# Emniyet teşkilatı kanununda değişiklik yapılması hk.kan.tas. (ss . 831)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ersönmez Yarbay (AK Parti, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim
- **Tarih:** 24 Mart 2005
- **Gündem:** EMNİYET TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.KAN.TAS. (SS . 831)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ersonmez-yarbay-22-2005-03-24-emniyet-teskilati-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hk-kan-tas-ss-831

> Ersönmez Yarbay (AK Parti), 24 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EMNİYET TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK.KAN.TAS. (SS . 831)); konuşma 1.141 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA ERSÖNMEZ YARBAY (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi, AK Parti Grubu adına saygıyla selamlıyorum.

Görüşmekte olduğumuz bu kanun tasarısı, Emniyet Teşkilatının ve polis meslek eğitim merkezlerinin personel ihtiyacının karşılanması amacıyla, 10 000 polis memuru olmak üzere, 10 480 adet kadro ihdas edilmesini düzenlemektedir.

İlkel toplumların basit güvenlik teşkilatlarından günümüz bilgi toplumunun gelişmiş, modern güvenlik örgütlerine bakıldığında, güvenlik sistemlerinin her geçen gün geliştiğini ve değiştiğini görmekteyiz; çünkü, güvenlik, insan ihtiyaçları içerisinde değerlendirildiğinde, açlık, susuzluk gibi fizyolojik ihtiyaçlardan hemen sonra gelmektedir. Devletin temel görevlerinden biri olarak kabul edilen güvenlik hizmetleri, toplum yaşantısı için vazgeçilmez bir zorunluluktur. Toplumun huzur ve güvenliği açısından, gerek bireysel ve gerek kitlesel her türlü toplumsal barışı bozan hareket ve davranışları kontrol altında tutma görevi, demokratik ülkelerde, polis teşkilatları aracılığıyla yürütülmektedir. Toplumlar için, eğitim, sağlık ve benzeri hizmetlerin gerekliliği tartışılmadığı gibi, güvenlik hizmetlerinin gerekliliği de tartışılamaz; sadece, bu hizmetin veriliş biçimi ve niteliği tartışılabilir.

Ülkemizde gerçekleştirilmekte olan sanayi gelişimi, sosyal hareketliliği ve kültürel değişimi büyük ölçüde artmıştır. Bu süreçle birlikte, ihtiyaçları karşılamak isteyen büyük nüfus kitleleri şehirlere yerleşmiş ve yerleşmeye devam etmektedirler.

Toplumumuzun beklentisi, temel hak ve hürriyetlerin rahatça kullanıldığı, hukuka ve kanunlara uygun bir ortamın oluşturulmasıdır. Güvenlik hizmetlerinden beklenen, yılın 365 günü 24 saatinde, daima kararlı ve dinamik olarak, suç işlemeye kalkışanları engellemek, suç işleyenleri en kısa zamanda, tarafsız, objektif ve şeffaflık kuralları içerisinde yargıya intikal ettirmektir.

Görüşmekte olduğumuz 1 inci maddede, polis eğitim merkezi müdür ve müdür yardımcılarıyla ilgili bir düzenleme yapılmaktadır. Memnuniyetle müşahede ediyoruz ki, Türk Emniyet Teşkilatı, büyük bir gelişme içerisindedir. Daha önce, kuruluş aşamasında, ortaokul mezunu iken personelin büyük bir çoğunluğu, artık, lise mezunu, daha sonra bir yıllık eğitim, sonra, 2000 yılından itibaren, iki yıllık yüksekokul eğitimi, akademi eğitimi, bunun yanında, yine, emniyet amirlerimizin ve memurlarımızın içerisinde, yüksek lisans yapan, doktora yapan, gerçekten çok başarılı bir teşkilat oluşmuştur ve gelenekleri de oturmuştur.

