# Kayseri'deki yapılan turizm yatırımları hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ertuğrul Günay (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim
- **Tarih:** 21 Temmuz 2010
- **Gündem:** KAYSERİ'DEKİ YAPILAN TURİZM YATIRIMLARI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ertugrul-gunay-23-2010-07-21-kayseri-deki-yapilan-turizm-yatirimlari-hakkinda

> Ertuğrul Günay (AK Parti), 21 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAYSERİ'DEKİ YAPILAN TURİZM YATIRIMLARI HAKKINDA); konuşma 1.502 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Kayseri Milletvekilimiz Sayın Karayel’e çok teşekkür ederim. Kendi ilindeki, Kayseri ilindeki çalışmalarla ilgili bilgiler verdi, benim de bazı şeyler söylemem için bir imkân böylece yaratılmış oldu.

Gerçekten Kayseri’de son zamanlarda çeşitli alanlarda önemli adımlar atılıyor. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı aynı zamanda “Tarihî Kentler Birliği”nin de başkanlığını üstlenmiş olduğu için hem Kayseri özelinde hem de Türkiye genelinde tarihsel kentlerin ayağa kaldırılması konusunda, sivil mimarlık örneklerinin ayağa kaldırılması konusunda çok önemli ve çok özel çalışmalara önderlik yapıyor. Önceki hafta Kayseri’de Erciyes kış merkezinde günde 25 bin kişiye hizmet verebilecek olan yeni teleferik telesiyej tesislerinin temel atma töreninde Enerji Bakanı arkadaşım ve bölge milletvekilleriyle birlikte bulunduk. Kısa bir süre içinde tamamlanması öngörülen bu yatırımla Kayseri’nin özelde -Türkiye’de de genel olarak- kış turizmi potansiyelinde çok büyük bir ivme kazanılmış olacak.

Aynı zamanda Kayseri’de çok önemli Selçuklu eserleri var. Onların da büyük ölçüde bakımı gerçekleştirilmiş durumda.

Şimdi Talas tarihî kent merkezinde önemli çalışmalar yapılıyor. Oradaki eski bazı tarihî okul binalarının sosyal yaşama kazandırılması ve böylece bir yeni çekim merkezi oluşturulması konusunda bir projeyi büyükşehirle, özel idareyle iş birliği hâlinde götürmeye, vakıflarla iş birliği hâlinde götürmeye çalışıyoruz.

Kayseri, gerçekten uzun yıllardan bu yana olumlu bir belediyecilik çizgisinde ilerlediği için, Anadolu’nun birçok iline kıyasla gelişmiş bir altyapıya sahip olmaya, düzenli meydanları olan, büyük caddeleri olan bir altyapıya, bir şehir düzenine sahip olmaya başladı ve bu çerçevede birçok bakımdan örnek gösterilecek bir şehir konumuna geldi.

Şunun için çok önemsiyorum Kayseri’deki ve Kayseri odaklı bölgedeki gelişmeleri, Sayın Karayel de biraz önce söz etti: Türkiye önemli bir turizm ülkesi hâline geliyor şükürler olsun. Biz geçen yıl 2009 yılında ekonomik krize rağmen, dünyada artıda kalmayı başaran ender ülkelerden birisi olduk ve 27 milyon 100 binle geçen yılı kapattık. Şimdi, gelenlerin önemli bir kısmı, itiraf etmek gerekiyor ki İzmir’in güneyi ile Antalya çevresi arasındaki banda geliyor, üçte 1’inden fazlası, yarıya yakını. Hâlbuki Anadolu içlerinde de sivri mimarlık örnekleri, ören yerleri, arkeolojik buluntular, damak tadı, çok farklı dünya turizmine sunulabilecek olan önemli zenginliklerimiz var. Ama bazı merkezlerin bu alanda bir çekim merkezine dönüşmesi, bazı merkezlerin içeriye turizmi çekmek konusundaki gayretimize, yerelden özel katkılar ve yardımlar getirmesi gerekiyor.

