# Eski bşk. a. mesut yılmaz ve devlet eski bak. güneş taner hk. meclis soruşturması açılması hk (s.s 621) (9/5,6)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ertuğrul Yalçınbayır (AK Parti, Bursa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim
- **Tarih:** 13 Temmuz 2004
- **Gündem:** ESKİ BŞK. A. MESUT YILMAZ VE DEVLET ESKİ BAK. GÜNEŞ TANER HK. MECLİS SORUŞTURMASI AÇILMASI HK (S.S 621) (9/5,6)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ertugrul-yalcinbayir-22-2004-07-13-eski-bsk-a-mesut-yilmaz-ve-devlet-eski-bak-gunes-taner-hk-meclis-s

> Ertuğrul Yalçınbayır (AK Parti), 13 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ESKİ BŞK. A. MESUT YILMAZ VE DEVLET ESKİ BAK. GÜNEŞ TANER HK. MECLİS SORUŞTURMASI AÇILMASI HK (S.S 621) (9/5,6)); konuşma 1.212 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ERTUĞRUL YALÇINBAYIR (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 621 sıra sayılı Meclis soruşturması komisyonu raporu üzerine söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bilindiği gibi, komisyon raporuna konu olan işler, 20 nci Dönemde (9/43) esas numaralı Meclis soruşturması önergesi ve yine 21 inci Dönemde meclis soruşturması önergesine konu olan işlerdi. 20 inci Dönemde bu iş 21 inci Döneme devretti. Bilindiği gibi, Meclis İçtüzüğünün 77 nci maddesi, soruşturma komisyonu raporlarının dönemden sonra devamını öngörüyor, onlar kadük olmuyor. 21 inci Dönemde ise, 22.6.2000 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülerek, Yüce Divana sevkine gerek olmadığına karar verilmişti. Bu defa, yine aynı fiille ilgili olarak, birkaç unsur değiştirilmek suretiyle -örneğin, 240 ıncı maddeden istenirken, bu defa 205 inci maddeden istendi- yeni delil adı altında birtakım hususlar daha ilave edilmek suretiyle Meclis soruşturması komisyonu kuruldu ve komisyon, raporunu, Yüce Divana sevk yönünde verdi.

Ben, Yüce Divana sevke gerek olmadığı hususundaki görüşümü arz edeceğim; ancak, herhangi bir iltibasa yer vermemek için şunları arz etmek istiyorum:

Yolsuzlukla mücadele ve bu mücadelenin başarılı olabilmesi için, Meclisteki çalışma süremce, ondan önceki meslek hayatımı ifa sürecinde bunlarla yoğun bir şekilde mücadele etmiş bir kişiyim. Herhangi bir şekilde fiilleri savunmak mümkün değildir. Yolsuzlukla mücadele, hepimizin önemli hedefidir, bütün hükümet programlarında da yer alan bir konudur. Yolsuzluğu oluşturan koşulların ortadan kaldırılması, yozlaşmanın ve yoksulluğun önlenmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin, yasamanın, yürütmenin, yargının, sivil toplum örgütlerinin en önemli görevlerindendir.

Bir tarafta 3 Y; yozlaşma, yolsuzluk ve yoksulluk. Öbür tarafta 3 Y; yasama, yürütme ve yargı. Yasama, yürütme ve yargı arasında medenî işbirliği ve işbölümü var ve bunların birbiri arasında üstünlükleri, belki yasamanın sadece kurucu unsurları ve yürütmenin ve yargının uygulayacağı kuralları koymasından geliyor; ama, yasamaya ağırlıklı olarak herhangi bir müdahale, siyasette yozlaşmayı ve yolsuzluğu ve güvensizliği doğuruyor.

Lider sultası, Meclisin üzerinde yürütmenin etkisini doğuruyor. Bu, özgür milletvekillerini değil, aksine, tabi milletvekillerini yaratıyor, partiler arasında barışı zedeliyor partilerin programları bir tarafa, yönetimlerin baskıcı tutum ve davranışları, sadece o partiler içinde değil, toplumda da siyasete olan güveni azaltıyor. O nedenle, 3 Y arasındaki ilişkilere fevkalade dikkat etmek gerekiyor. Yasama, yürütme ve yargı ve bunlar arasındaki ilişki.