Hepimiz memnuniyetle müşahede ediyoruz ki, son yıllarda, Türkiye'de, insan hakları konusunda, özellikle, çok büyük gelişmeler yaşanmakta, bütün uluslararası insan hakları kuruluşları, Türkiye'de, işkencenin, artık, eskisi gibi, söz konusu olmadığı, karakollarda kayıpların söz konusu olmadığı bir Türkiye'den bahsedilmektedir. Bu konuda emeği geçen bütün emniyet güçlerine ve Jandarma Teşkilatımıza şükranlarımızı arz ediyoruz. Gerçekten, Türkiye, çok büyük badireler atlatarak bugünlere gelmiştir. Çok büyük terör olayları, sağ-sol kavgaları olmuştur; ama, polis teşkilatımız başarılı bir şekilde bütün bunların üstesinden gelmiştir ve bugün, artık, dünya emniyet teşkilatları arasında tartışılmaz bir yeri bulunmaktadır.

Hepimiz, iktidarıyla muhalefetiyle birlikte... Hem Türk Silahlı Kuvvetlerinin korunması, kollanması, yıpratılmaması hem de Emniyet Teşkilatının korunması, kollanması ve yıpratılmaması gerekmektedir. Bu iki teşkilatımız da, yurtiçi savunma ve yurtdışı savunma, cumhuriyetin korunması görevleriyle müşahhas olan teşkilatlarımız olup, bunları gözbebeğimiz gibi korumamız gerektiğine işaret etmek istiyorum.

Bu kanun tasarısı dolayısıyla, cemaat, tarikat ilişkilerinden bahsetmeyi, son derece yanlış bir cümle kurulmuş olarak değerlendiriyorum; çünkü, biz, hem Türk Silahlı Kuvvetleri için hem de Emniyet Teşkilatı için, cemaat, tarikat ilişkileri gibi bu teşkilatların içerisine tefrika sokucu hareketlerde bulunduğumuz takdirde, bu millî kurumları sadece yıpratmış oluruz. Hem Emniyet Teşkilatının hem de Türk Silahlı Kuvvetlerinin gerçekten yerleşmiş kuralları var ve bu kurallar içerisinde- artık, siyasî iktidarlar değişse bile, anlayışlar değişmiştir- terfi sistemleri de devam etmektedir ve bunun devamı için, hepimiz elbirliğiyle çalışmalıyız; çünkü, dışarıdan müdahaleler, bu şekilde ithamlar, bu teşkilatları zafiyet içerisine sokacaktır.

ATİLLA KART (Konya) - Keşke dediğiniz gibi olsa!..

ERSÖNMEZ YARBAY (Devamla) - Onun için, zafiyet içerisine sokulmaması için, bunların mutlaka korunması gerekmektedir.

Bir diğer işaret etmek istediğim konu da şu: Bazı tuzak kelimelere çok iyi dikkat etmemiz gerekiyor. Cemaat, tarikat, irtica falan derken, 28 Şubat sürecinde, bütün bankaların içi boşaltıldı, 46 milyar dolar uçtu gitti. Bunları tartışalım, sağda solda cemaat, tarikat ilişkilerini araştıralım derken, bütün emniyet güçleri bununla meşgulken, bankalar uçtu gitti, ortada hiçbir şey kalmadı. Onun için, bazı tuzak kelimelere çok iyi dikkat etmemiz lazım. Cemaat, tarikat, kadro falan denildiği zaman, bunlara çok hassas olmamız lazım. Elbette ki, adaletsiz, adil yapılmayan işlere karşı hep birlikte mücadele etmeliyiz; ama, hiçbir emniyet mensubuna, o teşkilat içerisinde çalışırken "efendim, cemaate mensup, tarikata mensup" gibi birtakım ithamlara girmemeliyiz.

ATİLLA KART (Konya) - Belgelerden söz ediyorum; Sayın Bakan açıklar herhalde.

ERSÖNMEZ YARBAY (Devamla) - İçişleri Bakanımız burada, o belgelerin gereğini yapar, hiç şüphem yok, kuşkum yok.

ATİLLA KART (Konya) - Belgelerden söz ediyorum, gelişigüzel söz etmiyorum.

ERSÖNMEZ YARBAY (Devamla) - Karşımızda 156 000 kişilik bir kitle var ve bu 156 000 kişilik kitlenin içerisinde, elbette ki, zaman zaman birtakım yanlışlıklar olabilir...

ATİLLA KART (Konya) - İşte buna cevap istiyoruz.

ERSÖNMEZ YARBAY (Devamla) - ...ama, sistem çalışıyor ve sistem çalıştığı için de içindeki suç işleyenleri, suçluları ayıklıyor.

