# Kamu finasmanı ve borç yönetiminin düzenlenmesi hakkında kanun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerinde değişiklik yapılması hakkında (key) (s.s.237)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Esfender Korkmaz (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 131. Birleşim
- **Tarih:** 16 Temmuz 2008
- **Gündem:** KAMU FİNASMANI VE BORÇ YÖNETİMİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (KEY) (S.S.237)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/esfender-korkmaz-23-2008-07-16-kamu-finasmani-ve-borc-yonetiminin-duzenlenmesi-hakkinda-kanun-ile-baz

> Esfender Korkmaz (CHP), 16 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 131. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU FİNASMANI VE BORÇ YÖNETİMİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (KEY) (S.S.237)); konuşma 905 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ESFENDER KORKMAZ (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi adına bu yasanın birinci bölümüyle ilgili söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, görüşülmekte olan yasanın birinci bölümünün dikkat çeken hususları: Bir defa, borçlanma disiplini önemli ölçüde bozuluyor. Burada borçlanmada inisiyatif iktisadi etkinlik yerine idareye veriliyor. Dolayısıyla, inisiyatifin idareye fazla verilmesi, iktisadi etkinliğin bozulması demektir. Bir defa, borçlanma limiti 10 kat artırılıyor önceki yasaya göre. Bu borçlanma limitinin 10 kat artırılması bir seçim ekonomisidir. Dolayısıyla Hükûmet diğer uygulamalarda olduğu gibi burada da seçim ekonomisi getiriyor.

İkincisi: İkrazlarda yine 10 kat artırıyor hazine payını ve yine hazine garantisinde de payı 5 kat artırıyor.

Bütün bunlar aslında idarenin önemli ölçüde iktisadi etkinliği ortadan kaldırması ve siyasi tercihlere göre borç dağılımını yönetmesi demektir. Dolayısıyla bu da dolaylı yoldan bir seçim ekonomisidir.

Değerli arkadaşlar, bu yasada öngörülen değişiklikler aslında borç idaresinin yetersiz olduğunu ve borç idaresinin başarısız olduğunu gösteriyor. Bu başarısızlık, Sayın Başbakanın ve Hükûmetin, borç konusunda yanıltıcı bilgiler vermesiyle de ortaya çıkıyor. Bakın değerli arkadaşlar, Sayın Başbakan “Özel sektör borcundan bana ne?” diyor. Değerli milletvekilleri, Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri değil; Türkiye, Avrupa Birliği değil; Amerika Birleşik Devletleri kendi parasıyla dış borç alıyor, Avrupa Birliği kendi parasıyla dış borç alıyor. Onun için bu ülkelerde iç borç ve dış borç ayrımı önem kazanmıyor, ama Türkiye başkasının parasıyla, dövizle dış borç alıyor. O zaman ne oluyor: Özel sektörün borcu da vatandaşı ilgilendiriyor, kamunun borcu da ilgilendiriyor. Nasıl ilgilendiriyor: Bir defa, bu borçların geri ödenmesi için döviz gerekiyor. Dolayısıyla döviz arz talebini etkiliyor. Bu borçların ödenmesi sırasında faiz ve borç anaparası olarak kaynak çıkışı oluyor. Bu da millî geliri etkilediği için vatandaşı ilgilendiriyor.

Daha da önemlisi, arkadaşlar, özel sektörün dış borçları 172 milyar dolara çıktı. Şimdi bir kur artışı olduğunu düşünelim. Kur artışı oranında özel sektörün dış borcu artacak. Peki özel sektör -özellikle 44,5 milyar dolara çıktı kısa vadeli borcu- bunu ödeyemezse, ödeme güçlüğüne düşerse ne olacak? Olacağı belli: Yine maliyetine halk katlanacak. Yani aynen 2001 yılında olduğu gibi bunun maliyeti topluma yayılacak, vatandaşın vergileriyle ödenecek. Nasıl “Bu beni ilgilendirmez.” diyebilir bir başbakan! Dolayısıyla burada başta Başbakan, Türkiye’nin borçlarıyla ilgili yanıltıcı bilgiler vermektedir.

Değerli arkadaşlar, biz bu yaz çalışıyoruz. AKP, iktidar partisi önerge verdi, temmuzda çalışıyoruz ama kendileri çalışmıyor, bizi çalıştırıyor. Bunu şiddetle bu kürsüden protesto ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar) Eğer temmuzda çalışma önergesi verdiyse, bugün Grup Başkanının oturup beni dinlemesi lazım, ayakta konuşmaması lazım ve AKP milletvekillerinin de burada olması lazım. Bunu halka şikâyet ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

OKTAY VURAL (İzmir) – Göstersin kameralar!

