# Mersin ilinin potansiyeli ve muz tarımıyla ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ersoy Bulut (CHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim
- **Tarih:** 24 Haziran 2003
- **Gündem:** MERSİN İLİNİN POTANSİYELİ VE MUZ TARIMIYLA İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ersoy-bulut-22-2003-06-24-mersin-ilinin-potansiyeli-ve-muz-tarimiyla-ilgili

> Ersoy Bulut (CHP), 24 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MERSİN İLİNİN POTANSİYELİ VE MUZ TARIMIYLA İLGİLİ); konuşma 543 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ERSOY BULUT (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mersin'in tarım potansiyeline ve bu potansiyelde muz tarımının yeri ve önemine dikkatinizi çekmek üzere, şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyeti, saygıyla selamlıyorum.

Mersin'in yüzölçümü 1 585 300 hektardır. Bunun 406 000 hektarı, tarım yapılabilen arazidir. Nüfusun yüzde 40'ı köylerde yaşamakta ve yaklaşık 100 000 aile geçimini tarımdan sağlamaktadır. Türkiye narenciye üretiminin yüzde 35'ini, sebze üretiminin yüzde 5,26'sını, meyve üretiminin yüzde 6,55'ini ve tahıl üretiminin yüzde 1,87'sini üretmektedir. Bu özelliğiyle Mersin, dünyada her türlü sebze ve meyvenin yetiştirilebildiği ender yerlerden birisidir.

Mikroklima özelliğinden dolayı Çikitadan daha kaliteli muzuyla, dünyanın en kaliteli çileğiyle, sofralıkta üstüne bulunmayan kayısısıyla, Türkiye üretiminin yarısına yakınını ürettiği narenciyesiyle, elmasıyla, şeftalisiyle, tarsusbeyazı üzümüyle ve her türlü son turfanda sebzesiyle, Türkiye'nin beslenme ve gıda ambarıdır.

Tarımın yanında, ticaret, turizm, sanayi, ulaşım, serbest bölge, ihracat ve ithalat, liman imkânlarıyla Ortadoğu'nun en önemli ticaret merkezi olabilecek bir konumda olmasına rağmen, hiçbir dönemde devletin sıcak ilgisini görmemiştir; kalkınmada öncelikli bölge statüsüne dahil edilmemiştir. Bugüne değin, ne bir meyvesuyu ve konserve fabrikası ne de şarap fabrikası gibi istihdam sağlayabilecek gıda sanayi tesisleri kurmak ya da bunu kredilerle teşvik etmek, kimsenin aklına gelmemiştir.

Diğer taraftan, güney ve güneydoğudaki onlarca ili Ege Bölgesine bağlayan tek devlet yolunun Silifke-Gazipaşa arasındaki 240 kilometrelik bölümü, çok dardır, virajlıdır ve risklerle doludur. Bu yoldan bir giden, bir daha gitmekten korkmaktadır. 21 inci Yüzyılın yüzkarası olan böyle bir yolun bugüne kadar neden yaptırılmadığını anlamak mümkün değildir.

Hangi konuya bakarsanız bakın, Mersin'in hep sahipsiz olduğunu görürsünüz. Son olarak, bir kez daha, Mersin'e haksızlık yapılma alışkanlığına tanık olmaktayız. 2002 yılında, diğer illerin çoğuna doğrudan gelir desteği tam olarak dağıtıldığı halde, Mersin çiftçisine bunun ancak yüzde 40'ı verilmiştir. Çiftçimiz, zaten, iyice tükenmiş durumdadır; her yıl, gübreye, ilaca, mazota, sera naylonuna ve sera demirine yapılan zamlara karşılık, ürünlerini bir önceki yılın fiyatına bile satamaz olmuşlardır.

2001 yılı sonbaharında vuku bulan ve 12 700 hektar alanda, 100 köyde, 7 600 çiftçi ailesinde felakete yol açan sel afetinde bile, her zaman olduğu gibi, çiftçimiz devleti yine yanında bulamamıştır.

Mersin İlinde yetişen her ürünün ayrı bir önemi, ayrı bir güzelliği, ayrı bir kalitesi vardır. Bu kısa süre içerisinde hepsinden bahsetmek imkânsız olduğundan, bugün, sizlere, Çikitayı bile sollayan Anamur muzundan bahsetmek istiyorum. İleriki tarihlerde, festivalini kutladığımız Mut'un kayısısından, Silifke'nin çileğinden, Mersin ve Erdemli ile çevresinin narenciyesinden, Aydıncık'ın seracılığından, Gülnar'ın elma ve üzümünden, Çamlıyayla'nın yayla turizminden ve Tarsus'un tarsusbeyazı üzümünden bahsedeceğim.

Ülkemizde, muz tarımı, Anamur'un yanı sıra, Alanya, Gazipaşa ve Bozyazı İlçelerinde yapılmaktadır. Anamur, ülkemizin muz ihtiyacının yarısını karşılayabilecek potansiyele sahiptir. Ülkemizde, 1994 yılında 12 000 dekarda 30 000 ton üretim yapılırken, bugün, bu rakam 25 000 dekar alanda 100 000 tona ulaşmıştır.

Besin değerinin çok yüksek olmasının yanında muz, dünyada, çocuk maması üretiminde, kozmetik sanayiinde, atıkları ise kendir, gemi halatında, oto döşemesi yapımında, kâğıt, hayvan yemi ve gübre olarak kullanılmaktadır.

Ülkemizin muz ihtiyacı, yaklaşık 250 000 tondur. Bilindiği gibi, yurtiçi üretimimiz bunu karşılayamadığından, 150 000 ton civarındaki açık, ithalat yoluyla karşılanmaktadır. Ülkemiz muz üretiminin yaklaşık yüzde 50'si Anamur'da yapılmaktadır. Üretim, 2002 yılında 45 000 ton olarak gerçekleşmiştir. Şimdi hedef, üretimi, bu ilçede 100 000 tona çıkarmaktır. Aslında, üretim sahasının genişletilmesiyle, ithalatın pekâlâ devlete yük olmadan önlenmesi mümkündür. IMF ve Dünya Bankasından binbir güçlükle aldığımız borç dövizden, sırf 2000 yılında ithalat için verilen para 110 000 000 dolardır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ersoy Bulut (CHP, Mersin). “Mersin ilinin potansiyeli ve muz tarımıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim tutanağı, 24 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ersoy-bulut-22-2003-06-24-mersin-ilinin-potansiyeli-ve-muz-tarimiyla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
