# Kocaeli dilovası beldesindeki kansere bağlı ölümlerle sanayi atık bağlantısının araştırılarak sorunların tespiti ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesi hk. (10/254,258)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Eyüp Ayar (AK Parti, Kocaeli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim
- **Tarih:** 14 Mart 2006
- **Gündem:** KOCAELİ DİLOVASI BELDESİNDEKİ KANSERE BAĞLI ÖLÜMLERLE SANAYİ ATIK BAĞLANTISININ ARAŞTIRILARAK SORUNLARIN TESPİTİ VE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ HK. (10/254,258)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/eyup-ayar-22-2006-03-14-kocaeli-dilovasi-beldesindeki-kansere-bagli-olumlerle-sanayi-atik-bagl

> Eyüp Ayar (AK Parti), 14 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KOCAELİ DİLOVASI BELDESİNDEKİ KANSERE BAĞLI ÖLÜMLERLE SANAYİ ATIK BAĞLANTISININ ARAŞTIRILARAK SORUNLARIN TESPİTİ VE ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ HK. (10/254,258)); konuşma 1.735 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA EYÜP AYAR (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Kocaeli'nin Gebze İlçesine bağlı Dilovası Beldesinde, kanser hastalığı nedeniyle ölümlerin arttığı, hava kirliliğinin arttığı, çevre ve halk sağlığı yönünden gerekli tedbirlerin alınması için verilmiş olan önergeler hakkında Grubumuz adına söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Kocaeli Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu imzasıyla, 11 Kasım 2004 tarihinde yapmış oldukları çalışmanın ön raporunda, Dilovası'ndaki belediyeden defin ruhsatlarını almış incelememişler. 1 Ocak 1995 ve 10 Ekim 2004 tarihleri arasında, toplam 494 ölüm gerçekleşmiş, bu ölümlerin yüzde 32,3'ü kanser nedeniyle gerçekleşmiş. Bu, tabiî, çok ciddî bir durum; çünkü, dünyadaki ölümlerin de yüzde 12,5'i, Türkiye'deki ölümlerin de yüzde 12,5'i kanser nedeniyle. Dilovası'ndaki durum, Türkiye ortalamasının da 2,5 katı fazla. Tabiî, bunun üzerine, medya, sivil toplum örgütleri ve Dilovası halkı bu konuyu Türkiye'nin gündemine taşıdı. Eğer, Yüce Meclis karar verir, araştırma komisyonunu kurarsak, bölgenin sorunlarının çözümünde neler yapılması gerekiyorsa bunları tespit edip, tedbir alacağımıza inanıyorum.

Değerli arkadaşlar, ben, Kocaeli Milletvekiliyim; ama, Gebze'de oturuyorum, Dilovası da Gebze'nin bir beldesi. Dilovası'nı, bir ova olduğunu da, bugünkü durumunu da biliyorum. Burayla ilgili tabiî çalışmalarımız da var.

Ben de, 1987 yılından 2005 yılının sonuna kadar Dilovası'ndaki bütün ölümlerin defin ruhsatlarını aldım. Belediyeden aldım bunları. Şimdi, burada ilginç durumlar var. 1987'den 1995'e kadar 189 ölüm olmuş, bunlardan sadece 4'ü kanser nedeniyle. Tabiî, bunu yüzdeye vurduğumuz zaman yüzde 2,1 civarında, ki bu gerçekten düşük bir rakam; ama, ondan sonraki kesite de baktığımız zaman; yani, 1995 yılından 2005 yılının sonuna kadar 559 ölüm olmuş, bunların 151'i kanser. Oranladığımız zaman, bu da yüzde 27 ve toplamına bakarsak, toplam 748 ölümden 155'i kanser. Bunun yüzde 20,72'si kanser nedeniyle, ölümler içerisindeki oran bu. Yani, benim yapmış olduğum çalışmalarda bu yüzde 32,5'luk oranı hiçbir şekilde bulamadık; ama, neticesinde, burada, kanser nedeniyle ölümler ortalamanın üzerinde.

Hiç kanser nedeniyle ölümler olmasa dahi, Dilovası'nın bilinen bir gerçeği var ki, burada yoğun hava kirliliği ve çarpık kentleşmeden dolayı birçok sıkıntılar beraberinde yaşanmaktadır.

Değerli arkadaşlar, Dilovası'nın şöyle kısaca tarihçesini ve konumunu belirtmek istersem, Tavşancıl ile Gebze arasında. 1970 yılında Çerkeşli Köyünün nüfusu 1 226 ve Aşağı Çerkeşli dediğimiz kısımda da 400 kişi yaşıyor. Sene 1970. Bundan önce de, tabiî İstanbul ile Hereke arasında bulunması, içinden yolların geçmesi, demiryolunun geçmesi, denize kıyısının olması, limanlarının olması, burayı, sanayi için de bir cazibe haline getirmiştir.

