaleme aldığımız ve Genel Başkanımız Sayın Baykal'ın bilgisi dâhilinde Sayın Başbakana doğrudan sunduğumuz "Beklenen İstanbul Depremi Hazırlıklarının Hızlandırılması ve Tek Yönetimde Toplanması" başlıklı bilgi notu hakkında artık yüce Meclisi bilgilendirmem gerektiği kanaatine ulaştığım için Grubumdan söz hakkı istedim.

Birçok teknik ve yönetsel detay içeren bu raporun, bana ayrılan kısa sürede sadece ana noktalarına değinebileceğim. Rapor, kaleme alınmadan önce yapılan toplantılarda, İstanbul'un sismik karakteri tarihsel perspektifte incelenmiş, önceki bütün çalışmalar gözden geçirilmiş ve bulgular bir ön rapora bağlanmıştır. 4 Türk, 4 Amerikalı ve 4 Japon bilim adamının imzaladığı ön raporun bulguları şunlardır:

1) İstanbul'un tahripkâr bir deprem yaşaması kaçınılmazdır.

2) Yapılan hazırlık çalışmaları birbirinden kopuktur.

3) Hazırlıkları yönetecek tek sorumlu bir kurum derhal kurulmalıdır.

Bu ön rapor, kurulacak kurumun örgütlenme biçimi, finansman modelleri, iş, hacim ve süreleri de içerecek biçimde Cumhuriyet Halk Partisi Grubunda geliştirilen deprem hazırlıkları bilgileriyle genişletilerek 22 Kasım 2005'te Sayın Başbakana sunulmuştur. Kırk beş dakika planlanan toplantı iki buçuk saat sürmüş, toplantıya Devlet Bakanı Sayın Şahin, Bayındırlık ve İskân Bakanı Sayın Özak ve ilgili birimlerin temsilcilikleriyle Başbakanlık Müsteşarı da katılmışlardır. Toplantı sonun- da Sayın Başbakan, raporun değerlendirilip gerekenlerin yapılması için talimat vermiştir. Aynı bilgi notu, Başbakanlığın isteği üzerine, 9 Şubat 2006'da İstanbul Valisi ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanına da Kandilli Rasathanesinde sunulmuştur. Üzülerek belirtmek isterim ki, rapor ilgiyle dinlenmesine rağmen, bir yılı aşkın süreden beri şu konuda şunlar yapılıyor diye hiçbir makam bizleri aramamıştır. Meclise de hiçbir çalışma gelmemiştir.

Değerli arkadaşlar, çok ciddi bir sorundan bahsediyoruz, depremden. Türkiye'nin güven içinde kalkınabilmesi için mutlaka, ama, mutlaka deprem risklerinden arındırılması lazımdır. Konuşmamı söz konusu rapordan kısa alıntılar yaparak bitireceğim.

Türkiye, aktif bir deprem bölgesidir ve her an deprem doğurabilecek 15 bin kilometre canlı faya sahiptir. Magnetütü 7'den büyük çok şiddetli depremler yedi ila on yılda bir tekrarlanır. 1999 Gölcük ve Düzce depremlerinde millî gelirimizin yüzde 15'ini birkaç dakika içinde kaybettik. Son yüz yılda 110 bin yurttaşımızı ve 2 milyon evimizi, ortalama her yıl millî gelirimizin yüzde l'ini afetlerde kaybettik. Eğer depremlere yenilmeseydik, ülkemiz bugünkü zenginliğinin 2 katından fazlasına sahip olabilecekti.

İstanbul, 10 milyonu aşkın nüfusuyla, Türkiye'nin en dinamik en eğitimli en üretken insan kaynağını barındırır. Ülke fiziksel zenginliğinin yüzde 40'ı buradadır. İthalat ve ihracatın yüzde 50'si buradan yapılır. Toplam vergilerin yaklaşık yüzde 50'si burada ödenir. İstanbul, ekonomi, bilim, mal ve hizmet üretimlerinin en yoğun olduğu tarih ve tabii güzellikleriyle emsalsiz, fakat, çok hızlı göç alarak düzensiz kentleşmenin bütün sorunlarını yaşayan olağan dışı bir metropoldür. Türkiye'nin bu muhteşem potansiyeli şimdi deprem tehdidi altındadır. Aslında bilim adamları İstanbul'da taş üstünde taş bırakmayacak bir deprem beklemiyorlar. Biliyorlar ki, deprem, yapılardaki insani hataları hiç affetmez. Onları, depremin şiddetinden çok, İstanbul'un düzensiz kent dokusu, yapı stokunun nitelikleri ve riski bildikleri hâlde gündemlerinde depreme yer vermeyen İstanbulluların ve siyasal erkin davranışı korkutuyor.

Ayrıca, bilim adamlarının rakamlara dökebildikleri hasar ve kayıp tahminleri sadece aysbergin görünen kısmıdır. Yaşanacak sosyal, siyasal, kültürel travmaların otorite boşluğu, siyasal kaos...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Arıoğlu, buyurun.

ERSİN ARIOĞLU (Devamla) - Teşekkür ederim.

... ve siyasal güç kaybına uzanabilecek sonuçlarını dile getirmekten ürküyor ve bu konuları siyasal yapıya bırakıyorlar. Hiçbir toplum, sonuçları yıkıcı olacağı bilinen bir tehditten haberdar olduktan sonra, gerekli önlemleri gerekli şekilde almaksızın afetini bekleyemez. Buna ne İstanbulluların ne İstanbul'u yönetenlerin ne de siyasal erkin hakkı vardır.