Bakın, memnuniyetle müşahede ettiğimiz bir konu daha var. Son yıllarda Türkiye'de çok büyük yolsuzluklar olmasına rağmen, çok büyük yolsuzluklarla mücadele devam ettirilirken, bu yolsuzluklar içerisinde ismi en az geçen teşkilat polis teşkilatı, Emniyet Teşkilatı olmuştur. Buna, özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Bu kadar yolsuzluğun, vurgunun, talanın olduğu bir yerde, gerçekten Emniyet Teşkilatı içerisinde bu konuda çok az, yok denilecek kadar bir isim yer almıştır. Onları da, kendi içerisindeki suçluları da, polis teşkilatı kendi dinamik yapısı içerisinde, rahat bir şekilde ayıklamıştır, ayıklamaya da devam edecektir.

Biz, adil olmayan, adaletli olmayan, kurallara aykırı, mevzuata aykırı konularda, elbette ki, eleştirilerimizi yüksek sesle dile getirmeliyiz; ancak, itham edici konulardan özellikle kaçınmamız gerekir diye düşünüyorum. Çünkü, bu kurumlara hepimizin ihtiyacı var ve bu kurumların moralinin yüksek tutulması gerekiyor.

Son bir ay içerisinde iki tane olay oldu; bir tanesi, İstanbul'da Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla meydana gelen olaydır. Polis teşkilatımız orada belki çok fazla haksız bir itham altında bırakıldı. Bir de bayrak olayı var; bayrak olayında da polis teşkilatımızın yeterli övgüyü almadığına inanıyorum. Gerçekten, polis teşkilatımız, görevi gereği bayrağı da çok iyi bir şekilde korudu; kendilerine yine şükranlarımızı arz ediyoruz. Polisin, Emniyet Teşkilatının morali yüksek tutulduğu takdirde ve kendilerine iyi imkânlar tanındığı takdirde, ben, çok büyük işler başaracağına inanıyorum. Sadece sayıyı artırmakla da suçun ve suçluların önüne geçilemeyeceğine inanıyorum. Daha geniş tedbirlerin alınması gerekiyor. Özellikle, bütün dünyada dev kentlerin emniyet sorunları var; bu emniyet sorunlarının önlenmesi için, ekonomik, siyasî tedbirlerin de alınması gerekiyor.

Şuna çok iyi dikkat etmemiz gerekiyor; biraz önce konuşan arkadaşımız, 5 yaşında bir çocuğun avukat istediğini söyledi. Ben de hayret ettim, nasıl avukat istedi diye -ben olayı seyretmedim- ama, avukat istediyse, bence olumlu bir gelişme; yani, 5 yaşındaki çocuk avukat istediyse, en azından hukukî haklarını kullanmaya başlama emaresi var, öğretiliyor anlamında olayı yorumluyorum.

Bayrak olayı dolayısıyla gözaltına alınan insanlara baktım; 2 kişi gözaltına alındı diyor. Bugün gazetelerden baktım; 12 ve 14 yaşında diyor. Şimdi, 12 ve 14 yaşındaki insanlar gözaltına alınır mı, bunu da doğrusu bilmiyorum. Herhalde 12 ve 14 yaşındakiler gözaltına alınmazlar da, çocuk eğitim merkezlerine falan gönderilirler; çünkü, esas önemli olan, bu 12-14 yaşındaki çocuklar, bu bayrağa bu şekilde saygısızca davranan, bayrağı yırtmaya, yakmaya kalkan bu çocuklar hangi okullardan mezun oldu, hangi öğretmenler bu çocukları eğitti, hangi sosyal ortamlardan geldi, bunların çok iyi araştırılması gerekiyor. Suç konusunda çocukların kullanılmaya başlamış olmasını çok tehlikeli bir gelişme olarak görüyorum. Bu konuda hükümetimizin gerekli tedbirleri alacağına da inanıyorum ve bu inançla hepinize saygılar sunuyor; teşekkür ediyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ersönmez Yarbay (AK Parti, Ankara). “Emniyet teşkilatı kanununda değişiklik yapılması hk.kan.tas. (ss . 831)”. TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim tutanağı, 24 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ersonmez-yarbay-22-2005-03-24-emniyet-teskilati-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hk-kan-tas-ss-831 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