Hepimiz lider sultasından şikâyet etmedik mi?! AK Parti o nedenle doğmadı mı ve diğer milletvekilleri ve diğer partiler, hep şikâyet edilmedi mi? Ancak, iktidara gelince, muhalefette söylenenler unutuluyor ve özgürlükler çeşitli nedenlerle kısıtlanıyor. Partiler kapatılıyor, şikâyet ediyoruz; ama, partilerin içindeki milletvekillerinin veya üyelerinin söz söyleme hakları sınırlandırıldığı zaman, buna hiç ses çıkarmıyoruz. Düşünce özgürlüğüne, hoşgörüye inancımız ve bu konudaki uygulamalarımız, Türk demokrasisini geliştirecektir. Partilerden kopma yerine, onların parti içinde bireysel olarak sözlerini söyleyebilmeleri ve bir mücadele zemini bulabilmeleri ve de parti içinde azlık görüş sahiplerinin hukukunun korunması, Türk demokrasisini geliştirecektir. Bundan, umarım ki, bütün siyasî partilerimiz nasibini alır.

3 Y üzerinde en önemli hadise, hukukun üstünlüğü ve hukuka bağlılık anlayışının yerleştirilmesidir, yargı kararlarının uygulanmasıdır. Bu, toplumda güveni sağlar. Bakın, Yatağanlılar feryat ediyor, Bursa Orhanelililer aynı şekilde feryat ediyor, Bergamalılar feryat ediyor. Yürütmenin eylem ve işlemi için yargıya sığındılar ve biz, yasama olarak, bu yargı kararlarının bağlayıcılığını koyduk; ama, uygulanmadı diye isyan ediliyor, toplumsal barış bozuluyor.

Siyasetteki yozlaşmayı önlemek, yolsuzluğu önlemekle eşdeğerdedir. Yolsuzluk, yozlaşmanın özel bir şeklidir. Asıl olan, yozlaşmanın üzerine gitmektir, bu konuda hukukun üstünlüğünü, hem usul olarak hem esas olarak ortaya koymaktır. Yaptığımız birtakım düzenlemelerle bu halka umut verdik, kamu yönetiminde saydamlığın sağlanması konusunda özel çalışmalarımız oldu. Bunları tamamlamamız, alınan kararlara kişilerin katılabilmesinin sağlanması için, idarî usul yasasını, sırlarla ilgili devlet sırrını, ticarî sırrı ve ombudsmanlığı bu Meclisten geçirmek durumundayız.

Hesap vermek ve hesap sormak, denetim... Muhalefetteyken muhalefet milletvekilleri, fevkalade denetim içinde bulunuyor. İktidarda susuluyor; oysa, denetim her zaman gerekli. Denetim, sadece bakanı sıkıştırmak değildir, halkı bilgilendirmektir, bürokratı denetlemektir.

Bakınız, Bursa'da 200 000 emlak sahibiyle ilgili hukuka apaçık aykırı Maliye Bakanlığı işlemiyle, tapu kadastro yenileme harçları alınıyor; Türkiye'de 1 000 000' un üzerindeki kişi... Açıkça, hukuka aykırılığını delillerle ortaya koyduk; ama, hiç dinleyen olmadı. Yazdık, yine dinleyen olmadı. Şükür ki, yargı var. Dün, Danıştay kararını verdi ve yürütmeyi durdurdu. Bireyin hukukunu, yargının güvence altına aldığını hepimiz bilmek durumundayız ve bu konuda araştırma komisyonunun önerilerine katılmamak mümkün değil. Katılımcılığı, hukukun üstünlüğünü, saydamlığı, hesap verebilmeyi sağlamak durumundayız; velhâsıl, kaliteli yönetimi sağlamak durumundayız, yönetişim anlayışını ortaya koymak durumundayız.

Yasamada üzerimize düşen ne; yasama dokunulmazlıklarını sınırlandırmaktır, soruşturmalarla ilgili siyasî etkilerin olduğuna dair görüşleri ortadan kaldırmaktır, güveni sağlamaktır. Bu konuda araştırma komisyonunun raporuna aynen katılıyorum.

Meclisin saygınlığı itibariyle şunu ifade etmek istiyorum: Bazı gazetelerde, bugün, Van Milletvekili Sayın Mustafa Bayram'ın dokunulmazlığının kaldırılmadığı ve Meclisin bunları gözardı ettiği yazılıydı. 20 nci Dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisi, 547 sıra sayıyla, Anayasa ve Adalet Komisyonlarından oluşan karma komisyonun raporunu görüştü, 21.7.1998'de dokunulmazlığını kaldırdı. Yine, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Mustafa Bayram'la ilgili olarak, 21 inci Dönemde 271 sıra sayılı komisyon raporunu görüştü, 27 Mart 2001'de dokunulmazlığını kaldırdı. Bizim, bu konularla ilgili hassasiyetimizi her yerde sürdürmemiz ve kamuoyunu doğru bilgilendirmemiz gerekiyor.