Kayseri’deki bu gelişmeler, kış turizm alanındaki gelişmeler, sivri mimarlık örneklerinin sahiplenmesi alanındaki gelişmeler, Kayseri odaklı Kapadokya’ya doğru açılan -çünkü Kayseri Kapadokya’nın ayrılmaz parçası konumunda- hatta biraz kuzeye Hattuşa’ya, Çorum’a doğru uzanan, hatta biraz doğuya Adıyaman’a Kommagene’ye Nemrut’a doğru uzanan bir geniş alanda konaklama merkezleriyle, eğlence merkezleriyle, yeme içme merkezleriyle, ulaşım noktası olarak yeni bir destinasyonun oluşmasına çok imkân veriyor.

Kayseri’de bu çalışmalar yapılırken bölgede yeni ve güzel gelişmeler var, sizinle paylaşmak isterim. Daha önce temel atıldığı zaman bahsetmiştim, daha sonra geçenlerde yakında bir açılış yapacağımızdan söz etmiştim. Bu ayın 10’unda, 10 Temmuzda, 2008’in Nisanında temelini Japon Arkeoloji Enstitüsüyle birlikte -hibe kredisiyle- atmış bulunduğumuz Kaman Kalehöyük Müzesinin açılışını gerçekleştirdik. Yirmi küsur yıldan bu yana Japon Arkeoloji Enstitüsü o bölgede bir kazı yapıyordu ve o buluntuların bölgede sergilenmesi konusunda ortak bir projeyi benden önceki bakan arkadaşlarım -teşekkürle ifade ediyorum- başlatmışlardı. Hemen göreve başladığım sırada hibe kredisinin alınması sağlanmış ve 2008’de temeli atılmıştı, bundan on bir gün önce açılışı gerçekleştirildi. Zaten Uzak Doğu’dan gelenlerin ve Amerika’dan gelenlerin Türkiye’de kıyı turizminden daha çok kültür turizmine, sivil mimarlık örneklerine, tarihî yerlere ilgisi var. Bölgede bir Japon Arkeoloji Enstitüsü tarafından, onların katkısıyla bir müze açılmış olması bu çevrelerin ilgisini yoğunlaştıracak.

Hattuşa yöresinde, burada, Kayseri’nin kuzeyine doğru Anadolu coğrafyasında iki tane dünya miras alanımız var. Bir, Kapadokya, genel olarak Göreme Millî Parkı, ikincisi de Hattuşa bölgesinde eski Hitit başkenti. Bu alanlarda da ciddi biçimde, dünya miras alanlarında altyapı iyileştirme çalışmaları yapılıyor. Çok ciddi biçimde son zamanlarda kaynak ayırmaya gayret ediyoruz. Yerel yöneticilerin eğer ilgisi yoğunsa bölgede valilerin ilgisi, özel idarelerin katkısıyla hızlı mesafe almaya çalışıyoruz ve Türkiye’nin batısına yoğun biçimde gelen turist sayısını içeriye doğru çekmeye çalışıyoruz.

Arkadaşlarım, geldiğimiz noktayla ilgili bir kıyaslama yapmak gerekirse mesela şu anda aşağı yukarı dünyadan Mısır’a gelen turist kadar sayıyı sadece Antalya taşıyor. Antalya’nın yakın çevresini kattığınız zaman, Yunanistan’ın bütününe gelen turist sayısını diyebilirim ki, Antalya ve Muğla taşıyor. Türkiye böyle bir turizm ülkesi hâline geldi ama bir dünya uygarlığı için çok özel bir eser olan Adıyaman’ın Komagene, Nemrut Tepesi’ne biz henüz yeteri sayıda insan çıkaramadık ya da Güneydoğu Anadolu’nun emsalsiz sivil mimarlık örneklerini yeteri kadar henüz dünyaya tanıtamadık. O yüzden, Anadolu’da bazı çekim merkezlerinin böyle büyük bir ivmeyle gelişmesi, ilgiyi içeriye çekmek konusunda bize çok yardımcı olacak. Kayseri’deki bu çalışmaları o nedenle çok önemsiyorum.