ESFENDER KORKMAZ (Devamla)- Değerli arkadaşlar, Hükûmet borç yükünü olduğundan düşük gösteriyor. Bir defa, net borç stoku diye uyduruk bir, yani bir hülle hesabı yapılıyor. Brüt borç stoku ile net borç stoku arasında 105 milyar YTL fark var. Şimdi net borç stoku diye dünyada bir kavram yok. Ne yapıyorlar: İşsizlik fonundan para alıyor, faiz ödüyor, “Bu borç değil.” diyor. Yahu, devletin, hazinenin faiz ödediği borç borç olmaz mı arkadaşlar? Ne yapıyor? Diyor ki: “Merkez Bankası net varlıklarını borcundan düşüyor.” Yahu, Merkez Bankası net varlığı bir varlıktır, borç bir akımdır, bir mali akımdır. Böyle şey olur mu ya! Bu bilime de aykırı, ekonomiye de aykırı.

“Kamu mevduatı düşüyor.” diyor. Kamu mevduatını düşme nakit ihtiyacı açısından olur ama kamu mevduatından faiz alıyorsun, nasıl düşebilirsin borcundan? Değerli arkadaşlar, burada gerçekten net borç stoku diye bütün Hükûmet üyeleri, Sayın Başbakan yalnızca bunu konuşuyor. Bu bir aldatmacadır, halka yanlış bilgi vermektir.

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Bilmiyor, bilmeden konuşuyor!

ESFENDER KORKMAZ (Devamla) – Devlette şeffaflığı ortadan kaldırmaktır. Daha doğrusu, bu bir hülle yapmaktır. Bundan vazgeçmesi lazım bu Sayın Başbakanın ve bu Hükûmetin.

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – Başbakan iyi niyetlidir, bilse söylemez onu. O niye söylediğini bilmiyor, ondan söylüyor.

AHMET YENİ (Samsun) – Ya size ne? Başbakan bilmiyormuş!

ALİ UZUNIRMAK (Aydın) – “Sana ne” falan deme.

ESFENDER KORKMAZ (Devamla) – Değerli arkadaşlar, şimdi, Sayın Bakanımız dâhil, ikide bir diyor ki: “Borç stokunun gayrisafi millî hasılaya oranı düştü.” Ya arkadaşlar, borç yükü farklı bir şeydir. Yani öyle bir gecede, TÜİK millî geliri yüzde 30 artırdı, ondan sonra oran düştü falan, bunlarla kimseyi kandıramayız, kimseyi kandıramazsınız. Bir defa, faiz önemli. Bir borç yükünün ağır olup olmadığını ölçmekte faiz önemli. Ne kadar faiz ödüyorsun? Bakın, ben size söyleyeyim. AKP İktidarında, 2007 sonuna kadar, Türkiye dış borçlarında 39,3 milyar dolar dışarıya faiz ödemiş arkadaşlar.

OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale) – 40 milyar faiz!

ESFENDER KORKMAZ (Devamla) – 2002 yılında 7,6 milyar dolarmış dışarıya ödediğimiz faiz, şimdi 2007 yılında 14,7 milyar dolara çıkmış. Niye, 2002’yle 2007’yi, 2008’i karşılaştıran sayın Hükûmet üyeleri bunlara değinmiyor? Neden hiç bunlara değinmiyor? Bu bir kan kaybıdır. Türkiye faiz ödeyerek ekonomik kaynak kaybediyor, Türkiye kan kaybediyor, bu yüzden cari açık artıyor. Hep petrol fiyatlarını örnek veriyorsunuz. Peki, niye, ödediğiniz faizi, transfer edilen kârı örnek vermiyorsunuz? Niye, bugüne kadar 6 milyar dolar IMF’ye verdiniz, bunu konu etmiyorsunuz? IMF’ye yüzde 12 faiz verdiniz, acil destek kredilerinde IMF’ye verdiğimiz faiz yüzde 12’dir; hâlâ IMF’yi çıpa olarak tutuyorsunuz. Böyle şey olur mu arkadaşlar? Böyle kan kaybı, bu tamamen Türkiye… Biz kazanıyoruz, başkalarına faiz ödüyoruz. Biz kazanıyoruz, başkalarına kâr payı ödüyoruz. Türkiye'de halk, millet çalışıyor; şirketlerin kâr transferine çalışıyor, faize çalışıyor. Niye bunları dile getirmiyor bu Hükûmet?

Değerli arkadaşlar, Türkiye'nin dış borcu da AKP döneminde ikiye katlandı. Dünyada Rusya’dan sonra en yüksek dış borcu olan ülke hâline geldik ama Rusya’nın petrolü var, Türkiye'nin nesi var!

Değerli arkadaşlar, 2001 kriz yılında Meksika, Arjantin, Brezilya bizden daha fazla dış borcu olan ülkelerdi. Bugün AKP İktidarı sayesinde biz onları geçtik yani biz kendimize bakıyoruz oran yaparak.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Esfender Korkmaz (CHP, İstanbul). “Kamu finasmanı ve borç yönetiminin düzenlenmesi hakkında kanun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerinde değişiklik yapılması hakkında (key) (s.s.237)”. TBMM Genel Kurulu, 131. Birleşim tutanağı, 16 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/esfender-korkmaz-23-2008-07-16-kamu-finasmani-ve-borc-yonetiminin-duzenlenmesi-hakkinda-kanun-ile-baz (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