1980'de, buranın nüfusu 2 600'dür. 1987 yılında, belediye olması için, Çerkeşli ve Muallim Köyleriyle birleşmişti. 1990 yılında nüfusu 18 500; bugün, gündüz nüfusu 50 000'in üzerinde; böyle, âdeta, bir kanserli hücre gibi büyüyen bir şehir oluştu.

Şimdi -Bakanımız da belirtti- topografik konumuna baktığımız zaman, bir çukurda, üç tarafı tepelerle kaplı, deniz tarafı açık bir çukur ve 1 700 hektar alan üzerine kurulmuş Dilovası. Bunun yaklaşık 500 hektarı orman, 215 hektarı 2/B, kalan 990 hektarının da bir kısmı hazine, kalan kısmı da tapulu yerler.

Burada, yine, bir sorun daha bizim karşımıza çıkıyor. 2/B arazilerinin üzerinde 2 000'in üzerinde konut var. Yani, diğer sorunları çözsek bile, burada 2/B sorunu yine karşımıza çıkıyor. Gebze'nin birçok yerinde 2/B sorunu var. Bu 2/B'lerin üzerinde, dediğim gibi, konutlar var, devletin okulu var, yolu var, elektriği var, suyu var…

Tabiî, sanayileşmeyle beraber göç olayı da arttı. Dilovası'na gelen göçlere baktığımız zaman, yüzde 60'ı Doğu Anadolu'dan, yüzde 20'si Karadeniz Bölgesinden, yüzde 15'i de Marmara Bölgesinden geliyor.

Şimdi, ben, burada bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Göç eden insan, fakir insan, yoksul insan ve Dilovası'na, sanayisinden, fabrikalarından dolayı gelmiş; ideali, bir iş bulmak ve başını sokacak da bir gecekondu yapmak. Bunu yapmış; ama, ne altyapı var ne imar var ne ruhsat var… Bu şekliyle bir şehir meydana geliyor.

Tabiî, fabrikalar da aynı şekilde gelmiş, fabrikalar da, kurallara pek fazla uyarak, oraya gelmiş, yerleşmiş değiller.

Şimdi, buradan, ben, herkese şunu söylemek istiyorum: Bakınız, Türkiye'nin, eğer, üç önemli problemi varsa, bunların biri işsizliktir, biri fakirliktir, biri de bölgelerarası farklılıklardır; işte, göçün nedeni de budur. Bizim, burada, AK Parti olarak, iktidara geldiğimiz günden beri yapmak istediğimiz, Türkiye'deki rant ekonomisini reel ekonomiye çevirmek. Yani, epey bir mesafe aldık; artık faiz para etmiyor, dövize, ne bileyim, işte, altına para yatırmakla çok fazla gelir elde edilmiyor; artık, Türkiye'de üretim yapmak… Biz hep şunu söylüyoruz: Sanayiin önündeki engelleri kaldıralım, yatırım, üretim, ihracat üçgenini kuralım. Bunlar olacak ki, istihdam olsun, Türkiye büyüsün ve insanlarımız zenginleşsin, problemleri çözülsün.

Biz, bunu Türkiye genelinde de uygulamak için 49 vilayete teşvik getirdik; yetmedi, Türkiye'nin her tarafını duble yollarla bir dantel gibi örüyoruz. Enerji yatırımları yapıyoruz. İstiyoruz ki, Türkiye'nin her yeri yatırımlar için bir cazibe merkezi olsun. Oradaki insanlarımız doğup büyüdükleri topraklar üzerinde geçimlerini temin edebilsinler ve bu yoğun göç olayı da olmasın; çünkü, Türkiye'nin doğusu kalkmış, batıya doğru göç ediyor.

Organize sanayi bölgelerinden kısaca bahsedecek olursam… Bakın, Gebze'de, Dilovası dahil, 13 tane organize sanayi bölgesi var, Tuzla'dan Tavşancıl'a kadar. Gebze'nin kuzeyi organize sanayi bölgeleriyle kaplı ve bunların üç tanesi faaliyette, 10 tanesinin de altyapısı yapılıyor; işte, kimi bitmiş, kimi bitmek üzere. Yapılan hesaplara göre, buradaki organize sanayi bölgelerinin tamamı faaliyete geçtiği zaman, buralarda 100 000 insan çalışacak. Aileleriyle 4'er kişi hesap edersen, etti sana 400 000. Şu an, zaten, Gebze'nin nüfusu 600 000'in üzerinde. 1 000 000'un üzerinde bir ilçe; ama, coğrafyasına baktığımız zaman, bu kadar yükü, bu kadar sanayii, acaba, bu bölge, çevre yönünden taşıyabilecek mi? Onun için, buralarla ilgili bugünden tedbir alınması lazım.