Benzer bir çalışma Van’da gelişiyor. Van’ı son derece önemsiyoruz ve doğuda bir çekim merkezi hâline getirmeye çalışıyoruz. Benzer bir çalışma şimdi Erzurum’da gelişiyor. O Erzurum Platosu’nda, iddia ediyorum ki yakın bir gelecekte çok önemli bir turizm destinasyonu oluşacak. Bir yandan kış sporları merkezi, yeni alanlarda, alışageldiğimiz yerin dışında, Konaklı merkezinde yeni, 2011 olimpiyatları nedeniyle altyapı yatırımları yapılıyor ve oraya yeni tahsisler yönlendirmeye çalışıyoruz. Ayrıca, Erzurum’un önemli bir tarihî kent merkezi var. İçinde Yakutiye’yi, içinde Ulu Cami’yi, içinde kaleyi barındıran çok önemli bir kent merkezi var ve inanılmaz, emsalsiz görsellikte tabyaları var. Bütün bunları, bir kültür turizmini, kış turizmiyle buluşturduğumuz zaman, Erzurum’da bir çekim merkezi, Van’da doğanın verdiği imkânlar ve tarihin verdiği imkânlarla doğuda bir çekim merkezi… İnşallah şu terör belasından tümüyle yakamızı sıyırırsak, Diyarbakır ve çevresinde çok önemli bir yeni kültür çekim merkezi oluşturulabilecek.

Karadeniz’de bir çalışma yapıyoruz. Karadeniz’de “yeşil yolculuk” adıyla, mavi tura bir yeni alternatif olarak “yeşil yolculuk” adıyla yeni bir proje üzerinde birkaç Bakanlık ve Turizm, Ulaştırma ve Bayındırlık Komisyonu Sayın Başkanımızın da İzleme Komitesi Başkanlığıyla yoğun bir çalışma yapıyoruz. Ayın 7’sinde tekrar bölgede bir değerlendirme çalışması yapacağız. Yani elimizden geldiği kadar kültür varlıklarını da devreye sokmaya çalışarak -kültür varlıkları derken, tarihî yapılardan, kalelerden, manastırlardan, medreselerden yeme içme, gastronomi, mutfak zenginliği, türkülerimiz, halk oyunlarımız, el işlerimize kadar her şeyi katarak söylüyorum, bütün bunları katarak- farklı, dünyada marka değeri yüksek yeni bir turizm anlayışı geliştirmeye çalışıyoruz ve çok güzel gelişmeler oluyor.