Bu kapsamda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, dört büyük üniversitemizle İstanbul için deprem master planını 2003'te tamamlatmıştır. Ancak, bu planın genellikle afet sonrası ilk yardıma yönelik bölümleri sığ boyutlarda uygulanmaktadır. Gayretler iyi niyetli ve halisane olabilir, ama, konu, bir sistem sorunudur, rutin işler arasına sıkıştırılmış parça parça uygulamalarla üstesinden gelinemez. Bu konuda Einstein'in bir sözünü vurgulamak isterim: "Bir sorun, oluştuğu zamanın düşünce yapısıyla çözülemez."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Arıoğlu, lütfen... Teşekkür için açıyorum, buyurun.

HALUK KOÇ (Samsun) - Sayın Başkan, bir iki dakika daha konuşsun.

HALİL AKYÜZ (İstanbul) - Konu çok önemli de onun için.

ERSİN ARIOĞLU (Devamla) - Efendim, iki dakika müsaade ederseniz toplayacağım.

BAŞKAN - Buyurun.

ERSİN ARİOĞLU (Devamla) - Çok teşekkür ederim Sayın Başkan.

Şimdi yapılması gereken iş şudur: İstanbul ve çevresinde bulunan yapı stokunun deprem direncini artıracak tek yetkili ve sorumlu örgütü hemen kurmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altındaki siyasi iradeyi hemen harekete geçirmek. Türkiye, ulusal deprem riski azaltma vizyonunu artık ortaya koyup, yurt çapında örgütlenmelidir. Bölgelerin özelliklerine uygun, birbirine bağlı ve benzer yapıda bölgesel deprem riski azaltma kurumları kurulmalıdır. İstanbul için, özel yapıda bir İstanbul deprem riski azaltma kurumu (kısaca İDRAK) kurulmasına öncelik verilmelidir.

Raporda, kurumun görevleri, organları, çalışma biçimi açıkça anlatılmıştır. İstanbul deprem riskini azaltma projesi, olağanüstü büyüklükte zor bir projedir. Projenin net maliyetinin 30 milyar dolara ulaşabileceği, aktivite sayısının 5 bini aşacağı hesaplanmıştır.

Projeyi zorlaştıran üç unsur daha var: Yasal yapı, finansman ve iş planları henüz hazır değil. Dahası, zaman çok kısıtlıdır. Gereken işlerin yüzde 60'tan fazlası dört-beş sene içine sığdırılmalıdır. Kamusal altyapı ve binaların dirençlerini artırma çalışmalarına çok az da olsa kısmen başlandı. Bu çalışmaları yürütmek zor değil. Esas zor olan, sosyal açıdan ve siyaseten zor olan, 800 bin yapı arasına ölümcül bombalar gibi yayılmış, çoğu ruhsatsız yapılar arasında gizli 50 bin kadar yapıyı hızla bulup, tesirsiz hâle getirirken, yerlerine yenilerini inşa edebilmektir. Bu yapılabilirse, bugün 100 birim olan deprem riski, beş yıl içinde 5-10 birime inecektir. Bunun anlamı, 40-45 bin insan hayatının kurtarılması, 70-80 milyar dolarlık kaybın önlenmesi ve ülkenin geleceğinin kurtarılması demektir. Projenin finansmanıysa zor değildir, raporda alternatif birçok çözüm önerilmiştir.

Sayın Başkan, deprem konusunda siyasal, bilimsel ve benzeri rantlar beklenemez ve sağlanamaz. Türkiye'nin geleceğini tehdit eden bu sorunu en kısa zamanda en az toplumsal maliyetle ve el birliğiyle çözmek zorundayız. Cumhuriyet Halk Partisi bu konuda her türlü desteği vermeye hazırdır. Umuyorum ki, seçim heyecanı başlamadan, bu konuda tek sorumlu bir örgütü kuracak kararı alarak, tarihi sorumluluklarımızdan birini çok geç de olsa yerine getirmiş oluruz ve ulusal deprem seferberliğini gerçekten başlatabiliriz. Herhalde, yaptığımız çalışmayı ve raporu yakinen bilen Sayın Bakan bu konuda bir şeyler söyleyecektir.

Son söz, Aşkale, Doğubeyazıt depremlerinde evini kaybedenlere yaptığı hızlı inşaatlardan dolayı Bakanlığa ve...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Lütfen... Sayın Arıoğlu, lütfen teşekkür eder misiniz.

Dört dakika ek süre verdim Sayın Arıoğlu. Lütfen...

ERSİN ARIOĞLU (Devamla) - ...özellikle zor şartlarda görev yapan Bayındırlık mensuplarına teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ersin Arıoğlu (CHP, İstanbul). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (adalet bakanlığı, ceza ve infaz kurumları ile tutukevleri iş yurtları kurumu, türkiye adalet akademisi başkanlığı, yargıtay başkanlığı, bayındırlık ve iskan bakanlığı, karayolları genel müdürlüğü, tapu ve kadastro genel müdürlüğü) 13.tur”. TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim tutanağı, 22 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ersin-arioglu-22-2006-12-22-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-adalet-bakanligi-ce (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b040/tbmm221420400031.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