Şimdi, Dilovası Organize Sanayi Bölgesine gelirsek… Aslında, organize sanayi bölgeleri önceden kurulur ve organize sanayi bölgesi kurulması için, işte, birtakım önlemler var; yani, o kurulacak olan yerden akarsu geçmeyecek, demiryolu, karayolu geçmeyecek, orada akaryakıt tankları olmayacak, yerleşim bölgesine 15 kilometre uzakta olacak, SİT alanı olmayacak, termik santralı olmayacak…

Dilovası'na baktığımız zaman bunların hepsi var; çünkü, Dilovası, zaten, önceden sanayileşmişti, sonradan organize şekline döndü; ama, iyi de oldu. Niye iyi oldu; bakınız, ancak bu şekliyle, Dilovası Organize Sanayi Bölgesi, şimdi, hem finansman yönünden hem yetki yönünden güçlendi ve biraz sonra anlatacak olduğum çok önemli yatırımları da, artık, Dilovası Organize Sanayi Bölgesi yapabilmektedir.

Dilovası Organize Sanayi Bölgesi içerisinde -demin muhtelif rakamlar söylendi, ben onların da son bilgilerini almıştım- 168 tane fabrika bulunmaktadır. Bu fabrikalarda, yan sanayi hariç, 15 000 insan çalışmaktadır. Buranın ülke ekonomisine 1,5 milyar dolar katmadeğeri var ve buradan 600 000 000 dolar da ihracat yapılmaktadır, buranın ürünlerinden.

Şimdi "bir tedbir alınmadı" dedi İzzet Bey; ama, gerçekten, birçok tedbir var, onları şimdi size anlatacağım.

Bir defa, Dilovası, DOSB, kendi içerisindeki bütün fabrikalarının, o söylemiş olduğunuz Diler Demir-Çelik olsun -isimlerini de söylüyorum siz söylediğiniz için- diğer demir-çelik fabrikası olsun, bunlar çatılarını yeniliyorlar, oradaki bütün fabrikalar, bacasını, filtresini, arıtma tesisini, nesi varsa, bunları, yeniden, günün şartlarına göre yerine getiriyorlar ve bunlara verilen süre 2006'nın sonudur. 2006'nın sonundan itibaren, çevreyle ilgili, buradaki sanayiden dolayı bir kirlilik olmayacak ve çok önemli bir proje burası için. Çevre ve Orman Bakanlığının Avrupa Yatırım Bankasından getirtmiş olduğu bir proje ve bu projeye uygun 8 000 000 dolarlık bir arıtma tesisi yapılıyor. Dilovası'ndaki bütün konutların ve bütün sanayiin ne kadar atıkları varsa burada toplanıp, bunlar, arıtıldıktan sonra deşarj edilecekler.

Değerli arkadaşlar, Körfez'in kirliliğini konuştuk. Körfez'in Karamürsel'den Hereke'ye kadar, daha önce, bir kolektör sistemiyle beraber, orada Körfez'in kirliliğiyle ilgili birtakım tedbirler alınmıştı; ama, maalesef, bakın, Hereke'de, Dilovası'nda, Gebze'de hiçbir arıtma tesisi yok. Oradaki bütün sanayiin, bütün konutların atıkları derelerle beraber denize deşarj edilmekte.

Meşhur Dilderesi; konuşuldu, ben de söyleyeyim; Dilderesi Pelitli Köyünden başlıyor ve Plastikçiler Organize Sanayi Bölgesi, Gebze'nin Yenikent, Sultan Orhan, Arapçeşme, İnönü Mahallesinin atıklarını alıyor, en önemlisi, Gebze çöplüğünün sızıntılarını alıyor, daha sonra, taşocaklarından gelen kirlilikleri de topluyor ve en nihayet, Dilovası'nın sanayiden ve konutlardan gelen atıklarını da alarak denize dökülüyor ve koskoca denizin, Körfezin yüzde 25 kirliliğini sağlıyor.

Şimdi ne yapılıyor; Kocaeli Büyükşehir Belediyesi -artık, biliyorsunuz, Kocaeli'nin tümü Büyükşehir- Kocaeli Büyükşehrin eli, artık, Kandıra'ya da uzanıyor, Karamürsel'e de uzanıyor, Dilovası'na, Gebze'ye de uzanıyor. Gebze'nin merkez mahallerinin altyapısı ihale edildi. Dilovası'nın 50 kilometre, altyapı, kanalizasyon ve su şebeke ihalesi yapıldı. Şimdi, Gebze'ye de bir arıtma tesisi yapılıyor, Dilovası'na da yapılıyor, Hereke'ye de yapılıyor. Bunlar bittiği zaman, artık, Dilderesi'nin de bu kirliliği bitmiş olacak.