Türkiye’de zaman zaman karamsarlıklar yaşadığımız oluyor bu terör belası yüzünden ya da zaman zaman işi hep bardağın boş tarafından anlatma gayretleri gazete manşetlerine çıkıyor ama dün, örneğin, sevinç gözyaşları dökmeme sebep olan bir küçücük olaydan size söz etmek istiyorum. Bayburt’ta, Bayburt’un 40-45 kilometre kadar İspir yolunda, son köyünde, Baksı köyünde eski adıyla -o güzelim “Baksı” ismini ne akılla değiştirmişler, niye değiştirmişler, onu anlamak da mümkün değil, Bayraktar yapmışlar sonradan- o Baksı köyünde, o köyden çıkmış bir sanat insanı, bilim insanı, akademisyen -Türkiye Büyük Millet Meclisinin önünde, özellikle, ismini zikretmek ve kayıtlara geçirmek istiyorum teşekkürlerimi- Profesör Hüsamettin Koçan, o köyden çıkmış, üniversiteye gitmiş, hoca olmuş, İstanbul’da, Türkiye’nin her yerinde ve dünyanın her yerinde sergiler açmış, bilim ve sanat insanlarıyla tanışmış, biraz da para kazanmış, kazandığı paranın önemli bir kısmıyla, sponsorluklar da bulmuş, ancak devlet eliyle yapılabilecek boyutlarda güzelim bir müzeyi getirmiş ve o Baksı köyünün tepesine koymuş. Ben on yıl kadar önce bir vesileyle Bayburt’tan geçerken karşılaşmıştım, bu fikrin o zaman ilk ipuçlarını dinlemiştim, içimden “Güzel bir hayal ama olur mu?” diye geçirmiştim. Dün Allah nasip etti, o ilk fikirlerini dinlediğim müzenin açılışına Hükûmet adına katılma şansını buldum. Dedi ki: “Bizim halkımız, Gümüşhane halkı, Bayburt halkı, Karadeniz halkı, İç Anadolu halkı gurbetçidir biliyorsunuz. Ekmeğini kazanmak için hep ailenin erkekleri, babaları, çocukları dışarıdadır. Ben bu tepenin üzerinde dururdum ve bu tepeden babamın yolunu gözlerdim. Babam altı ay sonra gelecek, bir yıl sonra gelecek ama hep akşamüzerleri dururdum ve bu tepeden babamın yolunu gözlerdim. Babamın yolunu gözlediğim bu tepeye bu müzeyi yaptım. Bu bina babamındır.” dedi, rahmetli babası… “Bu etraftaki evler de, bu misafir evleri de -konaklama merkezleri yapmış, işlikler yapmış, atölyeler- bu evler de bazlama pişiren, börek pişiren anamın hatırası için yapılmıştır.” dedi. Ben de kürsüden çıktım dedim ki: “Bir evlat, baba sevgisini, ana sevgisini, köy sevgisini, toprak sevgisini, vatan sevgisini ancak böyle anlatabilir ve şekillendirebilir.” Vatan sevgisi laftan ibaret değil, hizmetle ilgili bir şey.

Dün Bayburt’un en uç köyünde dünya güzeli bir müze açıldı. İçinde geleneksel sanat ürünleri var, içinde evrensel sanat ürünleri var ve Anadolu’nun bir yöresinde bir kültür merkezi. Bugün bir gazete “Bir kültür kalesi.” demiş. Evet, bir kültür kalesi. Eskiden dağ başlarında gözetleme kuleleri yaparlardı, şimdi bir kültür kalesi oluştu. Bu sivil katkılar ve sivil inisiyatifle olmuş bir şey. Devlet eliyle -bir yandan devlet olarak bunun elinden tutmaya çalışıyoruz, bir yandan bu dayanışmaları kurmaya çalışıyoruz- beraberce, el ele Türkiye’nin bütün bu potansiyelini harekete geçirmeye çalışıyoruz. Bir kez daha gördüm ki dün, bu Erzurum, Gümüşhane, Bayburt, Zigana çevresinde gezerken Anadolu’da aslında biz didişmemizi bıraktığımız zaman, bu çatışmayı, bu çekişmeyi, bu kısır kavgayı bıraktığımız zaman, bu toprağın bereketini ortaya çıkarmak için ellerimizi birbirimize verip çalıştığımız zaman nice güzellikler var. Ortaya çıkmayı bekleyen, fışkırmayı bekleyen nice rengârenk farklı türküler, farklı çiçekler, farklı fidanlar, farklı güzellikler var. Bunun bir tek yolu ellerimizi birbirimizi itmek için değil, birbirimizi tutmak için kullanmak.

Dün bunun çok güzel örneklerinden birisini gördüm. Yaşar Bey’e teşekkür ederim, bana kürsüye çıkma fırsatı verdi ve burada Türkiye Büyük Millet Meclisinin tutanaklarına geçirmek istiyorum. Bir vatan evladı kazandıklarını kendi köyüne getirip dünya güzeli, evrensel bir anıta dönüştürmüş, Profesör Hüsamettin Koçan. Ona da Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bir üyesi ve Hükûmetin bir bakanı olarak, özel olarak teşekkürlerimi sunmak istiyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ertuğrul Günay (AK Parti, İstanbul). “Kayseri'deki yapılan turizm yatırımları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim tutanağı, 21 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ertugrul-gunay-23-2010-07-21-kayseri-deki-yapilan-turizm-yatirimlari-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