Konuya geldiğimizde, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli kararlarından birini alacağız. İlk defa, bir başbakanla ilgili soruşturma süreci işletiliyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Yalçınbayır, sözlerinizi tamamlar mısınız.

ERTUĞRUL YALÇINBAYIR (Devamla) - Soruşturma konusu, Anayasada özel olarak düzenlendi ve İçtüzükte de özel hükümler var. Anayasada kesin süre konulmasının sebebi, işi savsaklamamak, uzun süre kişileri soruşturma tehdidi altında tutmamak ve bir an önce adil yargılanma haklarına kavuşturarak, kamuoyunu da tatmin etmektir.

Bu işlemdeki süreye bakın: 20 nci Dönemden 22 nci Döneme... O dönemlerde, aynı zamanda siyasî sorumluluk gerektiren bu işte ve benzeri işlerde, gensorulara ret oyunu verenler, soruşturmalara evet oyu vererek, acaba, siyaseti ne kadar kirlettiklerini bir kere düşünebilirler mi?!

Meclis soruşturmalarında, o dönem, toplu müdafaa, toplu hücum dönemiydi. Grup kararları alınmaz; ama, kayıtdışı siyasetin gereği, gruplar, neredeyse tümüyle aynı davrandı. Anayasa Mahkemesinin otoyollar davasında, partilerin karar defterlerinde grup kararı alındığına dair herhangi bir hüküm yok; bu nedenle, sanığın bu konudaki iddialarını dikkate almadı. Kayıtdışı siyasette kayda girilir mi, karar alınır mı?!

Hepimiz biliyoruz, çeşitli nedenlerle, siyaseten verilen önergeler oldu, aralarında gerçekten karışanlar da olmuştur; ama, bunları tefrik edebilmek o kadar zor oldu ki. Toplu müdafaa, toplu hücum; hedef, iktidar; hedef, daha çok oy; nerede hukuk, nerede hukukun üstünlüğü?!

Değerli milletvekilleri, Meclis soruşturması nedir; Meclis burada ne yapıyor; Meclis, bir karar alıyor. Bu karar, aldığı karar, şeklen, Anayasa Mahkemesinin de denetimine tabi; çünkü, bakıldığında, Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve içtüzüklerin yapılmasıyla ilgili işlemler hakkında karar veriyor; ama, eylemli içtüzük, içtüzük ihdası niteliğindeki işlemler hakkında da karar veriyor. Konuya bakıldığında, Meclis, bununla ilgili ne yapacak; bir yargılama faaliyeti yapacak. Bu yargılama faaliyeti, ya Yüce Divana sevk yönünde olacak; Yüce Divana sevk yönünde olunca, bu karardan geri dönmek mümkün mü; hayır, ben hata ettim, bunu sevk etmiyorum diyebilir misiniz veya Yüce Divana sevk etmeme kararı alacak; peki, bundan da dönebilir misiniz; dönebiliyorsanız, bu, siyaseten verilmiş bir karardır, hukuken verilmiş bir karar değildir. Meclis, bununla ilgili daha önce kararını verdi. Ben, burada, işin usulünü konuşuyorum. Usul, esastan daha önemli; usul, işin güvencesi, işin teminatı, özgürlüklerin güvencesi, adil yargılanma hakkının güvencesi.

HALUK İPEK (Ankara) - Yargı karar verir...

ERTUĞRUL YALÇINBAYIR (Devamla) - Siz, farklı düşünebilirsiniz; ben, düşüncemi arz ediyorum. Hoşgörü, bu Meclisin en önemli kuralıdır.

Değerli milletvekilleri, Anayasa Mahkemesinin, içtüzük ihdası niteliğindeki bu işlemle ilgili yargısal denetimi olacaktır. Bilemiyorum, kişiler bu konuyla ilgili dava açarlar mı; ama, biten bir işi, yeni bir delil olmadıkça, nasıl gündeme getirebilirsiniz?! Bir nevi takipsizlik kararı veya meni muhakeme kararı verilen bir işi, ısıtıp ısıtıp nasıl getirebilirsiniz?! Eğer, siz, geçen dönemin Meclis kararlarına saygı duymuyorsanız, bir gün gelir, bu dönemin de Meclis kararlarına saygı duyulmayabilir.

---

**Kaynak gösterme:** Ertuğrul Yalçınbayır (AK Parti, Bursa). “Eski bşk. a. mesut yılmaz ve devlet eski bak. güneş taner hk. meclis soruşturması açılması hk (s.s 621) (9/5,6)”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 13 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ertugrul-yalcinbayir-22-2004-07-13-eski-bsk-a-mesut-yilmaz-ve-devlet-eski-bak-gunes-taner-hk-meclis-s (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