En önemlisi, buralardaki katı atık sorunları, çöp sorunu ve bu, Türkiye'nin sorunu... Türkiye'de yaklaşık 2 000 civarında vahşi çöp alanı dediğimiz; yani, çöpü alıp doğaya olduğu gibi bırakıyorsun; bu, Dilovası'nda da böyle, Gebze'de de böyle.

Çiçektepe mevkiinde -ÇED Raporu alındı- burada çöp deponi alanı yapılıyor, entegre bir tesis oluyor. Oradaki çöpler, sızıntıları arıtılacak, metangazları yakılacak, üzerleri kapatılıp orası yeşillendirilecek ve o bölgenin, 2028 yılına kadar, katı atık sorunu da çözülmüş olacak.

Değerli arkadaşlar, şimdi, Dilovası'nın kirleticilerine bakacak olursak kısaca; Dilderesi'ni söyledik, katı atıklarından dolayı kirleticileri var; ama, buradan geçen TEM ve D-100 yolu var. D-100 yolundan günde 13 500 araç geçiyor, TEM yolundan yaklaşık, yılda, 36 200 000 araç geçiyor. Tabiî, bunların, toz olarak, egzoz gazları, gürültü kirliliği oluşturuyor.

Yine, maalesef, Dilovası'nın sahile hiçbir cephesi yok, tamamı limanlarla kaplı, 8 tane liman iskele, 1 tane daha yapılıyor. Bu limanlara, yılda yaklaşık 12 500 gemi geliyor. Bunlardan, yine, 12 500 000 ton yükleme, 32 500 000 ton da boşaltma oluyor. Gelen malların çoğu hurda, kömür ve kimyasal maddeler ve bundan dolayı da, limanlardan gelen kirlilikler var.

İzzet Beyin de söylediği gibi, insanların temiz bir çevrede yaşaması anayasal hak. Çevreye baktığımız zaman, değerli arkadaşlar, doğanın üç ana unsuru var; toprak, su ve hava. Bunların, bırakın hiçbirini, bir tanesi olmasa yaşayamaz. Şimdi, toprak erozyonla ve diğer kirliliklerle beraber azalıyor. Atmosferin kalınlığı 150 kilometre, bunun sadece 5 000 kilometresinde canlılar yaşayabiliyor. Dünyanın yüzde 70'i sularla kaplı; ama, bu yüzde 70'in yüzde 2,5'i tatlısu, bunun da yüzde 87'si buzullarda ve yeraltında. Yani, bizim, havayı korumamız lazım, suyu korumamız lazım, toprağı korumamız lazım.

Türkiye'nin her tarafından Kocaeli'ne, Gebze'ye, Dilovası'na göç geliyor. Burada konutlar artıyor, burada fabrikalar artıyor, burada insanlar artıyor; ama, buranın havası artmıyor, buranın suyu artmıyor, buranın toprağı artmıyor; bilakis, azalıyor. Onun için, Türkiye'nin en önemli sorunlarından bir tanesi de çevre konusudur.

Değerli arkadaşlar, Çevre Bakanlığımız, Türkiye'de ilk defa Dilovası'nda bir kirlilik haritası çıkardı. Bakanımız da bahsetti, bunun finansmanını Organize Sanayi Bölgesi sağlıyor; ama, projeyi TÜBİTAK, Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü ve Kocaeli Üniversitesi ortak olarak yürütüyorlar. Yine, burada 24 saat ölçümler yapılıyor. Bu ölçümlere baktığımız zaman, buradaki gerek kükürtdioksit olsun gerek partikül maddeler olsun Kocaeli ortalamasının üzerinde; ama, henüz tehlike sınırlarında değil. Avrupa mevzuatına göre de, sürdürülebilir değil; bunu, burada, açıklıkla söyleyeyim.

Dilovası'nın en önemli sorunlarından bir tanesi de, organize sanayi bölgesi olmuş; ama, bunun içerisinde iki tane adacık gibi mahallemiz var; Fatih Mahallesi ve Yeniyıldız Mahallesi. Buranın halkının, orada yaşayanların, muhtarlar vasıtasıyla müracaatı var. Bunlar da, başka bölgelere, haklarını alarak, buradan taşınmak istiyorlar ve bu mahallelerinin de organize sanayi bölgesine dahil edilmesini istiyorlar. Bu konuda da, valiliğimizin güzel çalışmaları var.

Son olarak şunu söyleyebilirim…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Eyüp Ayar (AK Parti, Kocaeli). “Kocaeli dilovası beldesindeki kansere bağlı ölümlerle sanayi atık bağlantısının araştırılarak sorunların tespiti ve alınması gereken önlemlerin belirlenmesi hk. (10/254,258)”. TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim tutanağı, 14 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/eyup-ayar-22-2006-03-14-kocaeli-dilovasi-beldesindeki-kansere-bagli-olumlerle-sanayi-atik-bagl (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
